

Ada yolcusu kalmasın: Oikos Bozcaada Eski Yunancada “aile mirası, aile evi” anlamına gelen ve içinizi ısıtacak bir aile işletmesi olan Oikos , sizin de Bozcaada ’daki yeni eviniz olmak için bekliyor. Oikos Bozcaada: Ada merkezine 700 metre, plaja 200 metre yürüme mesafesinde İğdelik mevkiinde sessiz bir koya hakim olan Oikos Bozcaada, deniz manzaralı büyük bir bahçe içerisinde altı adet villa ve bir otel binasından oluşuyor. Sonbaharda ağızda bambaşka bir tat bırakacak ada ziyaretiniz için sebebiniz hazır, Oikos yalnızca sizi bekliyor. Villaların sizi yıl boyunca misafir etmeye hazır olduğunu da ayrıca paylaşalım. Aradığınız sakinliği sunacak ortamı, ferah ve konforlu odaları , bahçesinde edilecek gece muhabbetleri için biz değil ama Oikos soruyor; “ Biz sizin için her şeyi düşündük, siz ne zaman Oikos Bozcaada’ya gelmeyi düşünüyorsunuz?” apéro okurunun gönül teline dokunacak sürprizi sona sakladık: Oikos’un nefis kahvaltısı . Karnı tok olanı acıktıracak, yolu düşmeyenin yönünü değiştirecek lezizlikte; taze ve özenle hazırlanan bu kahvaltı için uykudan uyanmak her zaman çok keyifli. Feribotun adaya girişini izleyebileceğiniz deniz manzarası ve dinginliğiyle misafirlerini büyüleyen Oikos Bozcaada ’yı buradan takip edebilir, iletişime geçmek için şurayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Nereden? 7Bilgeler, Döltenaltı Mevkii, Gökçealan Köyü, Selçuk, İzmir
Ne zamandan beri? 2011
Kurucusu: Bilge Yamen
Neden burası? Türkiye’nin miras üzümlerini korumak üzere oluşturulan Heritage Vines Of Turkey (HVOT) isimli bir proje söz konusu. Ekip bu proje kapsamında farklı üreticilerin Bayramiç’in farklı köylerinden elde edilen Karasakız üzümlerini işleyip şaraba dönüştürdüğünü hayal ediyor. 7Bilgeler Bayramiç’teki bağlarına gözü gibi bakan Can Kırış’ın üzümleriyle işe koyuluyor böylece hayaller gerçek oluyor. Levon kadehini doldurmak üzere 7Bilgeler’i tercih etme sebebini şöyle açıklıyor: “Can’ın ve Bilge Bey’in işlerine gösterdikleri özen benim bu şarabı seçmem için yeterli.”
Ben diyeyim Kuntra sen de Karasakız: Bozcaada ve Bayramiç’in köylerindeki bağ arazilerinde bolca dikilmiş bir üzüm cinsi. 2000’li yıllara kadar bölgede üretilen Karasakız üzümü Çanakkale Şarap ve Kanyak Fabrikası tarafından işleniyor. 1980’li yıllardan 2005 yılına kadar TEKEL’in birçok şarap ve içki üretim fabrikalarının yöneticiliğini yapan Kerim Yanık, Karasakız üzümü için şöyle diyor: "Ülkemizde Fransız konyak üretim yöntemleriyle kanyak üretimi ilk defa Tekirdağ Şarap Fabrikasında yapılmaya başlanmış. Türkiye’deki üzüm çeşitleri üzerinde bir dizi araştırmalar yapılmıştı. Daha sonra denemesi yapılan Çanakkale ve Bozcaada’da yetişen Karasakız üzümünün kanyak üretimine en uygun üzüm türü olduğu saptanmıştı.’’

"Çok açık yakut renginde"
Asmalarda üzüm, sudadır gözüm: 2007’de fabrikanın kapatılmasıyla üzümler köylünün elinde kalıyor. Bu kapanmanın ardından Bayramiç bölgesindeki bazı köylere baraj yapılınca çiftçinin suya erişimi kolaylaşıyor. Suya ulaşan üretici bu gelişmeyle su istemeyen asma yerine daha çok gelir elde etmesini sağlayacak elma, Bayramiç beyazı gibi meyveleri ekmeye başlıyor. Hâl böyle olunca da Karasakız bağları teker teker sökülüyor.
Doğru bilinen yanlışlar: Bir dönem distilasyona uygunluğu sebebiyle kıymetli görülen Karasakız bugün Türkiye’nin en hızlı yok olan bağlarını oluşturuyor. Durumu fark eden bazı şarap üreticilerinin ürettikleri kayda değer kalitedeki şaraplarla Karasakız’a ilgi tekrar uyanıyor ve bu hızlı yokoluşu kimileri kendine dert ediniyor. Bu isimlerden biri de Levon (Bağış). Levon Karasakız’dan: “Bağda kesildikten sonra uzun süre bekleyen ve kaliteli olması için hiç çaba sarf edilmeden uzun seneler boyunca herkesin gözünden kaçmış bir üzüm,” diye bahsediyor ve ekliyor: “Yıllarca yanlış tanımışız; tanıma fırsatımız olmamış. 2005’te bir eğitim yayını olarak hazırladığım Şarabın ABC’si kitabında Karasakız için düşük asitli yazmışım. Kendim işlerken fark ettim ki Karasakız için her şeyi denebilir ama düşük asitli denilemez.”

"Kırmızı meyve aromalarıyla"
Peki ne denir: Nasıl kokar, nasıl tadar? Söz tekrar Levon'da: “Kırmızı meyveler, pamuk şekeri, çilek ve geride kalsa da tarçın aromalarına sahip. Düşük tanenli ama yüksek asidi sayesinde dengeli. Canlı, orta gövdeli ve damakta bıraktığı ferahlık hissiyatıyla uzun bir şarap.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
“Hayyam’ın gül rengi şarap dediği Karasakız olmalı.” Bir garip teruar paradoksu ve yol ayrımındaki üzüm bağları: İklim değişikliği asmadan kadehe şarabın özünü nasıl etkiliyor? Levon Bağış yudum yudum anlatıyor.
30 Eyl 2023

YAZARLAR

Reyhan Ülker
İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro
İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.
İLGİLİ OKUMALAR
Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.
11 Tem 2026

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.
04 Tem 2026

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.
20 Haz 2026

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.
20 Haz 2026





