Türkiye'yi çevreleyen denizlerin sıcaklığı yükseliyor


Kombo x Jam’s Space buluşmalarında kaçırılmaması gerekenler Bağdat Caddesi’nde ortak bir yaşam alanı yaratan Vertical ; özgün ve kolektif yapısıyla sürdürülebilirlik bilincine alan açmayı amaçlayan Jam’s Space ve müziği merkezine alan Kombo ’yla güçlerini birleştirerek kapsamlı ve bir o kadar eğlenceli bir mekân sunuyor. Jam’s Space ve Kombo ’nun önümüzdeki günlerde kaçırmamanı tavsiye ettiğimiz buluşmalarını aşağıda senin için sıraladık: Underdog Friends: Kerem Akdağ, Janbo | 20 Mayıs 21.00: “Barış, sevgi ve korsanlık” pankartı açan Underdog ekibiyle Kerem Akdağ ve Janbo bir cumartesi akşamından beklediğiniz tüm hareketi sunmaya hazır. Musiki FM Selectors: Ahu, Hünkar | 26 Mayıs 21.00: Dünyanın farklı sahnelerinden yolu geçen DJ ve söz yazarı Ahu ile yerel sahnenin pek sevdiğimiz bir diğer başarılı DJ’i Hünkar, setin başında selam vermeye hazırlar. Meşeli Sohbetler: Gürkan Gümüş, Teoman Hünal | 1 Haziran 21.00: Meşe tadında bir sohbete hazırsan viskiye dair ne var ne yok konuşmak üzere iki uzman isim Gürkan Gümüş ve Teoman Hünal’la bir randevuya davetlisin. Dahası: “Daha başka neler var?” diye sormak istersen The Irish Spirit birlikteliğiyle hazırlanan buluşmalar arasında bugün 21.00 ’de Jolly Joker Pub Kanyon ’da Gülinler ve yarın 22.00’ de Aksi Cadde ’de Ozan Algül seni bekliyor. Yarın için bir başka önerimizse 22.00 ’de The Wall ’da Emre Nalbantoğlu ve Acil Servis ’i sahnede yakalaman. Jam’s Space ve Kombo ’da neler olacağını takip etmek için burayı , The Irish Spirit buluşmalarını kaçırmamak için şurayı takip edebilirsin.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Anadolu Ajansı’na konuşan Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, iklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının yükseldiğini ve Türkiye'yi çevreleyen denizlerin kendine has yapıları sebebiyle büyük varyasyonlar gösterdiğini ifade ediyor.
Güncel durum şöyle: Deniz suyu sıcaklıklarının 1963 yılından beri atmosferdeki ısınmayla eş zamanlı olarak artıyor. Yani atmosferdeki yaklaşık 1,1 derecelik ısınmaya, denizlerde yaklaşık 1 derecelik bir sıcaklık artışı eşlik ediyor. Aynı zamanda Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin (IPCC) raporuna göre atmosferde 21. yüzyılın sonuna kadar denizlerde 4’le 7 derece arasında bir artış bekleniyor.
- Ne anlama geliyor?: “Bu, denizlerin bütün döngüleri alt üst olması demek, su seviyelerinin 2050'ye kadar yarım metreden fazla yükselmesi ve bütün kıyıları etkilemesi demek. Globaldeki denizlerde körfez akıntısı gibi akıntıların duracağı öngörülüyor, bu da bütün iklim sisteminin, bütün hava durumunun değişmesi demek.”
- Birkaç adım geriden: ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü, son 39 yıldır Türkiye'yi çevreleyen denizlerin sıcaklık değerlerini ölçmeye devam ediyor.
- Türkiye’de durum: Akademisyen, dünya ortalamasına karşın Türkiye kıyılarının 2 derece seviyesini geçtiğinin altını çiziyor: “Türkiye'yi çevreleyen denizlerin kendilerine özgü yapıları dolayısıyla çok büyük farklılıklar gösterdiğini görüyoruz.”

Kaynak: ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü
- Karadeniz daha fazla etkileniyor: Denizlerin kendine özgü özelliklerin kayboluyor; soğuk ara tabaka ortadan yok olmuş durumda ve dipteki oksijensiz sular yüzeye yaklaştıkça bölge için tehlike artıyor. Doğu Karadeniz’de Tuna Nehri’nin soğutucu etkisi bulunmadığı için en ciddi sıcaklık artışı burada görülüyor.
- Artışın etkileri: 25 metrenin altında oksijenli canlı yaşamına uygun olmayan Marmara Denizi’nin durumu kirlilikten dolayı giderek kötüleşiyor. Biyoçeşitlilik kaybı var. Müsilaj oluşumunda riskler artıyor. Alg patlamaları yaşanıyor, suyun kalitesi düşüyor. Farklı girdap ve akıntı sistemleri zayıflıyor, bunun da ekosisteme ciddi etkileri oluyor.
- Ne yapılabilir?:
- Karbondioksit emisyonları sıfırlamak gerekiyor.
- Deniz avcılığı kademeli olarak durdurmak gerekiyor.
- Bitkisel proteinlere, alternatif protein kaynaklarına yönelmek gerekiyor.
- Tek kullanımlık plastikleri kullanmayı bırakmak gerekiyor.
- Endüstriden, tarımdan, şehir deşarjlarından kaynaklanan kirliliği hızla sıfırlamak gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Küresel bir acil duruma karşı yatay örgütlenmeye dayalı bir hareket işe yarayabilir mi?
19 May 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Arkasında ailesinin beklentileri, sınıfsal konumu, yaşadığı yer, aldığı eğitim, aile sermayesi, geleceğe ilişkin endişeleri olan, tercih formunun üzerinde adı yazan kişiyi düşünelim. Tercihi yapan el onun olabilir; peki o eli yönlendiren hayal, arzunun ne kadarı ona ait? Hayallerimiz, tercihlerimiz, arzularımız ne kadar bizim? Soruyu daha kökensel bir yerden soralım: İçimizde tercih yapan o “kişi” kim?

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Konferansı (COP31), Kasım'da Antalya’da düzenlenecek. 2025’te Avustralya'nın bu zirveyi yapması hâlinde masrafların 2 milyar dolara ulaşabileceği belirtilmişti. Türkiye için böyle bir hesaplama yok, ancak İklim Değişikliği Başkanlığı yıllık 563,3 milyon lira olarak belirlenen ödeneğini ilk altı ayda 10 kat aşarak 5 milyar 590 milyon lira harcadı.

Yürümek yeni keşfedilmiş değil. Daha iyi olmak için öğrenilmeyi ve başarılmayı bekleyen uğraşlardan biri hiç değil. Tam tersine, insanın dünyayla ilişki kurmasının en eski biçimlerinden biri. Şimdi ona yeniden dönmemizin nedeni de bu kadar basit: İnsana özgü ortak bir eylemi ve onun gücünü yeniden hatırlamak.

Bugün özgünlükten söz ederken yalnızca fikirleri konuşmuyoruz, dili de konuşuyoruz. Çünkü dil, fark edilmeden standartlaşan ilk yer. Önce aynı kelimeleri seçiyoruz, sonra aynı benzetmeleri, ardından aynı düşünceleri... En sonunda ise birbirimize benziyoruz. Yapay zeka milyonlarca metnin ortalamasını çıkararak yazdığı için aynı dili üretiyor. Peki ya biz? Biz de uzun zamandır birbirimizin ortalamasını yaşamıyor muyuz?

40’lı yaşlar, insanın hem zamanın ne kadar hızlı geçtiğini daha çok düşündüğü hem de hayatın sorumluluklarını daha ağır hissettiği bir dönem. Bir yandan yavaşlamak, daha seçici olmak ve zihinsel gürültüyü azaltmak isterken diğer yandan sürekli erişilebilir olmaya, karar almaya ve yetişmeye zorlanıyoruz. Psikoloji araştırmaları ise bu gerilimin yalnızca kişisel bir kriz olmadığını; yaş alma, zaman algısı ve modern hayatın bitmeyen uyaranları arasındaki daha büyük bir çatışmanın parçası olduğunu gösteriyor.



