aposto-logo
TR
TREN

Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri

Yasada yer alan düzenlemelerin temel haklara müdahale yetkisi öngören kuralların öngörülebilir ve keyfilikleri önleyecek güvenceler içermesi koşulunu sağladığını söylemek mümkün değildir. Bu nedenle yasa mülkiyet hakkına yönelik ciddî tehditler içermektedir.
Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

7 Kasım 2023 tarihinde kabul edilen 7471 sayılı torba Kanun ile diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerin yanı sıra Kentsel Dönüşüm Yasası olarak bilinen 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunda bazı önemli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin kentsel dönüşümü bir rant oluşturma mekanizmasına dönüştürme ve özel mülkiyet haklarına keyfi olarak müdahale edilmesine imkân tanıma riski bulunmaktadır. 

Öncelikle bu kanunla 6306 sayılı Kanunda yer alan “rezerv yapı alanı” tanımından “yeni yerleşim alanı olarak” ibaresi çıkarılarak tanım değiştirilmiş ve mevcut yerleşim yerlerinin de rezerv yapı alanı olarak belirlenmesine imkân tanınmıştır. Bunun sonucu olarak şehirlerin içindeki rantı yüksek yerlerin rezerv yapı alanı olarak ilan edilerek özel mülkiyette bulunan konut ve işyerlerinin deprem riski bulunmasa bile kamulaştırılmasının yolu açılmıştır. Rezerv yapı alanı, kanun kapsamındaki uygulamalarda yani kentsel dönüşüm uygulamalarında kullanılacak alanları ifade etmektedir. Bu alanların konut ve/veya ticaret alanı olarak belirlenmesi ve yapılaşmaya açılması mümkündür. Ancak yasada hangi alanların, hangi ölçütlere göre rezerv yapı alanı olarak belirleneceği konusunda hiçbir ölçüt yer almamaktadır. TOKİ veya belediyeler ya da il özel idarelerince talep edilen yerler ya da resen belirlenen alanlar Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca rezerv yapı alanı olarak belirlenebilecektir. 

Hiçbir ölçüt belirlemeksizin idareye istediği yeri kentsel dönüşüm için rezerv yapı alanı olarak belirleme yetkisi tanıyan bu düzenlemenin özel mülkiyet haklarını tehdit ettiği açıktır. Yasada herhangi bir ölçüt yer almaması, rezerv yapı alanı ilânı işlemine karşı açılacak davalarda yargısal denetimi de işlevsiz hale getirmektedir. İdareye sınırsız bir takdir yetkisi tanınması, yapılacak yargısal denetimin kapsamını da oldukça daraltmıştır. Bugüne kadar yapılan kentsel dönüşüm uygulamalarının en yüksek deprem riski altında olan ve en çok riskli yapı barındıran yerlerden ziyade rantı yüksek yerlerde uygulanmış olması da bu endişeleri haklı çıkarmaktadır. 

Diğer taraftan yasa kapsamında kentsel dönüşüm uygulama alanında bulunan veya Kentsel Dönüşüm Başkanlığınca kullanılmasına karar verilen tespit dışı alanların hazine adına tescil edildikten sonra Başkanlığa devredileceği veya Başkanlığın talebi üzerine TOKİ’ye ve İdareye bedelsiz olarak devredilebileceği öngörülmüştür. Bu, kamuya ait alanların özellikle de rantı yüksek yerlerde bulunan askerî alanların bu şekilde kentsel dönüşüm adı altında ranta dönüştürülmesine olanak tanınması anlamına gelmektedir. Yasada bu işlemlerin her birinin kamu yararı gereklerine uygun olarak toplumsal faydayı sağlayacak şekilde yapılmasını güvence altına alacak ne objektif ölçütler ne de kurumsal güvenceler yer almıştır. Her alanda olduğu gibi bu konuda da idareye sınırsız bir takdir yetkisi tanınmış bulunmaktadır. 

Gerçek ve tüzel kişilerin kendi mülkiyetindeki alanların rezerv yapı alanına dönüştürülmesini talep edebilmeleri için söz konusu taşınmazların yapılaşmaya esas arsa metrekaresinin yüzde otuzunun mülkiyetinin devrine muvafakat etmeleri veya aynı miktarın değerinin dönüşüm projeleri özel hesabına gelir olarak kaydedilmek üzere Başkanlığa vermeleri şartı öngörülmüştür. Burada öngörülen yapılaşmaya esas arsa alanının yüzde otuzunu idareye terk etme koşulunun kişilerin özel mülkiyetindeki alanların rezerv yapı alanı olarak tespit edilmesini caydırıcı nitelikte yüksek bir miktar olduğu görülmektedir. Daha makul bir oran kişiler için de teşvik edici olabilir. 

Ayrıca yasada riskli yapı tespiti işlemlerinin yapılmasının engellenmesi durumunda mülkî idare amiri tarafından verilecek yazılı izne istinaden yeterli kolluk kuvveti marifetiyle kapalı kapıları/alanları açmak veya açtırmak suretiyle resen tespit yapılması öngörülmüştür. Bu tür müdahalelerin mülkiyet hakkına ve konut dokunulmazlığı hakkına müdahale teşkil ettiği açıktır. Ancak yasada yer alan düzenlemelerin temel haklara müdahale yetkisi öngören kuralların öngörülebilir ve keyfilikleri önleyecek güvenceler içermesi koşulunu sağladığını söylemek mümkün değildir. Bu nedenle yasa mülkiyet hakkına yönelik ciddî tehditler içermektedir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

TOKİ

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Hukuk Devleti’nin Krizi ve Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri

Özgür Özel CHP’nin Yeni Genel Başkanı Oldu, Hukuk Devleti’nin Krizi, Kentsel Dönüşüm Yasası Değişiklikleri Mülkiyet Haklarını Tehdit Etmektedir.

20 Kas 2023

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban

Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

;