AK Parti'yi iktidara taşıyan koşullar

1999 depremi, 2001 krizi, hapis cezası, yeni bir siyaset arayışı ve özgürlük talebi...
AK Parti'yi iktidara taşıyan koşullar

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Hapis cezası ve kahraman kültü

Recep Tayyip Erdoğan, 6 Aralık 1997’de Siirt’te düzenlenen mitingde okuduğu şiirden dolayı "halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" gerekçesiyle 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. O dönem Belediye başkanlığı görevinden ayrılan Erdoğan, 26 Mart 1999’da girdiği cezaevinden 24 Temmuz 1999’da tahliye edildi. Bu siyasi tutsaklık, Erdoğan’ın yükselişinde önemli bir dönüm noktası oldu.

1999 depremi

17 Ağustos 1999’da Türkiye, tarihinin en büyük depremlerinden biri ile yüzleşti ve çok büyük bir yıkıma maruz kaldı. Gölcük merkezli ve 7,6 büyüklüğündeki deprem çok büyük mal ve can kaybına sebep olmuştu. Dönemin DSP-MHP-ANAP  koalisyon hükümeti, deprem sonrasındaki arama-kurtarma, yardım ve lojistik süreçlerinin kötü yönetilmesi nedeniyle büyük eleştirilere maruz kalmıştı. Hükümetin deprem sürecindeki kötü yönetimi ve çöken devlet kapasitesi, AK Parti’nin yükselişine zemin hazırladı.

2001 krizi

2001 ekonomik krizinin ardından %70’e çıkan enflasyon oranı, %7500’e çıkan gecelik faiz oranı, Türk lirasındaki aşırı devalüasyon ve yoksullaşan kitleler, Türkiye’de toplum, siyaset ve ekonomi üzerinde büyük hasarlar bıraktı. ANASOL-M hükümetinin kötü kriz yönetimi performansı, AK Parti tarafından uzun yıllar tek parti hükümetinin istikrar yarattığı algısının topluma yerleştirilmesine zemin hazırladı.

Toplumda yeni bir siyaset arayışı

2000’lerin başında sosyal, siyasi ve ekonomik kriz sürerken toplum yeni bir siyaset arayışı içindeydi. Mevcut siyasi partiler ve aktörler yaşanan krizden çıkışa dair topluma güven vermiyordu. 14 Ağustos 2001’de Milli Görüş hareketinin ‘revizyonist’ kanadı tarafından kurulan Ak Parti, topluma yeni bir seçenek sunuyordu.

Özgürlük arayışı

1982 Anayasası’nın otoriter yönetim anlayışı, 28 Şubat sürecinin muhafazakar kesim üzerindeki baskıcı politikaları ve Kürt halkının eşitlik ve temsiliyet arayışı toplumda yoğun bir demokrasi ve özgürlük talebi yaratmıştı. Bu konjonktürde, AK Parti’nin AB’ye tam üyelik ve demokratik reformlar yapma vaatleri toplumun farklı kesimlerinin özgürlük taleplerine cevap vererek önemli bir karşılık buldu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

YAZARLAR

Abdullah Esin

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümü mezunudur. Dış politika, diplomasi ve politik ekonomi alanlarında araştırmalar yapmaktadır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları

Bu yılki NATO Zirvesi; semboller, anlatılar ve kültürel güçle örülen "yumuşak gücün" ortadan kalkmadığını; aksine yeni bir biçim kazandığını gösteren anlarla doluydu. Savunma sanayiinin ve caydırıcılığın öne çıktığı bir dönemde yumuşak güç de bu gerçekliğe uyum sağlıyor; daha sert semboller, daha karizmatik lider imajları ve daha gösterişli ritüeller üzerinden yeniden üretiliyor.

Nart Özel

·

11 Tem 2026

Yumuşak güç sertleşirken: 36. NATO Zirvesi'nde diplomasinin yeni kodları