aposto-logo
TR
TREN

Yeniyi sanatla aramak: Istanbul Fringe Festival

Festivalin kurucularından Kültür Politikaları Direktörü Zeynep Uğur’la festivalin şehirle ilişkisini, gelişimini ve bu seneki programın detaylarını konuştuk.
Yeniyi sanatla aramak: Istanbul Fringe Festival

11 Eylül - Tosyalı Holding - İstanbul
Tosyalı Holding ile birlikte

Hurdalıktan sanat galerisine: Tosyalı Holding X Contemporary Istanbul Chiara de Rocchi Contemporary Istanbul Vakfı ve Tosyalı Holdin g iş birliğinde bir araya gelen farklı prensiplerden 5 sanatçının katıldığı Artist in Residence (Sanatçı Misafir Programı) kapsamında hurda ve atık malzemeler sanat eserlerinde yeniden hayat buluyor. Nedir? Artist in Residence sanatçıları Chiara de Rocchi , Emrullah Örünklü , Koray Tokdemir , Nermin Ülker ve Songül Girgin ’in program kapsamında ileri dönüşüm temasıyla ürettiği eserlerden oluşan seçki, 17-22 Eylül tarihlerinde 17. Contemporary Istanbul’da sanatseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Ne olmuştu? Geçtiğimiz mayıs ayında başlayan program kapsamında Tosyalı Holding’in Osmaniye’deki tesislerini ziyaret eden ve hurdaya ayrılan atık materyaller arasından seçim yapan sanatçılar, Maslak’ta programa özel olarak hazırlanan stüdyoda seçtikleri materyalleri birer sanat eserine dönüştürüyorlar. Doğaya saygılı, sürdürülebilir bir yaşam için bir araya gelen 5 sanatçının metali yeni bir anlatım aracına dönüştüreceği projeyi incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan seçilmiş etkinlikler, kültür sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

“Seyirci bunu ister”, “coğrafya kaderdir”, “Türkiye’de bunlar tutmaz” gibi basmakalıp yargılara değil, sürpriz karşılaşmalardan doğan dönüşümlere inanıyoruz. 

Türkiye’den ve dünyadan tiyatro, dans ve performans disiplinlerinde üretilen yenilikçi ve alternatif işleri katılımcılarla buluşturan Istanbul Fringe Festival, 17 - 24 Eylül tarihleri arasında bir kez daha kente yayılıyor. Dördüncü senesinde tamamen fiziksel olarak gerçekleşecek festivalin programında performansların yanı sıra atölyeler, konuşmalar ve partiler yer alacak. Festivalin kurucularından Kültür Politikaları Direktörü Zeynep Uğur’la festivalin şehirle ilişkisini, gelişimini ve bu seneki programın detaylarını konuştuk.

Istanbul Fringe Festival, disiplinlerarası bir temele dayanan ve performans sanatlarını izleyiciye uluslararası ölçekte sunan bir festival. İstanbul’un performans sanatlarıyla olan ilişkisini ve seyirci ilgisini göz önüne aldığınızda festivalin geleceğine dair öngörüleriniz nasıl şekilleniyor?

İstanbul’un tiyatro, dans ve performans disiplinlerinin hepsiyle ilişkisinin farklı olduğunu söyleyebiliriz. Tarihini 1960’lara kadar dayandırabileceğimiz ama özellikle 2010’lardan itibaren aktif olan alternatif tiyatrolar, seyirci profilini gençleştirdi ve tabanını genişletti. Bugün İstanbul tiyatrolarını sıkı takip eden bir kitle var. Dans ve performans ise çeşitli girişimlerle gelişse de görece daha az göz önünde olan alanlar. İlk sene beklediğimizin çok üzerinde bir seyirci ilgisiyle karşılaştık. Dört senedir de festivali takip eden bir seyirci kitlesinin oluşmakta olduğunu gözlemiyor ve bunu yeniyi sanat yoluyla aramanın ilgi görmesine yoruyoruz. 

Giderek İstanbul’la bütünleşip festival haftası boyunca şehrin beklenmedik yerlerinde oyunsu bir hava yaratan performanslar gerçekleştirmeyi ve katılımcıların parçası olmayı arzu edecekleri, aidiyet hissedebilecekleri bir festival atmosferi yaratmayı istiyoruz. “Seyirci bunu ister”, “coğrafya kaderdir”, “Türkiye’de bunlar tutmaz” gibi basmakalıp yargılara değil, sürpriz karşılaşmalardan doğan dönüşümlere inanıyoruz. Bu anları yaratmaya alan açabildiğimiz sürece de festivalin gittikçe daha çok insan tarafından benimseneceğini düşünüyoruz.

La Piratesse

La Piratesse

Dünya çapında Fringe festivalleri alternatif ve yenilikçi işlere alan açıyor. Istanbul Fringe Festival kendi içinde yeniliklere ne kadar açık?

Yeniliğe alan açmak gibi bir düstur kendini de sürekli yenilemeyi getiriyor. Her sene mutlaka yeni insanlar, yeni mekânlar, yeni paydaşlarla iletişim kurmaya, daha önce denemediğimiz bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. 2020’de online bir festival denemek tamamen yepyeni bir deneyimdi. Nadir Sönmez’in okuma tiyatrosu olarak tasarlanan Erkek Cinayeti işini WhatsApp’a taşıdık mesela. Online atölyeler ve paneller yaptık. 2021’de Hollanda Başkonsolosluğu, İBB ve Kadıköy Belediyesi’nin destekleriyle kamusal alanda, Mehmet Ayvalıtaş parkında ve Müze Gazhane’de herkese açık ücretsiz performanslar gerçekleştirdik. Bu sene restore edilip yeniden açılan Yerebatan Sarnıcı’nda performanslarımız var. Sanatsal içerik anlamında da biz hiçbir zaman hiçbir gösteriyi sansürlemedik ya da “fazla” bulup reddetmedik. Bunu da her zaman söyleyebilmeyi umuyoruz. 

Festivalin alternatif arayışı performansların yanında performansların gerçekleştirildiği alanlara da yansıyor. Etkinliklerin alternatif mekânlara yayıldığını ve İstanbul’da sanatın sıkıştırılmaya zorlandığı köşelerden taştığını görüyoruz. Şehrin çeperlerinde daha yoğun ve aktif şekilde var olmayı hedefliyor musunuz?

Çok hoş bir ifade olmuş “köşelerden taşmak”. Mekânla ilişki bizim üzerine titrediğimiz bir konu. Hem uluslararası sanatçılar İstanbul’un farklı mekânsal gerçekliklerini tecrübe etsin, hem katılımcılar normalde performans izlemeyecekleri mekânlara ve semtlere gitsin, hem de tiyatro binalarının dışında ve herkese açık kamusal alanlarda mekâna özgü işler yapalım istiyoruz. 

Fringe zaten doğuşu itibariyle kentin çeperlerinde ortaya çıkan bir akım. İstanbul Fringe’de de merkezden çeperlere doğru gelerek düşünmeye çalışıyoruz. Hem coğrafi, mekânsal açıdan hem de toplumsal ve siyasal açıdan merkez-çevre, anaakım-alternatif ikiliklerini sürekli yeniden tanımlamaya çalışıyoruz. Kentin çeperlerine daha çok yayılmak da hedeflerimizden biri. Bunu da umuyorum ki ileride özellikle uluslararası sanatçıların yerel girişimlerle bir araya geldiği sosyal etki yaratma odaklı özel projelerle hayata geçireceğiz.

Ballet.Theatre'dan Infanta

Programın “kaçırılmaması gerekenler”inden üç etkinlik önerecek olsanız bunlar hangileri olurdu?

  • Açılış gösterimiz Rusya’dan Ballet.Theatre’ın dans gösterisi Infanta. 17 Eylül 20.30’da DasDas’ta ve 19 Eylül 20.30’da Alan Kadıköy’de. Görkemli görselliğiyle bizi büyüleyen bir iş.
  • Brezilya’dan Giro8 Dance Company’nin dans gösterisi Sr. Will, içinde bulunduğumuz çağda var olmaya çalışmayı ve insan ilişkilerinin nasıl dönüştüğünü bedenden yola çıkarak, bugüne dair ve insani bir yerden anlatıyor. 22 Eylül 20.30’da Enka Oditoryumu’nda olacak.
  • Türkiye’den de çok Fringe bulduğumuz ve merakla beklediğimiz işlerden biri Ekin Tunçeli’den WDBDHMDHMNM (What is dance? Baby don’t hurt me, don’t hurt me, no more…). Türkiye’de 2016’da çok ağır bir atmosfer hakimken üretilen bu iş, dansın ve dansçı olmanın bizzat kendisine dair bir gösteri. Yenilikçi işlerde ortaya çıkan patlayıcı enerjiyi hissedeceğimiz gösterilerden biri gibi geliyor bize! 20 Eylül 20.30’da Alan Kadıköy’de.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto İstanbul

Aposto İstanbul

İstanbul'dan seçilmiş etkinlikler, kültür sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

tiyatro

Türkiye

Istanbul Fringe Festival

Istanbul Fringe Festival

İstanbul

Fringe

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto İstanbulAposto İstanbul

BÜLTEN SAYISI

🦭 Balthazar yeniden, 17. Contemporary Istanbul

Merhaba İstanbul. Şehrin bu hafta ajandasında; iki yakaya yayılacak 17. İstanbul Bienali, güz esintisi tadında Alexandra Savior konseri, katılmalık Kıraathane Kitap Şenliği, kaçıranlara Fatin Akın Haftası ve daha nicesi var.

11 Eyl 2022

Tosyalı Holding ile birlikte
Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Dilara H. Kaya

https://aposto.com

Aposto İstanbul

İstanbul'dan seçilmiş etkinlikler, kültür sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

;