Plastik Gezegeni (Ya da “Hidrokarbon Polimer Gezegeni”)

Masmavi, üzerinde dalga dalga beyaz bulutların görüldüğü gezegene yaklaşan uzay gemisi yörüngede, gezegenden fark edilmeyecek bir uzaklıkta beklemeye başladı. Yıllar önce komşu bir yıldız sisteminden yola çıkan ve görevi yaşam barındıran yeni gezegenleri araştırmak olan araştırma ekibi gezegenin yaşam için uygun koşullara sahip olup olmadığını anlamak için önce uzaktan bir analiz yaptı. Sonuçlara göre gezegen yüzeyinin %71’i suyla kaplı, geri kalan bölgeler ise kara yüzeyiydi. Kara yüzeyinin bir bölümü bitki örtüsüyle kaplıyken geri kalan bölümü ise oldukça çorak görünüyordu. Atmosferin %78’i azot, %21’i oksijen, %1’i argon ve geri kalanı da başta karbon dioksit olmak üzere diğer gazlardan oluşuyor, ortalama 14 derece olan sıcaklık ekvatordan kutuplara gittikçe doğal olarak düşüyordu.
Bu verilere göre gezegene iniş yapabileceğine karar veren ekip gezegen üzerindeki uygarlık belirtilerinin en az, dolayısıyla da fark edilme olasılığının en düşük olduğu bir bölge aradı. Bunun için gezegen yüzeyindeki en büyük okyanusun ortasında, en yakın kara parçasından 6 bin km uzaklıkta yer alan ıssız bir adayı seçerek detaylı analizler yapabilmek amacıyla buraya iniş yaptı.
Birkaç kilometre en ve boyda olan ve üzerinde hiçbir uygarlık izi bulunmayan ada el değmemiş bir ormanla kaplıydı ve dört bir yanı beyaz kumlu kumsallarla çevriliydi. Buranın gezegenin doğası hakkında detaylı bilgi toplamak için çok uygun olduğunu düşünen araştırma ekibi hemen analizlere başladı. Gerçekleştirilen analizler sonucunda adada birçok bitki türü ile başta kuşlar olmak üzere bazı hayvanların yaşadığı, bu küçük kara parçasını çevreleyen ve sonsuzmuş gibi dört bir yana uzanan okyanusun ise kelimenin tam anlamıyla canlılarla kaynadığı sonucuna varıldı. Adanın iç kısımları oldukça verimli bir toprakla, kıyılar ise incecik, bembeyaz bir kumla kaplıydı. Bu özellikleri adayı yalnızca zengin bir yaşam alanı yapmakla kalmıyor, aynı zamanda son derece güzel bir manzara da oluşturuyordu. Bütün bu sonuçların arasında araştırma ekibinin bir türlü diğer bileşenlerle ilişkisini çözüp anlamlandıramadığı bir madde öne çıkıyordu. Özellikle kıyıdaki kumların içinde her boyutta, hatta gözle görülmeyecek kadar küçük parçacıklar olarak yer alan bu madde, okyanus suyunun içinde, deniz canlılarının, kuşların, hatta böceklerin bünyelerinde de bulunuyor, ancak ekosistem içindeki işlevi bir türlü anlaşılamıyordu.
Araştırma ekibinin bu madde ilgili varabildiği sonuçlar maddenin hidrokarbonlardan, yani petrol ürünlerinden oluştuğu ve çevrede bulunan tüm katı maddelerden çok daha uzun ömürlü olduğundan ibaretti. Yapılan detaylı analizler bu maddenin çevredeki canlılara hiçbir faydası olmadığını, onlara zarar verdiğini, hatta bazı canlıların bu madde yüzünden ölmekte olduğunu ortaya koydu. Bu öyle bir maddeydi ki tuzlu suda, kızgın güneş altında, hatta toprağa gömüldüğünde bile bozulmuyor, yüzlerce yıl olduğu gibi kalmaya devam edebiliyordu.
Araştırma ekibi bu maddeyle ilgili daha da çarpıcı bir keşif yaptı: Madde çürümediği için doğada kalmaya devam etmekle kalmıyor, miktarı da her geçen gün artmaya devam ediyordu. Bu artışa bakılırsa bu maddenin bir kaynağı olmalıydı. Okyanus akıntıları ve rüzgarları günlerce izleyen araştırma ekibi bu maddenin akıntılar ve dalgalarla uçsuz bucaksız görünen okyanusta her yönden adaya gelmeye devam ettiğini gördü. Madde bu bölgede oluşmuyor, anlaşılan o ki çok uzak mesafelerden akıntı ve rüzgarlarla buraya taşınıyordu.
Yapılan tüm araştırmaların kesin olarak ortaya koyduğu tek şey bu maddenin ada ve çevresindeki okyanustaki doğal hayata ciddi zarar verdiği, başta da deniz canlıları ve kuşların ölümüne neden olduğuydu. Bu nedenle geminin kaptanı tüm ekibe bu maddeyi özellikle besinlerinden uzak tutma ve asla gemiye getirmeme emrini verdi.
Araştırma gemisinin mavi gezegende geçirebileceği zamanın sonu gelmişti. Programlarında başka gezegenleri de ziyaret etmek olduğu için gezegendeki çalışmalarını tamamlayarak kalkış için hazırlıklarını sonlandırdılar. Araştırma ekibi yaptıkları çalışmalara dair çok detaylı bir rapor hazırladı. Bu raporda gezegenin atmosferi, okyanuslar, toprak, indikleri ada ve çevresindeki ekosistemin özellikleri, bitki ve hayvan türleri hakkında çok detaylı bilgiler yer alıyordu. Rapor ayrıca gezegendeki yaşam biçimlerinin birbiriyle ilişkisi, ölüm ve yaşam arasındaki kusursuz denge, besin zinciri ve etkileşimden oluşan, hiçbir şeyin yararsız ya da işlevsiz olmadığı süreçleri de tüm detayıyla anlatıyordu.
Raporun son kısmına ise “açıklanamayan tehlikeli olgular” başlığıyla bir not düşülmüştü. Bu notta kusursuz bir uyum içinde var olan süreç ve canlılardan tamamen bağımsız, bunların hiçbiri tarafından üretilmeyip uzaklardan akıntılarla bu bölgeye gelen son derece dayanıklı bir maddeden bahsediliyordu. Bu madde tüm çevredeki en dayanıklı madde olmasına rağmen çevredeki yaşam için bir faydası olmak bir yana, tüm canlılara büyük zarar veriyor, ölümlere neden oluyor ve sürekli artmaya devam ediyordu. Madde o kadar çoktu ve araştırma ekibinin kafasını o kadar kurcalamıştı ki kendi aralarında gezegeni bu isimle anmaya başlamışlardı. Araştırma ekibinin gezegendeki en yaygın ve dayanıklı madde olduğu sonucuna vardıkları bu maddeye verdikleri isim raporda hidrokarbon polimer [1] olarak kaydedilmişti.
[1] Plastik
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Masmavi, üzerinde dalga dalga beyaz bulutların görüldüğü gezegene yaklaşan uzay gemisi yörüngede, gezegenden fark edilmeyecek bir uzaklıkta beklemeye başladı.
01 Haz 2023

YAZARLAR

Emrah Bilge
Author @ Çöpüne Sahip Çık

Çöpüne Sahip Çık
Çöpsüz bir yaşama adım atmak ve “azalt-yeniden kullan-geri dönüştür” prensibini benimsemek için gereken tüm bilgileri burada bulabilirsiniz.
İLGİLİ OKUMALAR


