aposto-logo
TR
TREN
Oyun ve spor
Zihin sporu
Punto ne diyor?

♟️Nasıl bir spor?: Satranç

Spor mudur, nasıl bir spordur? serisinin bu haftaki konukları: Cem Kaan Gökerkan, Bager Akbay, Özgür Akman
istockphoto

istockphoto

Hayatının geri kalanının en önemli maçlara hazırlanma yeteneğinize zarar vermediğinden emin olmak için tahta dışında disiplinli olmanız gerekiyordu. - Garry Kasparov

Punto'dan herkese merhaba,

Geçen hafta başladığımız seriye satranç ile devam ediyoruz. 

  • Bager Akbay ile sabahın 7'sinde satrancın oyun ve spor tarafını,
  • Satranç oyuncusu Cem Kaan Gökerkan oyunun dinamiklerini,
  • Satranç antrenörü Özgür Akman ile satrancın teknolojiyle ilişkisini konuştuk. 

Bu sayıyı hazırlarken ofiste siyaset meydanı gibi bir ortamda tartışmalar yürütüldü; Punto ne diyor? bölümünde okuyacaksınız.

Bir önceki sayı: Nasıl bir spor?: Snooker

Okuduğunuz için teşekkürler, Punto'yu Instagram ve Twitter'dan takip etmeyi unutmayın ve bize yazın.

Salı görüşürüz,
Burcu

Oyun ve spor

Sporun aslında oyunla olan farkı birazcık motor becerisi istemesi. - Bager Akbay

Eğitmen, sanatçı Bager Akbay ile satranç ve oyun üzerine konuştuk.

Sporun aslında oyunla olan farkı birazcık motor becerisi istemesi. - Bager Akbay

İki kelime: Oyun ve Spor

Bager sen oyun üzerine fazlasıyla düşünen, oyun oynayan birisin. İşlerini oyun yöntemiyle oluşturduğunu biliyorum, neyi spor neyi oyun olarak tanımlıyorsun? Satranç spor mu oyun mu?

Oyun ve sporun kelime kökenleri birbirinden çok ayrı değil aslında yani bir ayrım yok ayrışma olduğunu zanneden bir sürü yazı var ama aslında tam tersini söyleyecek de bir sürü yazı var. 

Görsel: Bobby Fischer-Boris Spassky maçı, 1972- Soviet Chess History

Kim ne diyor?: Wittgenstein; bunlar genel terimler bir grup temsiliyeti bile yok parça parça öğeler benziyor diyor. 

Homo Ludens’te Huizinga oyunu tanımlıyor: büyülü bir çemberin içinde oyun oynarsın. Bir gerçek hayat var bir de gerçek hayattan değilmişiz gibi yapalım, burada kuralları değiştirelim dediğin alan var, o kuralların içine girdiğin zaman orada bir oyun alanı oluyor. 

Chris Crawford’ın bir tanımı var: yaratıcı bir eser, güzel bir şey yaparsan bu sanattır eğer bunu para karşılığı yapıyorsan bu eğlencedir. Böyle bir ayrım yapmış, neden bilmiyorum. Entertainment'ı da sokuyor işin içine ve burada etkileşimli olmayanlar; oyunlar kitaplar var. Etkileşimli olursa oyun şeyleri olur ve hala oyun demiyor. Hedefi olmayan şeyse oyuncaktır ve oyuncakta da etkileşim vardır diyor. Eğer hedef varsa bunlar yarışlardır ama tek başına da yapabilirsin hala oyuna gelmedik, puzzlelar devreye giriyor bu noktada.

Bir rakibin varsa orada ilginç bir şey var, iki kişi yarışırken birbirine müdahale etmeleri gerekmiyor mesela yüzmede birbirine  müdahale etmiyorsun, birbirinin hızına göre bir şeyler yapabilirsin ama gerçekten bir müdahale yok bunlar yarışmadır. Birbirine saldırmam tamam, oyundur. Oyunun da fiziksel aktivite içerenine spor diyor. 

Görsel: Monophy

  • Bir yaklaşım: Satrancı düşünelim mesela bir alan ve sınırlı kurallar var, birbirimizle kapışıyoruz o yüzden oyun tanımına giriyor, spora girmiyor. Çünkü spor da biraz motor becerisi ilişkisi bekliyoruz. Mesela FIFA ya da Dota oynadığında motor becerileri koordinasyonu var o yüzden e- spor deniliyor.
    Satranç hamle tabanlı gittiği için spor olmuyor, ama şu var: hız faktörü. Saatle oynuyoruz sonuçta ya da hızlı satranç oynuyoruz 10 saniyede bir hamle yapıyoruz gibi. Yine motor becerin önemli değil, elimi uzattım ve bir taşı devirdim o yüzden spor kavramına buralardan girmiyor. Sporun aslında oyunla olan farkı birazcık motor becerisi istemesi. Bilgisayar oyunlarına mouse, klavye hızımızı var. 

Bir ilişki: Spor ve Kapitalizm

Spor kelimesinin gündelik kullanımına bakıyorum biraz organizasyon içeren, seyirci olan şeylere de spor demeye başladık normalde eski tanımlara baktığımızda oyunun seyircisi olmaz, sporcunun seyircisi olur deniyor. Olimpiyat oyunlarına oyun deniyor, tek onu ayrı tutuyorlar zaten ismi çok eski olduğu için onun dışında her şeye spor diyorlar. 

Aslında sporun kapitalizm ile evliliği biraz daha fazla oyuna göre ama işte terimler sürekli karşı ataklar ve ters tanımlara girip birbiriyle örtüşüyor günümüzde. Sporu biraz buna çeviriyorlar aslında e-spor denmesinin sebebi hem motor becerisi istemesi hem izlenebilir ve fanları olması, bayraklarının, tişörtlerinin çıkarılıyor olmasıyla ilgili bir şey oluyor. Satranca böyle bakarsak spor olabilir. Seyirci faktörü, tişört satışı gibi kapitalizmle flörtleşen şeyler olabilir ama orada da çok şansı yok çünkü eski bir oyun. 

Görsel: Nona Gaprindashvili aynı anda 28 kişiye karşı oynuyor, 1965 -Washington Post

  • Ne demek bu?: İskambil destesi diye bir şey var ve bu anonim bir şey bütün matbaalar basabilir herkes de oynayabilir ve desteyle oynanabilecek benim bildiğim 80 tane oyun var. Tarottan çıktığı için iskambil destesi onun minör arkanasıdır aslında. Çünkü bir şans- zar hikayesi var.
    Ben bir firma isem ve iskambil oyununu çok beğeniyorsam buradan para kazanmam çok zor. Yeni bulunan bir sürü oyun var kapitalizme yaramıyor, magic kartları çıkartıyor bir sinek üçlüsünü 100 dolara satabiliyor çünkü o az var ve bir iskambil destesini paket halinde satmıyor altı tanesi bir pakette o paket 10 dolar ama içinden ne çıkacağını bilmiyorsun kupa beşlisi çok çıkıyor gerçekten bu aslında.
    Satranca buradan baktığında iskambil destesine çok benziyor o yüzden kapitalizm ile evliliği biraz zor çünkü zaten çok eski ve kamusal bir alanda. 
  • Ne yapılabilir?: Magic the gatheringi ne bu işin diye bakılabilir, yeni benzer strateji oyunlar tasarlanıp bunlar üzerinden yapılar belki kurgulanabilir ama satrançta kamusal olmasının dışında federasyonları var, üstadları var, kültürü ve geleneği var. Hoşlarına gitmeyebilir. Satrancın bu yönden sporlaşması çok mümkün değil spor potansiyeli var, şu an bir şampiyona izlenebilir. Yeni bir satranç turnuvası izlenebilir belirli bir oranda oradan bir sporumsu havası var, zevkli.

Kasparov, Deep Blue karşı 1997- AFP

Sporcuyla oyuncunun aklı birbirine çok yakın çalışabiliyor ikisi de imgelem yapıp kaslarını geliştirebiliyor. Çok fazla imgelemle yapıp antrenman yapan sporcular var.

Sporla benzer tarafları bunlar ama az önceki tanımlar silsilesinde iç içeler, fiziksel aktiviteden dolayı biraz ayırıyorum. 

O fiziksel aktivitenin çok fazla kas gücü olması mı gerekiyor, ne kadar fazla kas gücü olursa o kadar mı spor oluyor?

Güç değil kontrol yani sen o ahengi göstereceksin dans gibi, snooker'da bir ahenk var sırayla hamle yapıyorlar birbirlerine müdahale etmiyorlar tamam, birinin hamlesi diğerini etkiliyor satrançtaki gibi ama ben o ıstakayı elime aldığımda 3 ay vuramıyorum yani düzgün onun fiziğini öğrenme de var. 

Görsel: Monophy

Zihinsel Spor

Aslında şunu diyebilirim: satrançta da belirli, kısa bir zamanda bir zihinsel spor yapıyorsun o kısa anda ilk kez karşılaştığın duruma yorum yapabilmek için kafanda bir spor yapıyorsun gibi ama motor becerileri ile ilgili olmadığı için göremiyoruz. Ben senin kafanda ne dönüyor görebilsem spor kategorisine yaklaşabilir. 

Fiziksel spor değil diyoruz ama bir yandan da Kasparov'un 10 kilo kaybettiği vakalar var. O aktivite bir şeyleri tetikliyor olabilir ama biz görmediğimiz için saymayabiliyoruz. Kapitalizm ve ticarileşebilmesi, çevresine bir organizasyon kurulabilmesi hikâyesinde ise bir kültürü olduğu için bunu engelliyor. Muhafazakâr bir kültürü var kendini korumaya çalışan bir oyun. Alternatif satranç türleri üretiliyor ama köklü olan bir şey otomatik muhafazakâr oluyor. Satranç dünyayı domine etmiş en büyük masaüstü oyunu şu anda.

Hikâyeyi paylaşmak için:
Zihin sporu

Zihinsel olarak inanılmaz hesaplamalar yaptığımız için büyük bir enerji kaybımız oluyor. - Cem Kaan Gökerkan

Millî satranç oyuncusu Cem Kaan Gökerkan ile satranç üzerine konuştuk.

Zihinsel olarak inanılmaz hesaplamalar yaptığımız için  büyük bir enerji kaybımız oluyor. - Cem Kaan Gökerkan

Satranç izleyicileri olarak satranç oynayanları izlerken hamleler dışında fiziksel aktiviteyi görmüyoruz. Oyun esnasında spor yaptığınızı düşündüren aktiviteleriniz neler?

 Bu soruya kendi yorumumu yapmadan önce yapılan araştırmaları sizlerle paylaşmak istiyorum. 1984 yılında Dünya Satranç Şampiyonası, 5 ay ve 48 oyundan sonra durduruldu. Kasparov ve Karpov arasında geçen mücadelenin durdurulma sebebi o zamanki şampiyon Anatoly Karpov'un 10 kilo vermiş olmasıydı. Seyircilerin ifadelerine göre Karpov turnuvanın sonunda "ölü gibi" görünüyordu.

Görsel: A. Morkovkin  

Stanford Üniversitesi'nde insansılarda stres konusunda çalışan Robert Sapolsky'e göre turnuvadaki bir satranç oyuncusu, günde 6000 kaloriye kadar enerji yakabiliyor. Bu miktar normal bir insanın ihtiyaç duyduğu enerjinin 3 katı. Sapolsky'nin ölçümlerine göre büyük ustaların nefes alma hızları, kan basınçları ve kas kasılmaları, üst düzey atletlerle eş düzeyde. Buna göre büyük ustaların kan basıncı, maraton yarışçılarında görüldüğü gibi saatlerce yüksek kalabiliyor.

 2018'de bir turnuvada yapılan ölçümlerde 21 yaşındaki Rus büyük usta Mikhail Antipov'un iki saat boyunca oturduğu oyunda 560 kalori harcadığı ölçüldü. Bu miktar tenisçi Roger Federer'in 1 saat tenis oynarken harcadığı enerjiyle aynı.

 Kendi yorumuma gelecek olursak; turnuvalarımız genel olarak stresli geçiyor. Hatta günlük antrenmanlarımı yaparken bile bazen günün sonunda başımın ağrıdığı veya uyuma isteğinin geldiği oluyor. Zihinsel olarak inanılmaz hesaplamalar yaptığımız için (bunu kafadan zor matematik hesapları yapıyor gibi de düşünebiliriz) inanılmaz bir enerji kaybımız oluyor. O yüzden ben spor olduğunu düşünüyorum. Ek olarak fiziksel kondisyonunda çok önemli olduğunu belirtmek isterim.

SatrançGörsel: monophy

Maç esnasında rakibiniz hamlelerinizi çözdüğünü anladığınızda nasıl bir alternatif yol izliyorsunuz?

Açıkçası satrançta bu çok rastlanan bir şey değil. Herkesin kendi oyun tarzı olduğu için ister istemez bir yerde sizin beklemediğiniz veya rakibinizin beklemediği bir hamle oluyor. Ancak maç esnasında oyun kötü gidiyor diyelim bu tarz durumlarda bir şeyleri değiştirmeniz gerekiyor. Mesela oyun boyu rakibinize atak yaptınız ve rakibiniz bunları savuşturdu, rakibiniz için her şey iyiye gidiyor olabilir. Bu gibi durumlarda tarz değişikliği (atak oynamak yerine daha sakin bir oyun oynamak olabilir) veya strateji değişikliği kesinlikle yapıyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:
Punto ne diyor?

Görsel:Monophy

Yavuz Yavuz: Satranç her ne kadar sporun alışkın olduğumuz fizikselliğinden uzak olsa da, hem kurallara dayalı, zamansal ve mekânsal olarak sınırlanmış ve rekabetçi bir etkinlik olması hem de sebep olduğu heyecan nedeniyle spor olarak tanımlanabilir.

Sair Sinan Kestelli: Satrancın doğrudan spor olarak tanımlanmasındansa zihin sporu olarak tanımlanması daha çok oturuyor kafamda. En belirgin olarak, bedendeki motor koordinasyonun asli bir unsur olmaması bunu düşündürüyor. Çünkü, motor koordinasyon sadece bedeni değil, zihni de içine alan ve imgelem oluşturma, eylem planlama ve planlanan eylemin uygulanmasını da içeren bütünleşik bir süreç. Bu anlamda, satrancın planlanan eylemin uygulanması, -yani bir hamlenin satranç tahtası üzerinde gerçekleştirilmesi- anlamında çok kısıtlı diyebileceğimiz motor koordinasyon seviyesine ihtiyaç duyması, satrancın bir zihin sporu olduğunu düşündürüyor. 

Bir yandan satrançtaki yüksek soyutlama seviyesi, mesela satranç tahtasının tasarımının kurallarla ilgili çok fazla şey anlatmıyor olması, ve hamlelerin gerçekleştiği karelerin düşük çözünürlüğü de fiziksellikle ilişkiyi biraz zayıflatıyor diye düşünüyorum. 

Tabii ki bunlar, satrancın çok derinlikli ve iyi kurgulanmış bir oyun olduğu ve bu oyunu oynarken birçok sporda karşılaşmadığımız derecede zengin imge oluşturma süreçlerine yol açtığı gerçeğini değiştirmiyor.

Burcu Biçer: Spordur, spor olmasa spor yayınında yer almazdı, teşekkür ederim.

Görsel: Monophy

Taner Turna: Her spor dalı gelişen teknolojiyle belli dönüşümler yaşıyor. Bunlar kurallardan tutun saha içi ve saha dışı deneyimlere kadar uzanan dönüşümler. Fakat satranç dışında hiçbiri teknolojiyle insan rekabet içinde değil. Üstün zekâyla tanımlanan satranç oyuncularının kaybedebilir olması belli ki heyecan oluşturuyor ama bu durum satranç sporunun temelini bir hayli sarsıyor.

Cengizhan Yıldız: Bir etkinliği spor yapan en büyük etken rekabet ise bu noktada Satranç'a spor demek mümkün. Ancak dışarıdan sadece karşılıklı oturan iki insanın bir düzlem üzerindeki taşları oynatması bu etkinlikteki veya oyundaki tek fiziksel hareket ise bu onu ne kadar spor yapar?

Batuhan Özokan: Çoğu kişi için ilk başta karmaşık gözükse de yapısını anlamaya ve stratejiler üretmeye başlayınca çok daha keyifli hale geliyor.  Sadece fiziksel beceri değil, zihinsel çaba da sporun ayrılmaz bir parçası.

Deniz Sabuncu: Satranç sporsa tavla da spordur, yazı tura da spordur hatta şişe çevirmece de spordur. Satranca saygım sonsuz ancak spor olduğunu kabul etmiyorum.

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Punto

Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Formula 1, tenis ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikâyeler, gelen kutunda.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

Satranç

Bobby Fischer

Boris Spassky

Homo Ludens

Chris Crawford

satranç

Anatoly Karpov

Stanford Üniversitesi

+9 more

İLGİLİ OKUMALAR

0%

;