aposto-logo
TR
TREN

Net sıfır geçişlerinde kömür: Senaryolar ne gösteriyor?

IEA'nın çalışmasına göre, küresel kömür kullanımının 2050’ye kadar %90 oranında düşmesi için gerekli yatırım tutarı, 9,5 trilyon dolar seviyesinde.
Net sıfır geçişlerinde kömür: Senaryolar ne gösteriyor?

Kömür, elektrik üretiminin %36’sına kaynak oluştururken küresel karbondioksit (CO2) emisyonlarının da en büyük yayıcısı konumunda yer alıyor ve bu nedenle iklim kriziyle mücadelede en öncelikli alan olarak karşımıza çıkıyor. İçinde bulunduğumuz küresel enerji krizi –artan enerji talebi, yüksek gaz fiyatları ve tedarik problemleri– kömürden çıkış tartışmalarına bir miktar ket vurmuş gibi gözükse de önümüzdeki şu gerçeği değiştirmiyor: Kömür tüketiminin %95’i, net sıfır taahhüdünde bulunan ülkelerde gerçekleşiyor. 

Kömürden çıkışı kurgularken iki önemli soru cevap bekliyor. Dünyadaki mevcut kömür varlığı nasıl değerlendirilecek ve ilgili fayda-maliyetlerin hakkaniyetli bir dağılımı nasıl sağlanacak? Bu noktada, Uluslararası Enerji Ajansı’nın Kömürden Geçişe Maruz Kalma Endeksi (IEA Coal Transition Exposure Index), bu konuya dair kapsamlı bir haritalama sunuyor. Kömürden çıkış planlanırken, belirli bölgeler yukarıdaki sorular kapsamında daha çok dikkat gerektiriyor. 2020’li yıllarda, gelişmekte olan ülkelerdeki kömür kaynaklı emisyonların gelişmiş ülkeleri geride bırakması bekleniyor ve Çin bu yoldaki en önemli aktör olarak öne çıkıyor.

  • Risk altındaki bölgeler: Endonezya, Moğolistan, Çin, Vietnam, Hindistan ve Güney Afrika istihdamda kömürün yoğunluğu bakımından diğer bölgelerden ayrışıyor. Kömürün istihdamdaki oranı diğer bölgelerde %1’den daha az iken bu oran ilgili bölgelerde %5-8 arasında değişiyor.
  • Çin: Dünyadaki çelik ve çimento üretiminin yarısından fazlasını gerçekleştiren Çin’de, enerji sektörü küresel kömür talebinin üçte birini tek başına karşılıyor.

Net sıfır geçişi için kritik eşik ve Asya’daki karmaşa

Dünya genelinde 9 bin kömürle çalışan termik santral (2.185 GW kapasite) bulunuyor ve bunların dörtte üçü gelişmekte olan ekonomilerde yer alıyor. Kömürde net sıfır geçisi bu ülkelerde, özellikle Asya’da, çok daha karmaşık bir hâl alıyor. Çünkü operasyonda bulunduğu yıl bakımından daha genç olan kömür santrallerinde geçiş daha zor ve Asya’daki santrallerin yaş ortalaması 15 iken bu rakam Kuzey Amerika’da 40’a yükseliyor.

Öte yandan çelik ve çimento sektörlerindeki ekipmanların –yüksek ısılı fırınlar gibi– ömürleri yaklaşık 40 yıl iken 25. yıllarında büyük bir yenilemeden geçiyor. Önümüzdeki 10 yılda, bu yenileme doğrultusundaki yatırım kararları gözden geçirilecek. Eğer bu tesislerin çalışma süreçlerinde hiçbir değişikliğe gidilmezse ve tesisler yaşam ömürleri boyunca çalışmaya devam ederse küreseldeki kömürle çalışan santrallerin 330 Gt CO2e emisyon salması öngörülüyor.

Senaryoların gösterdikleri

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) “Net Sıfır Geçişlerinde Kömür: Hızlı, Güvenli ve İnsan Merkezli Değişim Stratejileri” (Coal in Net Zero Transitions: Strategies for Rapid, Secure and People-Centred Change) başlıklı raporunda iki farklı senaryo ile kömürle çalışan santrallerden kaynaklanan emisyonları azaltmanın maliyeti analiz ediliyor. Buna göre;

  • Duyurulan Taahhüt Senaryosu (The Announced Pledges Scenario - APS), açıklanan tüm net sıfır taahhütlerinin zamanında yerine getirildiğini varsayıyor. Yüzyıl ortasına kadar kömür talebinde %70, petrol ve gazda talebinde ise %40’lık düşüş öngörülüyor.
  • 2050’ye Kadar Net Sıfır Emisyon Senaryosu (The Net Zero Emissions by 2050 - NZE) ise küresel kömür kullanımının 2050’ye kadar %90 oranında düşmesi ve gelişmiş ekonomilerde 2035’e kadar ve dünya çapında ise 2040’a kadar karbon nötr olunması öngörülüyor.

Kömürden geçiş senaryolarında, başta güneş ve rüzgar olmak üzere, temiz enerji kaynakları önceliklendiriliyor. Fakat yukarıda bahsi geçen sonuçlar elde edilirken, bu hızlı geçişin özellikle elektrik talebinin sabit veya düşüşte olduğu ülkelerde gerçekleştiği belirtiliyor. Bu durum, enerji geçişini Hindistan gibi kömür yoğun sanayi üretiminin yüksek olduğu ülkelerde gerçekleştirmenin zorluğunu tekrar işaret ediyor. 

APS’nin gerçekleşmesi için 2050’ye kadar 6 trilyon dolar yatırım yapılması gerekiyor. Fakat bu yatırımların %90’ının yenilenebilir ve nükleere, %10’unun ise enerji depolama ve elektrik şebekelerinin yenilenmesine ayrıldığının altını çizmek gerekiyor. NZE’de yatırım tutarı ise 9,5 trilyon dolara kadar yükseliyor. Gelişmekte olan ekonomilerde, Çin dışarıda bırakıldığında, APS için 500 milyar dolar, NZE için ise bir trilyon doların üzerinde yatırım gerekiyor. Çoğu santralin kamu denetiminde olması ve özelleştirilmiş santrallerin ise esnek olmayan alım garantisiyle korunması, finansmanın başlı başına yeterli olmadığını gösteriyor. Geçiş sürecini hızlandıracak olanın inovatif ve temiz finansal mekanizmalar olacağı vurgulanıyor. 

İnsan merkezli değişim

Dünyada yaklaşık 8,4 milyon kişi kömür değer zincirlerinde çalışıyor. Bunların 6,3 milyonu madencilik, işleme ve nakliye, 2,1 milyonu ise enerji üretiminde yer alıyor. APS'de toplam istihdamın 2030'da 6,1 milyona düşmesi öngörülürken, bu düşüşün yaklaşık yarısının işgücü verimliliğinden kaynaklanıyor. Öte yandan temiz enerjiye geçiş, yeni istihdam yaratımını da beraberinde getiriyor. APS'de temiz enerji istihdamı 2019'da yaklaşık 32 milyon iken 2030'da 54 milyona çıkıyor. 

İş kayıplarının çoğunlukla emeklilikle karşılanabileceği ve bir taraftan da dezavantajlı konumda kalacak işçilerin tazmin edilmesi ya da yeniden eğitimle dönüşüme dâhil edilmesinin de önemi vurgulanıyor. Fakat bu noktada, kömüre en çok bağımlı 21 ülkeden yalnızca beşinin bir adil geçiş politikası hazırladığının da altı çiziliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

çelik

Kömür

kömür

Uluslararası Enerji Ajansı

Endonezya

Moğolistan

Hindistan

Güney Afrika

Asya

NEREDE YAYIMLANDI?

SEFiA İklim GündemiSEFiA İklim Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Kömürden çıkış stratejileri

Kömürden çıkış senaryoları ve istihdam odaklı çözüm önerileri

12 Ara 2022

YAZARLAR

SEFiA İklim Gündemi

İklim değişikliği ile mücadele ve sürdürülebilirliğin finansmanı alanlarındaki gelişmeleri-araştırma sonuçlarını derleyen ve her ayın birinci ve üçüncü haftalarının pazartesi günleri yayımlanan dijital gazete.

İLGİLİ OKUMALAR

;