aposto-logoPazartesi, 5 Haziran 2023
aposto-logo
Pazartesi, Haziran 5, 2023
Aposto Üyelik
İÇİNDEKİLER
MAHALLELİ I
ROTA
Bugünkü Destekçimiz
MAHALLELİ II
ALBÜM
KARTPOSTAL

🚏 Rota: semt pazarları

Rota: Semt pazarları. Mahalleliler: Kornelia Binicewicz ve Italo Rondinella.
#BağımızVar ile birlikte

Bu topraklarla #BağımızVar #BağımızVar Bu toprakların kültürünü yaşatmak ve geçmişi günümüze taşımak amacıyla yola çıkan #BağımızVar projesi , Türkiye’nin yüzlerce yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü keşfediyor. Nedir? Müzik, sanat, zanaat, gastronomi gibi farklı alanlarda faaliyet göstererek geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran #BağımızVar projesi, Anadolu’nun 7000 yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü yeni nesillere tanıtarak ölümsüzleştiriyor. Anadolu’nun en değerli ürünlerinden olan ve asırlar boyunca en özel günlerin başrolünde bulunan bu kültür, günümüzde de kutlamalardaki yerini alarak insanları kadim bir tatla buluşturuyor. Neler oldu? Keyfe keyif katacak bir yıla hazırlanırken, 16 - 25 Aralık tarihlerinde Four Seasons Bosphorus’ta gerçekleşen Christmas Market Istanbul ’da yerini alan #BağımızVar , sıcak ve lezzetli standıyla etkinliğin yıldızı oldu. Kışın favorilerinden, tatlı ve baharatlı aromasıyla baş döndüren bu köklü lezzet, her damak zevkine hitap ederek eski bir geleneği yaşattı. Sen de insana ve kültüre dair tüm değerleri korumayı amaçlayan #BağımızVar ’ı buradan takip edebilir, damak zevkine göre kırmızı ya da beyaz tercih ettiğin kadim tadın keyfini #BağımızVar YouTube kanalında yer alan ve Anadolu ezgilerinin Batı müziği enstrümanlarıyla harmanlandığı Yemen Türküsü eşliğinde çıkarabilirsin.

Daha fazlasını öğren

Photo: Kaan Walsh

Kuşluk vakti. En ehemmiyetli saatler. Brandalar, ağır demir sopalar ve onları bağlayan halatlar; semtin haftanın kalan altı gününde farklı işgal alanları olan dar sokaklarında insanlık tarihinin en eski buluşma alanlarından birinin çatısının inşası için gerekli olan araç gereçler. Konar-göçer bu yapının sabit elemanları bunlar. Bir de içini dolduran emek, pazarlık, toprak, mahsul ve gerçeklikler var. Kapladığı fiziksel alan; genişlik ve en olarak semtin bir ya da birkaç sokağı, yükseklik brandalara kadar. Şehirde kapladığı alanı hesaplamak biraz vakit alacak. 

Temiz Karadeniz kıyılarından İstanbul Tarlabaşı’na kadarki mesafe ve bu mesafe boyunca taşınan kasa kasa ispitin kapladığı alan; Larissa’nın Ukrayna’dan Kurdela Sokak’a taşıdığı bilmem kaç yıllık salamura tekniğiyle kurabiye tariflerinin ağırlığı ve o gün satışa çıkardığı ürünlerin kiril alfabesiyle yazıldığı listenin uzunluğu; balıkçı Murat’ın tezgâha koyduğu hamsi, istavrit ve çinekopun denizde ve sonra karada tüm erken avcılara rağmen tam zamanında katettiği kadar yol; Ömer’in Çanakkale’den getirdiği Ezine peynirinin kilosu ve en iyi Ezine reçetesine ulaşılana kadar geçirilen zaman; ayaküstü ıspanaklı, peynirli ve patatesli karışık gözleme için bekleme süresi; velinimet müşteriye tattırılmak üzere kırılan cevizlerin sayısı; bal gibi tatlı biberin zehir gibi acı biberle yakın-uzak akrabalığı; birbirine komşu iki semtin birbirine uzaklığı ve toplumda kabul için geçen asırlar. 

Kasımpaşa İnebolu Pazarı'nda


Tüm bunlar, bir semt pazarının kapladığı alanın ölçüsünü verebilir mi? Köy ve şehrin, satıcı ve alıcının, alış ve verişin; ekonomik, sosyal ve kültürel katmanlarda değiş tokuşun gerçekleştiği konar-göçer pazar; bir semtin soylulaştırma hareketinin en somut direnişçisi ya da destekçisi olabilir mi? Pazar yerini bugün yeniden tanımlasak; tüm gerçekliklerin aramızda olduğu ve hepimizin buluştuğu yer demek yeterli mi?

En azından bugün, evet. Buruk ve ekşi zeytinyağı kokusu, beklemiş ve acı siyah çay tadı, ispit kökü renginde plastik poşet pembesi; 1960 ve 2010’ların içten içe, içten dışa ve dıştan içe göç dalgaları, 19. yüzyılın mütevazı konutlarından soylu 21. yüzyıl rezidanslarına geçiş; Kasımpaşa İnebolu Pazarı ve Tarlabaşı pazarları içinde ve aralarında Dolapdere boyunca yürüyüşün hatırası. Bu pazar günü Italo (Rondinella) ve Kornelia (Binicewicz) ile Turşucu Bayram Sokak’ta, Kasımpaşa İnebolu Pazarı’nda buluştuk. Kestane mantarı ve bebek ıspanak torbada. İnce belli bardakta 4 çay bize, oradan Tarlabaşı’na. 

Takıl peşimize,

Elif

İÇİNDEKİLER

MAHALLELİ I: Kornelia; DJ’lik, müzik araştırmacılığı ve yemek kaşifliği yapıyor. Eğer bunları yapmasaydı şef olmak istediğini söylüyor. Kulağımızda bir gurbet şarkısı, Kornelia'nın peşine takılıyoruz.

ROTA: "Pazarlar mahallenin gerçekliğini satıcıların tezgâhlarında dizili mallarında, fiyat skalalarında, alışveriş yapanları çekmek için kullanıldıkları kelimelerde, tezgâhların estetiğinde ve arka planda dinledikleri müziklerde teşhir ediyor." diyerek anlatıyor Kornelia hikâyelerin bitmediği pazarları. Elimizde poşet, gözümüz sağdaki tezgâhta, yanımızda Kornelia ve Italo, tura başlıyoruz.

MAHALLELİ II: Deniz kenarında buluyoruz Italo'yu. Domates ve Bolonez sos hakkında sormak istediklerimiz var, tabii bir de fotoğraf.

ALBÜM: Italo, Pazar // Shuk kitabının İstanbul bölümünden pazarların gerçekliğini yansıttığını düşündüğü 12 fotoğrafı üzerinden hafızasına kazınan semt pazarı anlarını bizimle paylaştı. Konu buraya gelmişken onu tezgâh tezgâh takip edip anlatılanları dinlemeden eve dönemezdik.

MAHALLELİ I

KORNELIA BINICEWICZ

Kornelia ile pazar turundayız.

  • Sadece çok yakın dostlarım bana Kora der.
  • Şu anda DJ’lik, müzik araştırmacılığı ve yemek kaşifliği yapıyorum. Eğer bunları yapmasaydım şef olmak isterdim.
  • Arkadaşlarıma göre uzmanlık alanım humus.
  • İstanbul’da Burgazada’da yaşıyorum ama kalbimde Krakówluyum çünkü her şey orada başladı. 
  • Evde değilsem beni ormanda, dağ başında, semt pazarında veya plak dükkânında bulabilirsin.
  • Ekşi mayalı ekmek yapan fırın bulduğumda kendimi mahallemde hissediyorum. 
  • İstanbul’da yıllarca yaşadıktan sonra Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’ni keşfettim.
  • En son Napoli’de Spagnoli Mahallesi’nde ilham aldım.
  • En çok enflasyon ve eski kaşar fiyatı konusunda söyleniyorum.
  • İstanbul’da asla Polonya usulü ravioli pierogi’ye koyacak beyaz peynir bulamıyorum.
  • İstanbul pazarlarında sabah sessiz; pazarcılar arasındaki günlük sohbetlerle, pazar alanının ve tezgâhların kurulmasıyla başlar. Akşam elde kalan son mallar satılırken gürültülü ve kaotik bir akşam pazarı hâli vardır.
  • Pazara adım attığım anda mevsimlik sebze ve meyve ararım.
  • İstanbul pazarlarının alametifarikası tarihî binalar arasına gerilmiş çıtaların, direklerin, halatların ve iplerin kargaşasıdır.
  • Pazardan pesto ve çeşitli soslar için yeşillik almadan dönmem.
  • Gerçek biz müzik araştırmacısı bir plağı asla atmaması gerektiğini bilir. Çünkü ne zaman bir hazineye dönüşeceğini bilemezsin.
  • Favori gurbet şarkım: Gurbet Semra Sine
  • Şu sıralar dinlediğim şarkıları Glitter TV Series çalma listesinde bulabilirsin.
Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
ROTA

Mahallelerin vitrini

Çiftliklerden toplanan taze ürünler, uygun fiyatlı kıyafetler ve bolca hikâye. Elimizde pazar poşetleri, gözümüz sağdaki tezgâhta, yanımızda Kornelia ve Italo, tura başlıyoruz.

Anlatıcı: Kornelia Binicewiz. Fotoğraflar: Kaan Walsh.

Birinci bölüm: Pazar kültürü ve pazarların tarihi önemi

Pazarlar, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarih boyunca şehrin kalbi olmuş. Köy kasaba ve büyük şehirler arasında iletişim ve takas tam burada, bu alanda yapılmış. Satıcılar ve üreticiler bağ, bahçe ve çiftliklerinden topladıkları taze ürünleri şehrin bu ortak alanına getirir, hayvanlarını etrafa yayar, hizmetlerini sunar ve el hünerlerini burada sergilermiş. Osmanlı İmparatorluğu döneminde provizyonizm veya iaşecilik olarak bilinen kapitalizm öncesi sistemde tüccarın (üretici) değil, halkın (tüketicinin) refah ve huzuru ön planda tutulur, tüketiciye ucuz fiyatla, bol bol üretilen ve çeşitlilik yelpazesi olan ürünler sunulurmuş. Bunun sosyal sistemin istikrarı ve politik düzenin sağlanması için kritik olduğu düşünülürmüş. Bu sebeple döngüsel ekonominin ve mal dağılımın en adil şekilde yapıldığı düzenin şehirdeki temsili olan pazar yerleri aynı zamanda halkı birleştiren sosyal etkileşimin sağlandığı merkez olarak da görülürmüş. 

Buradaki her şey şeffaf


Bugün pazar yerleri hâlâ şehirde ekonomik ve sosyal yerini muhafaza ediyor. Türkiye’nin pek çok kentinde olduğu gibi İstanbul’da da pazar ve çarşılar sebze, meyve, kıyafet ve pek çok emtianın satıldığı - alındığı ortak yaşam alanı olarak önemini koruyor. Satıcılar ve alıcılar en uyguna kaliteli ürünleri bulabilmek için burada. 

Toplumun aynası

İstanbul pazarları, çarşılarından; kendine has, açık havada mahallenin kültürünü, renklerini, lokallerini ve kimliğini yansıtan mimari stiliyle ayrılıyor. İstanbul’da her hafta kurulan sabit 350 resmî pazar var. Bunlara sokağın köşesinde bir anda karşına çıkabilen tabiri caizse pop-up pazar yerleri dâhil değil. 

Bir mahallenin, semtin dokusunu pazarlarda satılanlar üzerinden okumak mümkün. Çeşitlilikleri yaşadıkları toplumun aynası oluyor, İstanbullular’ın nefslerini ve iştahlarını doyuruyor. Yaşadığımız dünyada gün be gün fakirleşmekte olan şehir sakinleri için uygun fiyatlı, taze seçkileriyle, azınlıkların yemek kültürlerine alan açan, şeflere ve yemekten anlayanlara ürün gamıyla ilham veren, turistler için Doğu’nun lezzetlerinin sergilendiği mahallenin sergi alanları âdeta. Bugün, pazarlar mahallelerin özgün karakterlerinin vitrini.

Pembe poşetler, soğanlar, bir çift terazi ve pazarcı


İkinci bölüm: Pazarlar, mahalle ve semt sakinleri arasındaki ilişki 

Semt pazarları her hafta aynı yerde ve aynı gün yapılır. Bu pazarları ziyaret etmek festivale gitmek gibi. Her gün geçtiğimiz, arabaların park ettiği, çöplerin yığıldığı sokaklar, meydanlar ve otoparklar bir anda lezzetin ve alışverişin dinamizmiyle canlanıyor. Sıra sıra dizilen sebze, meyve, süt ürünleri, zeytin, zeytinyağı, tatlı, baharat ve hububat tezgâhlarının yanında rengârenk kumaşlar, mutfak ve ev için malların satıldığı bereketli bir pazar alanı. Coco Chanel halının asılı olduğu standın yanında kuru sucuk ve kadınlar için eşarplar rüzgârda sallanıyor. Neşeli balık satıcılarının tepesindeki floresan lambalar dans ediyor, geçitler sadece pazarlık yapan alıcılarla değil; döner, köfte, süt mısırı, baklava, tulumba tatlısı, cevizli ve Mısır’a özgü tatlı basbousa satanlarla hareketleniyor. 

Nerede olursa olsun her mahalleli burda toplanır

Pazarlar mahallenin gerçekliğini satıcıların tezgâhlarında dizili mallarında, fiyat skalalarında, alışveriş yapanları çekmek için kullanıldıkları kelimelerde, tezgâhların estetiğinde ve arka planda dinledikleri müziklerde teşhir ediyor. Pazar arabaları da mahallenin sosyal ve ekonomik yapısının bir diğer göstergesi olarak sokak arasında geziniyor. 

İstanbul’un merkezinde, toplumdaki düşük gelirli grupların yaşadığı Tarlabaşı Pazarı'nda terlik giyen, eşofman ve pijamalarıyla kadın ve erkekler çekiyor dikkatimizi; Feriköy Pazarı ahalisini şık takımlar, aksesuarlar ve arkalarından çektikleri pazar çantalarını dolduran ev ihtiyaçlarıyla yakalıyoruz. Hangi mahallede olursak olalım lokaller pazar yerlerinde buluşuyor, 2 kiloyu 1,5 fiyatına çekmek amacıyla yüksek rakamlar üzerine tartışıyor; anılarını, fikirlerini ve hikâyelerini gözleme yiyip çay içerek paylaşıyor.

Kilosu 50 TL'den kestane mantarı ve 18 TL'den çilek


Üçüncü bölüm: İstanbul’da bizim pazarlar 

En iyi pazar evine en yakın, yürüyerek gittiğindir. Bu sebeple Italo ve benim favoriler listemize girenler Burgazada ve Tarlabaşı. Burgazada; nispeten küçük bir pazar, yaklaşık 30 stand var. Buradaki satıcılar Marmara Denizi’ne kıyısı olan mahallelerden ve Yalova dolaylarından geliyor. Her cuma sabahın erken saatlerinde kurulup 13.00 gibi bitiyor. Yakalayamadığımız haftalarda vapurla yana, Heybeliada’ya geçiyoruz. Aynı pazarcıları bu sefer çarşamba günü orada buluyoruz. Adalar farklı da olsa sohbetler aynı. Pazarcıyla kurulan sürdürülebilir iletişim, en iyi ve ucuza yapılan alışverişin anahtarı. 

Pazara ilk kez geliyorsan ve kimden ne alacağını bilemiyorsan teyzeleri takip ederek rotanı belirleyeceksin. En iyi domatesler ve ballı kabağın kaynağını onlar bilir. Kalabalık tezgâhlarda sıranı beklemek ve almadan önce sana uzatılan elma, portakal dilimlerinin tadına bakmak, çaktırmadan eriği ağzına atmak da doğru alışverişin kuralları. Peynir alacaksan tadım şart. Bıçağın ucuna takılan bir parça peynir arasından en yağlısını, Ezine'yi ya da az tuzlu olanı deneyip seçimini yaparsın. Eğer aldığın üründen memnun kalırsan bir sonraki hafta aynı satıcıyı yerinde bulmak, kendini tanıtmak, övgülerini sunmak ve "Ürünün devamı var mı?" diye sormak şart. Bu uzun vadede her iki taraf için de kaliteli, yararlı ve kazançlı bir arkadaşlığın temeli olur.

Yeşil de olabilirim kırmızı da


Ada pazarları

Ada pazarları küçük de olsa nevi şahsına münhasır insanlar burada. Yalovalı sessiz ve sakin baharat ve çay satan bir pazarcı; Boşnak peynirci, Burgazada’daki bahçesinden topladığı sebzeleri satan ve bizi her gittiğimizde edepsiz şarkılarla karşılayan enginar satıcısı ilk akla gelenler.

Pazarların gözbebeği: Tarlabaşı Pazarı

Her pazar aynı yere kurulan Tarlabaşı Pazarı bizim bir diğer lokalimiz ve bu mahallede yaşamamızın en önemli sebeplerinden. Beyoğlu’nda, İstiklal Caddesi ve Taksim Meydanı’na sadece 10 dakika uzaklıktayız. Tarihsel olarak Levanten, Musevi, Ermeni ve Rumlar gibi gayri Müslim toplulukların yaşadığı, çalıştığı ve konsoloslukların bulunduğu bir çember burası. Bugün çoğunlukla düşük gelirli Türk, Kürt, Suriyeli ve Afrikalı topluluklarının mahallesi olarak da biliniyor. 

Bilin bakalım en iyi elmaları kimin sattığını kim biliyor?


Taze sebze, meyve, deniz ürünü, süt ürünü, zeytin, baharat, kuruyemiş ve kuru meyve çeşitliliği Tarlabaşı’nı şehirdeki en önemli pazarlardan biri yapıyor. Yüzlerce pazarcı tezgâhlarını Kurdela Sokak’ta açıyor. Her pazar sabahı tarihî binalar arasına gerilmiş çıtalar, direkler, halat ve ipler kargaşası arasında kuruluyor açık hava standları. Mahallenin düşük gelirli sakinlerinin ihtiyaçları doğrultusunda uygun fiyatlı ve iyi ürünleri var. Tarlabaşı pazarı; aradığını bulabildiğin bir yer. Çanakkale’den gelen iki satıcı, özellikle peynirleri için uğrak noktamız. Bunlardan biri; yokuşun başında, Beyoğlu’na yakın tarafta ev yapımı ekmekler ve yumurtaları için gittiğimiz noktalardan. İkincisi; Dolapdere tarafında etiket fiyatlarının her hafta yükseldiği bir Türkiye profilinde uygunluğuyla favorilerimizden. Her pazarın en önemli, vazgeçilmez deneyimi olan gözleme Kurdela Sokak’ın ortalarına doğru bulunuyor burada. Gözlemeyi beklerken yufka da sardırmak mümkün. Bir pazar günü Tarlabaşı Pazarı’nda fesleğen, ispit, biberiye veya ısırgan otu ararken gezinmek vakit alabilir ama etkileyici insanlarla tanışmanın, kendini ilham veren vaziyetlerle bulmanın da tek yöntemi bu zamanı ayırmak. 

Alışveriş, alışveriş, alışveriş


Pazara sadece bir şeyler alınan, haftalık yemek ihtiyacını gidereceğin yer olarak değil; mahalleyle tanıştığın, selamlaştığın ve kaynaştığın alan olarak bakmak istiyorsan Tarlabaşı’ndan kısa bir yürüyüşle inilen Kasımpaşa İnebolu Pazarı bir sonraki adresin olabilir. Burası bir Karadeniz kasabasına dönüşüyor. Tosya, Kastamonu ve İnebolu’dan mevsim sebzeleri, tereyağı, süt, süzme yoğurt, ekmek, yumurta, tavuk, organik bal, hodan gibi yabani otların, karadut ve gül reçellerinin bulunduğu mesken oluyor. Kasımpaşa ve Tarlabaşı pazarlarında bir pazar, bütün haftayı mutlu geçirmeye yetiyor. 


Editörün notu: Tüm fotoğraflar Kasımpaşa İnebolu ve Tarlabaşı pazarlarında çekilmiştir. 

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Bugünkü Destekçimiz

Bu topraklarla #BağımızVar

#BağımızVar

Bu toprakların kültürünü yaşatmak ve geçmişi günümüze taşımak amacıyla yola çıkan #BağımızVar projesi, Türkiye’nin yüzlerce yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü keşfediyor. 

Nedir? Müzik, sanat, zanaat, gastronomi gibi farklı alanlarda faaliyet göstererek geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran #BağımızVar projesi, Anadolu’nun 7000 yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü yeni nesillere tanıtarak ölümsüzleştiriyor. Anadolu’nun en değerli ürünlerinden olan ve asırlar boyunca en özel günlerin başrolünde bulunan bu kültür, günümüzde de kutlamalardaki yerini alarak insanları kadim bir tatla buluşturuyor.

  • Neler oldu? Keyfe keyif katacak bir yıla hazırlanırken, 16 - 25 Aralık tarihlerinde Four Seasons Bosphorus’ta gerçekleşen Christmas Market Istanbul’da yerini alan #BağımızVar, sıcak ve lezzetli standıyla etkinliğin yıldızı oldu. Kışın favorilerinden, tatlı ve baharatlı aromasıyla baş döndüren bu köklü lezzet, her damak zevkine hitap ederek eski bir geleneği yaşattı.

Sen de insana ve kültüre dair tüm değerleri korumayı amaçlayan #BağımızVar’ı buradan takip edebilir, damak zevkine göre kırmızı ya da beyaz tercih ettiğin kadim tadın keyfini #BağımızVar YouTube kanalında yer alan ve Anadolu ezgilerinin Batı müziği enstrümanlarıyla harmanlandığı Yemen Türküsü eşliğinde çıkarabilirsin.

MAHALLELİ II

ITALO RONDINELLA

Italo ile pazar turundayız.

  • Adım da takma adım da Italo.
  • Şu anda fotoğrafçı ve gazeteci olarak çalışıyorum. Eğer bunu yapmasaydım futbolcu olmak isterdim.
  • Arkadaşlarıma göre uzmanlık alanım domates sosu, Bolonez sosu, kısaca her çeşit sos.
  • İstanbul’da yaşıyorum ama kalbimde sık sık gittiğim Bolonya, İtalyalıyım.
  • Evde değilsem beni deniz kenarında bulabilirsin.
  • Mahallede iyi bir pizzacı bulduğumda kendimi evimde hissediyorum.
  • İstanbul’da uzun süre yaşadıktan sonra Beyoğlu Balık Pazarı’nda en iyi spaghetti tariflerimin içinde yer alan bottargayı bulabileceğimi keşfettim.
  • En son ekmek yaparken ilham aldım.
  • En çok İtalyan futbol hakemlerinden şikayet ediyorum.
  • İstanbul’da hemen hemen hiç bulamadığım şey: Yeşil kereviz.
  • Pazardan eğer sezonuysa domates ve beyaz peynir almadan dönmem.  
  • Fotoğraf makinem bozulmuşsa, istikamet: Sirkeci.
  • İstanbul’da çok az fotoğrafçı bir gaz maskesinin önemini bilir.
  • Fotoğraflamayı sevdiğim pazarlar arasında favorilerimden biri: Samatya Pazarı.
Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
ALBÜM

PAZAR//SHUK

Italo ve Kornelia ile tezgâh aralarında geziyoruz. Gördüğümüz ilk gözlemecide durup otlu peynirli yiyeceğiz.

Tezgâhlar arasında

Fotoğraflar: Italo Rondinella.

Kornelia Binicewicz ve Italo Rondinella tarafından, eski İsrail kültür ateşesi Elazar Zinvel, Paper Street Co.’dan İpek ve Zeynep Özbay’ın katkılarıyla hazırlanan Pazar//Shuk kitabı; doğrudan yerel pazarlardan gelen sağlam tariflerle lezzetlendirilmiş hikâyeler, denemeler ve sokak fotoğraflarından oluşan bir koleksiyon. İki şehri ve insanlarını bir araya getiren kitap İstanbul ve Tel Aviv'de yaşamın özünü taşıyan kültür ve yerel tarihin parlak enstantaneleriyle pazar ve shuk evrenini sunuyor.

Italo, kitabın İstanbul bölümünden pazarların gerçekliğini yansıtan 12 fotoğrafı üzerinden hafızasına kazınan semt pazarı anlarını anlattı.

Çiya restoranının sahibi Musa Dağdeviren, Kasımpaşa İnebolu Pazarı'nda pazar sabahı alışverişinde.

Kasımpaşa İnebolu Pazarı'nın standlarından.

Hilmi Yıldız; Samatya'nın ana meydanlarından birinde yer alan balıkçı ve balık lokantasının sahibi.

Samatya Cumartesi Pazarı'nda bir hamal.

Menemenci Hamido; İstanbul Kapalıçarşı'yı çevreleyen küçük sokaklardan birinde, Yeni Polonya Pazarı'nın hemen yanında yer alıyor. Menemeni şehrin en iyilerinden biri.

Tarlabaşı pazarında futbol maçı izlemek.

Peynirci Ömer Gülçin, Tarlabaşı Pazarı çaycısına çay siparişi verirken.

Beyoğlu'nun ana pazarlarından Tarlabaşı Pazarı her pazar kuruluyor.

Mimar Hakan Kıran tarafından tasarlanan Kadıköy Pazarı yapısı.

Kadıköy Pazarı'nda bir ekmek satıcısı. Salı ve Cuma günleri olmak üzere haftada 2 kez kurulan pazar, İstanbul'un en büyük pazarlarından.

Gözleme; Türkiye'deki tüm pazarlarda bulunan yöresel sokak yemeği. Kadıköy Pazarı'ndaki gözlemeci teyzelerden.

Kadıköy Pazarı'nda meyve ve giysi stadları.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
KARTPOSTAL

Pazarın en iyi bal kabağı mahallenin kedisini takip ederek bulunur


Bu hafta Kornelia ve Italo ile pazarda, yeşil kereviz peşindeydik. Tezgâhına "booouyr !" edenlerlerle sohbet ettik, henüz ıslanmamış maydanoz aradık akşamki salata için. 

Haftaya Londra'dan "merhaba" diyeceğiz sana. Sokak sokak gezerken gördüklerimiz ve mahalleye ait olanlarla tekrar buluşacağız. 

O zamana kadar takıl peşimize: @soli.community

İlgili Başlıklar

semt pazarı

Pazar

pazar

İstanbul

humus

pesto

Burgazada

Zeytinburnu

+27 more

Bülteni beğendiniz mi?

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli Yayınını Takip Et

Her hafta bir mahalle, bir mahalleli! Seyahat ve kültür yayını Soli, her hafta bir mahallenin esnaflarının, binalarının, sokaklarının, insanlarının hikâyesini anlatıyor.

0%

;