

19 girişime 6.5 milyon doların üstünde yatırım: Paribu Ventures Paribu , blokzincir ekosistemi başta olmak üzere internet girişimlerine yatırım yapmak amacıyla Paribu Ventures ’ı kurdu. Nedir? İlk yılında 19 girişime toplam 6.5 milyon doların üstünde yatırım gerçekleştiren Paribu Ventures , 30 milyon dolarla Türkiye’nin en aktif, dünyanın ise web3 alanındaki aktif yatırım fonları arasında yer alıyor. Neler var? Paribu Ventures 'ın portfolyosunun yarısını blokzincir tabanlı oyun stüdyoları ve oyun alanında altyapı geliştiren şirketler oluşturuyor. En çok yatırım yaptığı alanlar arasında; web3 oyunları, merkeziyetsiz finans (DeFi), geleneksel iş modellerini web3’e taşıyan ürünler ve yaratıcı ekonomisi yer alıyor. Gelecekte: Paribu Ventures , bu yıl itibarıyla web3’le yakından ilgili olan fintech gibi, web2’deki iş modellerini taşıyan, yenilikçi ve adaptasyonu hızlandıran alanlarla da ilgilenmeye başlıyor. Oyunlar dışında merkeziyetsiz finans, adaptasyon projeleri, fintech ve yaratıcı ekonomisi gibi alanları da odağına aldı.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Ann Johnson, bundan yaklaşık yirmi yıl önce beyin sapı felci geçirdiğinde henüz 30 yaşındaydı. Hayatta kalmış olmasına rağmen kilitlenme sendromu olarak bilinen durum nedeniyle felç olan Johnson, konuşma yetisini de kaybetti.
Johnson zaman içinde yavaş yavaş kendi başına nefes almaya, boynunu hareket ettirmeye ve göz kırpabilmeye başlasa da beyni, aradan geçen 18 yıla rağmen birkaç kelimeden fazlasını konuşması için gerekli olan kasları harekete geçirecek yeteneği asla kazanamadı. Ancak yaşamın tüm alanlarında kendini göstermeye başlayan yapay zeka bu durumu da değiştirmeyi başardı.
Geçtiğimiz ayın sonlarına doğru Nature'da yayımlanan bir çalışmaya göre, California San Francisco Üniversitesi (UCSF) ve California Berkeley Üniversitesi'nden (UCB) araştırmacılar, beyin sinyallerini okuyacak şekilde özelleştirdikleri; 253 elektrottan oluşan ince bir tabakayı Johnson'ın beynine yerleştirdi. Yapay zeka destekli bu beyin implantı sayesinde Johnson; beyin sinyallerinden konuşma ve yüz ifadelerini sentezleyen devrim niteliğindeki bir nöroteknolojiyi başarıyla kullanan ilk kişi oldu.
Nasıl: Nöroteknoloji, konuşmaya çalışan Johnson'ın beyin sinyallerini çözmek için yapay zekayı kullanıyor. Böylece, her ne kadar kasları hareket etmese de Johnson'ın beyni elektrotlara algılanabilir bir sinyal gönderiyor ve elektrotlar da ne söylemeye çalıştığını çözerek bilgisayar tarafından oluşturulan avatar için konuşma ve yüz ifadeleri sentezliyor.
- Geçirdiği felç sonrası bilişsel veya duyusal bozukluğu olmaya Johnson, yeni yöntemden önce küçük baş hareketlerine yanıt veren bir cihaz sayesinde yazma yöntemini kullanarak dakikada 14 kelime ile iletişim kurabiliyordu. Yeni implant ise Johnson'ın dijital avatarı aracılığıyla dakikada 80 kelimeye kadar konuşabilmesini mümkün kılıyor.
- Amaçlarının "başkalarıyla konuşmamızın en doğal yolu olan tam ve somut bir iletişim biçimini yeniden tesis etmek" olduğunu belirten UCSF Nörolojik Cerrahi Bölüm Başkanı Dr. Edward Chang, çalışmaya ilişkin olarak "Bu gelişmeler bizi bunu hastalar için gerçek bir çözüm haline getirmeye çok daha yaklaştırıyor." şeklinde aktarıyor. Johnson ise konuya ilişkin açıklamasında şu ifadelere yer veriyor:
"Bu çalışmanın bir parçası olmak bana bir amaç duygusu verdi, topluma katkıda bulunduğumu hissediyorum. Yeniden bir işim varmış gibi hissediyorum. Bu kadar uzun yaşamış olmam inanılmaz; bu çalışma hala hayattayken gerçekten yaşamamı sağladı!"
Yapay zeka, bedensel yetilerini kaybedenler için umut olmaya devam ediyor
UCSF ve UCB araştırmacıları Johnson'ın vakasının, kilitlenme sendromu olan kişilerin nöroteknoloji kullanarak iletişim kurmasına olanak sağlaması açısından bilimsel bir ilk olduğunu iddia ediyor. Gelgelelim, Avusturya'daki Wyss Biyo ve Nöromühendislik Merkezi'nden iki araştırmacı da geçen yıl benzer bir başarı elde ettiklerini iddia etmişti:
- Felç geçirdikten sonra konuşma yeteneğini kaybeden 34 yaşındaki bir adamla çalışan Avusturyalı araştırmacıların elde ettiği sonuçlar o zamanlar oldukça "umut verici" olarak nitelendirilmişti.
- Ancak, daha önce konuyla ilgili bir makaleleri geri çekilen araştırmacılara karşı çalışmanın bir kısmını finanse eden Alman Araştırma Vakfı (DFG) tarafından 2019'da yürütülen bir soruşturmada "birkaç bilimsel suiistimal vakası" tespit edilmesi, etik kaygılar etrafına dönen birtakım tartışmaların alevlenmesine neden olmuştu.
- Buna göre, araştırmayı yürüten sinirbilimci Niels Birbaumer ve biyomühendis Ujwal Chaudhary daha önce de kilitlenme sendromlu hastalarla iletişim kurabildiklerini iddia ettikleri araştırmalar yayımlamış; ancak hakemli dergilerin makaleleri geçersiz kılacak hatalar keşfetmesini takiben her iki makale de geri çekilmişti.
- DGF tarafından yürütülen soruşturmada, Birbaumer ve Chaudhary'nin "hastalarının muayenelerini yalnızca kısmen videoya kaydetmeleri" de dahil olmak üzere "birkaç bilimsel suistimal vakası" tespit edilmişti.
Öte yandan, yapay zeka çalışmalarının hız kazandığı günümüzde benzer vakaları daha da sık duyar olduk. Aslına bakacak olursanız, tüm tartışma ve etik kaygılara karşılık son yapay zeka gelişmeleri, Birleşmiş Milletler gibi gruplar tarafından insan hayatını iyileştirme olasılığı en hızlı büyüyen alanlar arasında yer alıyor.
- Örnek vermek gerekirse, bundan kısa bir süre önce 2020 yılında göğsünden aşağısı felç olan bir adam, beynine yerleştirilen yapay zeka destekli bir implant sayesinde uzuvlarında yeniden his kazanmış; deney, türünün ilk örneği olarak tarihe geçmişti.
- 2011 yılında geçirdiği kaza sonucu kalçasından aşağısı felç olan Gert-Jan Oskam, İsveçreli araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma kapsamında beyni ile omuriliği arasında "dijital bir köprü" sağlayan bir implant sayesinde vücudunun alt kısmını yeniden kontrol edebilmişti. Oskam, implantın yardımıyla sadece bir yürüteç yardımıyla ayakta durmayı, yürümeyi ve dik bir rampayı tırmanmayı başarabilmişti.
- 80 bini aşkın kadının mamografisinin incelendiği bir başka araştırma ise yapay zekanın meme kanseri teşhisindeki başarısını ortaya koymuş; araştırma kapsamında standart yöntemlerle tespit edilen meme kanseri vaka sayısı 203 iken yapay zeka ile tespit edilen meme kanseri vaka sayısı 244 olmuştu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Clubhouse'un dönüşü. Grammy'de yapay zeka tartışması. Rahim, sperm ve yumurta kullanılmadan geliştirilen insan embriyosu modeli. SpaceX'e Starship için test uçuşu yasağı.
12 Eyl 2023

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.

Gıda markaları, restoranlar ve kafeler, son dönemlerde giderek artan oranda yapay zeka üretimi görsellere başvuruyor. Fakat bu görseller, iştah açıcı görünmek yerine, “mide bulandıran” etkileriyle viral oluyorlar. Bu durum, dikkat çekici bir soruyu da gündeme taşıyor: Fotogerçekçi görüntüler üretme konusunda bu denli yetenekli hâle gelen yapay zeka modelleri, neden iştah açıcı yemek görselleri üretemiyor?




