
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Avrupa Birliği (AB), Twitter'ın, birliğin dezenformasyonla mücadeleye yönelik gönüllü kodundan çekildiğini açıkladı. Haberi dün Twitter üzerinden duyuran AB'nin iç pazardan sorumlu komiseri Thierry Breton, "Yükümlülükler devam ediyor. Kaçabilirsiniz ama saklanamazsınız." diyerek platformun yeni yasalara uymaya zorlanacağını ifade etti. Twitter'ın 25 Ağustos itibarıyla yasal olarak AB'de dezenformasyonla mücadele etmesi gerekeceğini belirten Breton, aksi takdirde Twittter'ın yaptırımlarla karşı karşıya kalacağının da sinyallerini verdi.
Bir adım geriden: Bundan birkaç gün önce AB'den bir yetkili, Twitter'ın koddan ayrılacağına dair işaretler verdiğini; ancak bunun, Twitter'ın AB'de faaliyet göstermeyi bırakacağı anlamına gelmediğini söylemişti. Konuya ilişkin açıklamada, şirket zaten son zamanlarda çok fazla çaba sarf etmediği için bunun büyük bir fark yaratmayacağı ifade edilmişti.
Arka plan: Geçen yıl Haziran ayında başlatılan kod, dezenformasyon ve sahte haberlerden kazanç elde edilmesini önlemenin yanı sıra şeffaflığı arttırmayı ve botlar ile sahte hesapların yayılmasını engellemeyi amaçlıyor.
- Aralarında Facebook, WhatsApp ve Instagram'ın çatı şirketi Meta'nın yanı sıra TikTok, Google, Microsoft ve Twitch'in de bulunduğu düzinelerce teknoloji firması tarafından imzalanan kod ile şirketler, doğruluk kontrolcüleriyle işbirliği yapmak ya da siyasi reklamların takibini yapmak gibi hangi taahhütlerde bulunacaklarına karar verebiliyor.
- Twitter bu yılın başlarında, şirketin 2022'nin sonlarında Elon Musk tarafından devralınmadan önce uymayı kabul ettiği kod kapsamında AB'ye eksiksiz bir rapor göndermeyen tek büyük teknoloji platformu olmuştu. AB'nin yürütme kolu Şubat ayında yaptığı açıklamada, raporda veri eksikliği olduğunu ve sosyal medya şirketinin doğruluk kontrolörlerini güçlendireceğine dair taahhütlerini içermediğini söylemişti.
Geniş açı: Elon Musk'ın devralmasından bu yana Twitter'daki içerik denetiminin büyük ölçüde azaltıldığı gerçeği, eleştirmen tarafından platformdaki dezenformasyonun yayılmasındaki artışın nedeni olarak değerlendiriliyor. Her ne kadar Musk, şirketi devraldığından beri platformdaki yanlış bilgi miktarının azaldığını ifade etse de geçtiğimiz ay BBC'nin bildirdiğine göre, Twitter'da Rus ve Çin devlet propagandası yapan hesapların sayısında sıçrama yaşandığı aktarılıyor.
- Buna göre, Twitter'ın koordineli dezenformasyon kampanyalarıyla mücadele etmek için çalışan, uzmanlardan oluşan özel bir ekibi olduğu; ancak bu uzmanların çoğunun Musk'ın şirketi satın almasıyla işten çıkarıldığı veya istifa ettiği bildiriliyor.
Öte yandan: Her ne kadar Twitter, dezenformasyon kodundan çıkış yapmış olsa da AB'nin şirketleri yasadışı çevrimiçi içerikle mücadele etmek için çok daha katı denetlemelere tabi tutacağı Dijital Hizmet Yasası (DSA) yürürlüğe girmiş bulunuyor.
- Bu yasa, 25 Ağustos'tan itibaren, Twitter gibi AB'de aylık 45 milyondan fazla aktif kullanıcısı bulunan platformların, yeni kurallara uymak zorunda kalacakları; aksi takdirde yıllık gelirlerinin %6'sı kadar para cezası veya AB'de tamamen yasaklanma tehdidiyle karşı karşıya kalabilecekleri anlamına geliyor.
- Başka bir deyişle, DSA, Twitter'ın kullanıcıların yasadışı içeriği bildirebileceği bir mekanizmaya sahip olmasını, bildirimler üzerine platformun "hızlı bir şekilde" harekete geçmesini ve dezenformasyonun yayılmasına karşı önlemler almasını gerektiriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.

Gıda markaları, restoranlar ve kafeler, son dönemlerde giderek artan oranda yapay zeka üretimi görsellere başvuruyor. Fakat bu görseller, iştah açıcı görünmek yerine, “mide bulandıran” etkileriyle viral oluyorlar. Bu durum, dikkat çekici bir soruyu da gündeme taşıyor: Fotogerçekçi görüntüler üretme konusunda bu denli yetenekli hâle gelen yapay zeka modelleri, neden iştah açıcı yemek görselleri üretemiyor?

Türkiye, 15 yaş altına sosyal medya yasağını uygulamaya hazırlanırken yaş doğrulama için e-Devlet üzerinden token modeli gündemde. Çocukları sosyal medyanın zararlarından korumayı amaçlayan bu sistem, bütün kullanıcıların önce devletin kimlik altyapısından geçmesini gerektirebilir. Çocukları korumak amacıyla kurulan bu sistem, kullanıcıların kimliğiyle hesapları arasındaki bağı devletin elinde görünür hâle getirir mi? Yetişkinlerin anonimlik hakkı bundan nasıl etkilenecek?



