
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
AK Parti
İktidar partisi, yerel yönetimlere ilişkin politikalarına Kamu Yönetimi başlığı altında yer veriyor. Parti programında "Çağımız bir yönüyle küreselleşme çağı, diğer yönüyle yerelleşme ve yerel yönetimlerin devlet sistemleri içindeki ağırlıklarının arttığı bir çağdır." ifadelerine yer veren AK Parti, demokrasinin sadece seçme ve seçilme rejimi olmadığını; aynı zamanda katılım ve iş birliği rejimi olduğunu, bu katılım ve işbirliğini gerçekleştirecek temel birimlerin de yerel yönetimler olduğunu belirtiyor. AK Parti, mahalli idareler alanında asıl sorunun demokrasinin derinlikten yoksun olması olduğunu ifade ediyor ve yapılması gerekeni şöyle anlatıyor:
"Yapılması gereken, katılımcı ve çoğulcu demokrasinin günümüzde yaygınlık kazanan ilke ve uygulamalarını yine günümüz iktisat ve kamu yönetimi anlayışları çerçevesinde mahalli idareler alanına taşımaktır."
Parti programında bu doğrultuda;
- Mahalli idarelere yerel ihtiyaçlara göre yönetim biçimlerini geliştirme yetkisi vereceklerini,
- Yerel yönetimlerin kendi görevlerini yerine getirebilmeleri için gerekli harcamaları karşılayacak düzeyde ve çeşitlilikte mali güce kavuşmalarını sağlayacaklarını
- Yerel yönetimlerin karar alma süreci ve bazı faaliyetlerine sivil toplum kuruluşlarının katılımını sağlayacaklarını,
- Kendi alanlarıyla ilgili düzenlemelere gidilmeden önce yerel yönetimlere danışılması ilkesini getireceklerini,
- Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı'na uygun olarak, anayasal sisteme yerel yönetim hakkının dahil edilmesini sağlayacaklarını,
- Yerel yönetimlerin yargı yoluna gidebilme hakkı dahil ilgili tüm düzenlemeleri gerçekleştireceklerini,
- Yerel yönetimlerin denetim ve gözetiminin, korunmaya çalışılan çıkarların önemi ile orantılı olması ilkesini gözeteceklerini,
- Büyükşehir belediyesi kurulmasına objektif kıstaslar getireceğini, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri arasındaki görev-yetki paylaşımını hizmetlerde aksamaya yol açmayacak şekilde yeniden düzenleneceğini,
- Belediye sınırlarının mülki sınırlar olarak belirlenmesine yönelik bir değişimin yapılmasını esas alacak yerel yönetim reformunu gerçekleştireceğini ifade ediyor.
MHP
Cumhur İttifakı ortaklarından Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) de parti programında yerel yönetimlere "Kamu Yönetimi" başlığı altında yer vermiş. MHP, programında yerel yönetimlere ilişkin yalnızca şu ifadelere yer veriyor:
"Yerel yönetimlerin hizmet kapasitesinin artırılması
Bazı kamu hizmetlerinin; erişimini kolaylaştırmak, kalitesini ve etkinliğini artırmak suretiyle yerel düzeyde vatandaşa arzını sağlayacak bir anlayışla sunumu esas olacaktır. Bu amaçla yerel yönetimlerin hizmet kapasitesi artırılacaktır."
BBP
Cumhur İttifakı'nın bir diğer ortağı olan Büyük Birlik Partisi (BBP) ise yerel yönetim anlayışını "Yerinden Yönetim ve Yerel Yönetimler" başlığı altında açıklıyor. BBP, parti programında "Vatandaşlar ve yönetim arasında, günlük hayattaki bağı kuracak yerel yönetimlerdir. Yerinden yönetim ilkesi prensibi kapsamında ise hantallıktan kurtulmak adına merkezî idarenin belli yetkileri belediyelere devredilecektir. Üniter devlet anlayışı ile çelişmemek kaydıyla yerel yönetimlerin güçlendirilmesi sağlanacaktır." ifadelerine yer veriyor. Çağdaş demokrasi anlayışının seçme ve seçilme hakkı ile sınırlı kalamayacağını ifade eden BBP, katılım ve işbirliğinin öncelikle yerel yönetimlerde hayata geçirileceğini ifade ediyor. BBP "Yerel yönetimler reformumuzda, 'Büyükşehir Yasası'nın' uygulamasıyla ortaya çıkan olumsuzluklar ortadan kaldırılacak, yeni il ve ilçe merkezleri oluşturulacak ve tarihsel yerleşim geleneğinin çekirdeği olan köylerin statüsü mutlaka muhafaza edilecektir." ifadelerine yer veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




