Aposto

5 Ekim 2022, Çarşamba
5 Ekim 2022, Çarşamba

Yeşil İş Ödülü Finalisti Imperfectionists ile Röportaj

İnovasyon şirketimizin temel taşı; bizim için anlamı her zaman gelişime açık olmak.

KAGİDER ve Yuvam Dünya işbirliğiyle bu yıl ikinci kez düzenlenen “Yeşil İş Ödülü” kapsamında, geçtiğimiz haftalarda Searover , Peddon ve Lindos’u konuk ettik. Bu hafta dergimizde Yeşil İş Ödülü Finalistlerinden  Imperfectionists’in kurucu üyesi Dilayla Kopuzu konuk ediyoruz ve kendisini tebrik ediyoruz. Diliyoruz ki genç kadın girişimcilerin hikayeleri tüm ahaliye ilham olsun.

Sizi ve şirketiniz  Imperfectionists’i tanımak isteriz. Bu işe nasıl bir motivasyonla başladınız? 

Ben Dilayla, 22 yaşında bir Türk kadın girişimciyim. Sürdürülebilir bir giyim ve yaşam tarzı markası olan Imperfectionists’in kurucu üyesi ve kreatif direktörüyüm.

Imperfectionists’in kuruluşunda ilham noktamız hızlı moda anlayışından ötürü ortaya çıkan atık problemi oldu. Her sene 100 milyon tonunun üzerinde giysi atıklara/çöplerimize karışıyor. Bu giysilerin çoğu sentetik ve yarı sentetik materyallerden üretildiği için doğada çözünmesi tıpkı bir plastik pet şişe gibi uzun seneler alıyor. Hatta çözündüğünde bile topraklarımızda mikroplastik bırakıyor. Marka olarak bu gerçeklerden yola çıktık.

7 yaşımdan beri çizim yapıyorum ve moda dünyasını yakından takip ediyorum. Üniversite yıllarımda bu kadar sevdiğim ve kendimi yansıtmak için kullandığım modanın dünyamıza verdiği zararları öğrenmemle başladı herşey. Moda endüstrisinin aslında çevremize zarar veren başlıca endüstrilerden biri olması bu şekilde devam etmesi gerektiği anlamına gelmiyor oluşuyla Imperfectionists sürdürülebilir modanın başkenti Kopenhag’da kuruldu.

Yeşil iş giririşiminizin çevresel ve sosyal sürdürülebilirliğe katkılarından bahseder misiniz? 

Tasarımlarımın hikayesi benim çizmemle değil, kullanacağım materyallerin üretim süreci ile başlıyor. Ortaya çıkacak  tasarımlarımın her detayını planlamayı, sürdürülebilir bir tasarımcı olarak hem kendime hem de çevremize borç biliyorum. Kullandığım kumaşların liflerinin yetişmesinde kullanılan su miktarına ve karbon ayak izine  dikkat ederek seçim yapıyorum. İlk çıkan kapsül koleksiyonumda endüstriyel kenevir bazlı kumaşlar tercih etmemin başlıca sebebi, bu bitkinin karbon ayak izinin düşük oluşuydu.

Tasarımlarımın sadece kumaşları değil aynı zamanda dikim iplikleri de yüzde 100 pamuk. Bütün prototipleme sürecimizi CLO3D üzerinden dijital olarak gerçekleştiriyoruz, bu sayede üretim öncesi oluşan atık miktarını minimuma indiriyoruz. Üretim sonrası çıkan atıklarımızı ise yeniden değerlendirip başka ürünlere çeviriyoruz. Örneğin, bahsettiğim endüstriyel kenevir kumaşının atık parçalarından tekrar kullanılabilir yüz temizleme pamukları ürettik. 

Sosyal çerçevede ise ürünlerimiz benim gibi bir kadın girişimcinin atölyesinde üretiliyor. Çalışanlarımızın uygun koşullarda ve adil  ücret politikası altında çalışması bizim için çok değerli. Tedarik zincirimizi de hem websitemizde hem de sosyal medya platformlarımızda düzenli ve şeffaf olarak paylaşıyoruz. Moda Devrimi Danimarka şubesiyle birlikte de etik üretim üzerine etkinliklere katılıyoruz. Ağustos ayında Kopenhag Moda Haftası'na  onların da destek verdiği bir etkinlikle katılacağız. Yeni koleksiyonum da orada catwalk’da sergilenecek.

Küresel ölçekte, Türkiye’yi etik ve sürdürülebilir üretim denince akla gelen ilk 3 ülke arasına yerleştirmesine katkıda bulunmak başlıca hayallerim arasında.

Girişimcilikte başarı için en kritik unsurlar olarak neleri görürsünüz? Yeni girişimciler için tavsiyeleriniz ne olur?

Sabır ve azim en kritik unsurlar benim için. Imperfectionists 2 senelik AR-GE süreciyle beraber 3 senelik bir şirket aslında. Her şey hemen olsun ve istediğim her şeyi şu an elde etmeliyim düşüncesi hem yanlış hem de realist değil. Bu düşünce şekli, kendim de dahil olmak üzere birçok girişimcide gördüğüm bir nokta.

Girişimciliğin bir yolculuk olduğunun bilincinde olmalı ve kendimizi her gün daha çok gelişmeye açık tutmalıyız. Ayrıca inandığınız bir projeniz varsa sabredin ve devam edin, derim.

Jack Ma’nın çok sevdiğim bir sözü var: Bugün zor, yarın daha da zor olacak ama yarından sonraki gün güzel. Çoğu insan yarın akşam ölür.

Yuvamız dünya için hayallerinizden bahseder misiniz?

Moda endüstrisinde döngüsel ekonomi prensiplerini uygulamak ve sıfır atık bir hale getirmek; bunu yaparken ise  inovatif gelişmelerden faydalanmak. İnovasyon şirketimizin  temel taşlarından; bizim için anlamı her zaman gelişime açık olmak ve yenilikleri takip etmek. Koleksiyonlarımda ağırlıklı olarak endüstriyel kenevir gibi kumaşlar kullanıyoruz, yakın zamanda yosun fiberinden alternatif kumaşlar da buna eklenecek.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
;