Dakikada 10 futbol sahası kadar yağmur ormanı yok oluyor

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Açıklanan yeni veriler, Brezilya ve Kolombiya Amazonları'ndaki orman kayıplarında kayda değer düşüşler yaşanmasına rağmen dünyanın en bakir yağmur ormanlarında yaşanan tahribatın geçen yıl da devam ettiğini gösteriyor.
Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) ve Maryland Üniversitesi tarafından derlenen rakamlar, 2023 yılında daha önce bozulmamış yağmur ormanlarından neredeyse İsviçre büyüklüğünde, 37 bin kilometrekarelik bir alanın yok edildiğini gösteriyor. Bu, dakikada on futbol sahası büyüklüğünde yağmur ormanını kaybettiğimiz anlamına geliyor. Kaybın ardındaki temel neden ise tarım arazilerine alan açılması için yapılan kıyımlar.
Dünyanın yağmur ormanları açısından en zengin ülkeleri olarak bilinen Brezilya ve Kolombiya’da orman koruma uygulamaları sonuç vermeye başladı. Kolombiya’daki yıllık orman kaybında yüzde 49, Brezilya’da ise yüzde 36 düşüş yaşandı. Ancak Bolivya, Laos, Nikaragua gibi ülkelerdeki tarım faaliyetlerinin yanında Kanada’daki yangınların yarattığı tahribat artarak devam ediyor. Ormansızlaştırmaya yol açan arazi kullanımı değişiklikleri biyoçeşitlilik krizinin esas sebeplerinden biri olarak gösterilirken, sera gazı emisyonlarının ikinci en büyük kaynağını oluşturuyor.
Araştırmacılara göre küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi seviyelerin 1,5 derece üzerinde sınırlamak için yağmur ormanlarının varlığının korunması şart. Devam eden ormansızlaştırma ise, hükümetlerin iklim ve biyoçeşitlilik taahhütlerini yerine getirmede başarısız olduklarının çarpıcı bir göstergesi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de deniz sularında kayda değer miktarda ısınma gözlenirken Yunanistan bugüne kadar kaydedilen en sıcak kışını yaşadı. İtalya'da bir adayı keçiler istila etti.
06 Nis 2024

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bugün yayımlanan raporunda, Kasım ayında COP31'e ev sahipliği yapmaya hazılanan Türkiye'de çevre protestolarına katılanların gözaltı, para cezası ve ceza soruşturmalarıyla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti. Kurum, bu uygulamaların ifade ve toplantı özgürlükleri üzerinde caydırıcı etki yarattığını vurguladı.
13 Eki 2026

Türk tarihinin büyüklüğünün anlaşılması için Göbeklitepe’nin Türk olmasına ihtiyaç yok. Anadolu’nun bizim için taşıdığı değerin de Hititlerin, Troyalıların ya da beş bin yıl önce Beşiktaş’ta yaşayan insanların Türk çıkmasına ihtiyacı yok. Belki gerçek tarih bilinci, geçmişin her köşesinde kendimizi aramak yerine, bizden farklı olan bir geçmişi de kendi mirasımızın parçası olarak koruyabilecek özgüvene sahip olmaktır.



