Otonom sürüş: Kontrol kimde olmalı?

Tesla, otonom sürüş teknolojisi nedeniyle iki kişinin ölümüne yol açmakla suçlanıyor
Otonom sürüş: Kontrol kimde olmalı?

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Elon Musk’ın sahibi olduğu elektrikli otomobil üreticisi Tesla, otonom sürüş özelliği Autopilot'ın kusurlu olduğu iddiasıyla ilk kez mahkemede savunma yapmaya hazırlanıyor.

Tesla, Eylül ve Ekim’de görülecek iki dava ile karşı karşıya. Davalardan ilki, 2019 yılında Model 3’ün bir palmiye ağacına çarpması ve saniyeler içinde alevler içinde kalması sonucunda sürücünün ölümüne, yolcuların ise ağır yaralanmasına neden olan bir kazayı konu alıyor. İkinci duruşma ise Tesla’nın, 2019 yılında bir Model 3 sürücüsünün ölümüyle sonuçlanan bir kazada suçlamalara karşı kendini savunmasını gerektiriyor.

Davaların ikisinde de davacılar, kazalardan Tesla’nın otonom sürüş sistemini sorumlu tutuyor. İlk davada Tesla’nın Autopilot ve diğer güvenlik sistemlerinin kusurlu olduğunu bildikleri hâlde araç satışı gerçekleştirdiği iddia edilirken ikinci davada Autopilot’ın fren yapmakta ve direksiyonu kırmakta başarısız olduğu öne sürülüyor.

Bu davalar, otonom sürüşü finansal geleceğinin merkezine alan Tesla’nın itibarını tehdit ettiği gibi Musk’ın itibarını da sorguluyor. Tesla sorumluluk almayı reddederek kazaların sürücü hatası kaynaklı olduğunu; Autopilot’ın insan gözetiminde güvenli olduğunu söylese de otomobil devinin teknolojisinin kusurlu olduğu iddiaları bu iki davadan çok daha derine uzanıyor.

Öte yandan, otonom sürüş sadece Tesla ile gündeme gelmiyor. Günümüzde otonom otomobil geliştiren ve/veya test eden şirketler arasında Audi, BMW, Ford, Google, General Motors, Tesla, Volkswagen ve Volvo gibi isimler yer alırken Lyft, Uber, Waymo ve Cruise gibi şirketler de otonom yolculuk servisleri sunuyor.

Henüz güvenli olmadığı yönünde sivil eleştirilerin ve düzenleyici kurumların hedefinde olan otonom sürüşün vaat ettikleri nedeniyle savunanı da oldukça fazla. Peki, otonom sürüş iddia edildiği üzere sürücünün ölüme sürmesine mi yol açıyor? Otonom sürüş, özünde bizlere ne vaat ediyor? 

İlk olarak: Nedir?

Otonom sürüş özünde sensörler, kameralar, radar ve yapay zekayı kombine ederek bir aracın bir insan operatör olmadan seyahat edebilmesini vaat ediyor.

Otonom araç geliştiricileri, bu sistemleri geliştirmek için makine öğrenimi ve sinir ağları ile birlikte görüntü tanıma sistemlerinden elde edilen büyük miktarda veriden faydalanıyor. Bu veriler, sinir ağının trafik ışıklarını, ağaçları, kaldırımları, yayaları, sokak işaretlerini ve herhangi bir sürüş ortamının diğer parçalarını tanımlamayı öğrendiği sürücüsüz araçlardaki kameralardan alınan görüntüleri içeriyor.

Ne vaat ediyor?

Otonom araçların en büyük vaadi, karşı karşıya olduğu tüm iddialara rağmen ‘güvenlik’ olarak öne çıkıyor. Buna göre, otonom sürüşün insan kaynaklı hataları elimine edebileceği düşünülüyor.

  • Ulusal Karayolu Taşımacılığı Güvenlik İdaresi (NHTSA) tarafından 2016 yılında yapılan bir araştırma; alkol ve dikkat dağınıklığı gibi insan hatalarının tüm otomobil kazalarının %94 ila %96'sını oluşturduğunu ortaya koyarken benzer çalışmalar da insan hatasından kaynaklanan araba kazalarının yüzdesinin en az %90 olduğunu gösteriyor.
  • Dahası, otonom sürüşün araç kazalarını önemli ölçüde azalttığı durumda bunun ekonomik etkisinin oldukça büyük olabileceği değerlendiriliyor. NHTSA, araç kazalarının ekonomiye etkisinin 594 milyar dolar olduğunu belirtiyor.

Bununla birlikte, yollarda çoğunlukla otonom araçların olmasının trafiğin sorunsuz bir şekilde akmasını sağlayarak trafik sıkışıklığını azaltabileceği ve sürücülerin araç kullanmaya ayırdıkları zamanı daha verimli bir şekilde değerlendirmesini sağlayabileceği düşünülüyor.

Eleştiriler neler?

Otonom sürüşün en büyük dezavantajı ise teknolojinin vaat ettiği şeyin kendisi olarak karşımıza çıkıyor: Direksiyonun arkasında bir sürücü olmaması. Buna göre, teknolojinin yaygınlaşmasıyla insanların otonom sürüşe gereğinden fazla güvenmeye başlayabileceği ve  kontrolü tamamen elden bırakabilecekleri düşünülüyor. Bu noktada, otonom sürüş aktifken bile ana kontrolün bir insanda olması gerektiğini; sürücü ile otopilotun kopilot olması gerektiğini unutmamak gerekiyor.

  • 2018'de Tesla'nın Model X SUV'si, otopilot modundayken otoyol şerit bölücüsüne çarptı. Şirketten yapılan açıklamada, sürücünün görsel ve sesli uyarılara rağmen elini direksiyona koymadığı ifade edildi.
  • Tesla’nın dahil olduğu bir diğer kaza ise sistemin yapay zekasının bir kamyonun parlak yansımasını gökyüzü sanması sonucu meydana geldi.

Otonom araçların yollarına çıkabilecek her nesneyi tanımlamayı, ne zaman yavaşlayacaklarını, hızlanacaklarını, yön değiştireceklerini ve de karşılaştıkları durumlara göre nasıl karar vereceklerini öğrenmeleri gerekiyor; ancak ani karar verme becerisi, geliştiriciler için büyük bir problem olmaya devam ediyor. Otonom araçların çevrede nesne algıladıklarında tereddüt ettiği ve yoldan saptıkları biliniyor.

  • 2018'de Uber tarafından işletilen bir otonom aracın yazılımı, yoldan geçen yayayı tespit etmesine rağmen yayayı yanlış pozitif olarak değerlendirip çarpışmanın engellenmesi için hiçbir şey yapmamı; bu kaza sonucunda Toyota'nın kamuya açık yollarda sürücüsüz araç testlerini geçici olarak durdurmak zorunda kalmıştı.
  • Ayrıca, yazılımın söz konusu olduğu yerde her zaman arızaların ve hacklenme gibi durumların olabileceğini hatırlatmakta da fayda var.

Bütün bunları bir kenara bıracak olduğumuzda bizi çevresel bir sorun karşılıyor: emisyon. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden (MIT) araştırmacılar tarafından yürütülen bir çalışmaya göre otonom araçları çalıştırmak için gereken bilgisayarların Arjantin’in yılda ürettiğinden daha fazla sera gazı emisyonu üretebileceği tahmin ediliyor.

  • Araştırma ekibi tarafından hazırlanan, her biri 840 watt tüketen bir bilgisayarla günde bir saat sürüş yapan 1 milyar otonom otomobilin modellendiği modele göre, bu bilgisayarlara güç sağlamak için gereken enerji yılda 200 milyon tondan fazla karbondioksit salınımı anlamına geliyor. Bu da emisyonların "kontrolden çıkmasını" önlemek için donanım verimliliğinin artırılması gerektiğine işaret ediyor.
  • Öte yandan, bu devasa ayak izinin, benzinli araçların karbon ayak izi ile karşılaştırıldığında hala sönük kaldığını da belirtmek gerekiyor. MIT’nin çalışması yalnızca elektrikli ve otonom araçların çevre için ‘sihirli bir değnek’ olmadığını gösteriyor.

Güvenli otonom sürüş mümkün mü?

NHTSA, otomobil üreticilerinin 15 Ocak 2023 itibariyle toplam 419 otonom araç kazası rapor ettiğini ve bu kazalarda 18 kişinin hayatını kaybettiğini bildiriyor. Bu durum, sürüş esnasında kontrolün kimde olması gerektiği sorusunu akıllara getiyor.

Hem motorlu hem de motorsuz araç sürücülerin olduğu kadar yayaların da sıklıkla kusurlu olduğu bir dünyada tabii ki de otonom araçların da hiçbir zaman kazasız olmayacağı söylenebilir; ancak her şekilde bu teknolojinin günlük yaşamın bir parçası hâline gelmesi için ilk olarak bu sistemlerin risk faktörünün en aza indirilmesi ve düzenleyici kurumlardan onay alması gerekiyor. 

Günün sonunda, çok da uzak olmayan bir gelecekte ister otonom bir taksiye atlıyor olalım, ister kişisel araçlarımızda otopilottan yararlanalım, dikiz aynasına baktığımızda gördüğümüz kişinin biz olduğunu bilerek direksiyon başına oturmakta fayda var gibi gözüküyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🎮 Otonom sürüş bilmecesi, yok oluşun eşiği

Yemek Sepeti'nden yeni teslimat yöntemi. X'ten finansal hizmetler sunma hedefinde yeni adım. Yılın oyunu olmaya aday Starfield'ın lansmanı. Hindistan'dan Ay'ın ardından Güneş hedefi.

02 Eyl 2023

Bethesda

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Cem Arıdağ

·

09 Eki 2026

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Toplantıdaki üçüncü dinleyici: Yapay zeka için mi konuşmaya başlıyoruz?

Yıllarca makineleri insanların anlayabileceği biçimde tasarlamaya çalıştık. Yapay zeka bu problemi çözüyor gibi görünüyor ama önümüze daha tuhaf bir tasarım sorusu çıkarıyor: İnsanların kendilerini makinelerin anlayacağı biçimde yeniden düzenlemeye başladığını nasıl fark edeceğiz ve hangi noktada bunu gerçekten problem sayacağız?

Berk Bayri

·

08 Eki 2026

Toplantıdaki üçüncü dinleyici: Yapay zeka için mi konuşmaya başlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zekada ambalaj değişimi: ‘Süper zeka’ ifadesi AI’ın imaj problemini çözebilir mi?

Birkaç yıl önce bir ürünün ismine “yapay zeka destekli” ifadesini eklemek, onu bir anda daha yeni, daha akıllı ve daha değerli gösterirdi. Bugün ise bu ifade, hemen hemen her üründe rastlanan son derece sıradan ve hatta kimi zaman “korkutucu” bir etiket hâline geldi. Güvenlik endişeleri, şirketleri ürünlerini “sevimli dijital maskotlar” arkasına gizlemeye iterken ABD hükümeti, çözümü yapay zekanın adını “süper zeka” olarak değiştirmekte buldu.

Doğa Yurduneri

·

07 Eki 2026

Yapay zekada ambalaj değişimi: ‘Süper zeka’ ifadesi AI’ın imaj problemini çözebilir mi?