UBS, Credit Suisse devralımında aceleci mi davrandı?


Yeni nesil değer yatırımcısı: Inveo Ventures Geleceğin şirketlerinden birini kurmak ve sermaye yaratmanın yanı sıra bir değer köprüsü inşa etmek istiyorsanız sizi bir yatırımdan daha fazlasını sunan Inveo Ventures ile tanıştırmak isteriz. Nedir? Inveo Yatırım Holding ve Gedik Yatırım grubunun kurduğu girişim sermayesi yatırım ortaklığı şirketi olan Inveo Ventures , girişimcilik ve risk sermayesi hakkındaki bilgi birikimi sayesinde yenilikçi ve ölçeklenebilir teknoloji şirketleriyle değer yaratıyor. Kurucuları ve ekipleri destekleyerek tüm zorlukların üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için çalışıyor. Neden Inveo Ventures? Girişimlerin Seri A öncesi köprü yatırım turlarına odaklanıyor, teknoloji tabanlı ve yatırım tezine uygun girişimler için ‘sektör agnostik’ bir şekilde değerlendirmelerini gerçekleştiriyor. Gerçekleştirdiği girişim yatırımlarının ‘ortak yönetim merkezi’ olarak hareket eden şirket; portföy girişimleri, grup ve ekosistem arasında adeta bir ‘değer köprüsü’ olarak konumlanıyor. Mevcut portföy iştiraklerine verdiği iş geliştirme, strateji, finans vb. desteklerle grubun değer yaratan yatırımcı olma kültürünü sürdürüyor. Dahası: hiVC yapısının yönetimini de gerçekleştiren Inveo Ventures, hiVC ve 100% hiVC iştiraki hiBoost şapkasıyla değerlendirdiği girişimlerin fikir aşamasından başlayan ‘erken aşama yatırım turlarına’ da katılım sağlıyor. Çok yakında: Inveo Ventures, bu yıl itibarıyla henüz açıklanmayan ancak yakın zamanda açıklanacak yatırım duyurularıyla portföyünü genişletmeyi planlıyor. Inveo Ventures ile yatırımınıza değer katmak için inveoventures.com adresini ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
UBS, Credit Suisse'in mali durumunun kötüleşmesi nedeniyle anlaşmaya aceleyle girdiğini söyledi. Banka, durum tespiti yapmak zorunda kaldığı kısa zaman diliminin, devralma öncesinde "Credit Suisse'in varlık ve yükümlülüklerini tam olarak değerlendirme" kabiliyetini etkilemiş olabileceğini de vurguladı.
Arka plan: İsviçre hükümet yetkilileri, "piyasaları sakinleştirmek ve finansal sistemde bulaşma olasılığını önlemek" amacıyla Credit Suisse'in satışını başlatıp başlatmamayı değerlendirirken 15 Mart'ta UBS'e başvurdu. UBS'in durum tespiti yapması ve bir kararla geri dönmesi için 19 Mart'a kadar süresi vardı.
- 19 Mart'ta İsviçre Merkez Bankası, Credit Suisse'i 3,4 milyar dolar karşılığında satın alacağını ve işin bir kısmının tasfiye edilmesinden kaynaklanan 5 milyar franklık bir zararı üstleneceğini açıkladı.
Şimdi: Güncel hesaplamalara göre, devralma işleminin yaklaşık 17 milyar dolarlık bir zarara yol açması muhtemel.
Düzenleyici bir sunumda UBS, birleşik grubun finansal varlık ve yükümlülüklerinin 13 milyar dolarlık olumsuz bir etkiye yol açacağına ek olarak, çıkışlardan kaynaklanan potansiyel dava ve düzenleme maliyetlerinin 4 milyar dolarlık daha yük bindireceğini öngördü.
Dahası: Sunumda, toplam darbeyi 28,3 milyar dolara çıkarması ihtimal dahilinde olan diğer faktörler de listelendi.
Ancak: Bu rakamın Credit Suisse'in AT1 tahvillerinin değer kaybından ve diğer faktörlerden kaynaklanan 17 milyar dolar ile dengelenmesi ve UBS'in, Credit Suisse'i defter değerinin çok altında bir fiyata satın alarak 34,8 milyar dolarlık bir negatif şerefiye kazancı elde etmesi söz konusu.
- Negatif şerefiye; bir şirket başka bir şirketi veya varlıklarını satın aldığında ödenen pazarlıklı satın alma tutarını ifade eder, satan tarafın sıkıntılı bir durumda olduğunu ve varlıklarını değerinin çok altında bir fiyata elden çıkarması gerektiğini gösterir. Neredeyse her zaman alıcının lehinedir.
- Anlaşmanın en tartışmalı yönü, düzenleyici FINMA'nın Credit Suisse'in AT1 tahvillerinin yaklaşık 17 milyar dolarını hisse senetlerinden önce silme kararı alması ve AT1 tahvil sahiplerinin yasal işlem başlatmasıyla sonuçlanmasıydı.
Hatırlatma dozu: UBS CEO'su Sergio Ermotti geçtiğimiz ay CNBC'ye verdiği demeçte Credit Suisse anlaşmasının riskli olmadığını ve uzun vadeli faydalar yaratacağını söylemişti.
Önemli detay: UBS'in işlemi planlandığı gibi gelecek ay kapatması halinde bankanın ikinci çeyrek kârında artış bekleniyor. UBS hisselerinde anlaşmanın duyurulmasından bu yana gerçekleşen değişiklik çok düşük seviyede.
Diğer detaylar: UBS'nin geçen hafta yaptığı açıklamaya göre, işlemin yasal olarak kapanmasının ardından UBS Group AG; UBS AG ve Credit Suisse AG olmak üzere iki ayrı ana şirketi yönetmeyi planlıyor. Grup "entegre bir bankacılık grubu" olarak faaliyet gösterecek ve UBS aşamalı bir entegrasyon izlerken Credit Suisse öngörülebilir gelecekte marka bağımsızlığını koruyacak.
- Entegrasyon sürecinin üç ila dört yıl sürebileceği belirtiliyor.
- Bu süre zarfında her kurum kendi iştiraklerine ve şubelerine sahip olmaya, müşterilerine hizmet vermeye ve karşı taraflarla ilgilenmeye devam edecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
TCMB nakit avans ve kredili mevduat hesabı kredilerine yönelik menkul kıymet tesisi sınırlaması getirdi; UBS, Credit Suisse devralımından 17 milyar dolar zarar edebilir
19 May 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.

Yeni bir hobiye başlamak zaman, emek ve istikrar gerektiriyor; o hobiyi yapan kişiye benzemekse birkaç sipariş kadar yakın. Bir zamanlar müzisyenlerin “ekipman edinme sendromu” adını verdiği dürtü, bugün koşudan fotoğrafçılığa, kahveden kampçılığa uzanan bir iş modeline dönüştü. Markalar, tüketicinin olmak istediği kişiyi ve ait olmak istediği hayatı ürünlerle paketlerken gelecekteki hâlimize dair hayallerimizi de giderek büyüyen bir pazara çeviriyor.



