Måneskin’in pop’la nişan kurdelesi

Måneskin, çıktıkları küresel sahnenin vasat rock ‘n roll standartlarının kurbanı oldukları bayağı bir albümle geri döndü.
Måneskin’in pop’la nişan kurdelesi

6 Ocak - DasDas - Duende
DasDas ile birlikte

Duyduklarınla ve duymadıklarınla Minik Serçe: SEZEN AKSU DİJİTAL SANAT SERGİ DENEYİMİ X Media Art Museum by DasDas’ta Nedir? Kreatif direktörlüğünü Fuat Genç, sanat yönetmenliğini Mustafa Göçmezler, küratörlüğünü Esra Özkan’ın üstlendiği ve Sezen Aksu’nun bambaşka bir deneyimi birlikte yaşamamıza imkân tanıdığı sergi, X Media Art Museum’da sanatseverleri bekliyor. Müzedeki yüksek teknolojinin ışığında değer kazanan görseller, videolar, 3D ve 2D animasyonlar, katılımcıları 25 dakikalık bir gösterimin ardından sürpriz bir deneyim alanına sürüklüyor. Ne zaman? Mart ayına kadar. Neden gitmeli? Türkiye’de ilk defa bir müzisyenin çalışmalarını odağına alan dijital sanat sergisinde; değerli sanatçı Sezen Aksu’nun 70’lerde İstanbul’a gelmesiyle başlayan, 80’lerde renkli bir müzikal döneme, 90’larda pop çağına ve 2000’lerde daha cesur bir duruşa dönüşen, sonrasında ise ustalık dönemine uzanan ilham verici öyküsüne tanıklık edebilirsin. Not almalı: X Media Art Museum by DasDas ’ın üçüncü projesi olan serginin içinde yer alan farklı deneyim alanları, katılımcıların Sezen Aksu’ya not bırakabileceği alanlara ve projeyle bağlantılı NFT eserlere de yer veriyor. Fuga Mobilya ana sponsorluğunda gerçekleşen SEZEN AKSU DİJİTAL SANAT SERGİ DENEYİMİ ’yle geçmişten bugüne dijital bir yolculuğa çıkmak için detaylı bilgi ve biletleri burada bulabilirsin. Dikkat dikkat: Serginin mart ayına kadar ziyaret edilebildiğini hatırlatmak isteriz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: Måneskin, Rush!

Süre: 52 dakika

Plak şirketi: Epic Records

Yayın tarihi: 20 Ocak 2023

Kartonet: Måneskin, 2021 Eurovision’ının tartışmasız, yarışmanın yakın geçmişinin de en ses getiren rock ‘n roll dörtlüsü olarak hayatımıza girdi. Grup, 1.5 yıla uzanan tekli yayımlarının ardından Max Martin’le kaydedilen 3. albümleri RUSH!’la çıkageldi.

Müzikal yolculukları 2015 yılında Roma sokaklarında başlayan, 2017 yılında Italian X Factor’de finale kalan grup; son olarak Teatro d’ira - Vol. I albümlerinden ZITTI E BUONI şarkısıyla 2021 Eurovision’ını kazandı. Öne çıkan bir rock müzik geleneği olmayan ve pop müziğinin anaakım sahnelerinden biri olan Eurovision’da sahneyi old-school bir rock ‘n roll enerjisiyle dolduran Måneskin; siyah deri kostümleri içinde goth-glam estetikleri ve primal sahne performanslarıya şu çığlığı atmıştı: “Rock ‘n roll ölmedi.”

Bu lafın ne anlama geldiğini, hemen hemen bir 40 yıldır ölüp ölüp dirilen rock ‘n roll’un sayısız ölümünü, dirilişini ve “Ölmemişti ki!” tartışmalarını bir kenara bırakacak olursak; Måneskin’in bir zamanların katışıksız rock persona’sını idealize ettiğini ve somutlaştırdığını söylemek mümkün. 

Rock ‘n roll geleneğinin cool, rebel ve toplumların muhafazakar kodlarına aykırı duran ötekigillerine öykünen grup, bu geleneğin sırıtan bir taklidi ya da sahici bir mirasçı tartışmasının tam da ortasından yeni şarkılarıyla karşımızda. Rush! albümüyle Teatro d’ira - Vol. I’nun albümünün amansız hard rock’ını arena rock/pop rock ses manzalarıyla değiştiren Måneskin, çıktıkları küresel sahnenin hitap ettiği ettiği engin dinleyici kitlesi için artık daha ulaşılabilir bir grup.

Måneskin, Rush!

Neden dinleyelim? Müzik türlerinin hiçbirine keskin bağlılığım yok. Eski kafalı biri olduğuma, yeninin eskiye dair öykünmelerine yüz ekşiterek yaklaştığımı da düşünmüyorum. Müzik belki de sanat formları arasındaki en birleştirici olanı, etiketlerin ve kategorizasyonların üstünde en sırıttığı. Tereddütle dinleyip beni beklenmedik sürprizlerle karşılaştıran, hangi enstrümandan çıktığına bir zamanlar verdiğim önemi yadırgatırcasına beni isimlerden ve janrlardan ziyade seslerin kıskacına alan sayısız keşifle tanıştım. Bu süreç bana; popüler ya da marjinlerde, eski ya da yeni, çoğunlukla iyi ya da kötü yorumlanan kimi dinlersem dinleyeyim onlara belli bir açık fikirlilikle yaklaşmayı öğretti. Måneskin’in RUSH!’ına da böyle yaklaştım. Genel itibariyle olumsuz düşündüğüm/hissettiğim albümden bazı parlak anlar yakalamamın sebebi de bu.

29 dakikalık, 8 şarkılık ve çoğu İtalyanca olan Teatro d’ira - Vol. I albümünden sonra 52 dakikalık, 17 şarkılık ve çoğu İngilizce olan bir albümle geri dönen, İtalyanca şarkılarının hepsini şarkı listesinin en diplerine iteleyen grubun yeni tercihlerinin bir sebebi var: Müzik endüstrisi.

“You said I'm ugly and my band sucks

But I just got a billion streaming song”

Bla Bla Bla, Måneskin

Måneskin hâlihazırda hit üstüne hit yaratması arzulanan, oluşturdukları “rock ‘n roll bad boys/girls” imajını satılabilir kılması gereken, ulaşılabilirliği öncelemesi beklenen küresel bir değer. “Günümüzde dünyanın en çok dinlenen sanatçıları arasında ilk 150’deyken “rock ‘n roll” olup endüstri liderlerine orta parmak gösterebilir misiniz?” sorusunun tek başına, artık acıklı bile olmayan bir cevabı âdeta. 

Måneskin’in rebellious görüntülerinin, “Rock ‘n roll ölmedi!” diye bağıran kamusallıklarının arkasındaki endüstri parametleri pek de umrumda değil doğrusu. Öte taraftan, grubun kopya edilip dağıtılan imajının farkında olunarak ya da olunmayarak gerçekleştirilen bir performans olabileceğini de tartışmakta yarar görüyorum. Zira, fikirlerimiz ve beklentilerimiz sür-git sergilenen bu performanslarla şekillenmeye eğilimli. 

Måneskin hakkında düşündüklerimiz de bundan bağımsız değil: “Rock ‘n roll’un yeni bir dirilişinin öncüsü. (1) Zaten ölmemiş olan rock müziğini 21. yüzyılın çıkılmamış yüksekliklerine taşıyacak ikon adayları (2). Hard rock’ın ve punk’ın; seks, uyuşturucu ve müziğin baş döndürücü hızı ve enerjisini sahneye taşıyan yıldızlar. (3) Ama heyhat, Måneskin artık rock’la da ilişkilenen, onun klişelerini de müziğine dahil eden bir pop grubundan fazlası değil. Bu, Rush! albümünün yankılarıyla dünyaya ilan ettiğini düşündüğüm, reddedemediğim bir gerçek. 

17 şarkı ve 52 dakika boyunca bangırdayan baslar, androjen vokaller, güçlü geri vokal koroları, dramatik çello sesleri arasında çıktığım inişli çıkışlı yolculuk inandığım bu yeni “pop Måneskin” gerçeğinin şahitleri. Diğer taraftan ise pop diye tarif ettiğim Måneskin, hâlihazırda çok da başarılı bulmadığım konvansiyonel rock seslerini stadyum/arenaya da taşırken Rush!’ın aralarına sızan kimi şarkıların görece özgünlüklerinde öngöremediğim bir heyecan da duydum. 

Bu anlar, Måneskin eski ve yeninin kült rock şarkılarını taklitten çekinmez bir tavırla ve -belki biraz da- arsızca önüme sunamadığı zamanlarda, albümle çıktığım yolculuğumun zirve noktaları oldu. Max Martin’in harikulade ses mühendisliği ve şarkı prodüksiyonu, Gasoline’in heybetli bir rock marşına, KOOL KIDS’in de soluk kesici bir post-hardcore sürprizine dönüşmesini sağladı. 

Ancak ne yazık ki bunlar benim için azınlıkta kalan, araya serpiştirilen tadımlıklar olarak kaldı. Çoğunluk ise vulgar olması için yazılmış gibi duran, rock ‘n roll hayatının ve yaşam tarzının jenerik leitmotiflerini tekrar eden şarkı sözleri; White Stripes’tan Nirvana’ya, Linkin Park’dan IDLES’a genişleyen bir havuzdan taklitler yaratan sessel bir bayağılık oldu.

Måneskin daha çok yeni bir grup, diskografileri yalnızca vasat işlerle dolu demek de doğru değil. Öte yandan, onlara rock ‘n roll müziğinin çağdaş formlarını üreten bir dörtlü demek de adil olmazdı. Zira Måneskin bir pop grubu. Ve bunda hiçbir abes yok. Ancak ne dinlediğimizi bilmek, Måneskin etrafında inşa edilen rock personasını deşifre etmek önemli. Zira rock müziğinin endüstriye karşı “gerçekten konumlanan”, toplumun çeperlerinde yeşeren ve beğensek de beğenmesek de bir imajdan fazlası olan ideolojik bir mirası var. 

Benzer işler:

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🏆 Oscar'ın adayları, Måneskin'in pop'la nişanı

95. Akademi Ödülleri adaylıkları, Maneskin'in popüler rock ‘n roll'un vasat standartlarıyla dolu albümü RUSH!; kan, ter, gözyaşı ve Whiplash.

27 Oca 2023

DasDas ile birlikte
🏆 Oscar'ın adayları, Måneskin'in pop'la nişanı

YAZARLAR

Koray Soylu

Editor @ Aposto

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.

Soner Can

·

04 Eyl 2026

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz
DuendeDuende

HİKAYE

'Annie Bot': Kusursuz bir sevgilinin isyanı

Uzun ve yıpratıcı bir boşanma sürecinin ardından bir boşluğa düşen Doug, duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılayacak bir robot satın alıyor. Ödüllü yazar Sierra Greer’in kurguladığı korkutucu derecede gerçekçi bilimkurgu hikayesi burada başlıyor. Sierra Greer, Annie’nin hikayesi üzerinden itaat, rıza ve özgürlük gibi meseleleri kurcalıyor.

Şeyma Ye

·

02 Eyl 2026

'Annie Bot': Kusursuz bir sevgilinin isyanı
DuendeDuende

HİKAYE

'İçimdeki Kalabalık'ın yazarı Gamze Güller: İç içe matruşkalar gibi kadınlar

Gamze Güller, uzun bir aradan sonra yeniden basılan ödüllü ilk öykü kitabı "İçimdeki Kalabalık"ta yalnızlık, korku ve tıkanmışlıklara vurgu yapıyor. Her kadın kendi içinde birçok kadını barındırıyor. Her birinin farklı yüzleri var; iç içe geçmiş matruşkalar gibi. Acı, sevinç, korku, yalnızlık ve tıkanmışlıkları hep bir bedenin içinde. Yani hepsinin içinde bir kalabalık var.

Soner Can

·

31 Ağu 2026

'İçimdeki Kalabalık'ın yazarı Gamze Güller: İç içe matruşkalar gibi kadınlar
DuendeDuende

HİKAYE

Garth Jennings: "Umarım bu belgeseli izleyen herkes Pulp’a âşık olur"

Garth Jennings’ın yönettiği "Pulp: Son Bir Şarkı Daha" (Pulp: What Do You Do for an Encore?), 24 Eylül’de MUBI’de. Belgesel, grubun “More” turnesindeki en büyük arena konserini, geçmişte daha önce hiç görülmemiş arşiv görüntüleriyle buluşturuyor. Belgeselin anlatıcısı ise vokal Jarvis Cocker. Yönetmen Garth Jennings ile Zoom’da biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

31 Ağu 2026

Garth Jennings: "Umarım bu belgeseli izleyen herkes Pulp’a âşık olur"
DuendeDuende

HİKAYE

'The Dog Stars': Post-apokaliptik dünyada yası kişiselleştirmeye hakkımız var mı?

Ridley Scott, "The Dog Stars"ta salgın sonrası bir dünyada yas, yalnızlık ve umuda dair güçlü fikirlerin peşine düşüyor; fakat bu fikirleri taşıyabilecek inandırıcı bir dünya yaratmakta zorlanıyor.

Emre Eminoğlu

·

31 Ağu 2026

'The Dog Stars': Post-apokaliptik dünyada yası kişiselleştirmeye hakkımız var mı?