Aposto

Cumartesi, 3 Aralık 2022
Cumartesi, Aralık 3, 2022
Premium'a Yüksel
Sözlük
Profil
Yayın
Kitap
Jukebox
Takvim
Bugünkü Destekçimiz
Kapanış

Piksel.Bülten #2

Yeni medya sanatı odaklı, aylık sanat yayını Piksel.Bülten’in ikinci sayısına hoş geldiniz!

Bugünkü Destekçimiz


Nihayet baharın yüzünü göstermesi ve hiç bitmeyecekmiş gibi gelen pandeminin bitmesiyle şehir hareketlenmeye başladı. Ben hala kargo paketlerini açtıktan sonra ellerini dezenfekte edenlerdenim ama sosyal hayata karışmaktan da imtina etmiyorum. Sizde de böyle “kalanlar” oldu mu?

Bu sayıda yine bir sanatçı olan Ozan Türkkan ile gerçekleştirdiğimiz, sanat üretimine nasıl başladığı ve yeni medya sanatının laneti olan görsellik için üretilmiş sanat tasarımlarla sanat eserlerini nasıl ayırdığı, üretim motivasyonu gibi birçok konuda keyifli bir sohbet sizi bekliyor.

Güneşli pazarlar ve iyi okumalar dileriz.

Hande Şekerciler

Piksel. ve Brothers'ı sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz!

Sözlük

Yapay Zeka / Artificial Intelligence

Yapay zeka; görsel algılama konuşma, tanıma, karar verme ve diller arasında çeviri gibi normalde insan zekası gerektiren görevleri yerine getirebilen bilgisayar sistemlerinin teorisi ve gelişimine verilen isimdir. Günümüzde estetik kararlar verebile üzerine çalışan yapay zeka örnekleriyle sanat ile kesişimi bulunan bir disiplin haline gelmiştir.

Yapay zekanın yakın zamanda en hayret uyandıran kullanım senaryolarından biri ilk kez 2021'in başında tanıtılan DALL-E programı oldu. Rastgele gireceğiniz metinlere uygun görüntü üreten DALL-E, fotorealistik görsellerden illüstrasyonlara kadar çok geniş bir yelpazede çıktı üretebiliyor. Öyle ki DALL-E'nin çok daha güçlü ikinci sürümü, etik kaygılar ve güvenlik endişeleri sebebiyle doğrudan kullanılamıyor. Onun yerine bir bekleme listesi formu doldurmanız gerekiyor. 

Profil

Ozan Türkkan

Yeni Medya Sanatçısı

Yeni medya sanatçısı Ozan Türkkan, Türkiye'de doğdu (1980). Multimedya ve dijital sanat alanında uzun yıllar çalıştı. Dijital medyadaki ilk adımlardan önce, Philadelphia, Salamanca ve Barselona'da çeşitli kurumlar ve sanat merkezleri ile işbirliği içinde çeşitli sanat disiplinleri okudu ve uyguladı. Salamanca Üniversitesi'nden mezun olduktan sonra uzun yıllar yaşadığı ve yeni medya sanatçısı olarak çalıştığı Barcelona'da bulunan BAU'da (Escola Superior de Disseny, Universitat Central de Catalunya) Multimedya alanında yüksek lisansını tamamladı.

Ozan Türkkan eserleri Barselona Santa Monica Sanat Merkezi, Madrid Reina Sofia Müzesi, Floransa Luigi Pecci Çağdaş Sanat Merkezi, Los Angeles Torrance Müzesi, Londra Victoria House, NY Lincoln Center, Lüksemburg Banannefabrik, Brüksel Avrupa Sanat Festivali, Brüksel Les Brigittines Çağdaş Sanat Merkezi, Belgrad Çağdaş Sanat Müzesi, Santral Istanbul, Istanbul Akbank Sanat, Barcelona Gallery Mitte, Barcelona LOOP Videoart Festivali, Rotterdam  Rotterdamse Schowbourg , WUK Viyana gibi pek çok müze, sanat merkezi ve galeride sergilenmiştir.

Common Stage:Border, Video Installation, 2018

Ozan, sanat ile ilgilenmeye, daha doğrusu bir sanatçı olarak hayatını sürdürmeye nasıl karar verdiğini, neden konvansiyonel yöntemler yerine dijital medyumlara yöneldiğini ve bu seçiminin sana göre avantajlarından/dezavantajlarından bahseder misin?

Karar vermekten ziyade süreç aslında daha çok onu istemek, olabileceğine inanmak ve sonrasında da ısrar etmek şeklinde oluşuyor bana göre ve uzun bir zaman alabiliyor. Bir sanatçı için en önemli şey bu süreci adım adım geçip sanattan yaşayabilecek duruma gelmektir. Bu süreç uzun ve zorlu olabilir o yüzden kararlılık ve süreklilik bu süreçte en önemli noktalar. Bu inşa sürecinde bulunduğunuz çevrenin ve koşulların da etkisiyle birçok şey şekilleniyor. Tarzınız, diliniz, kullandığınız araçlar, anlatmak istediğiniz hikayeler vb. Benim için dijital medyumlar yeni medya pratiklerine başladığım ilk andan itibaren çok heyecan verici oldu. Hayal ettiğim işleri, anlatmak istediğim hikayeleri yaratmada bana en uygun medyumun bu olduğuna karar verdim ve onlarla ilerledim. Bana uçsuz bir imkan ve potansiyel sunduğunu hissettim. Bu başka bir sanatçı için farklı olabilir. Size en uygun araçları, medyumları seçmek de sürecin bir parçasıdır. Hikayenizi en güçlü ne ile anlatabiliyorsanız onu seçmelisiniz bence.

Daha çok jeneratif ve kod temelli, soyut eserler ürettiğini biliyoruz. Bu tür eserler izleyici üzerindeki hipnotik etkisi nedeniyle son dönemlerde oldukça popülerleşti. Açıkçası, zaman zaman nitelikli bir eseri sadece izleyici çekmek için tasarlanmış görsel deneyimlerden ayırmakta zorlanıyoruz. Sence izleyici bu ayrımı nasıl yapmalı? Sen bu ayrımı hangi kriterlere göre yapıyorsun? Bize bazı örnekler verebilir misin?

Bence bu ayrımı yapabilmek için deneyimleyicinin de (etkileşimin çok önemli bir durum olduğu yeni medyada izleyici yerine “deneyimleyen” kavramını kullanmak daha doğru diye düşünüyorum) bir çaba sarf etmesi ve bir çalışma yapması gerektiğini düşünüyorum. Sanatçı jeneratif teknik de kullansa nitelikli bir iş çıkarması uzun ve zorlu bir süreçten geçiyor. Bir yanda sonu olmayan bir araştırma (research), diğer yanda da bu araştırmanın pratiğe döküldüğü yaratım süreci... Açıkçası nitelikli bir işin ayrımını, bu sürecin ne kadar kat edildiğine göre yapabiliyorsunuz. Bu, sanatçının olgunlaşma sürecidir. Ben, bu nitelikli işlerin ayrımını arkasındaki bu çalışmaya ve en önemlisi, temelinde onu ayakta tutan kavramsal zemine göre yapıyorum. Güçlü bir fikir ile kavramsal temel üzerine kurulmuş ve rafine bir şekilde doğru medyumlarla işlenerek yaratılmış bir iş bence nitelikli bir çalışma olarak karşımıza geliyor. Sonuç olarak da deneyimleyici ile etkileşimi aynı ölçüde güçlü oluyor.

f-strings, Video Installation, 2015

Seni bir eser üretmeye yönelten motivasyon nedir? Bir görsel keşiften mi yola çıkıyorsun yoksa bir kavram ya da aklında ifade edilmesi senin için gerekli olan bir düşünceden mi? Bir eser üretirken iş akışın nasıl?

Görsel bir keşif, üretim sürecine başlamadan önce ilham veren tetikleyici girdilerden biri olabilir elbet. Fakat bana göre en önemlisi, fikir ve işin güçlü kavramsal yapısıdır. O yüzden benim için ilk önce fikir aşamasının olgunlaşması ve kavramsal altyapının kurulması gerekli.  Eser üretiminde sonraki süreç, kağıda dökmek ve doğru araçlar kullanarak eserin vücut bulmasıdır. Her zaman kağıt üzerinde bir "storyboard" ile başlarım. Hikaye tamamen şekillendiğinde kodlama, çizim, ses tasarımı, "rendering", düzenleme vb. şeklinde eseri işleme sürecine geçerim. Aslında iş burada bitmiyor. Sonrasında eserin doğru yerde ve doğru şekilde yerleştirilerek kurguladığım gibi deneyimlenmesi de çok önemli.

VR, AR, gerçek zamanlı foto-gerçekçi render, 5G, yapay zeka gibi araçlar oldukça hızlı bir şekilde evriliyorlar. Örneğin, sadece birkaç kelime yazarak bir yapay zekaya istediğimiz stilde bir imaj ürettirebiliyoruz ya da milyarlarca poligondan oluşan 3D bir şehrin içinde gerçek zamanlı olarak gezebiliyoruz. Sence bu araçlar/teknolojiler hayatımızı nasıl etkileyecek? Bir sanatçı bu değişime nasıl adapte olmalı, ya da şöyle soralım, adapte olmak zorunda mı?

Ben daha çok bu değişim sürecinde önüme gelen yeniliklerin, benim yaratım pratiğimde bana nasıl ve ne şekilde katkıları olabileceğine bakıyorum. Şahsen yeni medya pratiklerine bahsettiğimiz değişimi öngörerek başladım ve bu beni heyecanlandıran noktalardan biriydi. Fakat bir yandan da değişimlerin bu kadar hızlı olacağını düşünmüyordum.

Bir yeni medya sanatçısının en önemli pratiklerinden biri araştırmadır. Yenilikleri takip etmesi gerekir. Bir taraftan da bu yenilikleri çok iyi eleyip yaratım sürecinde ona en verimli ve en etkili olacakları seçmesi gerekir. Bu da işin bir parçası ve zamanla öğrenilen bir şey. Somut bir örnek vereyim: Bundan 10 yıl önce yarattığım kompleks fraktal uzayları ekranda iki boyutlu olarak deneyimleyebiliyorduk. Şimdi ise aynı işleri VR teknolojisi sayesinde içine girerek 3 boyutlu sürükleyici deneyimler olarak yaşayabiliyoruz. Bu bize çok daha güçlü bir deneyimleme fırsatı veriyor.

Anumium Fractum, 360 VR Installation, 2018

Gelecek hayali kuranlar katı bir şekilde ikiye ayrılmış durumda; bir distopyada yaşadığımızı ve gittikçe daha kötüye evrildiğimizi düşünenler ve insanlığın teknoloji yardımıyla bir ütopyada yaşayacağını söyleyenler…  Sence teknolojik ilerleme sınıf ayrımını ortadan kaldıracak ya da daha geçişken bir hale getirebilecek mi?  Savaş, açlık, çevre felaketleri gibi sorunların üstesinden teknoloji ile gelmek mümkün mü? Dünya senin hayal ettiğin geleceğe ilerlerken sanata nasıl bir işlev yüklüyorsun?

Teknolojik ilerleme sınıf ayrımını daha geçişken hale getirebilecek bir çevre, zemin yaratabilecek bir potansiyele sahip olsa da insan doğasının buna izin vereceğinden emin değilim. Bu, daha uzun zamanda teknolojik ilerlemenin yanında paralel gelişmesi gereken kültürel bir evrimle gerçekleşebilir. Sanat tarafından baktığımızda internet, blok zincir gibi teknolojilerin somut bir geçişkenlikte, sınır ve engellerin kısmi erimesinde, farklı ekosistemlerin ve sınıfların birbiriyle etkileşiminde bir farklılık yarattığını gözlemliyoruz. Sanatın ulaşımı, dolaşımı, paylaşımı; sanatçıların farklı coğrafya ve sınıflarla etkileşimi, sanat eserinin alım-satımı ve sanatçının artık direkt alıcı ile etkileşimde olabilmesi vb. bu geçişkenliğin oluşturduğu sonuçlar.

Bize kısa dönem ve biraz daha ileriye dönük planlarından bahseder misin? Nelerle meşgulsün? Hangi projelerin hayalini kuruyorsun?

Ben uzun süreli, belki hiç bitmeyecek bir araştırma sürecinde üretim yapıyorum. Kullandığım dijital medyumlar, ürettiğim işin son formatları ya da deneyimlenme şekli değişebilir ama ana odaklandığım konu geometri. Bu araştırma sürecinin bundan sonra da devam edeceğini düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde ürettiğim işleri biraz daha dışarıya dönük, daha çok kamusal alanlarda deneyimlenecek, bu tip alanlarda kendine yer bulabilecek şekilde kurguluyorum.

trans_form v1, Video Installation, 2021

Yayın

HOLO: Emerging Trajectories in Art, Science, and Technology

Editöryel ve küratörlük platformu olan HOLO'da eleştirel yaratıcı uygulama, radikal hayal gücü, araştırma ve aktivizmin merkez üssü olarak disipliner boşluklar ve karmaşık bilgiler araştırılıyor. Platform, mercek altına aldığı alanlar hakkında birçok makaleye yer veriyor.

Kitap

La relève du réel: Les arts du chaos et du virtuel 

Yazar:Serge Salat

Çağdaş bilim tarafından tanımlanan sanal evrenlerin çokluğunu bugün temsil edebilir miyiz? Son on yılda, Serge Salat ve Francoise Labbé sanal gerçekliği ve fraktal sanatı birleştiren çok duyusal alanlar inşa ediyor. Konunun girebileceği bir oda büyüklüğündeki bu yerleştirmeler, hem Fransa'da, Centre Georges Pompidou'da hem de yurt dışında birçok müzede sergilendi: Özellikle Milano, Kopenhag, New York, Chicago, Tokyo, Seul, Singapur ve Bangkok... Bu çok boyutlu çalışmalar, mimari, heykel, film ile sanal gerçeklik tekniklerini bir araya getirerek geleneksel sanat biçimlerinin koşullarını ve sınırlarını yeniliyor. Bu kitabın görünüşte parçalanmış yazımı, uzay-zamanda ve sanatta, bilimde, felsefede, psikolojide bir yolculuk gibi olan çok sesli hikayeler ve denemeler dokusu sunuyor. Özgün ve görkemli ikonografisi, benzeri görülmemiş yan yana diziler ve beklenmedik ve güçlü paralellikler aracılığıyla yeni armoniler yaratıyor.

Jukebox

Ozan Türkkan'dan Çalma Listesi

Bülten konuğumuz Ozan Türkkan'ın oluşturduğu çalma listesine buradan ulaşabilirsiniz.

Takvim

Ars Electronica Festival 2022: Welcome to Planet B – A different life is possible! But How?

7-11 Eylül 2022 tarihleri arasında Johannes Kepler Üniversitesi Linz , yerel bölgeden ve dünyanın dört bir yanından bilim, iş, yaratıcı ve sanat sahnelerinden katılımcıların kendi bakış açılarıyla katkıda bulunacağı “Sanat, Teknoloji ve Toplum Festivali”ne bir kez daha ev sahipliği yapacak.

Bugünkü Destekçimiz

BROTHERS, “EXTRA GASTRONOMY FOOD MARKET” İLE LEZZETLİ BİR HAFTA SONUNA DAVET EDİYOR!

Kutlamaya değer keyifli anları öne çıkaran Brothers, bu kez de 4 – 5 Haziranda gerçekleştirilecek “Extra Gastronomy Food Market” ile hayat lezzete karışınca güzel diyor…

2018’den beri farklı gastronomi deneyimlerini sahiplenen Extra Gastronomy, bu yıl ilhamını kendine özgü ruhuyla keyifli deneyimler yaşatan lezzet marketlerinden alıyor. 4 – 5 Haziran hafta sonunda gerçekleştirilecek “Extra Gastronomy Food Market by Brothers”, yazın ilk günlerinde, özlemini duyduğunuz ağaçlar altında geçecek, lezzet odaklı bir hafta sonuna sizleri davet ediyor. Şehrin kalbinde bir lezzet deneyimi için gastronomi dünyasının İstanbul’daki en iyi noktalarından bu hafta sonuna özel menüler ve eşlikçi lezzetler Swissotel Bosphorus Chalet Garden’da buluşacak. Prestijli markaların, dünyanın dört bir yanından mutfakları temsill eden menülerin yanında gastronomi sohbetleri, miksoloji ve tadım atölyeleri ve ağaçların altında keyifli konserler ile “Extra Gastronomy Food Market by Brothers” hafta sonuna damga vuracak. 4 ve 5 Haziran’da 11:00 – 00:00 arasında lezzete ve müziğe karışmaya davet eden Extra Gastronomy Food Market’te; 4 Haziran tarihinde saat 14:00’te Elif Çağlar, 17:30’da Palmiyeler, 21:00’de ise İlhan Erşahin'in Istanbul Sessions performansları gerçekleştirilecek. Extra Gastronomy Food Market’in ikinci gününde ise 14:00’te Uninvited Jazz Band, 17:30’da Deniz Sipahi ve 21:00’de Evrencan Gündüz ve Uzaylılar sahne alacak.

Brothers desteğiyle gerçekleştirilen Extra Gastronomy Food Market için biletler Mobilet ve Biletix’ten temin edilebilir, ayrıntılı bilgiye ise Brothers1801 sosyal medya hesaplarından ulaşılabilirsiniz.

Kapanış

Piksel.Bülten'i; WhatsappTelegram ve Twitter'dan tek tıkla paylaşabilirsiniz! 

Piksel. Hakkında: 🌐 Web, 📸 Instagram, 🔗 Twitter

Bülteni beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Piksel.Bülten Yayınını Takip Et

Piksel. ekibinin hazırladığı, her sayıda sanatçı ve yaratıcı mesleklerden bir kişiyi odağına alan ve onun vizyonundan yeni medya odaklı üretimleri daha derinlemesine anlamaya çalıştığımız bir sanat bültenidir.

0%

;