

Monster Notebook’la performansın sınırlarını zorlayan bir deneyim Performans tutkunlarına özel dizüstü bilgisayarlarıyla fark yaratan Monster’ın özellikle oyun tutkunlarına ve kreatif içerik üreticilerine bir müjdesi var. Nedir? Monster Notebook’un yüksek performans arayan kullanıcılar için geliştirdiği, oyuncu bilgisayarı kategorisindeki masaüstü bilgisayarları saf dışı bırakan RTX ekran kartlı dizüstü bilgisayarlar, şimdi güncellenen yeni NVIDIA DLSS teknolojisiyle daha yüksek FPS değerleri ve güçlü bir deneyim sunuyor. NVIDIA DLSS teknolojisi nedir? NVIDIA’nın kullanıcılarına sunduğu DLSS (Derin Öğrenme Süper Örnekleme) yapay zekâ ve makine öğrenimi kullanarak, grafik biriminin üstündeki yükü azaltan bir algoritma olarak karşımıza çıkıyor. Bu algoritma sayesinde oynanan oyunun çözünürlük kalitesi, performanstan ödün vermeden ve hatta FPS değerlerini artırarak yükseliyor. Çözünürlük artışı sağlayan DLSS teknolojisi sayesinde, hem doğal çözünürlük ayarlarından daha gelişmiş görsel deneyim hem de doğal çözünürlük formatına göre iki kata kadar yüksek FPS değerleri elde ediliyor. Oyunculara özel: Red Dead Redemption 2, Chivalry 2, Farming Simulator 22, Marvel’s Guardians of the Galaxy, God of War, Mount Blade II: Bannerlord gibi DLSS desteği sunan oyunların sayısı giderek artıyor. Oyunculara ve kreatif içerik üreticilerine yepyeni bir teknoloji deneyimi sunan RTX ekran kartlı Monster Notebook’larla ilgili detaylı bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Adidas; Bored Ape Yacht Club, Punks Comics ve GMoney iş birliğiyle çıkardığı 30 bin NFT içeren Into the Metaverse NFT's koleksiyonunun satışından 22 milyon dolar gelir elde etmişti.
Geçtiğimiz günlerde Nike da metaverse için spor ayakkabıları üreten RTFKT isimli bir şirketi satın aldı. Geçtiğimiz ay giyim ve kozmetik perakendecisi Givenchy'nin, 24 yaşındaki sanatçı Chito'yla 15 parçadan oluşan blokzinciri tabanlı bir koleksiyon oluşturmak için çalıştığı aktarılmıştı.
Spor giyim markası Under Armour, basketbolcu Stephen Curry'yle iş birliği yaparak ilk NFT spor ayakkabısını duyurdu. NFT dünyasına adım atan markalar içinde Pepsi ve Budweiser'ın da bulunduğu biliniyor.
Markalar, NFT ve metaverse trendlerine bir bir katılıyor. Google Trend sonuçları, NFT kelimesinin dünya çapında geçtiğimiz 12 ayda nasıl bir eğilimle arandığını aşağıdaki gibi gösteriyor.

Google Trends
Yeni yollar, karma deneyimler
Fast Company'nin konuştuğu Algorand yöneticilerinden David Markley, "NFT'ler, tüm tüketici markalarının yenilikçi şeyler yapmasını teşvik ediyor." diyor. Markley'e göre hedef kitlesine hâlâ "dijital 1.0" sayılabilecek Facebook ya da Instagram reklamları gibi araçlarla ulaşmayı amaçlayan markalar, "büyük bir fırsatı kaçırıyor."
Söz konusu yazıda markaların koleksiyonlar oluşturmasının yeni olmadığı belirtiliyor; özel dergi sayılarından sınırlı sayıda üretilen oyuncaklara, her biri aslında müşteri deneyimini ve marka-müşteri bağlılığını bir adım yukarı taşımayı hedefliyor. Brandon Aaskov'a göre de markaların NFT furyasına katılmasının arkasında "daha çok kazanç" motivasyonu yatmıyor. Markalar kullanıcılarına, müşterilerine özgün bir deneyim sunmak istiyor.
Üstelik markaların sunduğu NFT koleksiyonlara sahip olmak, yalnızca eşi olmayan bir dijital sahiplik anlamına gelmiyor. Bu koleksiyonlarda fiziksel dünyadaki ürünlerle bağlantı kurulduğunda kullanıcılar için "karma gerçeklik deneyimleri" de yaratılmış oluyor.
Paradigma değişimini yakalayabilme arzusu
Morning Brew, "neden?" sorusuna verdiği yanıtlardan birini şu cümleyle özetliyor: "Potansiyel bir paradigma değişimine erkenden dâhil olma arzusu." Morning Brew'den Milo Booke'ye göre geçtiğimiz yirmi yılda internet ve mobil teknolojilerin olanaklarından yararlanmak konusunda biraz geç kalan, özellikle kurumsal markalar, internet konseptinin potansiyel bir yeni versiyonunda ön saflarda yer almak istiyor.
Gerçekten paradigma değişimi mi?
Web3, internetin merkezî olmayan ve blok zinciri teknolojisinden beslenen üçüncü bir dönemine işaret ediyor. Web3 savunucularına göre Web1 ve Web2; çevrim içi platformların Apple, Amazon, Alphabet, Meta gibi bir grup büyük şirkette merkezîleştiğini ve bu şirketler tarafından yönetildiğini savunuyor. Aralarında Elon Musk'ın da olduğu karşıt görüştekiler ise Web3 kavramının yalnızca bir "pazarlama terimi" olduğunu düşünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Omicron, CES 2022'yi tehdit ediyor. Kurumsal markalar NFT ve metaverse kavramlarını seviyor.
23 Ara 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Tüketici elektroniği pazarında kullanıcıları ekrana maruz bırakan ürün sayısı her geçen gün artıyor. Ekran, pazarda doyum noktasına ulaşırken teknoloji şirketleri, ardı ardına ekransız ürün geliştirme furyasına katılıyor. Meta’nın Brain2Qwerty isimli yapay zeka teknolojisi ise ekran bağımlılığı sorununa çok daha inovatif bir çözüm sunuyor.

Influencerlık kendi döngüsünü geleneksel reklama dönüştürerek tamamladı. Pazar hâlâ büyüyor belki ama güven günden güne azalıyor. Tüketiciler ise bu kurgusal samimiyet ve aşırı tüketime karşı zırhlarını kuşanırken dijital kapitalizm illüzyonunun kalesini keşfetmekte gecikmedi elbette. Onun da adı yalnızlık. İşte tam bu noktada “yalnızlık influencer’lığı (loneliness / solitude influencer) adı verilen yeni bir içerik üreticisi profili yükselişe geçti.

Son birkaç yılda teknoloji arenası, pek çok işin yapay zekaya devredilmeye çalışıldığı bir atmosfere sahne oldu. Maliyet tasarrufu ve verimlilik artışı vaatleriyle gelen yapay zeka, birkaç yıl boyunca toplu işten çıkarmaların da ana gerekçelerinden biriydi. Yapay zekanın hâlâ gideri kadar gelir üretemediği 2026 yılında ise CEO’lar, işten çıkardıkları çalışanların, harcadıkları token’dan daha fazla maliyet yarattığını fark ettikleri bir eşiğe geldi.

Son yıllarda Amazon, Google ve OpenAI gibi pek çok şirket, kendi yapay zeka çiplerini duyurdu. Daha önce sektördeki yaygın eğilim, NVIDIA’nın rüştünü ispatlamış çiplerine güvenmek iken öncü şirketler, yakın zamanda ardı ardına bu eğilimin dışına çıkmaya başladı. Bu furya, oldukça kritik bir soruyu da gündeme taşıdı: Neden tüm teknoloji şirketleri, kendi yapay zeka çiplerini geliştiriyor?

Modern reklam hukuku, mesajın içeriğinin doğru olup olmadığına odaklanır. Ancak yapay zeka, artık mesajı ileten kişinin gerçekten var olup olmadığını da hukukun konusu hâline getiriyor. Ticaret Bakanlığı'nın 1 Ağustos'ta yürürlüğe girecek yönetmelik değişikliği de dijital kopyaların reklamlarda kullanılmasına kısıtlamalar getiriyor ve bunu yaparken dolandırıcılık içeriklerini esas alıyor. Peki ya amaç dolandırıcılık olmadığında?




