Akşemsettin Mahallesi’nde bir damak rotası

Fatih'in Akşemsettin Mahallesi’nde kurulan Suriye sofraları.
Akşemsettin Mahallesi’nde bir damak rotası

26 Ocak - #BağımızVar - Soli
#BağımızVar ile birlikte

Bu topraklarla #BağımızVar #BağımızVar Bu toprakların kültürünü yaşatmak ve geçmişi günümüze taşımak amacıyla yola çıkan #BağımızVar projesi , Türkiye’nin yüzlerce yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü keşfediyor. Nedir? Müzik, sanat, zanaat, gastronomi gibi farklı alanlarda faaliyet göstererek geçmiş ve gelecek arasında köprü kuran #BağımızVar projesi, Anadolu’nun 7000 yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü yeni nesillere tanıtarak ölümsüzleştiriyor. Anadolu’nun en değerli ürünlerinden olan ve asırlar boyunca en özel günlerin başrolünde bulunan bu kültür, günümüzde de kutlamalardaki yerini alarak insanları kadim bir tatla buluşturuyor. Neler oldu? Keyfe keyif katacak bir yıla hazırlanırken, 16 - 25 Aralık tarihlerinde Four Seasons Bosphorus’ta gerçekleşen Christmas Market Istanbul ’da yerini alan #BağımızVar , sıcak ve lezzetli standıyla etkinliğin yıldızı oldu. Kışın favorilerinden, tatlı ve baharatlı aromasıyla baş döndüren bu köklü lezzet, her damak zevkine hitap ederek eski bir geleneği yaşattı. Sen de insana ve kültüre dair tüm değerleri korumayı amaçlayan #BağımızVar ’ı buradan takip edebilir, damak zevkine göre kırmızı ya da beyaz tercih ettiğin kadim tadın keyfini #BağımızVar YouTube kanalında yer alan ve Anadolu ezgilerinin Batı müziği enstrümanlarıyla harmanlandığı Yemen Türküsü eşliğinde çıkarabilirsin.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Fatih’te bulunan Akşemsettin Mahallesi, Suriye iç savaşı sonrası aldığı göçlerle çoğunluğu Orta Doğu'dan gelenlerden oluşan halk ve onların açtıkları dükkân ve işletmelerle bezeli bir hâlde. Burada yaşayanların mahallede açtıkları yeme-içme mekânları sadece memleket yemekleriyle karınlarını doyurmuyor; aynı zamanda işletme sahiplerinin gelir kapısına ve hemşehrilerine sundukları buluşma mekânlarına dönüşüyor. Bu adresler arasında sadece mahalle eşrafının değil İstanbulluların da ortak tercihi olan en popüler mekân şüphesiz, Buuzecedi.

Halit Buuzecedi'de müşterilerle ilgileniyor


2017’de ilk işletme, 3-4 sene sonraysa 100 metre kadar uzağına ikinci işletme açılıyor. Her iki işletme de sahip olduğu aynı mekânsal özelliklerle Şam kültürünün ve günlük yaşamının yansıması gibi. Yerel kıyafetlerle çalışan servis ve mutfak personelinin neredeyse tamamı Suriyeli. 

Masamızla ilgilenen garson Halit’le sohbet etme şansımız oluyor. Halit, 20’lerinin başında. 10 sene evvel savaş sebebiyle ailesiyle Halep’ten ayrılıyor. Önce Hatay’a yerleşen Halit, sonrasında üniversite okumak için Samsun’a taşınıyor. Samsun’daki yetersiz iş imkânları sebebiyle yaklaşık 4 ay önce İstanbul’a geliyor ve Buuzecedi’de işe başlıyor. “Okulu bırakmadım, ara ara Samsun’a gidip sınavlarıma giriyorum,” diye de ekliyor.

Kadifemsi humuslar servise hazır


Müslümanlarca kutsal kabul edilen cuma günleri, hafta sonunun başlangıcı olması ve aileyle bir araya gelme geleneğinin sürdürülmesi sebebiyle Buuzecedi’nin kapısında kuyruk oluşuyor. Hiç yağ çekmemiş hâliyle çıtır çıtır ve dengeli kişniş aromalı falafeli kadife dokulu humusa bandırmak için o kuyruk beklemeye değer.

Nureddin'den fıstıklı kaymaklı kurabiye


Buuzecedi’de sadece vejetaryen seçenekler mevcut. Et yemek isteyenler için hemen karşısındaki İstanbul lokantası görünümlü Saruja doğru bir alternatif. Etli fettesi, billurlu lahmacunu ve közde içli köftesi isim ve şekil benzerliğine rağmen kullanılan baharatlarla alışık olduğumuz tatların dışında lezzetler. Günü layıkıyla sonlandırmak içinse son durağımız meşhur fıstıklı kaymaklı kurabiyesiyle Nureddin Tatlıları oluyor.


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🍽️ Tabakta falafel, rotada Akşemsettin Mahallesi

Fatih’in Suriye lokantalarında karınlar doyarken gastrodiplomasi kavramı üzerine düşünüyoruz.

01 Şub 2023

#BağımızVar ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Reyhan Ülker

İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli