Aposto

Cumartesi, 3 Aralık 2022
Cumartesi, Aralık 3, 2022
Premium'a Yüksel
Giriş:
Detay
Detay:
Sonuç:

Çip Nedir? Otomotiv Sektöründe Çip Kullanımı Nasıl Arttı?

Otomotivde çiplerin nasıl bir sorun haline geldiğini, sorunun aslında beklenmeyen bir çözümü olabileceğini anlatmaya çalıştım.

Merhabalar,

Tüm dünya 2021 senesini krizlerle bitiriyor. Corona krizi, ekonomik kriz, enflasyonun artması ve geçen yazımda da belirttiğim gibi çip krizi.

Sağlıkla ve ekonomiyle ilgili çok önemli krizlerin arasında çip krizi kendisine nasıl yer buldu? Otomotivde çip kriziyle bundan sonra bizi ne bekliyor ve çiplerin otomotivin yakın geleceğine etkilerini kısaca inceleyelim istiyorum.

Selamlar,

Fırat KESKİN


Giriş:

Çip Nedir?

Teknolojinin ilerlemesindeki temel girdi olan çiplerde doğal sınıra mı gelindi?

Çip; hesaplama, bilgi sayma (computation) konularının merkezinde yer alan dahiyane bir buluş. 1947’de ilk transistor üretilene kadar mühendisler bir sistemdeki açma-kapama işlemlerini vakum tüpleri gibi pnömatik-mekanik desteklerle çözüyorlardı. Transistorun bulunmasıyla birlikte dünyanın kaderi değişti diyebiliriz. İlk transistorlar gözle görülecek kadar büyükken, şimdikiler mikron boyutunda. Tek bir çipin üzerinde milyarlarca transistor var. Yani kısaca çip pek çok transistoru barındıran, bilgi saymaya yön veren, açma-kapama yapan bir teknoloji.

Yakın zamana kadar gittikçe küçülen bu teknoloji sınırlarına yaklaşıyor diyebiliriz. 2000’li yıllara kadar her nesilde gittikçe küçülen çipler, artık boyut anlamında daha fazla küçülemiyor. Çünkü fiziksel yer kaplama anlamında bir sınır değere ulaşıldı.

Ham maddesinin silikon olması, çipin üretimi konusunda insanoğlunun elini güçlendiren bir etken. Silikon, dünyada hemen hemen her yerde kolayca ulaşabilen bir ham madde. Buna rağmen çip üreten firmalar, her alanda teknolojinin gelişmesine ve nüfus artışına üretim anlamında ayak uydurmakta zorlanılıyor. Bunun da en büyük mağdurlarından biri otomotiv sektörü olma yolunda adım adım ilerliyor. Geçen yazımda çip üretimindeki darboğazın sektöre maliyetini yazmıştım. Şimdi, ne oldu da sektörün çiplere olan bağımlılığı arttı, ona bakacağız.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Detay

Otomotivdeki Dönüşümün Zorlukları

Hangi arabada yaklaşık ne kadar çip kullanılıyor?

Teknolojinin ilerlemesi pek çok sektör gibi otomotivi de değişime zorluyor. Ancak bu değişim, 1990’lardaki gibi elektroniğin araçlara daha çok girmesiyle sınırlı kalacak gibi de görünmüyor. Tüm tahrik sistemlerinin, hatta otonom sürüşle artık şoförlerin bile değişmesi söz konusu. Tüm bu dönüşümün bedeli, otomotivin çiplere daha bağımlı hale gelmesi sonucunu doğuruyor.

Otomotivin büyük dönüşümünde içten yanmalı motorların yerini hibrit, elektrikli veya yakıt hücreli araçlar alıyor. 1900’lerin başından günümüze kadar mühendislerin en önemli dertleri içten yanmalı motorların verimliliğini ve aracın güvenliğini artırmaktı. Bu sayede içten yanmalı motorun verimliliği benzinli araçlarda %33’e kadar çıktı. Araçlar da daha güvenli hale geldi. Artan araç sayısına rağmen yaşanan kaza sayısı ve ölümlü kaza sayısında belirgin bir azalma var.

Şimdi otomotivdeki bir sonraki seviye perdenin hemen arkasında. Artık konu içten yanmalı motorların verimliliğini artırmak değil. Onları tamamen atmak ve yeni tahrik sistemleriyle değiştirmek. Bu değişim piller, elektrikli motorlar, değişen aktarma organları, daha komplike hale gelen kontrol üniteleri gibi pek çok “çipli” parçanın araçlara monte edilmesi anlamını taşıyor.

Aynı şekilde güvenlikle ilgili bir gelişme olarak görülen otonom sürüş de benzer komplikasyonlar gerektiriyor. Günümüz araçları da haberleşme uydularıyla iletişim halinde, konum servisleri gibi teknolojinin pek çok nimetinden faydalanıyor. Ama otonom sürüşün yerleşmesiyle bu noktada da seviye atlanacak. Araçlar birbirleriyle, trafik ışıkları ve işaretleriyle, kısacası trafiğin içinde olan tüm etkenlerle iletişim halinde olacak. Bu da daha fazla çip demek.

Ancak otomotivin çiplere bağımlı hale gelmesinin tek nedeni sektörün elektrikli araçlara dönüşümündeki büyük devrim de değil. Artık neredeyse tüm yeni nesil araçlarda analog gösterge saatlerinin yerini ekranlar almaya başladı. Ek olarak yeni nesil arabalarda bulunan dokunmatik ekranlar, aslında temelde birer bilgisayar. Akıllı farlar, karşıdan gelen trafiği rahatsız etmeyecek ve virajları aydınlatacak şekilde tasarlanıyor. Gece görüş yardımcıları, geceleyin görülmesi zor canlıları veya engelleri tanımanızı sağlıyor. Süspansiyon sertlikleri ve/veya yükseklikleri bir düğme ile otomatik olarak ayarlanabiliyor. Yine arabanın sürüş modu tek bir düğme ile ayarlanabiliyor. Sürüş modunu değiştirdiğinizde bir işlemci motorda, şanzımanda ve diğer aktarma organlarında pek çok parametreye aynı anda müdahale ediyor. Bazı modellerde bir kamera yoldaki tümsekleri okuyarak bir işlemciye gönderiyor. Bu işlemci sürüş sırasında süspansiyon sertliklerini yoldaki bir sonraki kasise uygun olacak şekilde otomatik olarak ayarlıyor. Şerit takip sistemleri, trafik levhaları yardım sistemi, arabayı çepeçevre denetleyen kamera sistemleri ve bu kameralara bağlı kör nokta, park yardımcısı gibi aksesuarlar çiplere olan bağımlılığı büyük ölçüde artırdı. Sadece arabanızı otomatik olarak park eden bir sistem bile çevreyle, uydularla ve arabanızdaki pek çok sensörle iletişim halinde ve devamlı işlem yapan bir işlemciye ve çipe ihtiyaç duyuyor.

Otomotiv sektöründeki gelişimi ve bizleri bekleyen dönüşümü (otonom sürüş vs.) rakamlarla somutlaştırmak gerekirse, 2000’lerin başına kadar araçların sınıflarına ve aksesuar paketlerine göre 100-180 adet arası çip vardı. Bu rakam günümüzde standart bir arabada ortalama 1.000 adet civarında.

Tahrik sistemlerine elektrikli parçalar girdiği andan itibaren sayı daha da artıyor. Hibrit araçlarda çip sayısı 1.500 adeteçıkıyor. Tamamen elektrikli araçlardaysa 2.000 adet civarında çip mevcut. Yani içten yanmalı motora sahip arabaların tam iki katı.

Otonom sürüşte bu rakamın 10.000 adet olacağı öngörülüyor. Otonom sürüş gerçekten bambaşka bir seviye.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Detay:

Fonksiyonellik (ve Kriz) Nedeniyle Elenen Aksesuarlar

Aksesuarların tamamı gerçekten gerekli mi? Veya fonksiyonel mi?

Öte yandan sektörü çip krizine sürükleyen etkenlerden biri olan aşırı sayıdaki aksesuarın gerekliliğini de tartışabiliriz. Nissan firmasının İngiltere’de yaptığı bir araştırmaya göre kullanıcılar bu aksesuarların çoğunu ya bilmiyor ya da bilse bile kullanma gereği hissetmiyor. Araçlarındaki aksesuarları bilmeyen kullanıcıların sayısı %60 civarında. Geri kalan %40 oranındaki kullanıcı, bu aksesuarların çoğunu bilse bile kullanmıyor. Nissan bu araştırmaya dayanarak bundan sonraki pazarlama ve üretim stratejisini değiştireceğini çip krizinden önce açıklamıştı. Güvenlik, konfor, sürüş keyfi gibi tüm parametreleri yeniden değerlendirerek sadece kullanıcılar tarafından gerekli görülen aksesuarları arabalarına ekleyeceklerini belirttiler.

Yukarıda Nissan örneğinde de belirttiğim gibi otomotiv sektörü artık aksesuarların gerekliliği konusunda kendisini ciddi anlamda sorguluyor. Mesela silecek fonksiyonunun hızını Tesla gibi dokunmatik ekrandan ayarlamak yerine direksiyonun yanındaki bir koldan ayarlamak çok daha pratik. Ekrandan ayar yapmak daha fazla çip kullanımı ve daha az pratiklik demek. Tesla da bunu ciddi anlamda gözden geçiriyor. Tabii Tesla’nın bunu gözden geçirmesindeki nedenlerden biri Almanya’da yaşanan bir trafik kazası ve Alman mahkemesinin verdiği karar. Bu kararın emsal niteliğinde olacağından bahsediliyor.

2020 yılında Almanya’da yaşanan bir kazada, şoför yağmur sırasında sileceğin hızını ayarlamak için gözünü uzun süre yoldan ayırmak zorunda kalmıştı. Bunun üzerine mahkeme dokunmatik ekranı “elektronik medya” olarak değerlendirdi. Kanunlara göre radyo istasyonu ayarlamak, navigasyon sistemlerini ayarlamak ve önemli araç ayarlarını gerçekleştirmek elektronik medya olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle bu ayarlar sırasında şoförlerin bu ayarları ancak arabalarını kenara çekerek gerçekleştirmeleri bekleniyor. Amaç şoförlerin bu ekranları dikkati dağılmayacak şekilde, sadece kısa bir süre kullanmaları. Dava sonucunda kazayı yapan şoför haksız bulundu ve para cezasına çarptırıldı.

Sonuç olarak aksesuarların teknolojik ve havalı olmaları değil, aynı zamanda sürüş güvenliğini de tehdit etmeden planlanmaları gerekiyor. İşte tam bu noktada, çip krizinin de zorlamasıyla otomotiv üreticileri bazı aksesuarlar üzerinde önlem almaya karar verdiler.

Aksesuarlara Veda

Otomotiv üreticileri, krizin 2023 yılına kadar devam edeceğini öngörüyor. Bu durum onları bazı aksesuarları elemeye itti. Amaç, aksesuarları azaltarak çip kullanımını kontrol altına almak. Bu doğrultuda haberlerden topladığım bazı bilgileri paylaşmak isterim.

Cadillac, özellikle sıkışık trafikte çok sık kullanılan “eller serbest” (hands free) özelliğini kısıtlı modellere ekleyeceğini açıkladı. Şu anda sadece dev SUV Escalade bu durumdan etkilenmemiş gibi duruyor.

Ford, navigasyon özelliklerini kısıtlamaya başladı. Ford Türkiye ise çip krizinden daha az etkilenecek gibi görünüyor. Fabrikanın karlılığının yüksek olması nedeniyle tedarik edilen çiplerin çoğunluğunun Türkiye’deki fabrikaya yönlendirildiği söylentileri dolaşıyor.

Chevrolet/GMC, ısıtmalı koltuklardan ve direksiyondan tutun, HD radyoya kadar pek çok özelliği sınırlama kararı aldı. General Motors, kablosuz şarj özelliğini bir süre arabalarına eklemeyecek. Ayrıca start-stop özelliği ve ekonomik kullanımlarda 8 silindiri devreden çıkarak 4 silindir ile çalışmaya olanak veren sistem de müşterilere sunulamayacak.

Nissan, navigasyonun ve kamyonetlerdeki püskürtmeli kaplamayla kaplı bagajlarının bir süre müşterilerine sunamayacağını açıkladı. Ayrıca çeki demiri kapsamı Pathfinder modellerinin bazılarından elendi. Bu aksamda kullanılan çeşitli sensörler ve kablo demetlerinden tasarruf edilmesi sağlandı.

Mercedes, durumdan en çok etkilenen üreticilerden biri gibi görünüyor. Akıllı farlar, kablosuz telefon şarj cihazları, eller serbest aksesuarları, ses sistemleri gibi lüksün olmazsa olmazları araçlara aksesuar olarak eklenemeyecek.

BMW sorunu kökten çözdü. Pek çok modelde dokunmatik ekranı bir süre sunmayacaklarını açıkladılar. Önceden dokunmatik ekran opsiyonu ile sipariş vermiş olan müşterilere ABD ve Avrupa’da aksesuar bedelinin iade edileceğini açıkladılar.

Porsche, VW, Tesla gibi firmalarla bu liste uzayıp gidiyor. Yoğunlaşmanın daha çok navigasyon sistemlerinde, dokunmatik ekranlarda ve eller serbest özellikte aksesuarlarda olduğu dikkatinizden kaçmamıştır. Bu kapsamların son yıllarda belki gereğinden fazla yoğunlaşmasının, bu yoğunluğa çip üreticilerinin aynı hızda yanıt verememesinin faturası da müşteriye çıkacak gibi görünüyor. Müşteriler hem arzu ettikleri arabayı satın alamayacaklar hem de arabalarını daha pahalıya satın alacaklar.

Azalan aksesuarlara rağmen artan otomobil fiyatları durumu özetliyor. Sadece şimdi değil, gelecekte ikinci el otomobil alırken de herkes 2021 modellerden uzak durmaya çalışacaktır. Gerçekten şanssız bir dönem.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Sonuç:

Sorunun çözümü için farklı bir öneri...

Ruh da önemlidir.

Tüm bu krizler sektörün bazı dersler çıkarması için fırsat olabilir. Gerçekten hangi aksesuarlar gerekli? Belki de bu dönemi biraz basitleşmeye gitmek için fırsat olarak görmek gerekli. Otomobilleri seviyoruz, hatta belki de klasik olanları daha çok seviyoruz. Eskiden arabalarda bu kadar çok aksesuar veya elektronik yoktu, ama ruh vardı. Belki arabalara aksesuarlar yerine biraz daha ruh eklemek lazım. Böylece müşteri sadakati artarken çip sorunu hafifleyebilir.

Fırat KESKİN

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.

Bülteni beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Yayınını Takip Et

0%

;