Yapay zeka ile 'yapabilmek'

Yapay zeka, tıbbın birçok alanında çığır açmaya devam ediyor
Yapay zeka ile 'yapabilmek'

12 Eylül - Paribu Ventures - Quando
Paribu Ventures ile birlikte

19 girişime 6.5 milyon doların üstünde yatırım: Paribu Ventures

Paribu , blokzincir ekosistemi başta olmak üzere internet girişimlerine yatırım yapmak amacıyla Paribu Ventures ’ı kurdu. Nedir? İlk yılında 19 girişime toplam 6.5 milyon doların üstünde yatırım gerçekleştiren Paribu Ventures , 30 milyon…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Ann Johnson, bundan yaklaşık yirmi yıl önce beyin sapı felci geçirdiğinde henüz 30 yaşındaydı. Hayatta kalmış olmasına rağmen kilitlenme sendromu olarak bilinen durum nedeniyle felç olan Johnson, konuşma yetisini de kaybetti.

Johnson zaman içinde yavaş yavaş kendi başına nefes almaya, boynunu hareket ettirmeye ve göz kırpabilmeye başlasa da beyni, aradan geçen 18 yıla rağmen birkaç kelimeden fazlasını konuşması için gerekli olan kasları harekete geçirecek yeteneği asla kazanamadı. Ancak yaşamın tüm alanlarında kendini göstermeye başlayan yapay zeka bu durumu da değiştirmeyi başardı.

Geçtiğimiz ayın sonlarına doğru Nature'da yayımlanan bir çalışmaya göre, California San Francisco Üniversitesi (UCSF) ve California Berkeley Üniversitesi'nden (UCB) araştırmacılar, beyin sinyallerini okuyacak şekilde özelleştirdikleri; 253 elektrottan oluşan ince bir tabakayı Johnson'ın beynine yerleştirdi. Yapay zeka destekli bu beyin implantı sayesinde Johnson; beyin sinyallerinden konuşma ve yüz ifadelerini sentezleyen devrim niteliğindeki bir nöroteknolojiyi başarıyla kullanan ilk kişi oldu.

Nasıl: Nöroteknoloji, konuşmaya çalışan Johnson'ın beyin sinyallerini çözmek için yapay zekayı kullanıyor. Böylece, her ne kadar kasları hareket etmese de Johnson'ın beyni elektrotlara algılanabilir bir sinyal gönderiyor ve elektrotlar da ne söylemeye çalıştığını çözerek bilgisayar tarafından oluşturulan avatar için konuşma ve yüz ifadeleri sentezliyor.

  • Geçirdiği felç sonrası bilişsel veya duyusal bozukluğu olmaya Johnson, yeni yöntemden önce küçük baş hareketlerine yanıt veren bir cihaz sayesinde yazma yöntemini kullanarak dakikada 14 kelime ile iletişim kurabiliyordu. Yeni implant ise Johnson'ın dijital avatarı aracılığıyla dakikada 80 kelimeye kadar konuşabilmesini mümkün kılıyor.
  • Amaçlarının "başkalarıyla konuşmamızın en doğal yolu olan tam ve somut bir iletişim biçimini yeniden tesis etmek" olduğunu belirten UCSF Nörolojik Cerrahi Bölüm Başkanı Dr. Edward Chang, çalışmaya ilişkin olarak "Bu gelişmeler bizi bunu hastalar için gerçek bir çözüm haline getirmeye çok daha yaklaştırıyor." şeklinde aktarıyor. Johnson ise konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer veriyor:

"Bu çalışmanın bir parçası olmak bana bir amaç duygusu verdi, topluma katkıda bulunduğumu hissediyorum. Yeniden bir işim varmış gibi hissediyorum. Bu kadar uzun yaşamış olmam inanılmaz; bu çalışma hala hayattayken gerçekten yaşamamı sağladı!"

Yapay zeka, bedensel yetilerini kaybedenler için umut olmaya devam ediyor

UCSF ve UCB araştırmacıları Johnson'ın vakasının, kilitlenme sendromu olan kişilerin nöroteknoloji kullanarak iletişim kurmasına olanak sağlaması açısından bilimsel bir ilk olduğunu iddia ediyor. Gelgelelim, Avusturya'daki Wyss Biyo ve Nöromühendislik Merkezi'nden iki araştırmacı da geçen yıl benzer bir başarı elde ettiklerini iddia etmişti:

  • Felç geçirdikten sonra konuşma yeteneğini kaybeden 34 yaşındaki bir adamla çalışan Avusturyalı araştırmacıların elde ettiği sonuçlar o zamanlar oldukça "umut verici" olarak nitelendirilmişti. 
  • Ancak, daha önce konuyla ilgili bir makaleleri geri çekilen araştırmacılara karşı çalışmanın bir kısmını finanse eden Alman Araştırma Vakfı (DFG) tarafından 2019'da yürütülen bir soruşturmada "birkaç bilimsel suiistimal vakası" tespit edilmesi, etik kaygılar etrafına dönen birtakım tartışmaların alevlenmesine neden olmuştu.
  • Buna göre, araştırmayı yürüten sinirbilimci Niels Birbaumer ve biyomühendis Ujwal Chaudhary daha önce de kilitlenme sendromlu hastalarla iletişim kurabildiklerini iddia ettikleri araştırmalar yayımlamış; ancak hakemli dergilerin makaleleri geçersiz kılacak hatalar keşfetmesini takiben her iki makale de geri çekilmişti.
  • DGF tarafından yürütülen soruşturmada, Birbaumer ve Chaudhary'nin "hastalarının muayenelerini yalnızca kısmen videoya kaydetmeleri" de dahil olmak üzere "birkaç bilimsel suistimal vakası" tespit edilmişti.

Öte yandan, yapay zeka çalışmalarının hız kazandığı günümüzde benzer vakaları daha da sık duyar olduk. Aslına bakacak olursanız, tüm tartışma ve etik kaygılara karşılık son yapay zeka gelişmeleri, Birleşmiş Milletler gibi gruplar tarafından insan hayatını iyileştirme olasılığı en hızlı büyüyen alanlar arasında yer alıyor.

  • Örnek vermek gerekirse, bundan kısa bir süre önce 2020 yılında göğsünden aşağısı felç olan bir adam, beynine yerleştirilen yapay zeka destekli bir implant sayesinde uzuvlarında yeniden his kazanmış; deney, türünün ilk örneği olarak tarihe geçmişti.
  • 2011 yılında geçirdiği kaza sonucu kalçasından aşağısı felç olan Gert-Jan Oskam, İsveçreli araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma kapsamında beyni ile omuriliği arasında "dijital bir köprü" sağlayan bir implant sayesinde vücudunun alt kısmını yeniden kontrol edebilmişti. Oskam, implantın yardımıyla sadece bir yürüteç yardımıyla ayakta durmayı, yürümeyi ve dik bir rampayı tırmanmayı başarabilmişti.
  • 80 bini aşkın kadının mamografisinin incelendiği bir başka araştırma ise yapay zekanın meme kanseri teşhisindeki başarısını ortaya koymuş; araştırma kapsamında standart yöntemlerle tespit edilen meme kanseri vaka sayısı 203 iken yapay zeka ile tespit edilen meme kanseri vaka sayısı 244 olmuştu.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

👶 Yapay zeka umudu, 'neredeyse' embriyo

Clubhouse'un dönüşü. Grammy'de yapay zeka tartışması. Rahim, sperm ve yumurta kullanılmadan geliştirilen insan embriyosu modeli. SpaceX'e Starship için test uçuşu yasağı.

12 Eyl 2023

Paribu Ventures ile birlikte
Jacob Hanna/ScienceNews

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?

Bugün şirketler, faaliyet gösterdikleri süre boyunca müşterilerinden çalışanlarına, iş ortaklarından tedarikçilerine kadar milyonlarca kişi ve kuruma ait veri topluyor. Şirket kapandığında ise bu devasa dijital arşiv bir anda ortadan kaybolmuyor. Verilerin bir bölümü yasal yükümlülükler nedeniyle saklanmaya devam ederken bazıları, başka şirketlere devredilebiliyor; hatta iflas sürecinde satışa çıkarılan varlıklar arasında yer alabiliyor.

Doğa Yurduneri

·

12 Eki 2026

İflas masasındaki dijital miras: Bir şirket öldüğünde verilerine ne olur?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?

Algoritmalar artık iş dağıtıyor, çalışanları puanlıyor ve hatta işten çıkarma kararlarında belirleyici oluyor; insan denetimi ise otomasyon yanlılığı ve gig ekonomisinin hukuki boşlukları nedeniyle her zaman gerçek bir güvence sağlamıyor. Kaliforniya, “Robot Patrona Hayır” yasası ile işten çıkarma ve disiplin kararlarının yalnızca yapay zekaya bırakılmasını yasaklayan ilk ABD eyaleti oldu belki ama asıl sorunun kapitalizmin ulaştığı noktayla ilgili olduğunu hatırlamak gerekiyor.

Ümit Alan

·

09 Eki 2026

Robotlar patron olurken: İşten çıkarma kararını algoritma verebilir mi?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?

Şirketler yapay zekayı toplantı notu çıkaran araçlardan operasyon yürüten ajanlara dönüştürmek istiyor; ancak bir yandan da güvenilmez veri, eksik bağlam ve belirsiz sorumluluklar kurumların yıllardır kapalı odalarda tuttuğu dağınıklığı da su yüzüne çıkarıyor. Üstelik ajanların gerçekten işe yaradığı bir düzende asıl mesele, onlara hangi işleri devredeceğimiz kadar açılan zamanı insanın muhakemesine, öğrenmesine ve daha nitelikli üretime ayırıp ayıramayacağımız da.

Cem Arıdağ

·

09 Eki 2026

Yapay zeka dağınık odaya girdiğinde: Şirketler ajanlara ne kadar hazır?