Bir prensin büyüme sancıları: Young Royals


Değişmeyen dayanıklı şıklık: Girard-Perregaux Laureato 42 Girard-Perregaux Laureato 42 Çok az tasarım uzun yıllar boyu gücünü ve cazibesini sürdürebilir. 1975’ten bu yana ikonik duruşunu koruyan Girard-Perregaux ’nun Laureato modeli, zamansız tasarım harikalığıyla ilk günden beri odada ilk göze çarpan detay olmayı başarıyor. Laureato 42: Yarım asırlık geçmişinde tarzından ödün vermeden hep daha iyi özelliklerle bezenen ikonik model ; paslanmaz çelik kasası, klasik lacivert kadranı, dayanıklı harmonik yapısı, ayırt edici ve spor şıklık sunan sekizgen çerçevesiyle çağın ötesinden sesleniyor. 10,68 mm gibi mütevazı bir yüksekliğe sahip olan saat gömlek kollarının altından kolaylıkla kendini gösterirken çelik kordonu rahatlıkla takılacak bir kullanım sunuyor. Ne diyebiliriz ki; moda değişiyor ama Laureato'nun tarzı dayanıklı ve şık olmaya devam ediyor. Calibre GP01800: Laureato 'nun kalbi Girard-Perregaux ’nun Ar-Ge laboratuvarında tasarlanıp geliştirilen Calibre GP01800 'ün ritmiyle atıyor. Otomatik mekanizmanın ana plakasında dairesel süslemeler ve çeşitli gravürlerin bulunması, 54 saatlik güç kapasitesi ve köprülerin klasik Côtes de Genève ile tasarlanması gibi pek çok rafine ayrıntıyla zenginleştirilmiş olduğunu belirtmemiz şaşırtıcı olmamalı. Kalbinin onun için atacağı ikonik bir model arıyorsan Laureato 42 ’yi bu bağlantıdan inceleyebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Wilhelm, lüks banyosunda. Kollarını lavaboya dayamış, aynaya bakarak derin bir nefes alıyor. Güzel yüzü yara bere içinde. Kapı çalıyor: "Prens Wilhelm? Araba burada." Jump-cut. Arabadayız, Wilhelm'in istemediği bir yere doğru yola çıktığı belli. Dışarıdan deklanşör sesleri geliyor. Flash-back. Elektronik müzik, kalabalık; önceki gece. Kulüp çıkışında Wilhelm, herkes cep telefonlarıyla kaydederken bir kavgaya karışıyor. Arabada, Wilhelm'in kulaklığında son ses çalan şarkı "I think it's wrong, I think it's bad, I think it's lame, I think it's horrible" diye bağırıyor. Kulaklığını çıkarmasını işaret eden danışman; biraz sonra sarayda yapacağı, ilk kez gördüğü özür konuşmasını uzatıyor: "...bu sebeple ailem ve ben derhâl Hillerska Yatılı Okulu'na kaydolmama karar verdik."

Young Royals | Kaynak: Netflix
Kraliyet dramalarındaki, yaldızlı yaşamların ardındaki karakter bunalımlarını ve bireysel çatışmaları düşün. Bir de ergenliğin, büyüme sancılarının ve cinsel uyanışların dönüştürdüğü gençlerin bir araya tıkıldığı okullarda geçen lise dramalarını. Odağına 16 yaşındaki İsveç prensi Wilhelm'i alan Young Royals, işte tam bu iki kategoriyi birbirine yakınlaştırıyor.
"Neden nasıl yaşayacağıma ben karar veremiyorum? Ben normal bir hayat istiyorum." Hayır. Bu cümle Netflix'in İngiliz kraliyetinin son yüzyılını Kraliçe II. Elizabeth'in yaşamı üzerinden aktaran, televizyon tarihinin en pahalı prodüksiyonlarından The Crown'dan bir alıntı değil. Ama olabilirdi de. Young Royals'ın odağındaki, 16 yaşındaki İsveç prensi Wilhelm gençlik ateşinin ve gece hayatının etkisiyle yaptığı hatanın bedelini ağır ve ivedi bir şekilde ödemek zorunda kaldığında, kraliçeye (yani annesine) bu cümlelerle isyan ediyor. Fakat The Crown takipçilerinin çok iyi bildiği gibi ne kendi kararlarını alması ne de normal bir hayat yaşaması mümkün. Üstelik veliaht prens olmasa, en azından bu yük abisi Erik'in üzerinde olsa da...

Young Royals | Kaynak: Netflix
Mevzu nedir? Netflix İsveç yapımı Young Royals; Wilhelm'in (Edvin Ryding) isteği dışında ve hiçbir söz hakkı olmadan okulundan, yaşadığı şehirden ve arkadaşlarından koparılarak yatılı okula yollanmasıyla başlıyor. Varlıklı ve soylu ailelerin çocuklarının, kasabanın yerlisi bir avuç gençle bir arada okuduğu Hillerska Yatılı Okulu, Wilhelm için birçok sorgulamayı beraberinde getiriyor. Genç prens bir yandan ailesinin ve kendisinin temsil ettiği monarşiyi ve ailesini, diğer yandan da her ergen gibi arkadaşlık ilişkilerini ve cinsel kimliğini sorguluyor. Sessizce atması beklenen çığlıkları yetmezmiş gibi, kendisinden beklendiği şekilde soylu ve varlıklı bir kıza değil, sınıfsal ve kültürel olarak farklı bir aileden gelen bir oğlana, Simon'a (Omar Rudberg) gönlünü kaptırıyor.
Wilhelm bir prens gibi davranmadığı ya da bir prens gibi davranması beklenmediği her an gerçek özgürlüğü hissediyor. Oysa bu çok zor: Saraydan ve şehirden uzaklaşmış olsa da abisinin eski okulu olan Hillerska'nın kapısından girdiği anda onun bir parçası sanki hâlen koridorlarda dolaşıyor. Wilhelm'den sanki onun yerini doldurması bekleniyor.

Young Royals | Kaynak: Netflix
Bu bir kraliyet draması. Çünkü genç veliaht prens kendini hiç beklemediği anda farklı sorumluluklar altında buluyor, kraliyetin bir üyesi olarak gençliğini dilediğince yaşamasının önünde tüm ülkeyi ilgilendiren engeller var ve karşısında durmasına rağmen sahip olduğu otoriteyi kullanmaktan da geri durmuyor.
Öte yandan bu bir lise draması. Öğrenciler arasındaki sınıf çatışmaları, cinsel kimliklerini keşfeden ergenlerin kendileri, hisleri ve arzularıyla çatışmaları, yüksek beklentilere sahip ebeveynlerin adeta boğdukları evlatlarıyla çatışmaları… Ekonomik sıkıntılarını gizlemeye çalışan zenginler, sınıf arkadaşları kadar varlıklı ailelerden gelmese de onların kolayca yaşadığı hayatı yaşamaya çalışanlar, ebeveynlerinin hayalindekinden farklı birer birey oldukları için onlara yalan söylemek zorunda kalanlar… Zorbalıklar, uyuşturucu ya da alkolle tanışmalar, çıplak fotoğrafları ya da ilk cinsel deneyimleri sosyal medyada yayılanlar… Hillerska bazen Sex Education'ın Moordale High'ını, bazen Elite'in Las Encinas'ını bazense 13 Reasons Why'ın Liberty High School'unu anımsatıyor.

Young Royals | Kaynak: Netflix
Azla yetinmek. Young Royals'ın Rojda Şekersöz, Erika Calmeyer, Kristina Humle ve Lisa Farzaneh'in yönettiği altışar bölümlük iki sezonu, ergenlik çığlıklarını iyi seçilmiş renkler ve müzikler eşliğinde aktarıyor. Bir Z-kuşağı dizisinden beklenen şekilde mesajlaşmaları ve sosyal medyayı bölümlerinde yaratıcı kurgu oyunlarıyla dâhil ediyor. Dizinin azla yetinen bir hâli var: Sezonların bölüm sayısı, bölümlerin uzunluğu da bu hâlin bir sonucu; romantizm ve cinselliğin gerçek hayattaki kadar mütevazı ve doğal kullanımı da. Wilhelm ve Simon arasında yaşananları anlamak için çoğu zaman kısa bir bakışma, hissedilen bir nefes ve anlık göz göze gelişler ya da ten temasları yetiyor. Dizinin yan karakterleri de tam kıvamındalar: Ne altı bölümlük sezonlara sığmayacak kadar derin ve büyük ne de Wilhelm'in hayatında bir figüran olmak dışında işlevleri yokmuş kadar yüzeysel ve küçük. Özellikle dizinin kötüsü olmasına rağmen gözlerinizi alamayacağınız August (Malte Gårdinger) ve dizinin ilk bölümüyle son bölümü arasındaki dönüşümüne gülümseyeceğiniz Felice (Nikita Uggla) esas hikâyeyi zenginleştiriyor.
Nerede izleyebilirsin? Üçüncü ve son sezonu bu yıl sonunda yayınlanacak Young Royals'ın ilk iki sezonunu Netflix'te bulabilirsin.
Benzer işler:
- The Crown (2016 - 2023, Peter Morgan)
- Elite (2018 - ..., Darío Madrona, Carlos Montero)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Son örneği The Little Mermaid bu hafta gösterime girecek Disney yeniden-çevrimlerine toplu bir bakış, Netflix İsveç'in kraliyet dizisi Young Royals.
24 May 2023

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Likya Kültürel Mirası” temasıyla 15-18 Ekim’de beşinci kez düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri, bu yıl Kaş’ın yanı sıra Myra ve Patara’ya da uzanıyor. Festivalin kurucularından, Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy ve gönüllü destekçi Aslınur Sarıca’yla tiyatronun, ekolojik mücadelenin ve birlikte üretmenin açtığı alanı konuştuk.
13 Eki 2026

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin etkinlik koordinatörü Nigar Mat ile festivalin yerelle kurduğu bağı, adanın ekolojik sorunlarını ve dayanışmayla bir festival sürdürmenin koşullarını konuştuk.

Çilekeş, Epifoni Organizasyonu ile 16 yıl sonra orijinal kadrosuyla sahneye döndü. Grup yalnızca eski şarkılarını çalmadı, kolektif bir kitlenin parçası olmamızı da sağladı.

Ted Kaczynski’nin hayatı, sinemanın tekrar tekrar dönmek isteyeceği kadar çok soru barındırıyor. Netflix’te yayımlanan "Unabomber", aynı hikayeye bu kez gençlik yıllarındaki psikolojik deneyler üzerinden yaklaşıyor. Öte yandan filmde Kaczynski’nin üslubu, neyi neden yazdığının önüne geçiyor. Metz’in filmi, kendisine konu ettiği karakterin izlerini takip ederken onunla karşılaşmamak için elinden geleni yapıyor.

Nermin Ülker’in "Dört Köşeli Üçgen: Yerini Bulamamış Cümlelerin Anıtları" adlı sergisi, Filiz Ağdemir küratörlüğünde 16 Ekim-5 Aralık arasında Black Light Gallery’de izleyiciyle buluşacak. Sergi kapsamında Nermin Ülker ve Filiz Ağdemir ile sohbet ettik.




