Aşkın beyin dinamiği

Aşk üzerine birçok roman yazıldı, filmler yapıldı. Aşk, anlaşılması güç, kompleks bir kavram. Aşk ve âşık olma, bir kişiyi çok sevme üzerine ilk ciddi düşünmeye başlamam, Fransız yazar Boris Vian’ın “Günlerin Köpüğü” kitabını okumamla olmuştu. İnsanların yaşadığı duyguları hayvan ve nesnelerin ifade ettiği bu gerçeküstü eser, kanımca aşkın ve insan duygularının ne kadar karmaşık olduğunu en güzel ifade eden kitaplardan biri. Kitapta zengin bir genç adam olan Colin, bir partide tanıdığı Chloe adında bir genç kadına âşık olur ve tanışmalarını takiben hemen evlenirler. Balayı tatillerinde Chloe’de öksürme ve göğüs ağrıları başlar ve yapılan incelemeler sonucu Chloe’ye, akciğerlerini nilüfer çiçeklerinin istila etmesine bağlı olarak gelişen ve nadir gözlenen bir akciğer hastalığının teşhisi konur. Ağrılı ve ilerleyici nitelikte olan bu hastalığın tek tedavisi, hastayı mümkün olduğunca fazla çiçekle temas ettirmektir. Bu şekilde Colin, çok sevdiği kadının hayatta kalabilmesi için tüm enerji ve parasını çiçeklere harcar. Ancak bu devam ettirilebilecek bir durum değildir; keza Colin tüm servetini çiçeklere harcar, sonuçta parası kalmaz ve sevdiği kadın çiçeksiz kaldığı için yakalandığı nilüfer hastalığından ölür. Colin sevdiği kadının ölümünden dolayı o kadar çok acı çeker ki bu acı nedeniyle en sevdiği faresi intihar eder. Günlerin Köpüğü kanımca aşk üzerine yazılmış ender güzel romanlardan biridir. Bu kitabı okuduktan sonra aşk kavramı üzerine sorgulamaya başladım. İnsan bir diğer kişiyi nasıl bu kadar çok sevebilir, uğruna her şeyi yapabilir ve o kişiyi kaybettiğinde dünyası yıkılır?
Aşk insanlara çok güzel duygular yaşatan çok güçlü bir duygudur. Buna karşın aşk kıskançlık, gerginlik, sinirlilik, paranoid deneyimler ve depresyon gibi olumsuz duyguları da yaşamamıza neden olan, bu nedenle hem birey hem toplum seviyesinde olumsuz durumları beraberinde getirebilecek karmaşık bir duygu durumudur. Aşkın her toplumda çok yaygın deneyimlenen bir duygu durumu olması ve beraberinde getirdiği birçok olumlu ve olumsuz yan etkilerinin olmasından dolayı üzerine çok sayıda bilimsel çalışma yürütülmüştür. Bu çalışmalar aşkın bireyde ve romantik partnerinde deneyimlenmesinden sorumlu sinirsel ve moleküler kökenleri tanımlamak amacıyla yapılmıştır. Sarılma hormonu olarak bilinen oksitosin özellikle aşkın ilk yaşandığı dönemlerde çiftler arası kuvvetli bir bağın oluşmasında önemli olup kan oksitosin seviyesinin ilişki uzunluğunun bir göstergesi olabileceği bildirilmiştir. Oksitosine ek olarak vazopressin hormonu da benzer şekilde romantik ilişkilerde çiftler arası bağı güçlendiren, cinsel ilişkide alınan hazzın en yüksek olduğu orgazm sürecinde salınımı artan bir hormon olup aşk duyularının işlenmesinde önemli bir rol oynar. Ödül yolağının temel ileti maddesi olan dopamin cinsel uyarımlar ve romantik deneyimlerin işlenmesinde oynadığı önemli rolden dolayı aşkın deneyimlenmesinde önemli olan bir diğer ileti maddesi olup PET (Positron Emission Tomography) çalışmalarında âşık oldukları kişilerin fotoğraflarının gösterilmesine yanıt olarak beyinde dopamin salınımının arttığı gösterilmiştir. Öte yandan, sempatik sinir sisteminin temel ileti maddesi olan noradrenalin, aşkı yaşadığımız ilk dönemlerde hissettiğimiz bitmeyen enerji halinin önemli bir nedenidir.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

NEREDE YAYIMLANDI?
İnsan bir diğer kişiyi nasıl bu kadar çok sevebilir, uğruna her şeyi yapabilir ve o kişiyi kaybettiğinde dünyası yıkılır?
05 Nis 2023

YAZARLAR

Çiğdem Gelegen
Yazar @ Psikesinema

Psikeart
Psikiyatri, psikoloji ve sanatı buluşturan, güncel psikiyatri tartışmalarına ve bireylerin baş edebilme süreçlerine katkıda bulunan ve psikiyatriye konu olan kavramların sanatsal alandaki yansımalarının altını çizen insan hâlleri yayını. Her çarşamba 12.00'de Aposto'da yayımda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN



