Akşemsettin Mahallesi’nde bir damak rotası


Bu topraklarla #BağımızVar
#BağımızVar Bu toprakların kültürünü yaşatmak ve geçmişi günümüze taşımak amacıyla yola çıkan #BağımızVar projesi , Türkiye’nin yüzlerce yıllık üzüm ve etrafında çeşitlenen kültürünü keşfediyor. Nedir? Müzik, sanat, zanaat, gastronomi gibi…
Daha fazlasını öğren →
Fatih’te bulunan Akşemsettin Mahallesi, Suriye iç savaşı sonrası aldığı göçlerle çoğunluğu Orta Doğu'dan gelenlerden oluşan halk ve onların açtıkları dükkân ve işletmelerle bezeli bir hâlde. Burada yaşayanların mahallede açtıkları yeme-içme mekânları sadece memleket yemekleriyle karınlarını doyurmuyor; aynı zamanda işletme sahiplerinin gelir kapısına ve hemşehrilerine sundukları buluşma mekânlarına dönüşüyor. Bu adresler arasında sadece mahalle eşrafının değil İstanbulluların da ortak tercihi olan en popüler mekân şüphesiz, Buuzecedi.

Halit Buuzecedi'de müşterilerle ilgileniyor
2017’de ilk işletme, 3-4 sene sonraysa 100 metre kadar uzağına ikinci işletme açılıyor. Her iki işletme de sahip olduğu aynı mekânsal özelliklerle Şam kültürünün ve günlük yaşamının yansıması gibi. Yerel kıyafetlerle çalışan servis ve mutfak personelinin neredeyse tamamı Suriyeli.
Masamızla ilgilenen garson Halit’le sohbet etme şansımız oluyor. Halit, 20’lerinin başında. 10 sene evvel savaş sebebiyle ailesiyle Halep’ten ayrılıyor. Önce Hatay’a yerleşen Halit, sonrasında üniversite okumak için Samsun’a taşınıyor. Samsun’daki yetersiz iş imkânları sebebiyle yaklaşık 4 ay önce İstanbul’a geliyor ve Buuzecedi’de işe başlıyor. “Okulu bırakmadım, ara ara Samsun’a gidip sınavlarıma giriyorum,” diye de ekliyor.

Kadifemsi humuslar servise hazır
Müslümanlarca kutsal kabul edilen cuma günleri, hafta sonunun başlangıcı olması ve aileyle bir araya gelme geleneğinin sürdürülmesi sebebiyle Buuzecedi’nin kapısında kuyruk oluşuyor. Hiç yağ çekmemiş hâliyle çıtır çıtır ve dengeli kişniş aromalı falafeli kadife dokulu humusa bandırmak için o kuyruk beklemeye değer.

Nureddin'den fıstıklı kaymaklı kurabiye
Buuzecedi’de sadece vejetaryen seçenekler mevcut. Et yemek isteyenler için hemen karşısındaki İstanbul lokantası görünümlü Saruja doğru bir alternatif. Etli fettesi, billurlu lahmacunu ve közde içli köftesi isim ve şekil benzerliğine rağmen kullanılan baharatlarla alışık olduğumuz tatların dışında lezzetler. Günü layıkıyla sonlandırmak içinse son durağımız meşhur fıstıklı kaymaklı kurabiyesiyle Nureddin Tatlıları oluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Fatih’in Suriye lokantalarında karınlar doyarken gastrodiplomasi kavramı üzerine düşünüyoruz.
01 Şub 2023

YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





