Darbeler kıtası: Afrika

En son Gabon'da gerçekleşen darbenin ardından Afrika kıtasında son 3 yılda 6 ülkede 8 darbe gerçekleşmiş oldu. Peki bu darbelerin amacı ne ve herhangi bir destekleri bulunuyor mu?
Darbeler kıtası: Afrika

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Gabon'da 30 Ağustos'ta askerler yönetime el koyduklarını ve seçim sonuçlarını iptal ettiklerini açıkladı. Ülkede darbeden birkaç saat öncesinde seçim sonuçları açıklanmış, Devlet Başkanı Ali Bongo’nun yeniden göreve seçildiği ilan edilmişti. Seçimlere müdahale eden ordu, 56 yıldır iktidarda olan Bongo ailesinin yönetimini devirdi. 

  • Bilgi notu: Ali Bongo, babası Omar Bongo 2009 yılında hayatını kaybettiğinden beri devlet başkanlığı görevindeydi. Babası Omar Bongo da, 1967-2009 arasında devlet başkanlığı yapmıştı.

Darbenin ardından Ali Bongo, ev hapsine alındı ve oğullarından biri "Vatana ihanet" suçlamasıyla tutuklandı. Askerler, seçim sonuçlarını iptal ettiklerini ve cumhuriyetin tüm kurumlarını feshettiklerini duyurdu, kendilerini “Geçiş ve Kurumların Restorasyonu Komitesi” üyeleri olarak tanıttı. 

Henüz pazartesi günü ise askerî cuntanın lideri General Brice Oligui Nguema geçici devlet başkanı olarak yemin etti. Nguema, "serbest ve şeffaf" seçimlerle iktidarı sivil yönetime devretme sözü verdi. 

Gabon'daki darbe Nijer'de yaşanan darbeden yaklaşık 1 ay sonra geldi. Böylece Afrika kıtasında son 1 yılda 2 ülkede, son 3 yılda ise 6 ülkede darbe gerçekleşmiş oldu. 6 ülkenin Afrika'da bulunmalarının yanı sıra bir benzerlikleri daha var; o da hepsinin eski Fransız sömürgesi olması.

3 yıl, 6 ülke, 8 darbe 

 2020 yılından bu yana Afrika'da Mali, Çad, Gine, Burkina Faso, Nijer ve Gabon askerî darbelerin gerçekleştiği ülkeler. Kısaca buralardaki darbeleri hatırlamak gerekirse; 

  • Mali: 1960 yılında Fransa'dan bağımsızlığını kazanan Mali'de 2020 ve 2021 yıllarında iki kez darbe gerçekleşti. 18 Ağustos 2020'de Devlet Başkanı İbrahim Boubacar Keita, Albay Assimi Goïta liderliğindeki askerî cunta tarafından devrildi. Ulusal Halkın Kurtuluş Konseyi (CNSP) kuruldu ve cunta 3 yıl içinde seçim sözü verdi. Eski Savunma Bakanı Bah N'Daw geçici başkan ve Assimi Goïta başkan yardımcılığına atandı. 24 Mayıs 2021'de ise gerçekleşen ikinci darbede Mali ordusu, geçici Devlet Başkanı Bah N'Daw, Başbakanı Moctar Ouane ve Savunma Bakanı Souleymane Doucouré'yi tutuklayıp gözaltına aldı. 26 Mayıs'ta Assimi Goïta, Geçiş Dönemi Başkanı oldu. Goïta, 6 ay olan geçiş sürecini 5 yıla uzatmak istedi; ancak ülkeye ağır ekonomik yaptırımlarda bulunan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) ile gerçekleşen görüşmelerin ardından Mali'nin Şubat 2024'te seçime gideceği açıklandı. 

  • Gine: Fransa'dan bağımsızlığını 1958 yılında kazanan Gine'de ise askerî darbe 5 Eylül 2021 yılında gerçekleşti. Gine ordusunun özel kuvvetler birimi Başkanlık Sarayı'nda Cumhurbaşkanı Alpha Conde'yi ev hapsine aldı. Ordu, hükümeti yolsuzlukla ve insan hakları ihlalleriyle suçladı. 2010'dan beri görevde olan Gine cumhurbaşkanı Conde, anayasayı değiştirdikten sonra 2020'de üçüncü dönem için yeniden seçilmişti. Conde ev hapsinde tutulduğu süreçte istifa etmeyi reddetti. 1 Ekim'deGeçiş Dönemi Başkanı olan Albay Mamadi Doumbouya, 3 yıllık bir geçiş dönemi hedeflediklerini duyurdu. Doumbouya kendisinin ve diğer cunta yöneticilerinin gelecekteki seçimlere katılmayacağını vurguladı ve Ocak 2023'ten itibaren 2 yıla indirdiği geçiş sürecinin bir gün bile uzamayacağına söz verdi. 
  • Burkina Faso: 1960 yılında Fransa'dan tam bağımsızlığını kazanan Burkina Faso'da 2022'de iki darbe yaşandı. Darbelerden ilki 23 Ocak gecesi gerçekleşti. Kasım 2020'de ikinci dönem başkanlığına seçilen Cumhurbaşkanı Roch Marc Christian Kaboré, hükümeti cihatçı tehdide karşı mücadele edememekle suçlayan askerler tarafından devrildi. Darbenin lideri Paul-Henri Sandaogo Damiba, üç yıllığına ülkenin Geçiş Dönemi Başkanı olarak atandı; ancak 30 Eylül'de bir darbe daha gerçekleşti. Yine aynı nedenle gerçekleşen darbenin lideri İbrahim Traoré, 21 Ekim'de Geçiş Dönemi Başkanı olarak seçildi. 

  • Nijer: Nijer'in seçilmiş Cumhurbaşkanı Muhammed Barzoum bu yıl 26 Temmuz'da, bizzat kendisini korumakla görevli başkanlık muhafızları tarafından devrildi. Bazoum, Nijer'in 1960 yılında Fransa'dan bağımsızlığını kazanmasından bu yana seçimle göreve gelen ilk lideriydi. Askerler ülkenin anayasasını askıya aldıklarını açıkladı ve devlet başkanlığı yetkilerini General Abdourahmane Tchiani'nin üstlendiğini bildirdi. Cunta, 3 yıllık bir geçiş dönemi ilan etti. Darbeyi kınayan ECOWAS, Başkan Bazoum'un serbest bırakılmasını talep ediyor ve askeri müdahale tehdidinde bulunuyor.
  • Çad: Çad'da yaşanan darbe ise diğerlerine göre biraz farklı. 1990'dan bu yana yönetimde olan Cumhurbaşkanı İdris Debi İtno, cumhurbaşkanlığı seçiminin düzenlendiği 11 Nisan 2021'de Çad'ın kuzeyinde Libya sınırındaki Tibesti bölgesinden başkent Encemine’ye doğru saldırı başlatan Çad'da Değişim ve Uyum Cephesi'ne (FACT) bağlı isyancılara karşı başlatılan operasyonda 19 Nisan'da cephe hattında vurularak hayatını kaybetti. Bunun üzerine 20 Nisan sabahı oğlu Muhammed İdris Debi İtno bir grup askerle birlikte Askeri Geçiş Konseyi'nin kurulduğunu açıkladı. Debi İtno, Geçiş Dönemi Başkanı oldu. Bunun ardından askerî yönetimin başa geçmesi nedeniyle ülke muhalefeti başta olmak üzere birçok grup, hareketi bir darbe olarak nitelendirdi. 2022 yılında geçiş hükümeti ve muhalif gruplar arasında bir barış anlaşması imzalansa da bu yıl ülkede darbe girişimleri olduğu ve engellendiği bildirildi.

Fransız sömürgesinin etkisi, dünden bugüne 

Yazının başında belirttiğimiz üzere; bu ülkelerin tek ortak noktası Afrika'da olmaları değil; her birinin aynı zamanda eski Fransız sömürgesi olması. Tabii yalnızca eski sömürge değil, Fransa'nın bu ülkelerle bağı hâlâ devam ediyor. 

Örneğin ülkelerin birçoğunda avro sabit ve ülkeler Fransa hazinesinin garantileriyle desteklenen para birimi Orta Afrika Frangı kullanıyor. Ayrıca birçoğu Frankofon.

Ülkelerde bulunan birçok büyük şirket de Fransa merkezli. Yine bir örnek vermek gerekirse Gabon'un özel sektörde en çok istihdam sağlayan ikinci firması, bir madencilik şirkeri olan Eramet ve şirket Fransa merkezli.

Fransa'nın ülkeler üzerindeki tek etkisi bu da değil, zira neredeyse tamamında Fransa ordusunun askerleri yer alıyor. Başkent Encemine'deki Fransa’nın askeri üssü, Sahil bölgesindeki Fransız askeri varlığını tek çatı altında toplayan "Barkhane" askeri harekatının merkezi komutası başkent Encemine'de kuruldu.

Özellikle Macron'un görevde olduğu süreçlerde Fransa'nın eski sömürgeleri üzerindeki askeri ve siyasi etkisi canlılığını hep korudu. Çad'da, 2019'da dönemin cumhurbaşkanı İdris Deby'i destekleyen Fransa'nın askerî uçaklarının, ülkenin kuzeydoğusundaki isyancıları üç gün boyunca bombardımana tutması buna örneklerden biri. 

Fransa'nın ülkelerin darbe ile indirilen yönetimleriyle de arası iyi. Gabon'daki lider Bongo'nun ve çocuklarının Fransa'da çok sayıda taşınmaz mülk satın aldığı ortaya çıkmıştı. Yapılan araştırmada elde edilen bilgilere göre Bongo ailesinin başta Paris'teki Şanzelize'de olmak üzere ülkenin birçok bölgesinde 28 taşınmaz mülkü bulunuyor ve bu mülkler başta Fransa merkezli Elf-Total'in olduğu, çoğunlukla petrol şirketlerinden alınan rüşvet ve yolsuzluk paralarıyla elde edildi.

Yani örneklerden de anlaşıldığı üzere Fransa bu ülkelerin tamamında siyasi, askerî ve ekonomik etkiye sahip. 

Ancak; Fransa'nın Afrika'ya müdahale eden ülke imajından uzaklaşmak istediği de değerlendiriliyor. euronews'ta konuya ilişkin bir yazı kaleme alan Andrew Naughtie şu ifadeleri kullanıyor: 

"Geçen bahar Frankofon ülkeleri ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Afrika turunun ilk ayağı Gabon'da, Fransa'nın sömürge dönemi sonrası Afrika ile kurduğu ilişkileri ifade etmek için kullanılan "Françafrique" döneminin artık sona erdiğini duyurmuştu."

"Fransa'dan almak istemediği pozisyonu alması bekleniyor ve bunun sorumluluğunu tamamen üstleniyorum" diyen Macron ülkesinin, "Gabon'da veya başka bir yerde herkesle konuşabilen ve rolü iç siyasete karışmamak olan tarafsız bir muhatap” olduğunu öne sürmüştü.

Naughtie, Afrika'daki birçok ülkenin ise Macron gibi düşünmediğini vurguluyor. 

Ülkelerdeki darbelerin yalnızca yönetimdeki hükümetlere değil, aynı zamanda yıllardır hem kültürel hem ekonomik hem siyasi hem de askerî alanda etkisini sürdüren Fransa'ya yönelik de olduğu; her darbenin ardından cunta yönetimlerinin aldığı Fransa başkonsoloslarını ülkelerine geri gönderme veya Fransa askerlerinin ülkelerinden çekilmesini talep etme gibi kararlardan da anlaşılıyor. 

Rusya'nın esintisi

Özellikle Burkina Faso, Mali ve Nijer’deki darbelerle Fransa’nın Batı Afrika üzerinde güç kaybettiği ve Rusya’nın bu darbelerden istifade edeceği iddia edilmişti. Nijer'deki darbenin ardından darbe destekçileri, sokaklara Rusya bayrağı ile çıkmıştı.

Geçtiğimiz günlerde liderlerini bir uçak kazasında kaybeden Rusya paralı asker grubu Wagner'in en etkin olduğu ülkelerden biri de Mali. Aralık 2021'den bu yana, Wagner grubundan binden fazla askerin Mali'de askerleri desteklediği biliniyor; ancak Mali'deki askerî yetkililer Wagner'in ülkedeki varlığını hâlâ reddediyor. Rusya yetkililerinin birçok kez doğrulamasına rağmen  yalnızca "devletler arası işbirliği " çerçevesinde  "Rus eğitmenlerin " kullanıldığını kabul ediliyor.

Konuyu euronews'e değerlendiren Fransız siyaset bilimci Nicolas Tenzer'e göre Fransa'nın eski Afrika kolonilerine karşı son yıllarda paradoksal görünen davranışları, bir dereceye kadar, başta Mali olmak üzere şiddetli cihatçılığa ve Rusya'nın etkisine karşılık verme zorunluluğundan kaynaklanıyor.

Rusya'nın son 20 yılda bazı ülkelere silah sevkiyatı yaptığını belirten Tenzer, Rusya'ya bağlı şiddet yanlısı paralı askerlerin bu ülkelerin çoğunda geniş çapta güvenlik rolü oynadığını belirtiyor. Tenzer, son Mali krizinin, "Rusya'nın, ülkeleri kendi etki alanına çekmek için gölgede yürüttüğü çalışmaların son örneği olduğunu ve bu çalışmaların Afrika'nın son dönemde karşılaştığı en büyük tehdit olduğunu" ileri sürüyor ve şunları yazıyor: 

"Çin'in Afrika'daki planı kıta kaynaklarının yağmalanması etrafında şekillenirken, Moskova da Batı'nın kıtadaki etkisine karşı koymaya odaklanmış durumda." 

Tüm bu bilgilerin ışığında, Afrika kıtasında yaşananlar, yeni bir soru doğuruyor: 

Sömürgeden kurtulan ancak etkisini hâlâ yaşatan ülkeden zincirlerini koparmak için çabalayan bu ülkeler, kurtuluşu farklı kelepçelerde mi arıyor? Diğer bir deyimle "yılana mı sarılıyor"?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

🪖 Darbe kıtası: Afrika

Gabon'da gerçekleşen darbe ile 2020'den bu yana Afrika'da 8. yönetime el koyma gerçekleşti, peki ama neden? Ana gündemi Tahıl Koridoru Anlaşması olan Erdoğan- Putin görüşmesi, hangi sinyalleri veriyor?

06 Eyl 2023

Fotoğraf: Daily Sabah

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Batur Ozan Togay

·

21 Tem 2026

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Birol Oğuz

·

20 Tem 2026

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

Melisa Gülbaş

·

20 Tem 2026

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Faik Bulut

·

20 Tem 2026

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?