aposto-logo
TR
TREN

Can Atalay AYM Kararına Rağmen Tahliye Edilmedi

Anayasanın 153. maddesi gereği yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan AYM kararını uygulamamak için yapılan manevraların bir hukuki yoruma dayandığını söylemek mümkün değildir. Olağan bir hukuk devletinde bu tür keyfiliklerin mutlaka bir hukuki sonucunun olması gerekir.
Can Atalay AYM Kararına Rağmen Tahliye Edilmedi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

Avukat Can Atalay, Gezi davasında diğer sanıklarla birlikte yargılanıp 18 yıl hapis cezasına çarptırılmış ve hükümle birlikte tutuklanmıştı. İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı Yargıtay önünde temyiz incelemesinde iken Türkiye İşçi Partisi tutuklu bulunan Can Atalay’ı Hatay’dan milletvekili adayı gösterdi ve 14. Mayıs 2023 tarihinde yapılan seçimlerde Atalay milletvekili seçildi. Bunun üzerine Atalay, Anayasanın 83. maddesi gereği yasama dokunulmazlığı kazandığını bu nedenle hakkındaki yargılamanın milletvekilliğinin sonuna kadar ertelenmesi gerektiğini belirterek Yargıtay’dan tahliye talebinde bulundu. Anayasa Mahkemesinin daha önce benzer durumlarda vermiş olduğu emsal kararlarına rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesi Atalay’ın yargılamanın durdurulması ve tahliye taleplerini reddetti. Bunun üzerine Atalay anayasal haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesinde Atalay hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanması yönünde görüş sundu. Anayasa Mahkemesi Atalay’ın başvurusunu 12 Ekim 2023 tarihli toplantısında gündeme aldığını duyurmasına rağmen Yargıtay 3. Ceza Dairesi 28 Eylül 2023 tarihinde Gezi davasına ilişkin kararını açıkladı ve Can Atalay Hakkındaki mahkûmiyet kararını onadı. Böylece Atalay’ın Cezası kesinleşmiş oldu. Anayasa Mahkemesi 12 Ekim tarihli toplantıda bir üyenin dosyaya hazırlanamadığını belirtmesi üzerine başvurunun incelenmesini ileri bir tarihe ertelediğini duyurdu. Mahkeme nihayet 25 Ekim tarihinde Atalay’ın başvurusunu gündeme alarak kararını verdi. [1] Gerekçeli kararını da 27 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımladı.  

Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu Enis Berberoğlu,[2] Ömer Faruk Gergerlioğlu[3] ve Leyla Güven[4] kararlarına atıf yaparak Atalay’ın milletvekili seçildikten sonra tahliye edilmemesi nedeniyle seçme ve seçilme hakkı ile özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme bu sonuca ulaşırken Anayasanın 83. maddesinde yasama dokunulmazlığının istisnasını düzenleyen hükmün Anayasanın 14. maddesine atıf yaptığını, bu madde kapsamındaki suçlardan daha önce yargılamasına başlananların dokunulmazlıktan yararlanamayacağını öngördüğünü ancak Anayasanın 14. maddesinde herhangi bir suç tipinin belirtilmediğini ve yalnızca hakkın kötüye kullanılması yasağının düzenlendiğini vurgulamıştır. Bu nedenle Anayasanın 14. Maddesinin yasama organına hangi suçların yasama dokunulmazlığından yararlanamayacağını düzenleme ödevi yüklediğini hatırlatan Mahkeme, böyle açık bir düzenlemenin bulunmadığı durumda yargı organlarının yorum yoluyla hangi suçların dokunulmazlık kapsamı dışında kalacağını belirleyemeyeceğini, böyle bir belirlemenin öngörülemez ve keyfi olacağını belirtmiştir. Bu nedenle anayasal haklara yapılan müdahalenin yasal öngörülebilirlik koşullarını taşımadığına karar vermiştir. Mahkeme ihlal tespiti yapmakla kalmamış, ihlalin nasıl giderileceğini de kararında vazıh bir şekilde açıklamıştır.   Buna göre; 

“Anayasa Mahkemesince başvurucu hakkında tespit edilen hak ihlallerinin sonlandırılmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına yönelik olarak;

 i. Yeniden yargılama işlemlerine başlanması, 

ii. Mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulması ve ceza infaz kurumundan tahliyesinin sağlanması,
iii. Başvurucunun hükümlü statüsünün sona erdirilmesi,
iv. Yeniden yapılacak yargılamada durma kararı verilmesi işlemlerinin yerine getirilmesi zorunludur”.[5]

Görüldüğü gibi AYM, yerel mahkemenin hangi kararları alması gerektiğini açıkça kararında yazmış ve kararın gereğinin yerine getirilmesi için bir örneğini ilk derece Mahkemesi olan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Anayasa Mahkemesinin kısa karar sonucunu alan yerel mahkemenin derhal Atalay’ı tahliye etmesi gerekirken, yerel mahkeme önce gerekçeli kararı beklemiş, gerekçeli karar yayınlandıktan sonra beş gün boyunca herhangi bir karar vermemiş ve 31 Ekim tarihinde anlaşılmaz bir şekilde Anayasa Mahkemesinin ihlal kararının Yargıtay 3. Dairesinin tahliye talebinin reddi kararıyla ilgili olduğunu belirterek dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiştir.

Bu davanın açılmasından itibaren devam eden hukuksuzluklar silsilesi nihayet Anayasa Mahkemesi kararının keyfi bir şekilde uygulanmaması ile zirve yapmıştır. Kesinleşmiş bir ceza ile ilgili yeniden yargılama yapma yetkisinin yerel mahkemede olduğu açıktır. Buna rağmen Anayasanın 153. maddesi gereği yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan AYM kararını uygulamamak için yapılan manevraların bir hukuki yoruma dayandığını söylemek mümkün değildir. Olağan bir hukuk devletinde bu tür keyfiliklerin mutlaka bir hukuki sonucunun olması gerekir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

milletvekili

yasama dokunulmazlığı

Avukat

Can Atalay

Yargıtay

Türkiye İşçi Partisi

Hatay

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Anayasa Mahkemesi

Enis Berberoğlu

Ömer Faruk Gergerlioğlu

Leyla Güven

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Türkiye’de Basın Özgürlüğü Raporu 2023 Yayınlandı

Can Atalay AYM Kararına Rağmen Tahliye Edilmedi, Türkiye’de Basın Özgürlüğü Raporu 2023 Yayınlandı, Gri Listeden Çıkma Çabaları.

06 Kas 2023

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

;