Aposto

Cumartesi, 3 Aralık 2022
Cumartesi, Aralık 3, 2022
Premium'a Yüksel
Sözlük
Profil
Takvim
Bugünkü Destekçimiz
Bugünkü Destekçimiz
Kapanış

Piksel.Bülten #6

Yeni medya sanatı odaklı, aylık sanat yayını Piksel.Bülten’in altıncı sayısına hoş geldiniz!
Brothers1801 ile birlikte

Piksel.Bülten, Brothers destekleriyle yayımlanmaktadır.

Daha fazlasını öğren

🍂 Herkese merhaba! Bir kamu spotuyla başlayalım: bu uzuuuun bültenin tamamını mail gövdenizde görüntüleyemeyebilirsiniz. Keyfinizden ödün vermeden bülteni okumak için tarayıcınızda açabilirsiniz.

Sanat sezonu hızlı bir şekilde başlıyor. Sanatseverler artan e-davetiye sayısı dışında henüz tam anlamıyla bu hızı hissedemedi belki ama, işin üretim ve organizasyon kısmında inanılmaz bir yoğunluk var. Sanat dünyasının en büyük iki sanat etkinliği olan İstanbul Bienali ve Contemporary Istanbul bu yıl yakın tarihlerde başlıyor. Bunlara eklenen galerilerin açılış sergileriyle beraber, önümüzdeki haftalarda izleyicileri dolu dolu bir sezon başlangıcı bekliyor. Daha detaylı inceleme içeriklerini önümüzdeki haftalarda hazırlamayı planlıyoruz ama bu sayıda da kısaca bir bakış atalım.

👩🎨 17. İstanbul Bienali 17 Eylül itibariyle izlenebilecek. Kadıköy, Beyoğlu, Zeytinburnu, Fatih gibi şehrin farklı birçok noktasına yayılan bienal 20 Kasım’a kadar devam edecek. İstanbul Bienali otuzuncu yıl dönümünde Limited Editions projesiyle 1987’den bu yana düzenlenen her bienalden birer sanatçının bu proje için özel olarak hazırladığı çalışmaların sınırlı sayıda ve özel olarak üretilen baskılarını içeren bir set hazırlamış. Projeye destek veren tüm sanatseverlere bu özel set hediye edilecek. Bu vesileyle severek gezdiğiniz bienale destek olma fırsatını değerlendirebilirsiniz.

👨🎨 Contemporary Istanbul da 17. Edisyonuyla 17-18 Eylül ön gösterimiyle başlayacak ve 19-22 Eylül tarihleri arasında genel izleyiciye açık olacak. Bu yıl yerli galerilerin yanı sıra pek çok yabancı galerinin de yer alacağı fuarda, ha:ar olarak bizde büyük bir heykelperformans işimizi ilk defa görücüye çıkaracağız. Fuar boyunca devam edecek olan performans sonunda heykel ortaya çıkmış olacak. Eser bültenimizin de destekçisi olan House of Brothers Lounge’da görülecek.

🧑💻 Piksel. üçüncü dönem başvuruları bu ay içerisinde başlayacak. Tarihler ve yeni dönem süprizleri için sosyal medyamızı takip etmeyi ve çevrenize önermeyi lütfen ihmal etmeyin.

✏ Bu sayıdaki konuğumuz Bilsart , monoco.io kurucusu ve koleksiyoner Selman Bilal.

Kendisiyle video sanatından NFT’lere uzanan bir röportaj yaptık. Keyifli okumalar.

Hande Şekerciler

Piksel. ve Brothers'ı sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz!

Sözlük

Kaynak: Vox


Rotoskop Tekniği (Rotoscoping)

1915 yılında animatör Max Fleischer tarafından animasyon karakterlerinin hareketini iyileştirmek ve daha gerçekçi görünmelerini sağlamak için icat edilen rotoskop yöntemi, film görüntülerine manuel olarak kare kare müdahale etmeye dayanır. Rotoskop kısaca, gerçekçi bir görüntü yakalamak amacıyla karakterlerin her hareketinin kare kare çizilmesiyle ortaya çıkan bir teknik. Tekniğin çıkış noktası ve yarattığı büyük etki hakkında kısa bir videoya buradan ulaşabilirsiniz.

Profil

Selman Bilal

Kurucu - Bilsar

Bilsar A.Ş. Başkanı Selman Bilal, Kabataş Erkek Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Yöneticilik Bölümü’nden mezun oldu. Temelleri 1947’de atılan ve tekstil ticareti yapan aile şirketinin başına geçerek şirketi büyük ölçekli hazır giyim ihracatı yapan Bilsar A.Ş’ye dönüştürdü. 2000 yılında Bilsar’ın beyaz gömlek markası "Bil’s"i kurdu ve mağaza açarak perakende sektörüne ilk adımını attı. Türkiye’de konsept mağazacılık projesini ilk kez hayata geçirerek 2004 yılında Bilstore’u kurdu. Fred Perry, Dr Martens, Muji gibi dünya markalarının lisanslarını alıp Türkiye distribütörü oldu ve perakendelerini yönetti. 3B teknolojisiyle de destekleyerek Bilsar’ı, ihracat yaptığı dünya markalarına tasarım servisi veren bir şirket olarak konumlandırdı. 2018’de Bilsar’ın kar amacı gütmeyen video odaklı sanat mekânı olan Bilsart’ı kurdu. 2022 yılında monoco.io isimli, blockchain teknolojisini kullanan çağdaş sanat platformunun kurucusu Selman Bilal, SAHA derneği kurucu üyesidir. Ayrıca BUMED, CEKVA Dernek üyesidir. Çağdaş sanata, mimariye, sinema ve tiyatroya yoğun ilgi göstermektedir. Han Tümertekin’in tasarladığı Assos Behramkale’deki B2 Evi, 2004 yılında Ağa Han Ödülü’ne layık görülmüştür. İstanbul’daki B3 Evi’nde, ismini evden alan mekâna özgü yerleştirilen sanat eserlerinin yer aldığı B3 çağdaş sanat koleksiyonu bulunmaktadır.

Selman Bey, güncel sanat ile ilgili diğer girişim ve projelerinizden önce, koleksiyonerlik yanınızla ilgili birkaç şey sormak istiyoruz. Bize sanat koleksiyonerliğine nasıl başladığınızı kısaca anlatır mısınız? Selman Bilal koleksiyonu bugüne nasıl evrildi? Eserlerinizin genel bir teması var mı? Bir sanatçıdan eser almaya nasıl karar veriyorsunuz? Bir eserden nasıl vazgeçiyorsunuz? Belki biraz klasik bir soru olacak ama bugünkü Selman Bilal, ilk eserini almaya karar veren haline ne gibi tavsiyelerde bulunurdu?

Mimariye olan ilgim üzerine Han Tümertekin’le B1,B2 ve B3 ev dizisi üzerine çalıştık. Assos Behramkale’de yer alan B2 evi 2004 yılı Ağa Han Mimarlık Ödülü’ne layık bulundu. Sonrasında yaşamakta olduğum ve aynı zamanda koleksiyona ismini veren B3 Evi inşaatı ile koleksiyonun ilk adımları atılmış oldu; ev yapılırken, aynı zamanda Ayşe Erkmen’in “Rengarenk” isimli seramik karo yerleştirmesi ilk iş olarak bahçeye yerleşti. Ardından gelen eserlerin hemen hemen çoğu evin mimarisi ile içkin bir şekilde, belli bir sürece yayılarak gelişti ve eve özgü yerleştirildi. Böylece mimari ve sanata olan ilgimin harmanladığı bir yaşam alanı yarattık.

Koleksiyonda belirli bir strateji uygulamak yerine duygularımla ve prensiplerimle hareket ediyorum. Koleksiyona bakıldığında öne çıkan belli başlı ana unsurlar var; tüm işlerin evde görünür olması, Türkiyeli sanatçılardan oluşması ve işlerin çoğunun eve özgü olarak yerleşmesi…

Eserle kurduğum duygusal bağ ve eserin mekânda yerini bulması koleksiyona yeni bir eser alırken ana motivasyonumu oluşturuyor. Ardından sanatçının üretim süreci, kullandığı malzeme, ilgilendiği konular vb. beni oldukça heyecanlandırıyor. Bazen de tam tersi bir süreç işleyebiliyor; galeride ya da başka bir yerde gördüğüm eseri sanatçısıyla beraber eve getirdiğimizde evde yerleşemeyebiliyor ve bu da vazgeçmeme sebep olabiliyor.

İlk eser almaya başladığım dönemlerde eser satın alırken kendi kendimle bir sorgulamaya girmiştim. Zamanla daha sakince, sindirerek, eserlerle bağ kurup ardındaki düşünceyi özümseyerek süreci ilerlettim. Artık her sene koleksiyona eklediğim eser sayısında 6 adedi geçmemeye özen gösteriyorum.

Türkiye güncel sanatı için önemli bir mekan olan Bilsart’ın kurucususunuz. Video sanatı üzerine odaklanma fikri nereden çıktı? Türkiye koşullarında, video gibi spesifik bir alana odaklanan, kâr amacı gütmeyen bu kurumu sürdürmenin ve video medyumunu sahiplenmenin ne gibi zorlukları var? Orta ve uzun vadede Bilsart’ın geleceği için planlarınız neler?

Bilsar olarak 2000’li yılların başlarında dönemine göre öncü kabul edilebilecek ‘Bil’s Kısa Film Yarışmaları’ düzenlendik. Yıllar içerisinde Bilsar Binası’nda çeşitli çağdaş sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptık. Bir yandan da ziyaret ettiğim yurt dışı çağdaş sanat fuarları ve sergilerinde video sanatının çok çeşitli sergileme teknikleri ve gelişimi bu alana olan ilgimi artırdı. Bunun üzerine koleksiyonuma daha fazla video işleri dâhil etmeye başladım. Bir yandan da Türkiye’de çok iyi video çalışmaları görüyor, fakat bunları izleyecek yeterli zaman ya da alanın olmadığını düşünüyordum. Ofis binamızın pek de kullanmadığımız ufak bir garajı olunca, burada sanatçılara video işlerini göstermeleri üzere bir alan yaratma fikri gitgide şekillenmeye başladı. Oldukça basit bir şekilde yola çıktık; iyi bir projeksiyon, ses sistemi ve çalışma alanı yaratarak her 15 günde bir değişen bir programla tek seferde tek video işi gösterdiğimiz sergi ve etkinliklerimize başladık. Zaman içerisinde hem izleyici hem de sanatçılardan gördüğümüz yoğun ilgi ile ne kadar da doğru bir karar verdiğimizi görüyorum. Ne mutlu bize, bu alanda var olan bir açığı kapatarak farkındalık yarattığımıza inanıyorum.

Elbette bu kadar dinamik bir programla bir mekanı yürütmenin zorluklarıyla zaman zaman karşılaşıyoruz. Bilsart’ı hayata geçirirken de gayret ettiğimiz şey sürdürülebilirliğini sağlamaktı. Kâr gütmeyen bir mekan olarak senelik belirli bir bütçe içerisinde kalarak, bir yandan da her sene kendimizi daha da geliştirmeye ve yenilemeye gayret gösteriyoruz.

Bilsart’ı ilk kurulduğu garaj mekanından, Bilsar Binası içerisinde yer alan asma katlı daha büyük bir alana taşıdık. Burada tek kanal video işlerinin yanı sıra, video odağında farklı pratikleri de barındıran mekana özgü çok daha çeşitli sergilere ev sahipliği yapabiliyoruz. Video medyumuna odaklı olmak her zaman bu alanda olan gelişmeleri takip etmeyi ve kendimizi geliştirmeyi gerekli kılıyor. Zaman zaman elbette biz de teknik aksaklıklarla ve yetersizliklerle karşılaşabiliyoruz. Bu durumlarda ekip içerisinde imkanlarımız doğrultusunda çeşitli çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bir yandan burada gerçekleşen tüm sergi ve her sergi açılışlarında gerçekleştirdiğimiz sanatçı konuşmaları etkinliklerini arşivlememiz, ciddi bir video sanatı belleği oluşmasını da sağladı. Ocak 2023’de Bilsart’ın 5. yılına giriyoruz, bu anlamda kıymetli bir birikim olduğunu düşünüyorum.

İleriye dönük baktığımda, video sanat üretimine destek vermek üzere her sene gerçekleştirdiğimiz Açık Çağrı programımızı aksatmadan devam ettirmeyi hedefliyoruz. Aynı şekilde kurucu/organizasyon ekibinde yer aldığımız SENKRON ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’ etkinliğini de her sene geliştirerek, daha büyük kitlelere ulaştırmak hedefindeyiz.

Son olarak Bilsart’ın yıllar içerisinde geliştirdiği sergileme imkanları ve etkinlik çeşitliliğini, uluslararası sergi ve etkinliklerle yapacağımız iş birlikleri ile bir adım daha ileriye taşımak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Sanat ve teknoloji ilişkisi hakkında birkaç şey sormak istiyoruz. İlki şu: Artık herkes insanlığın büyük bir teknolojik dönüşüm çağı içine girdiğini konuşuyor. Siz bu dönüşümün büyük bir kırılım (Disruption) şeklinde ve çok hızlı olacağını düşünen tarafta mısınız, yoksa insanlığın teknolojik dönüşüme sorunsuzca adapte olabilmesi ihtimali mi daha mantıklı geliyor? Neden bu fikirdesiniz?

Her geçen gün teknoloji hızla gelişmeye devam ediyor. Farklı alanda ortaya çıkan yeniliklere ayak uydurmak ve içinde bulunduğumuz çağı yakalamak için bu gelişmeleri takip etmenin ve öğrenmeye açık olmanın gelecek için gerekli olduğunu düşünüyorum. Teknoloji her alanda hayatımızın içinde ve bu gitgide daha çeşitlenerek ve gelişerek yayılacak. Gelecek nesiller bunun içine doğuyor, önceki nesiller de teknolojiyi bir noktada yakalıyor ve adapte oluyor.

Sanatçıların konuları ele alış biçimleri ve hayata bakışları her zaman ilgimi çekiyor. Sanat üretimlerinde çeşitli teknolojilerin kullanılarak ortaya çıkarılan sanat üretimleri de beni oldukça heyecanlandırıyor. Olabildiğince takip etmeye gayret ediyorum.

Sizce bir sanatçının bir medyumu kullanabilmesi için arkasındaki teknolojiyi öğrenmesi ne kadar önemli? Mesela, yapay zeka temelli eser üretmek isteyen bir sanatçı bu çıktıları üreten algoritmaları ya da video ile ilgilenen bir diğeri kamera, lens, kurgu mantığı, ışık gibi teknik bilgileri araştırmalı mı? Biliyoruz, konu sanat olunca hiç bir tespit kesin değil ama bu soruyu size genç bir sanatçı sorsa ona ne derdiniz?

Üretim halinde olan bir sanatçının her zaman öğrenmeye açık olması gerektiğini ve gelişmeleri takip etmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer üretiminde kullanmak istediği medyumu tam olarak bilmiyorsa ve yetersiz olduğunu düşünüyorsa bu konularda eğitim programlarına katılmasını ya da işin uzmanı bir mentörle çalışmasının iyi olacağını önerirdim.

Yakın zamanda blockchain teknolojisini kullanan monoco.io adlı bir şirket kurdunuz. Bize bu şirketin faaliyet alanından bahseder misiniz? monoco.io, satürasyonu çok yüksek bir alanda faaliyetine başladı. Sizi rakiplerinizden ayıran ne gibi özellikleriniz var? NFT’ler şu anda daha çok ticari bir işlev üstlenmiş görünüyor. Gelecekte bu işlevin değişeceğini, evrileceğini düşünüyor musunuz?

monoco.io, çağdaş sanata ve sanatçılara odaklanmış, blockchain teknolojisini kullanan bir platform. Şu an oldukça gündemde olan bu teknolojinin faydaları ne yazık ki ticari işlevinin gerisinde kalıyor. Biz ise tamamen blockchain teknolojisinin beraberinde getirdiği şeffaflık, sanatçının telif haklarını koruma gibi özelliklerini öne çıkararak galeri, koleksiyoner ve sanatçılara çağdaş sanatı merkezine alarak teknoloji servisi veriyoruz.

Fiziksel dünyada çözülmesi mümkün olmayan bu sorunları ortadan kaldırmak üzere başvurduğumuz teknoloji ileride daha da anlaşır hale gelirken, hayatımızın önemli noktalarında da varlığını arttıracağına inanıyorum.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Takvim

Takip ettiğim sanat etkinliklerinden bu sene gerçekleşecek İstanbul Bienali’ni takip edeceğim, yine bu sene gerçekleşecek olan Contemporary İstanbul Fuar’ında yeni projemiz Monoco.io ile biz de yer alacağız.

Video sanatı bağlamında iyi bir fuar olduğunu düşündüğüm ve gezmekten keyif aldığım Loop Barcelona’yı bu sene de ziyaret etmek isterim, 3. Paris+ (FIAC), Berlin Bienali yine takip etmeye gayret ettiğim etkinlikler arasında olacak. Londra’ya sık sık seyahat ettiğim için her zaman oradaki müze ve galerilerde hangi sergiler olduğuna bakarım.

Bu sene İstanbul Bienali’ne paralel olarak, Bilsar arka binası katlarında BüroSarıgedik’in düzenleyeceği sergiye ev sahipliği yapacağız. Heyecanla bekliyorum.

Son olarak her sene Nisan ayında gerçekleştirdiğimiz Senkron ‘Eş Zamanlı Video Sergileri’ programımızın 2023 edisyonunu görmek üzere heyecan duyuyorum.

- Selman Bilal

Bugünkü Destekçimiz

Piksel.Bülten, Brothers destekleriyle yayımlanmaktadır.

Bugünkü Destekçimiz

ha:ar, Pernod Ricard Türkiye sponsorluğunda House of Brothers Lounge’da gerçekleştireceği Disruption isimli heykel-performansı ile teknoloji ve sanat ilişkisini tartışmaya açıyor!


House of Brothers Lounge, bu yıl Hande Şekerciler ve Arda Yalkın’dan oluşan ha:ar sanatçı ikilisini ağırlıyor.

İkili, sanat, makine ve yapay zeka ilişkisini tartışmaya açarak, modern teknolojinin sanat kavramını kökünden değiştirme potansiyelini masaya yatıracak.

ha:ar, eserlerini üretirken sıklıkla kullandığı yazılım ve bilgisayarlar dışında bu projede yapay zeka ile beraber hayli imkanlı bir heykel tasarlayarak; fuar alanına getirdikleri robot kol yardımıyla da eseri canlı olarak alanda üretecek. İzleyiciler fuar boyunca gün be gün eserin gelişimi takip edebilecek ve fuar sonunda esere insan eliyle yapılan son müdehaleleri de görme şansını bulacaklar.

Disruption kapsamında, yine House of Brothers Lounge’da gerçekleşecek, moderatörlüğünü Unlimited Publication Genel Yayın Yönetmeni Merve Akar Akgün’nün gerçekleştireceği yapay zekanın ve teknolojinin sanat alanında aldığı yerin, bu ilişkinin doğasının ve bu doğrultuda sanatın geleceğinin tartışılacağı konuşma programının detayları şöyle:

17.09.2022 Cumartesi | 13:00 – 14:00

Sanat kurumları ve dijitalleşme

Moderatör: Merve Akar Akgün (Unlimited Publication Genel Yayın Yönetmeni) 

Konuşmacılar: 

Zeynep Arınç (Akbank Sanat Proje Direktörü)

Selman Bilal (monoco.io Kurucusu, Koleksiyoner)


18.09.2022 Pazar | 14:00 – 15:00

Yapay zeka ve fikr-i mülkiyet hakları

Moderatör: Merve Akar Akgün (Unlimited Publication Genel Yayın Yönetmeni) Konuşmacılar:

Ecem Yüksel (Sanatçı)

Selim Bilen (Avukat)

Kerem Ozan Bayraktar (Sanatçı)


19.09.2022 Pazartesi | 13:00 – 14:00

Disruption

Moderatör: Levent Erden (Yazar)

Konuşmacılar:

ha:ar (Hande Şekerciler - Arda Yalkın) (Sanatçı, Piksel kurucuları)


19.09.2022 Pazartesi | 15:00 – 16:00

Yapay zeka ve sanat

Moderatör: Merve Akar Akgün (Unlimited Publication Genel Yayın Yönetmeni)

Konuşmacı:

Bager Akbay (Sanatçı, Akademisyen)


20.09.2022 Salı | 14:00 – 15:00

Kamusal alanda dijital sanat

Moderatör: Merve Akar Akgün (Unlimited Publication Genel Yayın Yönetmeni)

Konuşmacı:

Ekmel Ertan (Küratör, Akademisyen, Amber Festival Kurucu Direktörü)


21.09.2022 Çarşamba | 14:00 – 15:00

Workshop - generative adversarial networks

Melisa Altınsoy, İlayda Begüm İzci



Kapanış

Piksel.Bülten'i; WhatsappTelegram ve Twitter'dan tek tıkla paylaşabilirsiniz! 

Piksel. Hakkında: 🌐 Web, 📸 Instagram, 🔗 Twitter 

Bülteni beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Piksel.Bülten Yayınını Takip Et

Piksel. ekibinin hazırladığı, her sayıda sanatçı ve yaratıcı mesleklerden bir kişiyi odağına alan ve onun vizyonundan yeni medya odaklı üretimleri daha derinlemesine anlamaya çalıştığımız bir sanat bültenidir.

0%

;