8 besteciden 8 eser; 8 filmden 8 sahne

Çağdaş sinemadan unutulmaz klasik müzik anları.
8 besteciden 8 eser; 8 filmden 8 sahne

22 Mayıs - Girard-Perregaux - Duende
Girard-Perregaux ile birlikte

Değişmeyen dayanıklı şıklık: Girard-Perregaux Laureato 42 Girard-Perregaux Laureato 42 Çok az tasarım uzun yıllar boyu gücünü ve cazibesini sürdürebilir. 1975’ten bu yana ikonik duruşunu koruyan Girard-Perregaux ’nun Laureato modeli, zamansız tasarım harikalığıyla ilk günden beri odada ilk göze çarpan detay olmayı başarıyor. Laureato 42: Yarım asırlık geçmişinde tarzından ödün vermeden hep daha iyi özelliklerle bezenen ikonik model ; paslanmaz çelik kasası, klasik lacivert kadranı, dayanıklı harmonik yapısı, ayırt edici ve spor şıklık sunan sekizgen çerçevesiyle çağın ötesinden sesleniyor. 10,68 mm gibi mütevazı bir yüksekliğe sahip olan saat gömlek kollarının altından kolaylıkla kendini gösterirken çelik kordonu rahatlıkla takılacak bir kullanım sunuyor. Ne diyebiliriz ki; moda değişiyor ama Laureato'nun tarzı dayanıklı ve şık olmaya devam ediyor.⁣ Calibre GP01800: Laureato 'nun kalbi Girard-Perregaux ’nun Ar-Ge laboratuvarında tasarlanıp geliştirilen Calibre GP01800 'ün ritmiyle atıyor. Otomatik mekanizmanın ana plakasında dairesel süslemeler ve çeşitli gravürlerin bulunması, 54 saatlik güç kapasitesi ve köprülerin klasik Côtes de Genève ile tasarlanması gibi pek çok rafine ayrıntıyla zenginleştirilmiş olduğunu belirtmemiz şaşırtıcı olmamalı. Kalbinin onun için atacağı ikonik bir model arıyorsan Laureato 42 ’yi bu bağlantıdan inceleyebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

51. İstanbul Müzik Festivali özelindeki Duende Müzik sayımızı okudun mu bilmiyorum. O sayıda, festivalin Açılış Konseri'nin solisti olarak İstanbul'a gelen çok sevdiğim piyanist Jan Lisiecki'yle yaptığım röportaj da yer alıyordu:

"Asıl sorularıma geçmeden önce tabii ki buzları sinemayla eritmeye çalıştım. Klasik müzik ve sinema dediğim anda Birdman'de (2014, Alejandro G. Iñárritu) Rahmaninov'un 2. Senfoni'sinin kullanıldığı sahne geldi aklına: "O güzel senfoniyi ve o müziği kullanmanın dâhice bir yoluydu. Olağanüstü, bence."

Gündemimde sinema kadar klasik müziğin de olduğu bu haziran ayında, bu diyalog bana klasik müzikle doğrudan ilgili olmamasına rağmen klasik müziği olabilecek en iyi şekilde kullanan filmleri getirdi. Ve unutamadığım bazı sahnelerini...


The Fall | Kaynak: IMDb

Johann Sebastian Bach
Eser: Sevgili kardeşinin gidişi için Capriccio, do majör, BWV.992
Film: 
Call Me by Your Name (2017, Luca Guadagnino)
Ne oluyor? 1980'lerin Kuzey İtalya'sında bir yerlerde. Yazı ailesiyle geçiren Elio, babasına bir projede yardımcı olmak üzere yazlıklarına konuk olan Oliver'la cinsel uyanışını yaşıyor.
Sahne: 
Oliver güneşlenirken havuzun kenarındaki duvarda gitarında Bach'ın gitarla çalınması niyetiyle bestelemediği notaları çalmayı deneyen Elio, "Beni takip et!" dediği Oliver'ı salona götürüyor. Piyanoda önce Liszt'in sonra Busoni'nin olası yorumlarını doğaçlama bir şekilde çeşitleyen, sonra da Bach'ın orijinal versiyonunu çalan Elio o an bilgi birikimi, müzik yeteneği ve duygusallığı hem Oliver'ı hem de bizi etkiliyor.

Ludwig van Beethoven
Eser: 7. Senfoni: II. Allegretto, la majör, Op.92
Film: 
The Fall (2006, Tarsem Singh)
Ne oluyor? 1920'lerde, Los Angeles'ta. Kaza geçirip hastaneye kaldırılan dublör Roy'un aynı odada kaldığı küçük Alexandria'ya anlattığı masal; dünyanın en güzel mekânlarını beyazperdeye taşıyan rengârenk, büyüleyici ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bir görsel şölene dönüşüyor.
Sahne: 
Filmin göz alıcı renkleriyle tezat oluşturan siyah-beyaz açılış sahnesinde, bir film setindeyiz. Köprülerin, trenlerin, atların ve düşüşlerin olduğu; dolayısıyla muhtemelen Roy'un geçirdiği kazanın bir canlandırması denilebilecek bir set. Ağır çekimdeki hareketlere eşlik eden Allegretto bölümü basit bir melodi ve ağır bir tempoyla başlıyor; dallanıp budaklanıyor, renkleniyor, epikleşiyor. Tıpkı filmde Roy'un uydurmaya başladığı o hikâye gibi.


There Will Be Blood | Kaynak: IMDb

Johannes Brahms
Eser: Keman Konçertosu: III. Allegro giocoso ma non troppo vivace, re majör, Op.77
Film: 
There Will Be Blood (2007, Paul Thomas Anderson)
Ne oluyor? 19. yüzyılın sonunda, Kaliforniya'da. Gözünü hırs bürümüş, güç ve para uğruna her şeyi yapmayı göze almış Daniel Plainview bir petrol devine dönüşürken etrafındakilere psikolojik şiddet ve dehşet saçıyor.
Sahne: 
Filmin kronolojik olarak açılış sahnesinden bir hayli ileri bir tarihte geçen final sahnesinde Daniel, rahip Paul'le karşı karşıya geliyor ve "I drink your milkshake! I drink it up!" cümlelerini içeren o meşhur monoloğunu dillendiriyor. Tansiyon şok edici şekilde yükseliyor. Yapabileceklerinin sınırlarını daha iyi anlıyor, korkuyoruz. Sesleniyor: "I'm finished." Jenerik konçertonun üçüncü bölümüyle akmaya başladığında yaylılar bir kez daha petrol kuyularının ses ve hareketlerini taklit edercesine tiz, gergin ve görkemli o melodiyi çalmaya başlıyor.

Benjamin Britten
Eser: Genç Kişinin Orkestra Rehberi: Henry Purcell'in Bir Teması Üzerine Çeşitlemeler ve Füg, Op.34
Film: 
Moonrise Kingdom (2012, Wes Anderson)
Ne oluyor? 1960'ların New England'ı açıklarında bir ada. Kusursuz olduğunu düşündükleri bir planla firar eden yeniyetme âşıklar Sam ve Suzy, New England kıyılarındaki ada kasabasını birbirine katarlar.
Sahne: 
Britten'ın Purcell'in bir tema müziği üzerine kurguladığı çeşitlemeler aslında çocuklara bir orkestranın hangi enstrümanlardan oluştuğunu, bu enstrümanların nasıl sesler çıkardığını öğretmek; tüm bu enstrüman gruplarının nasıl bir harmoni oluşturduğunu göstermek için kurgulanmış bir eser. Filmin açılış jeneriğinin eşlik ettiği sahnede Suzy'nin evinin odalarını ve ailesinin bireylerini, adeta bir orkestranın enstrümanlarını tanır gibi sırayla görüyoruz. Sam'in mektubunu aldığındaysa tüm bu parçalar birleşiyor ve Suzy'nin neden kaçmak istediğini bir bütün olarak hatırlatıyor.


The Social Network | Kaynak: IMDb

Edvard Grieg
Eser: Peer Gynt Suiti No:1 Dağ Kralının Salonu'nda, Op.46
Film: 
The Social Network (2010, David Fincher)
Ne oluyor? 2003 yılında, Harvard Üniversitesi. Sosyal anksiyetesi zirvedeki Mark, bir gönül meselesinin intikam ateşiyle yurt odasında pişirdiği kod parçasıyla medyadan siyasete, ticaretten ilişkilere dünya düzenini kökten değiştirecek bir sosyal ağın mucidi Mark Zuckerberg’e dönüşüyor.
Sahne: 
İleride Mark'ı dava edecek ikiz kardeşler Cameron ile Tyler, hayli önemli kürek yarışı Henley Royal Regatta'da yarışıyorlar. Çekişmeli yarış, rakiplerinin son anda atağa geçmesiyle ve yenilgileriyle sonuçlanıyor. Grieg'in 135 yıl önce kahraman Peer Gynt ve Dağların Kralı olan trolün çarpışmasını anlattığı eser; Trent Reznor ve Atticus Ross'un fırtınalı, synth destekli bir versiyonuyla bu çekişmeli yarışa eşlik ediyor. Müzik, eserin ilk yarısında 70 bpm ile başlayıp ikinci yarısında kademeli olarak 94 bpm'e kadar yükseliyor.

Sergey Rahmaninov
Eser: 2. Senfoni: II. Allegro molto, mi minör, Op.27
Film: 
Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance) (2014, Alejandro González Iñárritu)
Ne oluyor? Günümüz New York'unda, Broadway'de bir tiyatro sahnesi. Eskiden süper-kahraman Birdman'i canlandırmış ancak gözden düşmüş oyuncu Riggan; kariyerini yazdığı, yönettiği ve başrolünü oynadığı bir oyunla canlandırmak istiyor. Açılış gecesinin karambolünde geçmişiyle ve iç sesiyle yüzleşiyor.
Sahne: 
Riggan varoluşun ve stresin etkisiyle kendini bir binanın çatısında, atlamanın eşiğinde; arkasından onu engellemeye çalışan bir ses duyuyor. "Üzgünüm" diyor "konuşamam." Ve "Müzik!" diye bağırdığında Rahmaninov çalmaya başlar. Kendini boşluğa bırakan Riggan, Birdman kostümüyle sokakların üstünde süzülmeye başlamıştır. Senfoninin geneline kıyasla çok daha parlak ve mutlu tondaki ikinci bölümü, Riggan'ın Birdman olduğu günlerdeki uçuşunun, parlak kariyerinin ve mutluluğunun metaforunu destekliyor.


The Tree of Life | Kaynak: Entertainment Weekly

Bedřich Smetena
Eser: Vatanım: 2. Vltava (Moldau Nehri), JB1:112
Film: 
The Tree of Life (2011, Terrence Malick)
Ne oluyor? 1956, Waco, Teksas. Yıllar sonra hayatını ve hayatın anlamını sorgulayan Jack; çocukluğundaki o yılı, babasıyla olan sorunlu ilişkisini ve yiten masumiyetini anımsıyor.
Sahne: 
Jack'in ailesiyle, bilhassa kardeşleriyle geçirdiği mutlu çocukluk anları bir film şeridi gibi akıyor. Çekya'daki Vltava Nehri'nin berrak bir tasviri olan eser, hayatın durdurulamaz akışını betimleyen bu sahneye çok yakışıyor.

Antonio Vivaldi
Eser: Dört Mevsim - Yaz: III. Prestosol minör, RV.315
Film: 
Portrait of a Lady on Fire (2019, Céline Sciamma)
Ne oluyor? 19. yüzyıl Fransa'sında Bretonya açıklarında ıssız bir ada. Genç ressam Marianne, isteksizce evlendirilmek üzere olan Héloïse'in portresini çizmek üzere adaya getirilince aralarında güçlü bir aşk alevleniyor.
Sahne:
Marianne, hiçbir orkestrayı dinlemediğini söyleyen Héloïse'e sevdiği bir eseri çalmak üzere odadaki klavsenin başına geçip üzerindeki örtüyü kaldıyor. "Bu yaklaşan bir fırtına hakkında." diyor Vivaldi'nin notalarını çalmaya başladığında: "Böcekler hissediyor; tedirginler. Sonra fırtına başlıyor. Şimşek ve rüzgâr..." Yaklaşan fırtına sadece Vivaldi'nin müziğinde değil. Tıpkı Marianne ve Héloïse gibi biz de filmin final sahnesinde aynı müziğin canlı bir orkestra tarafından icra edileceğini henüz bilmiyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🧹 Uçan Süpürge, klasik müzikten beslenen film sahneleri

26. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali direktörü Nil Kural'la sohbet, 8 besteciden klasik müzik eserlerinin eşlik ettiği 8 film sahnesi

07 Haz 2023

Girard-Perregaux ile birlikte
Portrait of a Lady on Fire | Kaynak: IMDb

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?