Memleket ve Zafer, çevre düzenlemelerine nasıl bakıyor?


İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi : Geçmişin birikimi geleceğe yön veriyor Geçmişimizi Anlıyoruz Buluşması dün gerçekleşti İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından “Geleceğin Türkiye’sini inşa ediyoruz” sloganıyla 15 - 21 Şubat ’ta düzenlenecek İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi ’nin hazırlık çalışmaları devam ediyor. Neler oldu? 10 Ağustos ve 1 Aralık 2022 tarihleri arasında ilk safhayı oluşturan Paydaş Buluşmaları ile çiftçi, işçi, sanayici, tüccar ve esnaf örgütlerinin katıldığı oturumlar yapıldı. İkinci aşama Uzman Toplantıları ise “Döngüsel kültür” anlayışını oluşturan birbirimizle, doğamızla, geçmişimizle ve gelecekle uyum kavramlarından esinlenerek kurgulandı. İlk toplantı ‘Birbirimizden Razıyız’ 13 Ocak’ta, ‘Doğamıza Dönüyoruz’ 20 Ocak’ta, ‘Geçmişimizi Anlıyoruz’ ise 25 Ocak’ta gerçekleşti. Yeşilova Höyüğü’ndeki buluşmada birçok tarihçi, arkeolog, uzman ve akademisyen bir araya geldi. Sırada ne var? Son Uzman Toplantısı 4 Şubat ’ta ‘Geleceği Görüyoruz’ başlığıyla yapılacak. Ardından, 15 - 21 Şubat’ta İkinci Yüzyılın İktisat Kongresi düzenlenecek ve yeni yüzyıla yön verecek politika önerileri Türkiye'yle paylaşılacak. Ayrıntılı bilgi için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Memleket Partisi
Memleket Partisi parti programında Türkiye'deki hızlı ve dengesiz nüfus artışı, göç hareketleri, plansız sanayileşme, plansız kentleşme ve çevreye ilişkin yanlış ve rant amaçlı uygulamaların çevreyi, ekolojik dengeyi tehdit ettiğini ifade ediyor. Bu çerçevede yanlış uygulamalara "dur" denmesinin ve küresel ısınma ile iklim değişikliğinin yol açtığı sorunlara hazırlıklı olunmasının çevre politikalarının merkezinde yer aldığı ifade ediliyor.
Ekonomik kalkınma politikalarının merkezine "çevrenin sürdürülebilirliği" ilkesinin yerleştirileceği, uluslararası iklim müzakarelerinde Türkiye'nin önemli roller üstlenmesinin sağlanacağı, doğanın ve doğal kaynakların öncelikli korunacağı, toprakların çölleşmesine, yanlış gübre ithalatı- gübreleme politikaları yüzünden tarım soykırımı yapılmasına müsade edilmeyeceği, verimli toprakların yanlış imar uygulamalarıyla yok edilmesine son verileceği, artan sel ve taşkın zararlarına karşı önlem alınacağı, mera, tarım ve orman alanlarını rant ve haksız zenginleşme aracı olmaktan çıkarılacağı, yenilenebilir enerji kaynaklarına yoğunlaşılacağı, toplu taşımada elektrikli araçların tercih edileceği, evsel ve sanayi atık suyunun yeniden kullanılması için kamu yatırımı kullanılacağı, millî eğitim politikalarının bir parçası olarak ekolojik yaşam korumaya yönelik eğitimleri ekleyecekleri ifade ediliyor.
Parti çevre politikalarında su politikaları ve atık politikalarından da bahsediyor. Su politikalarında öncelikle su kaynaklarının kirlenmemesi için her türlü önlemin alınacağı ifade edilirken deniz taşımacılığının neden olduğu petrol kirliliği ve düzensiz balıkçılıkla mücadele edileceği, çevre politikalarında AB'nin temel ilkelerinin benimseneceği, bir güvenlik sorunu olan su konusunda devletçi ve millî su politikaları oluşturacağı, katılımcı bir yaklaşımla "Su Kanunu" hazırlanacağı, su yönetimindeki çok başlılığa son verileceği, sorumlu tüketime geçileceği, su havzaları koruma altına alınacak ve imara yasaklanacak, yeni yerel su kaynaklarının araştırılacağı, su verimliliğini artırmak için çalışmalar yapılacağı belirtiliyor.
Atık politikalarında ise plastik kirliliği ile mücadelenin taviz verilmeden sürdürüleceği, yeni bir "Küresel Plastik Sözleşmesi" oluşturulacağı, plastik poşet gibi doğada çözülemeyen maddelerin kullanımına ilişkin tedbirler alınacağı, sahil ve denizlerdeki atıkları toplamak amacıyla "Sıfır Atık Mavi Deniz Projesi" başlatılacağı, katı atıklar ve çöpten yenilenebilir enerji sağlamak için gerekli depolama, bertaraf ve üretim tesisleri kurulacağı ifade ediliyor.
Zafer Partisi
Zafer Partisi, programında küresel, millî ve yerel meselelerin başında çevre sorunlarının geldiğini ifade ediyor. Programda insanlığın yanlış uygulamalarla yaşadığı çevreyi ağır şekilde tahrip ettiği, bu nedenle bir iklim değişikliği sürecine girildiği söyleniyor. "Zafer Partisi, çevre politikasını Türk Milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlık mücadelesinin parçası olarak görmektedir." ifadelerine yer verilen programda, partinin çevre konusundaki temel yaklaşımının "vatan sevgimize dayanan Vatan Toprağı Kutsaldır; kirletilemez, hor kullanılamaz ve sömürülemez." olduğu belirtiliyor. Tabiatın korunarak gelecek nesillere en güzel şekilde devredilmesinin bir yükümlülük olduğu vurgulanarak "Bu anlamda, nasıl ki dünyanın her neresinde olursa olsun tek damla su kıt kaynak bakımından değerlidir ve heba edilemez, her karış vatan toprağı da kaderine terk edilemez, iktidarların geçici heva ve heveslerine feda edilmez." deniyor.
Vatan toprağının, havasının ve suyunun kirletilemeceği, yaşamanın çevre için de bir hak olduğu ifade ediliyor. Günümüzdeki iktidarın ülke ekolojisini talan ettiği, yeşil alanların betona dönüştürüldüğü belirtiliyor. Çevrenin gelecek nesillere bırakılması gereken bir miras olduğunu vurgulayan parti, "Bu nedenle çevreye olan duyarlılığın artırılması için en küçük eğitim kurumlarında başlanarak her aşamada eğitici faaliyetlerle duyarlılık artışı sağlanacak, çevreye ve doğaya karşı işlenen suçlarda ağır ceza ve yaptırımlar getirilecektir." ifadelerini kullanıyor.
Gündelik hayatta plastik/naylon poşet/malzeme kullanımına son verileceği, ‘kullan at’ mantığı yerine uzun süre kullanılabilecek ve çevreye atık olarak zarar vermesi mümkün olmayan bez torba, cam vb. malzemelerin kullanımının yaygınlaştırılacağı, Marmara Denizi'nin temizlenerek doğal yaşamın sürdüğü bir deniz hâline getirileceği, Hazine'ye ait tarıma uygun olmayan arazilerde endüstriyel ormanlar kurularak, bölgelerdeki köylerde ve ilçelerde insanlarımıza ekonomik katkı ve istihdam sağlanacağı, çöplerin organik ve geri dönüştürülebilir atıklar gruplandırılarak toplanacağı, ayrıştırılacağı ve çöplerin içindeki ekonomik değeri olan malzemelerin geri dönüşümü sağlanacağı belirtiliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Siyasi partilerin iklim kriziyle mücadele ve çevre politikalarını inceledik.
26 Oca 2023

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.



