23 Mart 2023. Kurşunlu Han: ortak üretim ve yaşam alanı


Dünya modasında bir dönüm noktası: Levi’s 501
İlk defa 1873 yılında basit ama yenilikçi bir iş pantolonu olarak boy gösteren ve yıllar içerisinde kendini tüm dünyaya sevdiren ikonik jean Levi’s 501® 150’nci yılını yeni bir koleksiyonla kutluyor. Nedir? Her tarza uyum sağlamasıyla bir…
Daha fazlasını öğren →
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
Mekân: Kurşunlu Han
Soru: Hanlar mahalleliye ve zamana nasıl adapte olur?
16. yüzyıl. Toprak üstüne taş dokuma yol. Hanın 4 kapısı var. İsmini aldığı çatı, kurşundan. Kalabalık. Avluda 13. yüzyıldan kalma olduğu söylenen St. Michael Ceneviz Katedrali’ne ait çeşme. Alt katta yola eşlik eden hayvanlar, üst katta yolcular konaklıyor.
20. yüzyıl. Toprak üstüne taş dokuma yol. Taşlar toprağın içine göçmüş ama yürürken hissediliyor. Çatıdaki kurşunlar çalınmaya başlamış. Çeşme duruyor. Alt kat depo olarak kullanılıyor. Üst katta Mıgır Abi iş arkadaşlarıyla birlikte sabaha çıkacak Ermeni gazetesi Agos’u hazırlıyor. 1960-1970 sonrası Mıgır Abi ve arkadaşları hanı terk etmek zorunda kalıyor.
21. yüzyıl. Toprak üstüne taş dokuma yol. Taşlar zor seçiliyor. Yağmur yağdığında toprak suyu çeksin diye yapılan yol, yan yolların betonlaşması sonucu su baskınlarına açık. Mübadelede hanı terk etmek zorunda kalan Mıgır Abiler’in emanet ettiği 35 dükkân, artık hanın hamalbaşının.
23 Mart 2023. Bugün Kurşunlu Han’dayım. Hanın sadece 1 kapısı var. Çatıda kurşun kalmamış. Çeşme, mütemadiyen yanında duran mavi leğenle birlikte yerinde. Alt kat hâlâ depo. Üst kat; sanatçı atölyeleri, torna ustaları, sanat galerileri ve iç mimari ofisleriyle kolektif bir yaşam alanı.

Mavi leğen bu fotoğraf çekildikten 7 dakika sonra çeşmenin sağına konuldu
Mekân, durağan ve değişmez bir yapı mıdır? Değilse mekânı dönüştüren nedir?
David Harvey’e göre mekân sosyal olarak oluşturulmuş bir yapı. Hanı gezerken bunu daha iyi anlıyorum. Kurşunlu Han, zamana ve mahallelisine göre formunu revize etmiş. Cenevizlilerin oluşturduğu alt kat, ilk günden bugüne çoğunlukla aynı amaçla kullanılırken Mimar Sinan’ın yaptığı düşünülen üst kat, mahallelisinin yaşam tarzına göre dönüşmüş.
Aslan Torna’nın ustası Aydoğan Bey 49 yıldır handa. Atölyesinin tavanında ve yanında, demir çubukların kapladığı pencereler var. Bilirkişi raporuna göre üst kat, bir dönem hapishane olarak kullanılmış. Şimdiyse torna atölyesi. Aydoğan Bey’in mesleğini öğretebileceği kimse olmadığından muhtemelen bundan 50 yıl sonra bambaşka bir işleve bürünecek burası. Ayrıca hanın her odasında bir ocak bulunuyor. Kervansaray zamanından kalma bu ocaklar, her odanın ziyaretçilerin konaklama süresi boyunca vakit geçirdikleri birer yaşam alanı olduğunun kanıtı. Şu an ise bu yapıların geneli ahşap dolapla kapalı. Zamanında birilerinin kısa dönemlik evi olan Kurşunlu Han; bugün birçok kişi için uğrak noktası. Pişirme ve doyurma yerini üretime bırakıyor 21. yüzyılda.
Palimpsest; parşömen yapraklarındaki mürekkebin kazındıktan veya suyla silindikten sonra üzerine yeniden yazı yazılmasıyla meydana gelen kitap. Doç. Dr. Banu Apaydın bu kavramı kullanım alanları değiştiği için dönüşen mekânlar üzerinden okuyor. Apaydın’a göre; zamanla ve mahallelisinin değişmesiyle alanlar, özelliklerini yitiriyor ve daha sonra farklı bir amaçla tekrar günlük hayata kazandırılarak eskiyle yeninin bir arada yorumlanabildiği katmanlı bir yapı yaratıyor.

Alt kat: depo
Üst kat: seramik stüdyosu
Hanlar kültürü nasıl korur?
Çevreyi oluşturan en küçük birimlerden olan mahalle, yapıların dönüşümünde önemli bir etkiye sahip. Değişen mahalleli ve alışkanlıkları mekâna yeni kimlik kazandırıyor. Bu sayede hanın yani mekânın silinen ve yeniden yazılan belleği; o toplumunun kültürel kimliğini oluşturuyor. Palimpsest bir yapı olarak ele alabileceğimiz Kurşunlu Han; bugün hâlâ yaşayan, üreten ve üretime yer açan bir bina, alan. Bu sebeple müze işlevi görmüyor, turistik ziyaretler yapılsa bile sadece bakılan, içinde gezilen ve zamanla durağanlaşarak etki alanını kaybeden bir mekân değil. Peki bu yapı, üstelik yol geçen hanı olarak tanımladığımız Karaköy'de neden yolumuzun geçmediği bir yer? Kurşunlu Han’ı şehrin hafızasında değil günlük hayatında tutmak için neler yapılabilir? Belki de buradaki üretimi, esnafı tanımak, duyurmak ve paylaşmak; hanın yapısını, aktaran ve sürekli kılan bir forma dönüştürebilir. Kurşunlu Han esnafından karşılanabilecek herhangi bir ihtiyaç için yolu mahalleye, hana düşürmek sadece oradaki ekonomiye katkı sağlamakla kalmaz, aynı zamanda yok olma tehlikesi altında olan zanaate de umut olur. Yıllardır İstanbul’da yaşayan cam sanatçısı Natali’nin ülkesine dönmeme sebebi de bu sirkülasyon. Kurşunlu Han’daki atölyesinin tüm ihtiyaçlarını handaki ustalardan temin edebildiği ve onu besleyen bu kolektif yaşamın varlığı için bugün Karaköy’de, Kurşunlu Han’da.
Kurşunlu Han 23 Mart 2023’te Arthan Gallery, Candan Arıcı Art Studio, Aslan Torna, Gülen Kesovart, Doğan Ergen Carft & Art ve daha birçok esnafıyla sanatın buluşma noktası. Aynı Kurşunlu Han 23 Mart 2043’te mahallelisinin etkisiyle başka insanların buluşma noktası olabilir, olacaktır.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SoliSeyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Mahalle: Karaköy. Mahalleli ve anlatıcı: Saffet Emre Tonguç.
30 Mar 2023

YAZARLAR

Rana Mengü
Editor @ Aposto

Soli
Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Kişisel tercihlere göre şekillenen tatiller, daha az bilinen rotalar ve özel etkinlikler için yapılan yolculuklar, 2027’de seyahat alışkanlıklarının öne çıkan başlıkları arasında olacak gibi görünüyor. Son araştırmalar, gezginlerin tatilden beklentilerinin çeşitlendiğini; seyahat kararlarında bütçe, ruh hâli, ilgi alanları ve deneyim arayışının eskiye kıyasla daha büyük rol oynadığını gösteriyor.

Sanatçı misafirlik programları, yaratıcıları yerel bilgiyle buluşturan araştırma ve karşılıklı öğrenme alanları. Şeflerin, tasarımcıların ve araştırmacıların katıldığı bu programlarda, gidilen yerin insanlarıyla, doğasıyla ve kültürüyle kurulan ilişki de üretimi şekillendiriyor. Kapadokya’dan Sardinya’ya uzanan örnekler, zanaat bilgisinin aktarılması ve kırsal kalkınma için yeni olanaklar sunuyor. Programların değeri ise sanatçıların, ev sahiplerinin ve yerel toplulukların birbirinden ne öğrendiğine ve birlikte ne üretebildiğine bağlı.

Verona’daki Biblioteca Capitolare, 1.500 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın hâlâ faaliyet gösteren en eski kütüphanesi kabul ediliyor. 517 tarihli elyazmalarından silinip yeniden ortaya çıkan metinlere uzanan koleksiyon, yalnızca yazının tarihine değil, kitapların yüzyıllar boyunca nasıl korunduğuna da ışık tutuyor.

Dünyanın en kuzeydeki başkentlerinden biri olan Reykjavík, adaya adım atan gezginler için genelde yalnızca bir konaklama noktası ya da doğa turlarına geçiş güzergahı olarak görülüyor. Oysa şehir; insan ölçeği, özgün mimari yapısı ve kamusal alan kullanımıyla adadaki yaşam kültürünün en somut özetini sunuyor. Üstelik “buralı olmanın” ve adadaki gündelik hayatın izlerini sürmek isteyenlere karşı da son derece cömert. Kentin 10 yerel durağını bir güne sığdırmak isteyenler için bir rehber.

Bali’den Koh Phangan’a, Goa’dan Tulum’a uzanan görünmez hatta “Coğrafi Rezonans Hattı” demek gerek belki. Burası insanların kaybettikleri ritmi yeniden bulmaya çalıştıkları bir dolaşım ağı. Fakat bir süre sonra başka bir şey fark ediliyor: İnsanlar rezonansı bulamıyor, onu bir ülkeden diğerine taşıyor sadece. Bu yüzden Coğrafi Rezonans Hattı bir çözüm haritasından çok, bir semptom haritası.




