Selda Tokat’la: Türkiye’de şarap üreticisi olmak üzerine

Üretimden satışa kadarki süreçleriyle politik bir unsur olarak şarabı konuşuyoruz.
Selda Tokat’la: Türkiye’de şarap üreticisi olmak üzerine

3 Mayıs - Literal Radio - Duende
Literal Radio ile birlikte

İyi müzik için iştah duyanlara: Literal Radio Şehrin yeni groove radyosu Havada gönül tellerini titretecek bir sıcaklık, modumuzda ise bu güzel hislere yakışacak iyi müziğin heyecanı var. Özlem duyduğumuz ritim için nerede bir araya geleceğimizi artık biliyoruz; sadece bir radyo değil, benzer zihinlerin aynı yerde dalgalandığı Literal Radio yayına başladı. Nedir? Daha iyi #müzik, daha iyi #içerik ve daha iyi #kürasyonlar için karnı zil çalanların aidiyet duygusuyla hareket ettiği Londra merkezli topluluk Literal , birlikteliğin ilk adımını Literal Radio ile atarak daha iyisini arayan müzikseverlere sesleniyor: “Kimse buraya senden daha fazla ait değil.” Neler var? Kulaklığını paylaşmak isteyeceğin zevklere sahip kişileri müziğin etrafında bir araya getirmeyi arzulayan Literal Radio ; soul, jazz, funk, R B, modern jazz ve electronica ağırlıklı seçkisiyle seslenerek iyi müzikle şehrin kalabalığında bizi birbirimize bağlıyor. Keyifle salınacak anlar için incelikle ve heyecanla kürate ediliyor. Nerede? Her yerde olanın değil, iyi müziğin peşinden gidenlerin yeni evi Literal Radio ’yu Karnaval.com , Karnaval IOS ve Android uygulamaları ve houseofliteral.com üzerinden dinleyebilirsin. Şehrin groove dalgasına kapılmaya hazırsan @houseofliteral ’a hoş geldin. #LiteralRadio #Longing4BetterMusic

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Alkollü içecekler sosyal ve kültürel sınıfsal ayrımın hem toplum hem de otoriteler nezdinde önemli temsili olarak görülüyor. Çıkan bir reklam dahi bir anda gündemin önemli bir kısmında kendine yer edinirken topraktan kadehe alkollü içecekler sektörünün paydaşlarının sıkıntıları ve çözümleri yüksek sesle konuşulmuyor. Bu durumdan rahatsızlığını dile getiren şarap üreticisi Selda Tokat'la bir araya gelip sektörün son durumunu gözden geçirirken seçim sonrası beklentilerini konuşuyoruz. 

Yaşam tarzına müdahalenin etkilerinin en çok hissedildiği sektörün bir parçası olarak Türkiye’de şaraba dair yaklaşım ve anlayışı hem toplum hem de otoriteler nezdinde nasıl değerlendiriyorsun?

Türkiye’de her şeyin politik olduğuna inanıyorum, içtiğimiz su bile. Bunun en acı örneğini depremden sonra afet bölgelerinde gördük ve görmeye de devam ediyoruz. Politik anlamda nüfusunun büyük çoğunluğu Müslüman olan Türkiye’de yıllar içinde aynı politik şiarla yönetildiğimizi de göz önünde bulundurduğumuzda en “politik” konuların başında maalesef şarap geliyor. Biz üreticiler olarak dünyaya şarabın anavatanı Anadolu diye kendimizi anlatırken ülke topraklarında bu ironik dilemmayla baş etmeye çalışıyoruz. 

Selda'nın röportaj öncesi attığı tweet


Son 20 yılda kanun ve düzenlemelerde yapılan değişikliklerin sektörel yansımaları oldu elbet. Üretimden satışa, süreci nasıl yönettiğinizden bahsedebilir misin?

Neredeyse tüm üreticilerin, özellikle de sektöre yeni katılanların en büyük problemi binbir emek, tutku ve sevgiyle yaptıkları şaraplarını şarap severlerle buluşturmalarının son 20 senede adım adım zorlaştırılması. Kırmızı bölgelere hapsedilmeye çalışılan restoranlarla devam eden bu politik bakış açısı üretimden servise birçok aşamasında imkansızlıklarla baş başa bırakıldı. 

Diğer önemli konuysa, bazen senede iki kere yapılan ÖTV düzenlemeleri en çok uygun fiyatlı şarapları etkilediği için şarap severler de bütçelerini elbette önce “soğan”a harcayacağından tüketim miktarının azalmasına sebep oldu. 

Uygun fiyatlı şarapların satışı bağcılıkla geçinen çiftçinin üzümünü satabilmesi için üreticinin tanklarını boşaltıp yeni üzüm almasına yer açmak demektir. Üzüm-çiftçi-şarapsever döngüsünde yaşadığımız tüm bu güçlükler bizi ihracat yapmak için motive ediyor. Fakat orada da yalnızlaştırıldığımız için diğer ülkelerde şarabımızı anlatmaya çalışırken ülkelerinin desteğini arkasına almış diğer yeni dünya şarap üreticisi ülkelere göre cılız ses çıkarabildiğimiz için maalesef istediğimiz yolu alamıyoruz.

Vaatler


Hem üretici hem de tüketici nezdinde şartların iyileştirilmesi için ivedilikle alınması gereken kararlar neler? 

Bağdan kadehe şarap üretimi tüm aşamalarıyla "yasaklı sektör" olarak görülüp devlet desteklerinden faydalanamıyor. Bu durumun aşılması bizim için en öncelikli halledilmesi gereken mesele. Şarap üreticileri olarak üretime ve ihracata verilen desteklerin içinde yer almak istiyoruz. Ülke bütçesinde önemli yeri olan ÖTV’nin kalkması gibi gerçekçi olmayan bir hayalim yok fakat bu durum yeniden düzenlenerek daha ekonomik bütçeli şaraplar lehine kararlar alınmalı.

Türkiye şaraplarının geleceği için Yunanistan, Gürcistan, Ermenistan gibi ülkelerin şaraplarını dünyayla tanıştırma süreçleri model alınabilir. Devletin öncelikle bağcılıktan başlayarak teşviklendireceği şarap üreticilerinin katma değeri çok yüksek şarap için zaten sevgi motivasyonlu kimlikleri mevcut. Daha donanımlı ve arkasında devlet gücünü hisseden üretici Türkiye’yi moderniteye ve demokrasiye bir adım daha yaklaştıracaktır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🗞️ apéro gazete #4 Türkiye'de alkollü içeceklerin son 15 yılı

apéro gazete'de bu hafta: Haftanın tarım ve gastronomi haberleri, Türkiye'de son 15 yılda alkollü içeceklere uygulanan vergileri, yasakları ve getirilen düzenlemeleri derledik. Sektörel yansımalarını şarap üreticisi Selda Tokat'la konuştuk.

05 May 2023

Literal Radio ile birlikte
Tasarım: Kaan Walsh

YAZARLAR

Reyhan Ülker

İstanbul Bilgi Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümü mezunu Reyhan, üniversite hayatı boyunca Mikla ve Ruhun Doysun başta olmak üzere şef Mehmet Gürs’ün çeşitli projelerinde yer aldı. Kopenhag'ta bulunan Noma’da tamamladığı staj programının ardından odağını "yemek hikayeleri"ne çevirmeye karar verdi. 2022 yılı Kasım ayından beri Aposto’da yemek editörlüğü yapıyor.

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra