Gıda kriziyle mücadelede yosun

İklim değişikliği kaynaklı değişen hava koşullarının küresel çapta mahsul verimini azaltması sebebiyle gıda ihtiyacının büyük kısmını ithalat yoluyla karşılayan birçok Avrupa ülkesi yakın gelecekte bir krizle karşı karşıya kalabilir. Bilim insanları bu sorunu denizaltı çiftçiliğiyle çözebileceklerini düşünüyorlar.
- Neden? İnsanlar binlerce yıldır deniz yosunu yiyorlar ancak bilim insanları Avrupa'yı gıda kıtlığından korumak için temel bir ürün olan Ulva adlı bir türün seri üretiminin gerekeceğine inanıyor. İnsanları alışkanlıklarının ötesine taşıyıp deniz yosununa teşvik etmenin sadece seri üretimle mümkün olmayacağının farkında olan bilim insanları bunun aynı zamanda büyük bir kültürel değişim anlamına geldiğinin farkındalar. Bu nedenle insanların yosunla hazırlayabilecekleri tarifleri göstermek için şefleri salata, kızartma ve çorba tarifleri oluşturmaya çağırdılar. Tüketiciler yosunun tadını "hafif tuzlu ve cevizli" sahip olarak tanımlıyorlar.
- Arka plan: Protein, lif, vitaminler ve iyot, demir ve kalsiyum gibi mineraller dahil olmak üzere zengin bir besin kaynağı olan yosun türü süper gıda kategorisinde satılıyor. İngiltere dahil olmak üzere 33 ülke, yakında süpermarket raflarında yer almasını planladıkları diğer bir deniz bitkisi olan “deniz buğdayı” üzerinde birlikte çalışıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
apéro gazete'de bu hafta: Türkiye gastronomisinde şaraptan restorancılığa uluslararası değerlendirmelerden alınan ödüller, iklim değişikliğinden teknolojiye, kanun teklifinden katkı maddesine dünyadan haberler.
09 Haz 2023

YAZARLAR

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Yunanistan’ın küçük Kiklad adalarından Sifnos, yerel ürünleri, geleneksel yemekleri ve son 15 yılda açılan şef restoranlarıyla ülkenin öne çıkan gastronomi duraklarından birine dönüştü. Adada nohut, peynir, kapari, kekik balı ve balık gibi ürünler hem geleneksel tavernaların hem de yeni nesil restoranların menülerinde yer buluyor. Seramikçilik gibi yüzyıllardır süren zanaatlar yemek kültürünün bir parçası olmaya devam ederken farklı ülkelerden şeflerle yapılan işbirlikleri de Sifnos mutfağını yeni tatlara ve tekniklere açıyor.

Bir zamanlar bir hayatta kalma becerisi olan foraging, bugün fine dining'in, wellness kültürünün ve sosyal medyanın ilgi alanında. Bu geri dönüş, insanın doğadan yeniden beslenmesinden çok, doğayla kopmuş ilişkisinin farkına varmasıyla ilgili olabilir.

Bordeaux’nun kurduğu şarap dünyası zamanla apelasyonlar, ödüller ve prestij üzerinden ortak bir ölçüte dönüştü. Fakat Asya’nın şarapla ilişkisi bunlardan çok daha eski. Çin’in Jiahu çömleklerinde ya da Japonya’nın Koshu bağlarında yazılan hikaye, şarabın tek bir coğrafyanın tanımlayabileceği kadar dar bir geçmişe sahip olmadığını gösteriyor. Bugün bu birikim, Batı’dan gelecek bir onaydan çok kendi referansları üzerinden yeni bir şarap kültürüne dönüşüyor.
22 Ağu 2026

Bir kısmı henüz kapılarını yeni açtı, bir kısmı yıllardır hayatımızda. Ortak noktaları ise aynı: Her biri Türkiye'nin yeme-içme sahnesine yeni bir fikir, yeni bir soluk ya da yeni bir yön öneriyorlar. Son dönemin en çok konuşulan 20 adresi bu seçkide.

İstanbul ve Çeşme'de günün farklı saatlerine yayılan beş restoranı biraraya getirdik. Kimi ekşi mayalı ekmekle güne başlıyor, kimi uzun yaz sofraları kuruyor, kimi ise kokteyl barıyla geceye keyif katıyor. Ortak noktaları ise mutfak kadar atmosfere de önem vermeleri.
15 Ağu 2026




