aposto-logo
TR
TREN

🍹Çakırkeyif Bülten🍸

24, Freelance ve Emre Bilgin
🍹Çakırkeyif Bülten🍸

Nabersiniz?

Umarım bu sıcaklarda kendinize gölgede güzelce esen yerler bulabiliyorsunuzdur. Bu yüksek dereceler, birçok insan için daha kavramsal duyulan küresel ısınmanın, somut göstergesi oldu. Umuyorum ki gelecek yazlarda sıcaktan kaynama korkusu ve dünyamızı koruma isteği hepimizi daha dikkatli olmaya, çevremize daha saygılı ve düşünceli olmaya iter. 

Salı günü doğum günümdü, bu sefer geçen sene gibi hayat dersleri yazmayacağım. Geçen gün yazdıklarımı okudum, insan bir senede çok değişse de genel hatlarıyla söylediklerime hala katılıyorum.  Bazılarını da hala içselleştirmeye çalışıyorum; imzalamam gereken belgeleri okumak gibi MESELA

Birkaç hafta önce İstanbul'a uçmak için check-in’deyken, çalışan kişi acil çıkışta yer var mı diye bakıyordu. Yaşımı sorduğunda, yaklaşık bir 20 saniye falan düşündüm. Sonra da ‘şekerlik’ olsun diye ‘ ay bir an 18 diyecektim,’ deyip güldüm. Kadın cevap olarak: ‘18 göstermiyorsunuz zaten.’ dedi. Aaaa. Dövüldük sözlerle yine. Neyse sonra çok yardımcı olduğu için bu cümleyi affettim. Tatlı biriydi. (Ne uçak deneyimiymiş bu arada, hakkında bir bülten çıkardım, hala bu uçuşla ilgili bir şeyler yazıyorum... )

Demeye çalıştığım şey şu; ben yaşımı hiç bilmem. Bilsem de bilmem. Benim için yaş değil, o an hangi kafada, hayatımın hangi evresinde olduğum önemlidir.  20’lik o yüzden aslında benim gibi birinden çıkacak en mantıklı şey oldu çünkü bu yayının kendisi asla yaşı yaş olarak görmedi ki! 

20’lik olmak, bir hayat tarzı, bir bakış açısı. Akışta olduğun, çıkışlarını da inişlerini de kucakladığın, haline kimi zaman güldüğün, kimi zaman ağladığın, sap olmana rağmen nişanlı arkadaşlarına aşk gurusu gibi tavsiyeler verdiğin, arada duvarları üç farklı renkli çocukluk odanda uyandığın, çalıştığın, denediğin, sonra bir kere daha denediğin, böyle karman çorman bir şey*. Geçenlerde ( geçenlerde dediğim iki ay önce falan) bir arkadaşım kaç yaşındasın deyince, telefonunu çıkarıp hesap makinasında hesaplamış biri yazıyor bu cümleleri. Sözelciyiz sonuçta, akıldan yapmayacağım herhalde. 👇👇👇

Neyse! Yine süpppppeerrr bir bülten ve tam güzel bir sofrada oturup saatlerce konuşmalık bir Alıp Başını Giden ile sizlerleyiz. Aşağı kayalım bakalım. 

Ferah kalın,

🍸Şerefe!  

🧡💖 Yasmin 🧡💖

*ilkokulda Türkçe öğretmenim ( ve İngilizce öğretmenim ve birkaç kişi daha, yani aslında eğitimimde emeği geçen birçok kişi), ‘şey’ ya da ‘thing’ kelimesinden olabildiğince uzak durmamı söylemişti. Çünkü ‘şey’ adını verdiğimiz her şey aslında ‘bir şey’ ve adı var. O yüzden ‘şey’ diyeceğine olduğu neyse onu yaz derlerdi; kavram, duygu, öge... Neyse ne. Ama bu 20’lik tanımı için ŞEY diyorum. Affedin. 

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

20'lik

20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

İLGİLİ OKUMALAR

0%

;