Pandemide kadının görünmez emeği, işsizliği ve şiddet

Pandemide kadının görünmez emeği, işsizliği ve şiddet

29 Kasım - INSPARK - Pareto
INSPARK ile birlikte

Müşteri deneyimini artıran dijital çözümler: INSPARK

Akıllı müşteri yolculukları için dünyanın #1 numaralı pazarlama platformunu keşfedin. Nedir? Dünyanın en iyi CRM ve lider kurumsal bulut bilişim çözümleri firması Salesforce.com ’un Türkiye’nin ilk ve en deneyimli yetkili satıcısı ve iş…

Daha fazlasını öğren →

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Türkiye’de Mart 2020’de hayatımıza giren pandemi, birçok alışkanlığın değişmesine yol açtı. Bunların başında da çalışma düzeni geldi. Bu dönemde “evden çalışma” modeline geçilen ya da çalışmaya ara verilen birçok işin de kadınlar üzerindeki etkisi oldukça ağır oldu. 

Ev işlerinin kadına yüklenmesi, çocuk bakma sorumluluğunun “annede” olması gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı rollerin pandemide yeniden ortaya çıkmasıyla kadınların yükü ve emeği arttı. Bu “rutin işlere” evden çalışma modeli nedeniyle belirsiz saat aralıklarında çalışma da eklenince kadınlar kendilerine ya da keyif aldıkları aktivitelere ayıracak vakti dahi bulamadı. Medyascope’tan Fırat Fıstık’a konuşan Tuğçe Arıduru bu durumu şöyle anlatıyor:

“Evden çalışan kadınlar, sürekli evde oldukları için ev işleriyle daha çok ilgilenmek durumunda kalıyor. Eşim her ne kadar paylaşmaya çalışsa da adil paylaşım olmuyor çoğu zaman. Onun durumu hep ‘yardım’ seviyesinde kalıyor. Yerleşmiş ve kanıksanmış olan geleneksel aile düzeni ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı roller kadın-erkek arasındaki iş bölümünü maalesef ev işinde de etkiliyor ve kadının emeğini her zaman görünmez kılıyor.”

Pandemide şiddet de arttı 

Tüm dünyada koronavirüs döneminde kadına şiddet artarken Türkiye’de de durum farklı olmadı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın 11–23 Mart arasında bakanlığa bağlı konuk evlerinde kalan kadınlarla yaptığı araştırmada kadınların %32'si pandemi sürecinde evde gördüğü şiddetin arttığını söyledi. 

Kadın örgütleri de Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekileceğini açıkladığı mart ayından bu yana erkek şiddetinin daha da arttığını; ancak kadınların güvencesiz hissettiği için güvenlik birimlerine başvurmaktan vazgeçtiklerini aktardı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü bu durum için şunları söyledi:

“Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekildikten sonra aramalar azaldı. Mart ayında acil yardım hattına gelen aramalar 632 iken, nisanda 471 çağrı geldi. Martta gelen çağrılardan 112’si ev içi şiddet başvurusuydu, bu sayı nisanda 80’e düştü. Bu durum şiddetin azalmasıyla değil, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldıktan sonra kadınların güvencesiz kaldığını düşünmesiyle açıklanabilir."

Kadın işsizliği %43’e ulaştı

Pandemide sorumluluğun ve şiddetin artmasının yanı sıra kadın işsizliğinde de büyük oranlarda artış yaşandı. DİSK'in hazırladığı rapora göre, salgının etkisiyle iş kaybı ve geniş tanımlı kadın işsizliği oranı %43'e ulaştı. Her 4 kadından 1'inin istihdamda olabildiğinin bildirildiği raporda, Covid-19 salgınında Mart 2021 dönemine dek 867 bin kadının iş gücünden çekildiği aktarıldı. Rapora göre, ümitsiz kadın işsizlerin sayısında ciddi yükseliş yaşandı; Kasım 2019’da 297 bin olan sayı, son bir yılda 805 bine yükseldi. 

DİSK- AR'ın hazırladığı raporun özeti

DİSK-AR

Kadın işsizliğinin birçok farklı nedeni bulunuyor. İşverenlerin “anne” ya da “hamile” olan kadınları çalıştırmak istememeleri, mülakatlarda “Çocuk düşünüyor musun?” sorularıyla karşılaşılmasına kadar gidiyor. Bu uygulamaların yanı sıra, çalışma saatleri, iletişim ve görev dağılımı gibi birçok konuda da mobbinge uğrayan kadınlar günün sonunda çoğu zaman istifa etmek ve haklarını bırakmak zorunda kalıyor. 

İşsizlik, kadınları kayıtsız çalışmaya itmesinin yanı sıra şiddeti de artıran unsurlardan biri hâline geliyor. Ekonomik bağımsızlığı olmayan birçok kadın, şiddete “katlanmak zorunda” hissediyor.  

Kadın işsizliğinin çözümü için en başta toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması gerekiyor. Canan Güllü, “Sadece siyasi karar mekanizmalarında değil ‘eşit işe eşit ücret’ mekanizmalarının harekete geçmesini bekliyoruz.” diyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

💸 Türk lirası neden değer kaybediyor?

Türk lirası, dolar karşısında haftalık bazda %15'ten, yıllık bazda ise %40'tan fazla değer kaybetti. Jerome Powell, ikinci kez Fed Başkanı olarak aday gösterildi. Petrol fiyatları, yeni koronavirüs varyantının etkisiyle düşüşe geçti.

29 Kas 2021

INSPARK ile birlikte
İllüstrasyon: Joe Cummings / Financial Times

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Ümit Alan

·

23 Eki 2026

Yanlış soru: Reklamcılık bitti mi? Doğru soru: ‘Ödünç alınmış dikkat’le marka iletişimi olur mu?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Doğa Yurduneri

·

21 Eki 2026

Aidiyet ekonomisi: Favori markalarınız neden bez çanta satıyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

14 Eki 2026

Otomobil sektörünün yeni ikilemi: Yakıt krizi elektriklinin kaderini değiştirir mi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.

12 Eki 2026

Dijital ödemede güven eşiği: Her 10 işletmeden 7’si yeni çözümlere açık
ParetoPareto
∙

HİKAYE

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Emircan Yaman

·

12 Eki 2026

İhsan Cem Zararsız: "Yol çok uzunmuş, biz hala başındayız"