Asgari ücret: Bir karşılaştırma

Asgari ücret ara zam ile birlikte 11 bin 402 TL’ye çıkarılmış durumda. Bu sebeple yeni asgari ücret üzerinden bir asgari geçim sepeti hesaplaması yapmak icap eder diye düşünüyorum.
Asgari ücret: Bir karşılaştırma

10 Nisan - Yatırım Finansman - Exante
Yatırım Finansman ile birlikte

Yatırım Finansman 'da YF Yüzyüze ile görüntülü görüşme yaparak kolayca hesabınızı açabilir ve sermaye piyasalarında anında işlem yapmaya başlayabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

13 Haziran Salı günü yaptığı ilk toplantısı ile “hızlandırılmış maraton”una başlayan Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 21 Haziran’da Çalışma Bakanlığı’nın ev sahipliğinde düzenlenen üçüncü toplantısı ile görüşme sürecini tamamladı. Toplantının ardından açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, net asgari ücretin işçi ve işveren taraflarının uzlaşısı ile %34 oranında artırılarak 11 bin 402 TL seviyesine yükseltildiğini açıkladı. Brüt asgari ücret 13 bin 414 TL olarak duyurulurken, yeni asgari ücretin işverene aylık maliyeti ise 15 bin 762 TL oldu.

Bir karşılaştırma

Bundan birkaç ay önce asgari ücretli bir Türk işçi ile asgari ücretli bir Avrupalı işçinin alım gücünü kıyaslamak adına bir yazı kaleme almıştım. Bu karşılaştırmayı yapmak için hiç “ev, araba, telefon, dayanıklı tüketim malı” hesabına girmeden, direkt olarak her eve girmesi gereken temel ve ucuz besin ürünlerini temel aldım. Bu amaçla içinde ekmek, sıvı yağ, süt, tuz ve yumurta ürünleri yer alan bir asgari geçim sepeti oluşturdum ve işçilerin bir aylık asgari ücret ile bu sepetten ne kadar satın alabildiklerini hesapladım.

Hesaplama yaptığım dönemde İstanbul’da ekmeğin fiyatı 4 TL, 1 litre süt fiyatı 18,50 TL, 15’li yumurta 29.90 TL, 1 litre sıvı yağ 35,90 TL, 750 gram tuz fiyatı ise 8,90 TL seviyelerindeydi. Yani asgari geçim sepetimizin toplam bedeli 97,20 TL tutuyordu ve o zamanın asgari ücreti olan 5 bin 500 TL ile bir işçi bu sepetten 56 adet satın alabiliyordu. 

Ardından Ocak ayında asgari ücrete yılbaşı zammı yapıldı ve zamla birlikte en düşük ücret 8 bin 500 TL seviyesine yükseltildi. Adaletli olması açısından Mayıs ayı fiyatlarıyla yaptığım hesaplamaya göre asgari ücretli bir işçi aldığı aylık ücret ile bu sepetten yaklaşık 61 adet satın alabilir hale gelmişti. Fakat fiyatlar genel düzeyinin hızla yükselmesi nedeniyle bu miktar gerileme eğilimindeydi.

Şimdi ne oldu?

Şimdi ise asgari ücret Haziran ayında yapılan ara zam ile birlikte 11 bin 402 TL’ye çıkarılmış durumda. Bu sebeple yeni asgari ücret ve yeni fiyatlar genel düzeyi üzerinden bir asgari geçim sepeti hesaplaması yapmak icap ediyor diye düşünüyorum.

Öncelikle sepetimizdeki ürünleri ve güncel fiyatlarını sıralayalım. Haziran ayı itibarıyla İstanbul’da ekmeğin fiyatı 5 TL, 1 litre süt fiyatı 27,50 TL, 15’li yumurta fiyatı 39,50 TL, 1 litre sıvı yağ fiyatı 48,50 TL, 750 gram tuz fiyatı ise 13,90 TL seviyelerinde yer alıyor. Yani asgari geçim sepetimizin fiyatı Haziran 2023’te 134,40 TL’ye ulaşmış. Bu da ilk hesaplamayı yaptığım Ağustos 2022’den bu yana sepetin fiyatında yaklaşık %38,2’lik bir artışa işaret ediyor.

👉 Öte yandan: Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, ekmek fiyatı ile ilgili "İşletme giderlerinde en az %55-60 artış görüldü. Ekmek fiyatlarında bir değişiklik zaruret oldu, mutlaka bir değişikliğe gitmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. İstanbul’da ekmeğin fiyatının önümüzdeki dönemde 7.5 TL olacağı düşünülüyor.

Asgari ücret ise son zammın ardından 11 bin 402 TL oldu. Yani asgari ücretli bir işçinin aylık maaşıyla alabileceği asgari geçim sepeti adedi yeni ücret düzeyi ile birlikte 84’e yükseldi. Önceki yazıyı kaleme aldığım zamanla, yani Ağustos 2022’yle bir kıyaslama yapmamız durumunda ise asgari ücretli bir işçinin alabileceği sepet miktarının 28 adet arttığı görülüyor.

Tabii bu miktarın zammın hemen ardından değil de, yeni rakamın belirlenmesinden birkaç ay sonra hesaplanması tabloyu daha iyi ve daha gerçekçi bir şekilde görmek bakımından daha da uygun olacaktır. Zira açıklandığı gün 483 USD olan asgari ücret, şu anda yaklaşık 441 USD seviyesine gerilemiş durumda. İşveren ise halizhazırda stoklarında var olan ürünleri kullanmakla birlikte henüz zammın maliyetler üzerindeki artırıcı etkisini fiyatlara tam olarak yansıtmış değil. 

Zammın hemen ardından açıklama yapan KOBİDER Başkanı Nurettin Özgenç, “Özellikle iç piyasaya üreten KOBİ düzeyindeki işletmeler için yeniden ek bir maliyet geldi. Maliyet artışı direkt olarak piyasaya zam olarak yansıyacak.” ifadelerini kullanmıştı. Konuyla ilgili görüş aldığım bir işveren ise artan giderler nedeniyle ürünlerine halihazırda zam yapmış olduğunu, bunlara ek olarak ücret zamlarının da fiyatlara yansıyacağını aktardı. Aynı işveren geçtiğimiz zam döneminde işçilerinin bir kısmıyla yollarını ayırmak durumunda kaldığını da ifade etmişti.

Sonuç olarak 

Sonuç olarak asgari ücretin resmi enflasyonun üzerinde artırılmasının, işgücü maliyetlerini artırıcı etkisi nedeniyle maliyet enflasyonuna ve istihdam kayıplarına neden olduğu pek çok ekonomist tarafından kabul edilen, yadsınamaz bir gerçek. Fakat yine de bu artışların, işçilerin alım gücünde ve gelir dağılımında bir iyileşmeye sebep olduğu da görülüyor.

Örneğin 8 bin 500 TL olan asgari ücret üzerinden Mayıs ayı fiyatları ile yaptığım asgari ücret hesabına göre, daha ilk çeyrekte çift haneye ulaşan manşet enflasyona rağmen işçilerin satın alabildiği sepet miktarı, bir önceki asgari ücrete oranla yaklaşık %10 artış göstermiş. 11 bin 402 TL’lik asgari ücret üzerinden yaptığım hesaba göreyse henüz güncellenmemiş fiyatlar ile alınabilen sepet miktarı geçtiğimiz yıla göre yaklaşık %50 artmış.

Geçici olsa bile gelir dağılımında da bir iyileşme var. TÜİK tarafından açıklanan birinci çeyrek GSYH verilerine göre işgücü ödemelerinin GSYH’den aldığı pay, bir önceki çeyreğe göre 8,3 puan artarak  (EYT ödemeleri hariç) %33,5’e yükseldi. Yeni asgari ücret zammı nedeniyle aynı veride üçüncü çeyrekte de benzer bir iyileşme görmemiz olası.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

EXANTE

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

EXANTEEXANTE
∙

BÜLTEN SAYISI

🤔 Bir karşılaştırma

Bugün gündem nispeten sakin geçmekle birlikte daha çok döviz kurlarındaki hareketlenmeler, sanayicilerden gelen bildirimler ve hizmet üretici fiyat endeksi ön plana çıktı.

27 Haz 2023

Unsplash

YAZARLAR

Emircan Yaman

Piyasalar ve Finans Editörü

EXANTE

Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Haftalık takvim: TÜFE bekleniyor

Bu hafta veri akışının yanı sıra merkez bankalarının toplantı tutanakları da yakından izlenecek. Yurt içinde Eylül ayı enflasyonu, Hazine nakit dengesi ve sanayi üretimi öne çıkarken, yurt dışında ABD ISM hizmet PMI, Fed ve ECB toplantı tutanakları, Almanya sanayi üretimi ve Michigan tüketici güven endeksi ön planda.

05 Eki 2026

Haftalık takvim: TÜFE bekleniyor
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

İçeride fonların, dışarıda yükselen faizlerin makro etkileri ve sonrası

İçeride sermaye piyasalarında yaşanan kayıpların servet etkisi ve iç talep üzerindeki olası sonuçları tartışılırken, dışarıda tahvil faizlerindeki yükseliş finansal sistem açısından daha geniş bir risk alanı yaratıyor. Altın, konut ve faiz getirileriyle son yıllarda büyüyen hanehalkı serveti, fon kaynaklı kayıpların makroekonomik etkisini kısmen sınırlayabilir. Küresel tarafta ise yüksek kamu borcu, güçlü talep ve uzun vadeli faizler yılın son çeyreğinde piyasaların yönünü belirleyecek temel başlıklar olmaya devam edecek.

Erhan Aslanoğlu

·

01 Eki 2026

İçeride fonların, dışarıda yükselen faizlerin makro etkileri ve sonrası
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Organize işler bunlar

Fon piyasasında yaşanan son gelişmeler, finansal denetimin yanında kurumların niteliği ve karar alma süreçleri üzerine de yeniden düşünmeyi gerektiriyor. Liyakat, şeffaflık ve kurumsal kapasite zayıfladığında sorunlar zaman içinde birikiyor ve sistemin hata üretme ihtimali artıyor. Son yaşananlar da örgütlü vasatlık kavramının ekonomi ve kurumlar açısından ne ifade ettiğini tartışmak için önemli bir örnek sunuyor.

Organize işler bunlar
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?

Çok boyutlu bir sarsıntıya borsa manipülasyonu sermaye piyasası araçları, TEFAS fonları ve manipülatif hisse hareketleriyle yapıldı. Skandalın merkezindeki portföy yönetim şirketleri halka açıklık oranı ve işlem hacmi sığ hisselerde karşılıklı işlemlerle yapay fiyat oluşturdu. SPK’nın 28 Ağustos kararları sonrası likidite sıkışıklığı yaşandı, yatırımcılar parasını çekmek isteyince fonlar temerrüde düştü. Krizin borsa boyutunu uzmanlara sorduk.

Pelin Cengiz

·

30 Eyl 2026

Piyasa hazin sonu görüyordu: Manipülasyonun borsa mekanizması nasıl işledi?
EXANTEEXANTE
∙

HİKAYE

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında fonların tasfiyesine ilişkin yapılan toplantıda, tasfiyesine karar verilen yatırım fonları için bir Fon Koordinasyon Kurulu oluşturulması kararı alındı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) da fonların malvarlığı ve likidite durumuna göre hak sahipliği mutabakatı tamamlanan yatırımcılara ödeme yapılmasına ilişkin yol haritasını sundu. Peki bu tasfiye süreci için ne tür senaryolar ön plana çıkıyor?

Emircan Yaman

·

30 Eyl 2026

Fonların tasfiyesi için hangi senaryolar öne çıkıyor?