aposto-logo
TR
TREN
İKLİM VE FİNANSMAN HABERLERİ
ELEKTRİK GÖRÜNÜMÜ
AB YEŞİL MUTABAKATI
TAKİP ETTİKLERİMİZ
HAFTALIK GÖRÜNÜM

🗞️ Türkiye elektrik görünümü ve AB'nin yasa teklifleri

Türkiye'de ithal kömürün elektrik üretimindeki payı, 2022 yılında %20’ye yükseldi. Avrupa Birliği, iki yasa teklifiyle Yeşil Muıtabakat hedeflerini daha da ileri taşımayı hedefliyor.
Atlantic Council/K. Reichert

Atlantic Council/K. Reichert

SEFiA İklim Gündemi’nin yeni sayısına hoş geldiniz…

Bugün, 20 Mart 2023.

Bu sayıda, düşünce kurulu Ember'in Türkiye'de elektrik üretimi ve talebine ilişkin değerlendirmeler paylaştığı "Türkiye Elektrik Görünümü 2023" başlıklı raporunu ve Avrupa Komisyonu'nun teklife sunduğu Net Sıfır Enerji Yasası ve Kritik Hammaddeler Yasası’nı inceliyoruz.

Yorum ve geri dönüşlerinizi bekliyoruz!

Bizi Twitter, LinkedIn ve Instagram’dan da takip edebilirsiniz.

Keyifli okumalar,

SEFiA ekibi.

İKLİM VE FİNANSMAN HABERLERİ

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), metan emisyonlarının 2022 yılında 135 milyon ton ile rekor seviyeye ulaştığını duyurdu.

  • Neden önemli? Metan gazı, Sanayi Devrimi'nden bu yana küresel sıcaklıklardaki artışın yaklaşık %30'undan sorumludur. Ayrıca, insan faaliyetleri sonucu oluşan metan emisyonlarının yaklaşık %40'ı enerji sektöründen kaynaklanmaktadır.

Düşünce kuruluşu E3G'nin raporu, Çin'in kömür projesi boru hattının 2022 yılının ikinci yarısında yaklaşık %50 büyüdüğünü ve ülkenin, planlanan kömür kapasitesini 250 GW'a çıkardığını gösteriyor. 

  • Ne anlama geliyor? Çin, Temmuz 2022'de planlanan küresel kömür kapasitenin %66'sını oluşturuyordu. Bu rakam yıl sonunda %72'ye ulaştı.
  • Diğer ülkeler: Çin dışarıda bırakıldığında, dünya genelinde planlanan kömür kapasitesinin ilk defa 100 GW'ın altına düştüğü belirtiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), çelik, alüminyum ve çimento gibi enerji yoğunluğu yüksek endüstrilerdeki karbonsuzlaşma projelerini hızlandırmak için 6 milyar dolarlık finansman ayırdığını duyurdu.

  • Kaynak: Finansmanın, 2021’de imzalanan Altyapı Yasa Tasarısı ve geçen yıl imzalanan Enflasyon Azaltım Yasası’ndan sağlandığı belirtiliyor.
  • Bir adım geriden: Sera gazı emisyonlarının %25'i, söz konusu endüstrilerden kaynaklanıyor.

Dünyanın en büyük bakır üreticilerinden oluşan Uluslararası Bakır Birliği (ICA), üyelerinin doğrudan ve dolaylı emisyonlarını 2030 yılına kadar %30-%40 ve 2040'a kadar %70-%80 seviyelerinde azaltılmayı hedeflediğini duyurdu. Net sıfır olmak için ise 2050 yılı hedeflendi.

  • Nasıl? Üreticiler enerji kaynaklarını dekarbonize ederek, verimlilik artışları sağlayarak ve hurda toplamayı iyileştirerek emisyonları azaltmayı hedefliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 2022'nin Türkiye'de aşırı hava olaylarının en çok görüldüğü yıl olduğunu ortaya koyuyor. Geçtiğimiz yıl bin 30 aşırı hava hava olayı yaşandığı belirtiliyor.

  • Hangi hava olayları? Aşırı hava olaylarının başında %33,6 ile şiddetli yağışlar geliyor. Onu %21,4 ile fırtına ve %18,5 ile dolu takip ediyor.
  • Ne anlama geliyor? Aşırı hava olayları, iklimsel ve mevsimsel olamayan şiddetli hava koşullarını karşılıyor. Bu olayların fosil yakıt kullanımına bağlı ve insan eliyle yaratılan iklim krizi kaynaklı olduğuna vurgu yapılıyor.
  • Öte yandan: Yeni bir araştırma, son 20 yılda dünya ısındıkça gezegendeki sel ve kuraklık olaylarında keskin bir artış yaşandığını gösteriyor.

Yuvam Dünya Derneği'nin KONDA işbirliği ile gerçekleştirdiği Türkiye'de İklim Krizi Algı Araştırması'na göre her 10 kişiden 9'u, iklim değişikliği karşısında sorumluluk alınması gerektiğine inanıyor. 

  • Sorumluluk hissedenler: İklim değişikliği konusunda sorumluluk hissedenlerin %80'i, iklim krizinin kendi hayatları için tehlikeli olduğunu düşünüyor. İklim krizi beni ilgilendirmiyor diyenlerde bu oran %38.
  • Hava kirliliği: İklim kriziyle en alakalı bulunan konu %78 ile hava kirliliği olarak öne çıkıyor. Bir önceki yıla kıyasla bu başlıktaki artış, 19 puan.
  • Suya erişim: Araştırmaya katılanların %47'si suya erişiminin zorlaşmasını iklim kriziyle ilişkilendiriyor.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) iklim değişikliğinin mevcut durumunu, 2030-2040 döneminde kısa vadeli yanıtları ve uzun vadeli iklim kalkınma etkilerini içeren 6. Değerlendirme Döngüsü Sentez Raporu bugün yayımlanacak.

  • Raporda ne var?: Rapor hazırlıkları kapsamında oluşturulan çalışma gruplarında fosil yakıtlara bağımlılık, iklim değişikliğinin ana nedeni olarak gösteriliyor. Bir takım ilerlemelere rağmen, mevcut politikaların yaşanabilir bir gelecek fırsatını kaçırdığı belirtiliyor.
ELEKTRİK GÖRÜNÜMÜ

Türkiye elektrik görünümü

Ember analizi, Türkiye’nin ithal kömür bağımlılığına odaklanıyor ve Ulusal Enerji Planı'na dair değerlendirmeler sunuyor.

Türkiye elektrik görünümü

Ember’in Türkiye Elektrik Görünümü 2023 başlıklı raporu, 2022 yılında Türkiye’de elektrik üretimi ve talebine ilişkin verileri inceliyor ve gelişmeleri temiz enerjiye geçiş açısından değerlendiriyor. Raporun odağında ithal kömür bağımlılığı var.

2053 yılında net sıfır emisyon taahhüd eden ve emisyon azaltımında “artıştan azaltım” hedefleyen Türkiye’nin enerji planı dâhilinde fosil yakıt yatırımları planlanıyor. Yeni kömür yatırımı finansman imkânları daralırken, yeni santral planlarının –2035 yılına kadar yaklaşık 2,5 GW ek kapasite– açıklanması eleştiriliyor. Bir taraftan yenilenebilir enerjiye geçişin faydalarının ertelendiğine, bir diğer taraftan da kamu kaynaklarının atıl yatırımlara harcanacağına vurgu yapılıyor. Ember’in raporu ise tam da bu noktada Türkiye’nin elektrik üretiminin sanılanın aksine yerli kömüre değil ithal kömüre dayalı olduğunu ortaya koyuyor. 

  • İthal kömür: İthal kömürün elektrik üretimindeki payı 2010 yılında %7 iken 2022 yılında %20’ye yükseldi. İthal kömürden elektrik üretimi 2010 yılına (14,5 TWh) kıyasla dört kattan fazla (63,2 TWh) artış gösterdi.

Kömür fiyatları, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile geçtiğimiz yılın ortasında rekor düzeye erişiyor. Fakat bu duruma karşılık, bir önceki senenin aksine ithal kömür kullanan santrallerin üretim seviyesi %13 artıyor ve resmi rakamlara göre Türkiye kömür ithalatı için 8,8 milyar dolar ödüyor. 

  • İthal kömür maliyeti: İthal kömürün %60’ının termik santrallere teslim edildiği gözetildiğinde; elektrik üretimi için gerçekleştirilen kömür ithalatının maliyeti 5,3 milyar dolara erişti
  • Rusya: Kolombiya, uzun yıllar boyunca Türkiye’nin elektrik üretimi için kömür ithalatında en büyük tedarikçiydi. Fakat 2022 yılında söz konusu kömür ithalatının yarısı, yalnızca Rusya’dan gerçekleştirildi.

2022 yılında doğalgazdan elektrik üretimi bir önceki yıla göre neredeyse 40 TWh azalıyor. Bunun ardında yüksek gaz fiyatları nedeniyle kömüre kısmi geçiş, kurak geçen bir yıldan sonra hidroelektriğin toparlanması ve rüzgardan elektrik üretimi ile elektrik ithalatındaki artış yer alıyor. Öte yandan, 2022 yılı başında İran ile yaşanan gaz krizi, hidroelektriğin –büyük ve esnek bir üretim kaynağı olarak– Türkiye’de elektrik dönüşümündeki önemine işaret ediyor. Güneş ve hidroelektrik enerjisinin birlikte kullanımı, birbirini tamamlayacak ve enerji arzını güvence altına alacak bir seçenek olarak değerlendiriliyor.

  • Hidroelektrik: 21 Ocak tarihinde İran ile yaşanan gaz krizi sonrasında doğal gazdan günlük elektrik üretimi yarı yarıya azalırken, hidroelektrik santralleri üretimi yaklaşık iki katına çıkardı.

Rüzgâr ve güneş enerjisi 2017 yılında toplam elektrik üretiminde %7 pay sahibiyken, 2021 yılında %13,5’e yükseliyor. Rüzgâr ve güneş kurulu gücündeki artış ve bir önceki yıla kıyasla elektrik talebindeki düşüş neticesinde; bu oran, 2022 yılında %15,5’e yükseliyor.

  • Yenilenebilir enerji: Geçtiğimiz yıl elektrik üretiminde rüzgârın payı %11’e ulaşan Türkiye, Fransa (%8) ve İtalya’yı (%7) geride bıraktı. Fakat söz konusu güneş enerjisi olduğunda; Türkiye, Polonya ve Ukrayna gibi güneş enerjisi potansiyeli düşük ülkelerle benzer seviyede seyretti.

Raporda son olarak Türkiye Ulusal Enerji Planı’na atıfla bir değerlendirme yapılıyor. Planda güçlü bir güneş hedefi sunduğu ve yenilenebilir enerji teknolojileri ile ilgili hızlı gelişimin ortaya konulduğu dile getiriliyor. Güneşin elektrik üretimindeki %4,7’lik payının 2035’te %16,5’e çıkması öngörülüyor. Bu da 2035 yılına kadar güneş enerjisi kapasitesini beş kat artırmayı ve yıllık güneş enerjisi santrali kurulumlarının 3-4 GW arasında olması anlamına geliyor. Fakat son beş yılda ortalama 1,2 GW’lık santral kapasitesi eklenmesi, bu noktada yetersiz olarak değerlendiriliyor. 

Plana dair yorumların genel olarak olumlu bir seyir izlediğini söylemek mümkün gözüküyor. Fakat güçlü güneş hedefine karşılık, rüzgâr enerjisindeki kapasite artışının çok daha yüksek olabileceği ve bu nedenle planın enerji dönüşüm perspektifini yavaşlattığı ifade ediliyor. Öngörülen hedeflerin uygulanmasına yönelik güçlü bir planlama ile harekete geçilmesi vurgusu yapılıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:
AB YEŞİL MUTABAKATI

AB’nin yasa teklifleri

Avrupa Komisyonu, Net Sıfır Enerji Yasası (NZIA) ve Kritik Hammaddeler Yasası’nı (CRMA) teklife sundu..

AB’nin yasa teklifleri

Avrupa Birliği’nin (AB) yeşil sanayi devrimine öncülük etmesi için önerilen AB Yeşil Mutabakat Sanayi Planı’nın (GDIP) temel taşları olan Net Sıfır Enerji Yasası (NZIA) ve Kritik Hammaddeler Yasası iklim, yatırımlar ve büyümeyi ele alıyor. Uzmanların yorumları, bu adım ile AB’nin Yeşil Mutabakat Hedefi’nin daha da ileriye taşındığı yönünde.

  • Yeşil Mutabakat: 2019 tarihli Avrupa Yeşil Mutabakatı (European Green Deal), bölgeyi iklim nötr hale getirmeyi amaçlayan bir dizi dönüştürücü politikayı kapsıyor. Avrupa’nın 2030 yılına kadar karbon salınımlarını %55 oranında azaltması ve 2050 yılına kadar dünyanın ilk karbon-nötr kıtası olması hedefleniyor. Bu plan kapsamındaki ana başlıklar ise şöyle sıralanıyor: Kirliliğin ortadan kaldırılması, sürdürülebilir sanayi ve üretim, biyoçeşitliliğin korunması, sürdürülebilir ulaşım, temiz enerji ve doğa dostu inşaat.
  • Yeşil Mutabakat Sanayi Planı: Sanayi Planı’na ise AB’nin ABD ve Çin başta olmak üzere diğer ülkelerle temiz teknolojilerin hâkim olduğu bir ekonomide rekabet edebilme gücünü artırabilmesi ve iklim krizinin etkilerinin azaltılması bakımından önem atfediliyor. Plan, kısmen Next Generation EU (AB’nin 800 milyar Avroluk COVID kurtarma fonu) ve REPower EU (AB’yi Rusya’dan doğal gaz ithalatından bağımsız hâle getirmeyi amaçlayan acil müdahale paketi) gibi mevcut blokların yanı sıra Global Gateway (AB’nin küresel yatırım stratejisi) üzerine inşa ediliyor.

Yasa tekliflerinin, 23-24 Mart tarihlerinde Brüksel’de yapılacak olan ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres’in de katılacağı Avrupa Konseyi toplantısında görüşülmesi planlanıyor.

Net-Sıfır Sanayi Yasası

Net Sıfır Enerji Yasası, Avrupa’nın emisyonlarını azaltarak karbonsuz enerji üretimine geçmesine yardımcı olacak kilit teknolojilere yönelik destek sağlıyor. 2030 yılına kadar temiz teknolojilerin en az %40’ının AB’de üretilmesi amaçlanıyor. Başta güneş, rüzgâr ve batarya olmak üzere “stratejik teknolojiler” için izin ve finansmana erişimin iyileştirmesi merkeze alınıyor. Üye devletlere, net sıfır sanayi tedarik zincirinin üretim tesislerinin inşası veya genişletilmesi için arazi üzerinde uygun alanları belirleme izni veriyor. 

Kritik Hammaddeler Yasası

Bu yasa ile AB ekonomisi için stratejik olarak kabul edilen 30 kritik hammaddenin kaynağının çeşitlendirilmesi ve bu hammaddelerdeki dış bağımlılığın üstesinden gelinmesi amaçlanıyor. 2030 yılına kadar AB’nin stratejik hammadde tüketiminin %10’unun AB’de çıkarılması, yasanın odağını oluşturuyor. Her kritik hammaddenin yıllık tüketiminin %15’inin geri dönüşümden sağlanması gerektiği belirtiliyor. 

Bu noktada, Avrupa Komisyonu ve henüz kurulmamış olan Avrupa Kritik Hammaddeler Kurulu’nun kamu desteği alabilecek “stratejik projeleri” belirlemesi bekleniyor. Üçüncü ülkelerde de Çin’in “Kuşak ve Yol” girişimine karşı 300 milyar avroluk büyük bir girişim olan Küresel Geçit Stratejisi'nin mali gücüne dayanarak stratejik projelerin tespit edilmesi ve desteklenmesi öngörülüyor. 

Değerlendirmeler

Yapılan değerlendirmelerde enerji güvenliğinin ancak yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılmasını hızlandırarak, enerji talebini azaltarak ve temiz çözümler geliştirerek sağlanabileceği belirtiliyor. Yenilenebilir enerji ve net sıfır teknolojileri, bölgenin rekabet gücünün ve enerji güvenliğinin temeli olarak değerlendiriliyor. Yenilenebilir enerjiye rekabetçi fiyatlarla erişim ve sanayinin hızlı bir şekilde karbonsuzlaştırılması için finansman ve altyapı bu kapsamda önemli hâle geliyor. Enerji verimli ısı pompaları, temiz bataryalar, yenilenebilir enerji şebekeleri başta olmak üzere küresel temiz teknoloji standartlarının belirleyicisi olma hedefiyle AB’nin güçlenmesi gerektiğinin altı çiziliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:
TAKİP ETTİKLERİMİZ

SEFiA İklim Gündemi ekibi olarak takip ettiğimiz değerlendirme yazılarını ve diğer önemli gelişmeleri derliyoruz: 

  • Oxford Sürdürülebilir Finans Grubu'na göre yenilenebilir enerji kaynakları, küresel olarak en düşük sermaye maliyetine sahip.
  • Çin, 2025'e kadar dünya genelindeki lityumun üçte birini kontrol edebilir.
  • İnteraktif harita: Dünya genelinde elektrik üretiminin karbon yoğunluğu.
  • AB'nin COP 28 için fosilden çıkış kararı
  • Zengin ülkeler, gelişmekte olan ülkelere daha önce sanıldığının iki katı kadar plastik atık ihraç ediyor.
HAFTALIK GÖRÜNÜM

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

SEFiA İklim Gündemi

İklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilirliğin finansmanı alanlarındaki gelişmeleri-araştırma sonuçlarını derleyen ve her ayın birinci ve üçüncü haftalarının pazartesi günleri yayımlanan dijital gazete.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Uluslararası Enerji Ajansı

metan

Metan

Sanayi Devrimi

kömür

çelik

alüminyum

çimento

+31 more

İLGİLİ OKUMALAR

0%

;