Coğrafyanın kimliğiyle bezeli rakısı


Hem lezzetli hem sağlıklı öğünler: Philips Airfryer XXL Smart Sensing
Minimum yağ, maksimum lezzet, zahmetsiz kullanım İlk defa 80 yıl önce ortaya çıkan sıcak hava kullanarak pişirme teknolojisi, zamanla gelişerek ve yaygınlaşarak bugün çok sevdiğimiz airfryer’lara dönüştü. İlk airfryer’ı 2010 yılında…
Daha fazlasını öğren →
Rakı kadehinde, çay bardağında. Öğle saatlerinde, gün batarken. Zeytinyağlıyla, sakatatla. Müzeyyen Senar eşliğinde belki de Tom Waits'le. Önce peynirle mi yoksa kavunla mı? Kutlamada veyahut dertleşmede. Meyhanede, evde, lokantada. Etrafındakilerle dönüşebilen; dönüşebildikçe her yerde ve herkesin her hâlinde kendini konumlandırabilen rakının sınır ötesi ifadelerine odaklanıyoruz.
Denemeden evvel rakı ve Türkiye kültüründeki yerine dair kulaklarına çalınanları, ilk içişlerinde tadı, kokusu ve mezeleri hakkındaki düşüncelerini, meyhane deneyim ve gözlemlerini. Rakı kültürünün Türkiye toplumuna dair düşündürdüklerini Ali, Blue ve Sara'ya sorduk.
"Rakıyı severek doğmazsın, aranızdaki ilişki zamanla gelişir. Ya da belki de o paylaşılan anlar o kadar değerli hâle gelir ki rakıyı sevdiğine kendini ikna edersin."
Ali, Türkiye asıllı Londralı
Türkiyeli olarak duymamam mümkün mü? Rakı bir alkollü içecekten çok daha fazlası; bir deneyim, çoğunlukla paylaşılan bir deneyim. Meyhaneler sunulan çeşitli mezeler ve arkada çalan müzikle bu deneyimin en iyi yaşanabileceği yerler; maalesef artık Türkiye’deki gelir standartlarına uygun olmayan maliyet etiketleriyle.
Üzgünsün ve söylenmeye mi ihtiyacın var? Arkadaşlarınla rakı içebilirsin. Neşeli bir anı mı kutluyorsun? Cevap yine rakı. Mutlu ya da üzgün farketmeksizin; hikâye anlatımının sahnede yerini aldığı zamanların daimi eşlikçisi. Türkiye’ye gitmek sana bu deneyime dair çok fazla fırsat sunabilir fakat niyet aynı olduğu sürece Türkiye dışında her yerde de bunu yaşayabilirsin. Hem tadı hem de çevrili olduklarıyla kesinlikle kazanılmış bir deneyim.
Rakıyı severek doğmazsın, aranızdaki ilişki zamanla gelişir. Ya da belki de o paylaşılan anlar o kadar değerli hâle gelir ki rakıyı sevdiğine kendini ikna edersin. Oysa gerçekte can attığın şey çevrenizdekilerin arkadaşlığıdır. Türkiye’de veya değil, rakıyı her yerde içerim. Ve hatta bence daha fazla insan içmeli. Yakınlaşmak, birbirimizin hikâyelerini dinlemek, yargılamadan daha açık olmak rakıyla sağlanabiliyorsa, belki ve sadece belki, yavaş yavaş bu güzel ülkenin özünü öldüren kutuplaşmaya da son verebilir.
"Sokaklarda bir araya gelmiş insanlar, sürekli devam eden sohbetin uğultusu ve kahkahalar eşliğinde şıngırdayan bardakların sesini hayal edebiliyorum. Türkiye’nin havasınınsa tatlı anason koktuğunu hissedebiliyorum."
Blue, Londra
Rakıyı ilk kez etrafındaki ritüellerle zihnimde ona dair pastoral bir resim çizmemi sağlayan arkadaşım Ela’dan duydum. Loş bir barda yada birinin dairesindesin, müzik dinliyorsun ve masanın etrafında toplanmış dertlerinden bahsediyorsun; bir nevi katartik bir sosyal kayganlaştırıcı. Rakıyı ilk içtiğimde tadına bayıldım; suyla birlikte hazırlanan meyan kökümsü anason aromasının büyük hayranıyım.
Hiç Türkiye’ye ve meyhaneye gitmedim fakat çok isterdim. Uzaktan bir izleyici olarak Türkiye bana inanılmaz derecede topluluk temelli bir kültüre sahip gibi geliyor. Sokaklarda bir araya gelmiş insanlar, sürekli devam eden sohbetin uğultusu ve kahkahalar eşliğinde şıngırdayan bardakların sesini hayal edebiliyorum. Türkiye’nin havasınınsa tatlı anason koktuğunu hissedebiliyorum. Bir masanın etrafında toplanmış insanlar seçimleri ya da aşka dair fikirlerini tartışıyorlar.
Çoğu mutfak deneyiminde olduğu gibi çevrenin deneyiminizde büyük bir rol oynadığına inanıyorum. Rakı ve meyhane kültürünü Londra'da yaşamanın gerçekten uzak bir deneyim olduğunu değil sadece eksik kalacağını düşünüyorum.
"Meyhaneler sadece eğlence amaçlı kurulmuş mekânlar değil, çok daha anlamlı bir işleve sahip; sunduğu atmosferle bir sohbetin derinine inmek ya da yaşattığı bir anla hayata bir tutam tuz katmak gibi."
Sara, Amsterdam
İçene kadar hiç duymamıştım. Deneyince gördüm ki en iyi zamanların ideal eşlikçisi. İlk kez Yunanistan’da içtim ve kalbimi sonsuza dek çaldı. Sakin bir akşamda arkadaşlarınızla sohbet ederken içebileceğiniz en güzel içki. Mevcut siyasi oyunlar bu gerçeği silmeye çalışsa da Türkiye’nin farklı milletlerden oluşan zengin bir tarihi var. Meyhaneler sadece eğlence amaçlı kurulmuş mekânlar değil, çok daha anlamlı bir işleve sahip; sunduğu atmosferle bir sohbetin derinine inmek ya da yaşattığı bir anla hayata bir tutam tuz katmak gibi.
Meyhanedeyken zaman daha yavaş akıyor. Burada da arkadaşlarımla onu taklit etmeye çalışıyoruz. Türkiyeli olmasam da hayatımda böyle akşamların olmadığını hayal edemiyorum. Türkiye’den bir arkadaşımın Haziran’daki düğünü için yemek organizasyonuna yardım ediyorum ve rakıyla kavuşma anımızı sabırsızlıkla bekliyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Zaman mıdır kaybolan, kültür müdür aşılan? Bu hafta apéro'da: Coğrafyanın kimliğiyle bezeli rakının dünden bugüne, memleketten gurbete İstanbulluluk ritüellerindeki pozlarından rakı ve minvallerinin seyrüseferine.
24 May 2023

YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Batı Karadeniz’in iç kesimlerindeki Daday, deniz etkisinin azaldığı, yüksek rakımlı ve ormanlık bir coğrafyada yer alıyor. Ormanlar, meralar, tarım arazileri ve köyler birbiriyle iç içe. Üretim ise iklimin ve mevsimlerin çizdiği sınırlar içinde ilerliyor. İki gün boyunca ziyaret ettiğimiz çiftlikler, bu koşullarla kurulan farklı ilişkileri anlamak için iyi birer durak.

Bir zamanlar İstanbul’un takvimi deniz üzerinden tutulurdu. Palamutun, lüferin ve uskumrunun gelişi mutfakta neyin pişeceği kadar, kayıkların ne zaman suya ineceğini, balıkçı tezgahlarının görünümünü ve şehrin gündelik akışını da belirliyordu. Bazı şeyler hiç değişmiyor. Ekim geldiğinde İstanbul’da gözler hâlâ yeniden denize çevriliyor.

Londra’yı gastronomi üzerinden tanımak için her zaman şehrin en yeni restoranlarının peşine düşmek gerekmiyor. Bazen birkaç sokaklık bir rota, şehrin yemek kültürünün nasıl değiştiğini görmek için yeterli. Borough Market’tan Bermondsey Street’e kadarki bu bölge de bunun iyi örneklerinden biri. Emre Onar, sevdiği duraklar ve kendi deneyimleri üzerinden bu kısa mesafeyi adım adım anlatıyor; kahveyle başlayan rotayı pazar tezgahlarından restoranlara, oradan da Bermondsey Street’in sakinliğine taşıyor.

Urla’da sofraya giden yol, toprağın ve mevsimin sunduklarıyla başlıyor. WMF işbirliğiyle, Şef Dilek Yetkiner eşliğinde lavantalardan Ege otlarına uzanan bir hasadın ardından mutfağa geçtik. Doğada başlayan akşamı, uzun bir yaz akşamına yakışan sofrada, Bi’ Masa Akademi’de pişirdiklerimizle tamamladık.
05 Eki 2026

İki Michelin yıldızlı Villa Aida’nın kurucu şefi Kanji Kobayashi, Vakko L’Atelier’in “Guest Chef Dinner” serisi için İstanbul'daydı. Şef Kobayashi, sohbetimizde İstanbul’da karşılaştığı malzemeleri kendi mutfak diliyle yeniden düşünürken şehrin yemek kültüründe kendisine tanıdık gelen ve ayrışan noktaları anlattı.





