Aposto

Çarşamba, 7 Aralık 2022
Çarşamba, Aralık 7, 2022
Premium'a Yüksel

Göçmen sporcular ve SINAFE

"Spor aslında dışlayıcılık için de kapsayıcılık için de kullanılabilen bir araç."

Spor, modern olimpiyatların yapıldığı 1896 yılından bu yana küresel bir nitelik kazanmaya başladı. Uluslararası yapısıyla beraber sporcuların da emeği hem kendilerinin hem de ülkelerinin sınırlarını aştı. Binlerce genç dünyanın farklı bölgelerine sporcu olma hayaliyle göç ediyor. İnsan kaçakçılığı, ırkçılık, ekonomik sorunlar ise pek çoğunu bu hayalinden alıkoyuyor. 

BİLGİ Spor Yöneticiliği Bölümü Öğr. Üyesi Dr. İlknur Hacısoftaoğlu, Avrupa'da 7 ülkede yürütecekleri SINAFE projesiyle Afrikalı göçmen futbolcuları nasıl destekleyeceklerini Aposto'ya anlattı.

1. Bir insan hakkı olarak spor mottosuyla başlayan proje nasıl ortaya çıktı, neleri kapsıyor?

Biz BİLGİ Spor Yöneticiliği bölümü olarak sporun bir insan hakkı olduğunu vurgulayan yayın, araştırma ve etkinliklere özel önem veriyoruz. Söylemeye çalıştığımız söz bugün büyük bir endüstriye dönüşmüş olan sporun aynı zamanda bir hak mücadelesi alanı olduğunu ifade etmek. Spor yapmak, sporun sağlığı geliştirici, iyi olma halini artırıcı, güçlendirici, haz verici ve bedeninin özgürlüğüne katkıda bulunan bir etkinlik olarak toplumun her kesiminden insanın erişimine açık olması gerekir. 

Yalnız burada iki temel noktadan hareket etmek gerekiyor. Birincisi bu bir hak mücadelesi alanı çünkü spora herkesin erişimi yok. Toplumun farklı katmanlarının spora ya da sporun belirli alanlarına erişiminde sınırlamalar mevcut. İkincisi ise erişse dahi alanın içinde hak mücadelesinin devam etmesi gerekiyor. Çünkü sporu güvenli bir alanda yani biraz önce bahsettiğim olumlu etkilere sahip olabilmesi için eşit, adil ve güvenli biçimde kurulmuş bir alana erişim de ayrıca hak. Biz bu perspektifle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz ve bu perspektif bizi zaman zaman sivil toplumda farklı kuruluşlarla bir araya getiriyor. Bunlardan biri de Mission 89.

Furbol

İsviçre merkezli Mission 89, futbol yoluyla insan ticaretine, futboldaki insan hakları ihlallerine karşı farkındalık ve savunuculuk faaliyetleri yürüten bir sivil toplum örgütü. Çalışmaları kapsamında özellikle Afrika kıtasına odaklı çalışmalara yürütüyorlar. Sporcu göçü çünkü yoğun olarak bu kıtadan var. 2019’da Mission 89 bize ulaştı ve Türkiye’de bu sorunun ne durumda olduğunu anlamak üzere bir çalışma için bizim desteğimizi istedi.

Görüşmelerimiz sonucunda, bu sorunu kapsamlı olarak ortaya koymak ve çözüm yollarını birlikte üretmek için göçmen sporcuların sorunlarını ve kapsanma süreçlerini ortaya koymanın bütünsel bir resim çizerek mümkün olacağını gördük. Yani bir geçiş ve varış ülkesi olarak iki işlevli Türkiye’den, bir futbol ülkesi olan ve Afrika’dan çok fazla göç alan Portekiz’den, yine aynı şekilde Afrika’dan göç alan ve insan ticareti sorununu çok fazla yaşayan bir ülke olan Fransa’dan veriler elde etmek önemliydi.

Nitekim işbirliğine dayanan bir proje ile bu meselenin daha iyi ele alınacağına karar verdik ve Avrupa Komisyonu’nun Erasmus (+) proje fonuna 7 ülke olarak başvurduk; Türkiye, İsviçre, Fransa, Sırbistan, Portekiz, İsveç (Fildişi Sahilleri), İngiltere. Böylece listeye yukarıda bahsettiğim ülkeler dışında Sırbistan, İsveç ve İngiltere de eklenmiş oldu. 

Sırbistan da Türkiye gibi hem bir geçiş hem de varış ülkesi. Ayrıca Avrupa’ya geçmek isteyen insanlar nedeniyle göçü yoğun olarak yaşayan ülkelerden. İsveç’te yine futbolcular için güvenli şartlarda spor yapmasına destek amaçlı çalışmalar yapan ve aynı zamanda futbol antrenörlerinin de içinde bulunduğu bir STK mevcut. Bu kurum hem İsveç’te hem Fildişi Sahillerinde çalışmalar yürütüyor. İngiltere’de ise partnerimiz Loughborough Üniversitesi. Loughborough Üniversitesi göç, futbol ve insan ticareti konusunda çok sayıda çalışma yapan ve UEFA ve FIFA ile de işbirliği içinde farklı projeler gerçekleştiren bir üniversite olduğu için projeye dahil oldu.

2. Göçmen sporcuların dezavantajları neler?

Göçmen sporcuların dezavantajları çok farklı boyutları içeriyor. Eğer bu sporcu Türkiye’de devşirme olarak adlandırılan, başarılı olduğu bir sporda milli takımda mücadele etmek üzere geldiyse yaşadıkları sorunlar kabullenilme, milliyetçi söylemin eleştirileri karşısında kendini ifade etme, yeni bir ülkenin sistem ve kurallarına uyum sağlama gibi faktörleri içeriyor. 

Eğer vatandaşlığını değiştirmeden uluslararası sporcu olarak göç etmişse sisteme uyumlanmasını sağlayan politikaların yokluğu ayrıntılandırılarak ifade edilmeli. 

Bizim çalışmamız futbol odaklıydı. Altı ayrı ülkede yaptığımız çalışmada göçmen futbolcuların sorunlarının çok boyutlu ve birbiriyle ilişki içinde olduğunu gördük. Üç ana tema içinde ele aldık sorunlarını. Önce göç öncesi yaşadıkları sorunları ele aldık. Göçten önce göç edecekleri, göç etmeyi planladıkları ülkeler hakkında bilgi eksikliklerinin en önemli sorunlardan birini oluşturduğunu gördük. Bir diğer sorun -en azından bir bölümü için- aile desteğinin olmamasıydı. 

Sporcu bu koşullar içinde aslında göç ve yeni bir futbol kariyeri için hazır olmadan yola çıkıyordu. Göç sırasında ve yeni gelenler olarak sorunları ise yeni geldikleri ülkedeki bürokrasinin takibi, futbol kariyeri edinmek için gerekli olan karmaşık yasal ve idari prosedürler ve bunların uluslararası sporcuların kolay erişebileceği şekilde düzenlenmemiş olması, özellikle kayıtdışı göçmenler için tıbbi tedaviye erişim eksikliği ve sistemde görünmez olmak en sık karşılaştıkları sorunlar olarak ortaya konuda saha çalışmasında.

Göçten sonra ise ev sahibi ülkedeki yasal ve idari sorunlar ile mücadele devam ediyor. İstihdam güvencesi olmayan bu insanların birçoğu futbolun yanı sıra emek yoğun ikinci işlerde de çalışarak ayakta kalmaya çalışıyor. İnsan hakları ve eşitlikle ilgili problemler yaşadıkları gibi ırkçılıkla da mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Bu tüm ülkelerde karşılaştıkları bir sorun. Bilhassa son dönemde yabancı düşmanlığındaki artış, Afrikalılara dönük ayrımcılığın yoğunluğunu da artırmış görünüyor. Sporcular eğer çok büyük kulüplerde büyük başarılar elde ederek istihdam olmuyorlarsa bu sorunları derinden yaşıyorlar. Hatta bu kişiler de başarısızlık yaşadıkları an göçmen kimliklerine dönük olumsuz yaklaşımları deneyimlemeye başlıyorlar. Başarılı olduklarında kulüp kimliğini temsil ediyorlar, başarısız olduklarında ise herkesin aklına göçmen kimlikleri geliyor.

kadın futbolcular

Bir de burada yeni bir olgu olarak göçmen kadın futbolcular var. Kadın futbolculara dair sorunlarda önemsizleştirme, ciddiye almama sorunların başında geliyor. Bu elbette istihdam koşullarına da yansıyor. Çok az paraya çalışıyorlar. Hiçbir hakları güvence altında değil. Örneğin Türkiye’de amatör statüsündeler ve bu onları haklarıyla ilgili güvencesiz hale getiriyor. Bu konuya önümüzdeki dönemde ayrıca eğilmeyi istiyorum. Şu sıralar kurma hazırlığında olduğumuz Sporda İnsan Hakları Derneği'nde bu tür çalışmaları sivil toplum tarafında da geliştireceğiz umarım.

3. Coğrafyadan kaynaklı sebepler dışında bir sporcuyu göç ettiren faktörler neler?

Bu soruya da yine futbol üzerinden  cevap vereceğim. Diğer sporlara dair ayrıca konuşmamız gerekir. Göç ettiren faktörlerin başında futbolun bir endüstri olarak çekiciliği geliyor. Futbolda bir yıldız çekimi var. Popüler kültürün önemli bir parçası ve büyük bir endüstri. Genç futbolcular futbolun göz kamaştırıcı hikayelerinin cazibesine kapılıyorlar. Eğer ülkelerinde futbol yeterince gelişmemişse, futbol olanakları yeterli değilse, kariyerlerini geliştirmek için olanak sunmuyorsa, genel olarak yoksul bir ülkeyse futbol için göç oranı artıyor. 

Kadın futbolcular için bütün bu nedenler çok daha yoğun elbette. Kadın futbolcu ancak Batı ülkelerinde kendine düzgün bir kariyer edinebileceğini görüyor ve o ülkelere göç etmek istiyor.

Tabii bir de küresel futbolun artık sınır tanımaz biçimde futbolcuların dolaşımını sağlıyor olma durumu var. O futbola dair genel bir olgu. Menajerler, futbolcular ve uzmanlar artık futbolda uluslararası isimler.

4. En çok hangi ülkeler sporcu göçü veriyor? Sporcular hangi ülkelere göç etmeyi tercih ediyor?

Afrika kıtası sporcu göçü veren pek çok ülkeyi barındırıyor. Batı Afrika ülkeleri futbol göçünde diğer ülkeler arasında öne çıkıyor. Yine Latin Amerika futbol göçünün yaygın olduğu bir kıta. Göç edilen ülkelerde ise yaptıkları sporun popüler ve endüstrileşmiş olduğu ülkeler tercih ediliyor. Yine futbolda Avrupa birinci hedef ülkeleri içinde barındırıyor. Fakat son zamanlarda Uzakdoğu ve Ortadoğu ülkeleri de göçmen futbolcuların gittiği ülkeler arasında.

5. Sporun kapsayıcılığı ile ilgili kafamızda soru işaretleri var. Toplumsal cinsiyet açısından ayrımcılığın çok net görüldüğü alanlardan birinin kapsayıcılığını sorgulayabilir miyiz?

Spor aslında dışlayıcılık için de kapsayıcılık için de kullanılabilen bir araç. Her ikisi için de çok güçlü olabilecek koşullara sahip. Hiyerarşilerin, şiddetin ve dışlayıcılığın tarihsel arkaplanıyla ve bu şekilde yapılandırıldığında çok çabuk üretebilir. Fakat aynı zamanda eşit ve kapsayıcı bir biçimde yapılandırıldığında güçlü bir değişim yaratma potansiyeline de sahip. Misal kadın göçmenler için çok zor olabilecek bir alanken eğer kapsayıcı yapılandırılırsa kadın göçmenlerin hızla topluma dahil olmasını ve güçlenmesini sağlayacak bir alan olabilir.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

İlgili Başlıklar

Spor

SPOR

Mission 89

İsviçre

futbol

Hikâyeyi beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Nerede Yayımlandı?

🕊 Odak: Göçmenlik

Yayın & Yazar

Aposto Gündem

Hafta içi her sabah 06.30’da, 5 dakikada gündeme hakim ol. Kısa, öz, elle derlenmiş hikâyelerle gürültüden uzak bir haber deneyimine adım at.

Burcu Biçer

Editor @ Punto

;