İşten çıkarmalar kısa vadeli faydaların ötesine geçiyor mu?

Pandemide rekor kârlar elde eden teknoloji şirketleri ekonomik kriz ortamında maliyet tasarrufu için çareyi çalışanlarını işten çıkarmakta buluyor. İşte tüm maliyetleriyle işten çıkarmalar.
İşten çıkarmalar kısa vadeli faydaların ötesine geçiyor mu?

4 Mayıs - Zingat
Zingat ile birlikte

Zingat Uzman ’a soruyoruz: Hayalimizdeki evi satın mı almalı yoksa kiralamalı mı?

“ Ne yapmayacağına karar vermek, ne yapacağına karar vermek kadar önemlidir. ” demiş Steve Jobs.

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

2021'de Amazon, Apple, Alphabet, Microsoft, Tesla ve Meta'nın toplam gelirleri yaklaşık 1,1 trilyon dolara ulaşıyordu; piyasa değerleriyse yarı yarıya artarak neredeyse 8 trilyon dolara yükselmişti. Ekim 2021 itibarıyla bu rakam 3 trilyon dolar düştü. Geçtiğimiz haftalarda Amazon, dünyada piyasa değeri 1 trilyon dolar düşen ilk halka açık şirket oldu. Şirketin değeri Temmuz 2021'de günü 1,88 trilyon dolar rekor piyasa değeriyle kapatmasının ardından yaklaşık 879 milyar dolara geriledi. Tabii Amazon yalnız değildi, Ekim 2021 ve Ekim 2022 arasında Alphabet ve Microsoft'un piyasa değeri yaklaşık 700 milyon dolar, Meta'nınsa 600 milyon dolar geriledi. 

Geçtiğimiz haftalarda birçok teknoloji şirketi azalan reklam gelirleri, düşen satışlar ve tedarik zinciri sorunları gibi nedenlerle geride bıraktığımız çeyreğe dair beklentilerin altında sonuçlar açıkladı. Makro ekonomik koşullara ayak uydurmak için çoğu, stratejilerini gözden geçirmek ve yeniden yapılandırmaya gitmek zorunda kaldı. Çeşitli maliyet tasarrufu önlemlerinin yanında neredeyse tüm büyük teknoloji şirketleri, işe alım hızını yavaşlatır ve gerekli olmayan işe alımları durdururken bazılarıysa işten çıkarmalar yapmaya veya halihazırdaki işten çıkarma planlarını genişletmeye başladı. 

Peki işten çıkarmalar etkili bir maliyet tasarrufu yöntemi mi? Şirketin uzun vadeli performansına olumlu katkı sağlıyor mu? Bu soruları, uzmanlardan görüşler ve araştırmalar ışığında yanıtlamadan önce teknoloji devlerinin yakın zamanda açıkladığı maliyet tasarrufu planlarına bakalım.

İşten çıkarmalar planlayan şirketler

  • Alphabet, 10 bin çalışanın işini kaybetmesiyle sonuçlanabilecek bir değerlendirme ve performans iyileştirme planı uygulayacağını açıkladı. 
  • Amazon'un CEO'su Andy Jessy "ekonomideki zorluklardan dolayı yıllık değerlendirme sürecinin her zamankinden daha zor olduğunu" belirterek 10 bin kişinin etkileneceği açıklanan işten çıkarmaların 2023'ün başlarında da devam edeceğini belirtti.
  • Cisco'nun yeniden yapılanma kapsamında 83 bin çalışanının %5'ine denk gelen yaklaşık 4 bin 100 kişiyi işten çıkaracağı, hibrit çalışma eğiliminin etkisiyle gayrimenkul portföyünü azaltacağı aktarıldı. 
  • Disney, ekonomik belirsizlik ve Disney+'taki zararın etkisiyle işe alımları durdurmayı ve bazı çalışanları işten çıkarmayı planladığını bildirdi.
  • HP, düşen bilgisayar satışlarının etkisiyle 2025 mali yılının sonuna kadar küresel işgücünün %12'sini işten çıkarmayı planladığını duyurdu.
  • Intel, binlerce kişiyi işten çıkarmayı planladığını ve 2025'e kadar maliyetlerini yılda 10 milyar dolar düşürmek için yeniden yapılanmaya gideceğini duyurdu.
  • Meta, 9 Kasım'da iş gücünün %13'üne karşılık gelen 11 binden fazla kişiyi işten çıkaracağını açıkladı.
  • Twitter'ın yeni sahibi Elon Musk şirketin işgücünün neredeyse yarısına denk gelen 3 bin 700 kişiyi işten çıkardı, ardından içerik denetleme ve pazarlama departmanı dahil pek çok farklı alanda görev yapan 5 bin 500 sözleşmeli çalışandan yaklaşık 4 bin 400'ünün işine son verdi.

Olumsuz gidişatın ardında ne yatıyor?

Pandemi döneminde rekor kârlar elde eden teknoloji şirketlerinin pek iç açıcı olmayan gidişatının ardında şirkete özgü bazı faktörler olsa da belirli makro ekonomik koşulların özellikle teknoloji sektörünü derinden etkilediğini söylemek yanlış olmayacaktır. Nitekim pandemide insanlar internette çok daha fazla zaman geçirdi, online alışveriş biraz da zorunluluktan ana akım hâline geldi; Netflix, Amazon Prime gibi video akış hizmetlerine talep arttı ve kalıcı olacağı düşünülen bu gelişmeler, online reklam talebinin ve yazılım hizmetlerine ihtiyacın da artmasıyla teknoloji şirketlerine ciddi gelirler sağladı. Apple'ın kârı, artan iPhone satışlarıyla neredeyse 2 kat artarak 21,7 milyar dolara, Microsoft'un kârı bulut hizmetleri ve oyunlara artan talep nedeniyle %47 artarak 16,5 milyar dolara yükseldi. YouTube'un reklam geliri 2020'de 3,81 milyar dolarken bu dönemde 7 milyar dolar oldu. Şirketler yeni yatırımlar, satın almalar ve inovasyonlar yapma iştahı ve uzaktan çalışmanın dayanılmaz cazibesiyle çok sayıda yeni çalışanı bünyelerine kattı. Örneğin Meta'nın Mart 2020'de 48 bin 268 olan çalışan sayısı Eylül 2022 itibarıyla 87 binin üzerindeydi. 

Ancak normalleşmenin etkisiyle azalan çevrimiçi gelirler, Çin'de yakın zamana kadar devam eden ve Apple'ın iPhone 14 tedarikini sekteye uğratan protestolara yol açan Covid kısıtlamaları, tedarik zinciri sorunları, Apple'ın gizlilik kurallarında yaptığı değişiklikler ve ekonomik kriz ile yatırımcıların düşen risk iştahı teknoloji dünyasının devleri için zorlayıcı zamanları beraberinde getirdi. 

İşten çıkarmalar çözüm mü?

İşten çıkarmaların şirketlerin hedeflediği tasarruflar için ne kadar anlamlı olduğuna dair görüşler genellikle çok iyimser bir tablo çizmiyor. Wharton'dan İşletme Profesörü Peter Cappelli, araştırmalarda işten çıkarmaların şirketlerin performansına katkı sağladığına dair bulgu elde edilmediğini söylüyor: "Piyasanın gerilemesi gibi durumlarda kapasite fazlası olabilir, araştırmalar bu tür bağlamlarda işten çıkarmaların  yardımcı olduğunu gösteriyor. Ancak kârlılığı artırmak için işten çıkarmalar yapmanın anlık, kısa vadeli gelir artışının ötesine geçtiğine dair hiçbir kanıt yok." Aposto'ya konuşan, University of Colorado'dan Profesör Wayne Cascio, 30 yıldan uzun süredir şirketlerin küçülmeleri üzerine yaptığı araştırmalar ışığında işten çıkarmaların hem doğrudan hem dolaylı maliyetleri olduğuna dikkat çekiyor ve "Şu anda şirketler yetenek bulmakta zorlanıyor, iş gücü piyasası oldukça sıkı. Böyle bir ortamda yapmak isteyeceğiniz son şey çalışanlarınızı çıkarmaktır." diyor.

Araştırmalar da bu görüşleri destekliyor. University of Texas'tan araştırmacılar, işten çıkarmaların ardından şirketlerin hisselerinin değişmediğini veya negatif yönde etkilendiğini saptadı. Üstelik şirketlerin kârı düşüyor ve bu düşüş 3 yıl boyunca devam ediyordu. Fortune 500'den bir teknoloji şirketi üzerinde yapılan bir araştırma, şirketin iş gücünü %15 azaltmasının ardından geliştirdiği inovatif ürün sayısının %24 düştüğünü ortaya koydu. Harvard Business School'da (HBS) yapılan başka bir araştırmaysa perakende sektöründen bir şirketin işten çıkarma yaptıktan sonra kârının düştüğünü buldu.

İşten çıkarmalar şirketlerin finansal sonuçlarını, kalan çalışanların motivasyonları ve şirketin itibarı gibi farklı açılardan da etkiliyordu. HBS araştırmasında da çalışanların moralinin düştüğü sonucu elde edilirken Cascio ise küçülmeye giden şirketlerde etkilenen ilk alanın moral olduğunun belirtildiğini söylüyor ve üretkenlik ile psikolojik güvenlik hissinin de zarar gördüğünü belirtiyordu. Tam da bu nedenlerle, çok da şaşırtıcı olmayan bazı sonuçlar söz konusu. Örneğin Stockholm University ve Canterbury University'den araştırmacılar, işten çıkarmanın ardından şirkette kalan çalışanların iş tatmininde %41, bağlılığında %36 ve performansında %20 düşüş yaşadığını ortaya koydu. University of Illinois'de yapılan araştırmaysa, işten çıkarma yapan şirketlerin Fortune'un en beğenilen şirketler listesindeki sıralamalarında gerilediğini tespit etti.

Alternatif çözümler

Cascio, şirketin elinde bulundurduğu ve kâr etmeyen birimi gibi bir varlığın elden çıkarılması gibi durumlarda işten çıkarmaların gerekli olabileceğini veya nakit akışını korumak için son çare olarak kullanılabileceğini belirtiyor. Ancak yetenek kıtlığını dikkate alarak çoğu şirketin maliyetleri kısmak için işe alımı durdurduğunu, seyahat ve eğlence maliyetlerini azalttığını, çalışanlara ücretsiz izin verdiğini veya Almanya'daki "kurzarbeit" programlarında olduğu gibi, işsizlik sigortası sağlamak için devlet kurumlarıyla birlikte çalışarak alternatif yollar bulmaya çalışabileceğini aktarıyor. Bu sayede çalışanlar işinden olmuyor ve şirketin talebi arttığında var olan yetenekleri yeniden kullanabilmesi mümkün oluyor. 

Her ne kadar kısa vadeli belirli avantajlar sağlasa da işten çıkarmalar şirketler için maliyet tasarrufu kadar maliyet kaynağı olarak da değerlendirilebilir. Wharton'dan Matthew Bidwell, işten çıkarmaların etkililiğinin sektörden sektöre, şirketten şirkete göre değişeceğini belirtse de KPMG'nin CEO Görünümü Raporu’nda ABD'deki CEO'ların%51'inin önümüzdeki 6 ayda iş gücünü azaltma ihtiyacı olabileceğini belirttiğini düşünürsek, işten çıkarmalar bir süre daha birçok şirketin gündemini meşgul edecek gibi görünüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🔎 Regl izni: Hak mı, ayrımcılığa dayanak mı?

Kadınlara regl izni verilmesinin kadınların fiziksel ve zihinsel esenliğini artırabilirken karşılaştıkları ayrımcılığı pekiştirebileceği tartışılıyor. İşten çıkarmalar maliyet tasarrufu mu yoksa maliyet kaynağı mı oluşturuyor?

02 Ara 2022

Zingat ile birlikte
Fotoğraf: Annika Gordon/Unsplash

YAZARLAR

Beste Göksel

Business editor @ Aposto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"