Perde arkasındaki çalışan: yapay zeka


Ziller Migros Sanal Market için çalıyor
Zilin sesini duydunuz, yeni okul döneminin tüm öğrencilere kocaman başarılar ve mutluluklar getirmesini diliyoruz. İlk gün hevesi, arkadaşlara kavuşma derken heyecanlanacak ne de çok şey var.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Birçok şirket güvenlik ve veri gizliliğini gerekçe göstererek yapay zeka araçlarını iş yapış süreçlerine dahil etmek istemez, hatta yasaklarken; çalışanlar şirketlerinin arkasından bu araçları gizlice kullanmaya başlamış durumda. Bu sayede verimliliklerini artırırken daha iyi bir iş-yaşam dengesinin de keyfini çıkarıyorlar. Üstüne üstlük, şirketler yapay zekayı entegre edecek noktaya geldiklerinde bu çalışanların aranan yetenek setine çoktan sahip olduğu için avantajlı konumda olacakları değerlendiriliyor.
Şirketler yeni bir teknoloji gündeme geldiğinde ilk uygulayan olmak ve bunu duyurmak konusunda oldukça hevesli ve acelecidir. Bir platformdaki yeni bir ürünü kullanarak ilk reklam kampanyasını üreten firma (media first) olmak, çoğu şirketin pazarlama departmanı için en önemli meselelerdendir. Öte yandan kurum içi kullanım için yeni araçlar ve teknolojiler satın alındığında şirketler bunların daha verimli ve sık kullanılması için eğitimler ve teşvikler vermeye de açıktır, hatta kullanımları yaygınlaşıncaya kadar çalışanlara rahat vermezler.
Ancak yapay zeka (AI) kullanımında süreç pek böyle işlemiyor. Şu anda çoğu firmanın AI kullanımını teşvik etmek şöyle dursun, şüpheci yaklaştığını görüyoruz. Hatta Gartner’ın araştırmasına göre şirketlerin %14'ü chatbot kullanımını doğrudan yasaklamış durumda.
Bunda tabii yapay zekayı inşa eden bilim insanları ve mühendislerin bu aracın iç işleyiş mekanizmalarına tamamen hakim olmadıklarını itiraf etmesinin de payı var. İnsan, doğası gereği anlayamadığı şeylere güvenmemeye meyilli bir varlık.
Öte yandan, ChatGPT gibi yapay zeka araçlarıyla paylaşılan veririnin gizliliği ve güvenlik endişeleri de bu yasaklarda belirleyici rol üstleniyor. Örneğin sağlık ve finans gibi sektörlerde çalışanların AI araçlarını kullanması, hassas hasta ve mudi bilgilerinin yetkisiz hatta kötü niyetli aktörlerin eline geçme ihtimali gibi sakıncalarından ötürü uzak durulan bir uygulama.
Yapay zekanın iş için kullanılmasını yasaklayan iş yerleri kadar iş bilgisayarlarından direkt yapay zeka araçlarına erişimi kısıtlayan şirketler de var. Ancak bu durum çalışanların akıllı telefonlar vb. kişisel cihazlardan sohbet botlarına erişerek üretken yapay zeka araçlarından faydalanmasına engel olamıyor.
Yapay zekanın işini elinden almasından korkan AI karşıtı bir kısım çalışanın aksine, bazı çalışanlar işlerini kolaylaştıran AI araçlarını gizliden gizliye kullanmayı tercih ediyor. Dahası, çoğu çalışan şirketi tarafından yasaklanmış olmasa bile gündelik işleri için yapay zekadan destek aldığını kabul etmekten kaçınıyor.
Bunun sebebi ise çalışanların iş-yaşam dengesini korumak ve övgüyü ChatGPT’ye kaptırmak istemiyor oluşu.
Mevzuatla ilgili herhangi bir iş yaparken –bu bir çağrı merkezi, hukuk bürosu, muhasebe firması ya da sigorta şirketi olabilir– mevzuatı taramak genelde işin en fazla zaman alan kısmını oluşturur. Eğer elinizin altında mevzuatla ilgili sorularınızı saniyeler içinde yanıtlayacak bir araç varsa, yanıtın doğru olup olmadığını kontrol etmek yanıtı aramaktan çok daha az vakit alacaktır.
- Öte yandan: Herkes her zaman bu araçları olması gerektiği gibi kullanmayabiliyor. Geçtiğimiz aylarda ABD’de bir avukatın başı, sorguladığı emsal kararların doğruluğunu kontrol etmeden davaya bakan yargıca gönderdiği için belaya girmişti. Avukatın kullandığı yapay zeka aracının bu emsal kararları uydurduğu ortaya çıkmıştı. Üretken yapay zekaya koşulsuz biçimde güvenmenin cilvelerinden biri…
Veri güvenliği ve kişisel verilerin gizliliğini ihlal etmenin doğurduğu hukuki riskler nedeniyle işyerinde yasadışı biçimde chatbot kullanan çalışanların elbette haklı görülecek bir yanı yok. Ancak birçok kullanımda ortada böyle bir risk de bulunmuyor. Örneğin kariyerine yeni başlamış birçok yazılımcı, kodlarla ilgili yaşadıkları problemlerde kendilerinden daha deneyimli yazılımcılara danışarak onların vaktini almaktansa, sorunun çözümü için ChatGPT’ye başvuruyor.
Bu sayede hem olduklarından daha yetkin görünürken, hem de işlerini verilen takvimden önce tamamlamaları sayesinde geri kalan zamanlarında kendilerine başka yetkinlikler kazandıracak eğitimleri almaya vakit bulabiliyorlar. Uzaktan çalışmanın sağladığı mahremiyetin da bundaki katkısı yadsınamaz elbette.
Peki neden ellerindeki bir görevi tamamladıklarında bir sonraki göreve geçmiyorlar? Çünkü birçok şirket sıkı çalışmayı daha fazla çalışmayla ödüllendirmeyi tercih ediyor. Bu çalışanlara göre, işçi verimliliğinin bir yapay zeka yardımıyla arttığını farkeden firmalar daha az maaşa daha çok iş yapılması beklentisi içine girebilir.
Tabii işin bir de kariyer planlaması kısmı var. Yapay zeka araçlarını kullanmadaki yetkinliği yüksek olan bir çalışan, seçeceği stratejik anlarda kendisinden beklenen işleri vaktinden önce teslim ederek üstlerinin gözüne girebilir ve daha yüksek zam ile terfi imkanlarına kavuşabilir. Bunun için de yapay zekayı gizliden gizliye kullanarak başkalarının önüne geçmek isteyenler bunu sadece patronlarından değil, iş arkadaşlarından da gizlemek zorunda kalıyor.
Bu çalışanlar da gizliden gizliye kullana kullana bu araçlarda doğru girdileri türetmekte ve daha isabetli yanıtları daha kısa sürede almakta daha maharetli hâle geliyorlar.
Bu nedenle de gelecekte AI araçlarının kullanımı yaygın olarak kabul görmeye başladığında, iş hayatında bunu yeni yeni öğrenenlerden daha önde olacaklarını gözardı etmemek gerek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Universal; Deezer'dan sonra Spotify, Tidal ve SoundCloud gibi diğer platformlarla da telif ödemelerini değiştirmeyi görüşüyor. Yapay zeka, çalışanlara işlerini daha erken bitirme ve daha kapsamlı çıktılar konusunda destek sağlıyor.
11 Eyl 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



