Reel efektif kur yükseldi

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
TÜFE bazında hesaplanan reel efektif kur, mart ayında 58,6’dan 59,4’e yükseldi. Endeks böylelikle yükselişini dördüncü aya taşıdı. Son veri ile birlikte, endekste 2021 yılının ekim ayından bu yana en yüksek değer de görülmüş oldu.
❓Neden önemli? Reel efektif kur endeksindeki artış, TL’nin seçili dövizler karşısında enflasyondan (manşet değer olarak TÜFE kullanılıyor) daha az değer kaybettiğini gösteriyor. Diğer bir ifadeyle, TL’nin reel değerinin yabancı para birimleri karşısında arttığına işaret ediyor. İhracatın desteklenmesi adına yerel para biriminin değerinin düşürülmesi stratejisinin yansıması endeksin hareketleri ile doğrudan gözlemlenebilir. Öte yandan, özellikle son dönemde ihracatçı birliklerinin “reel olarak değer kazanan TL” karşısındaki eleştirilerinin de dayanaklarından biri de bu veri.
💾 Cep bilgisi: Reel efektif kur hesaplamasında arındırma bileşeni olarak TÜFE, ÜFE ve birim işgücü maliyeti verileri kullanılıyor. Endekste eşik değer 100 ve bu değerin altı değersiz, üstü ise aşırı değerli para birimi olarak yorumlanıyor. Yani, 100’ün üzerindeki her değer TL’nin hedef yabancı para sepetine karşı aşırı değerli olduğu anlamına geliyor.
💉 Hatırlatma dozu: 1994 yılının başından bu yana hesaplanarak yayımlanan endekste tarihi zirve (127,7) 2007 yılının aralık ayında görüldü. Tarihi dip seviye ise 2021 yılının son döneminde açıklanan yeni ekonomi modeli ile birlikte görüldü. Endeks, 2021 yılını 47,7 değeri ile kapatmıştı. Endekste tarihi ortalama değer 94,6 olurken, son 1 yılın ortalaması ise 55,7 seviyesinde bulunuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Yurt içinde TCMB'nin Aylık Fiyat Gelişmeleri raporu öne çıkarken, yurt dışında Avro Bölgesi'nde açıklanan üretici fiyat endeksi verisi ön plandaydı.
05 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta hem yurt içi hem de yurt dışı piyasalarda yoğun bir veri takvimi izlenecek. Yurt içinde Pazartesi günü açıklanacak Ağustos ayı sektörel enflasyon beklentileri ön plana çıkarken, yurt dışında Çarşamba günü ABD'de açıklanacak ikinci çeyrek GSYH revizyonu ve Temmuz ayı PCE enflasyonu ile Cuma günü Fed Başkanı Kevin Warsh'ın Jackson Hole konuşması takip edilecek.
24 Ağu 2026

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’ın BAE topraklarına yönelik balistik füze saldırılarının ardından İran ile yürütülen tüm faaliyetleri, ticari alışverişi ve finansal işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldığını duyurdu. İran yönetimi füze saldırısıyla ilgisi bulunmadığını ve bunun bir “sahte bayrak” operasyonu olduğunu ifade etmiş olsa da, BAE’nin kararı İran’ın en büyük ithalat kapısını ve yaptırımlar altında kullandığı başlıca ödeme merkezlerinden birini aynı anda devre dışı bırakma potansiyeli taşıyor.

Hem Japonya’da hem de Amerika’da piyasaların merkez bankalarını faiz artırmaya zorladığı bir süreçten geçiliyor. Ancak tarih gösteriyor ki genellikle bu savaşın kazananı tahvil piyasaları oluyor. Bu nedenle önümüzde, faizlerle ilgili olarak piyasaların çok da sevmediği stresli bir sürecin içinde bulunduğumuzu bir kez daha görülüyor.

Türkiye ekonomisinin omurgası KOBİ'lerin ihtiyacı mali ve beşeri sermayedir. Bunun yolu da büyüme sermayesi ve profesyonelleşmeden geçmektedir. Ancak özel sermaye yatırımları Türkiye'de milli gelirin yalnızca %0,03'üne denk gelmekte. Avrupa'da ise bu oran %0,44. Çözüm, şirketlerimizi kurumsallaştıracak daha derin bir özel sermaye piyasasından geçmektedir.

Uzun vadeli devlet tahvili getirileri dünyanın neredeyse her yerinde aynı anda zirvelere ulaşıyor. Getiri eğrisinin uzun tarafı son dönemlerde çokça dikkat çekmeye başladı. Ancak tahvillerdeki bu hareket, klasik “resesyon korkusu” hikayesine pek benzemiyor.



