
Şeyma Ye
Editör ve çevirmen. Dublin’de yaşıyor. Kitaplar ve yollar üzerine okumayı ve yazmayı seviyor.
10 YAZI · TÜM YAZARLAR →
Ela Lee'den 'Ceyda': Kırılınca görünür olanlar
Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

'Annie Bot': Kusursuz bir sevgilinin isyanı
Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

'Işık ve İp': Han Kang'ın yazı masasına bir davet
Han Kang'ın Nobel konuşması, şiirleri ve günlüklerinden oluşan "Işık ve İp", yazarın edebi dünyasını içeriden görme imkanı sunuyor. Küçük bir bahçeye düşen ışık, yazı masasında büyüyen sorulara dönüşüyor. Bu kitap, Han Kang'ın neden ve nasıl yazdığını anlamak isteyen okurlar için eşsiz bir rehber niteliğinde.

Yazarından okuruna içten bir mektup: Virginia Evans'tan 'Muhabbet'
Virginia Evans'ın bir yas ve hayal kırıklığı kitabı olarak tanımladığı "Muhabbet", yazarından okuruna yazılmış, güzelce pullanıp posta kutusuna bırakılmış içten bir mektup. Sözcüklerin incittiği, iyileştirdiği, mesafeler koyduğu ve köprüler kurduğu, okurunda iz bırakan bir hikaye. Muhtemelen okuduktan sonra siz de elinize kalem kağıt alıp hayatınızdaki herkese mektup yazma isteği duyacaksınız.

Bir şehri James Joyce gibi sevmek: Parkgate’ten Chapelizod’a Dublin rehberi
Dört yüz yıl arayla iki kadının hikayesi: Jodi Picoult'dan 'Adını Sen Koy'
Jodi Picoult’nun April Yayınları’ndan çıkan "Adını Sen Koy" romanı, yüzyıllardır değişmeyen "Farklı olanla ne yapıyoruz" sorusunu merkezine koyuyor. Bazısının doğuştan bir hak olarak sahip olduğu masadaki yerini, kadınların dişiyle tırnağıyla kazıyarak elde edememesini aynı soydan iki kadının dört yüz yıl arayla anlatılan hikayelerinde takip ediyoruz.

Kitap okumanın yeni sosyolojisi: Kitap kulüplerini neden seviyoruz?

Hız, değişim ve eve dönüş: Çin mitolojisinde Ateş Atı Yılı neyi temsil ediyor?
Dünya nüfusunun yaklaşık üçte biri yeni yıla geçen hafta girdi. Manila’nın ırak köylerinden Londra’daki China Town’a kadar, dünyanın dört bir yanında yüz milyonlarca insan ay takvimine göre yeni yılın gelişini kutladı. Çin mitolojisine göre sezginin ön planda olduğu Yılan Yılı’nı geride bırakırken özgürlük ve ivmeyi simgeleyen At Yılı, ateş elementiyle birlikte dörtnala geldi. Peki, bu yıl bizi neler bekliyor?
Utanç taraf değiştirene dek: Laura Bates'ten 'Kadınlardan Nefret Eden Erkekler'
April Yayıncılık’tan çıkan Laura Bates imzalı "Kadınlardan Nefret Eden Erkekler" öfkelendiren, can sıkan, moral bozan bir kitap. Bates yıllara yayılan araştırmasının sonunda tamamladığı kitabıyla internetin derinliklerinde yaşları 11-12'ye kadar düşen, her gün karşılaştığımız insanlara benzeyen incel'lerin dilini, gençlerin arasına sızma yöntemlerini ve örgütlenme biçimini deşifre ediyor.
Zarif, sade ve seçkin
bir yaşam rehberi.
Aposto Magazine haftada 3 gün e-posta kutunda.