aposto-logoCuma, 3 Şubat 2023
aposto-logo
Cuma, Şubat 3, 2023
Premium'a Yüksel
Sözlük
Profil
Kitap
Bugünkü Destekçimiz
Jukebox
Takvim
Piksel.Bülten Destekçimiz
Kapanış

Piksel.Bülten #7

Yeni medya sanatı odaklı, aylık sanat yayını Piksel.Bülten’in yedinci sayısına hoş geldiniz!
Brothers1801 ile birlikte

Piksel.Bülten, Brothers destekleriyle yayımlanmaktadır.

Daha fazlasını öğren

Herkese merhaba! Bir süredir sabırsızlıkla beklediğimiz gün geldi ve nihayet harika haberlerimizi sizinle sosyal medya hesaplarımız üzerinden paylaşmaya başladık. İlk iki yıl destekçi koleksiyonerlerimizin kişisel katkılarıyla hayata geçirdiğimiz Piksel. O'Art, bu yıl Odeabank ana sponsorluğunda O’Art iş birliğiyle hayalimizin ötesinde bir hızla büyümeye başladı. Bu dönem 10 katılımcı kabul edeceğiz ve onuncu yılını kutlayan Odeabank’ın katkılarıyla, aylık ödemeler halinde toplamda 1 milyon lirayı üretimlerini desteklemek amacıyla burs olarak vereceğiz. Ayrıca iki kişi de, masrafları ödenmiş şekilde New York’taki misafir sanatçı programı Residency Unlimited’a katılma hakkı kazanacak.

Çok mutlu ve çok heyecanlıyız! Bu yüzden de programın kurucuları ben, Arda Yalkın ve Cem Leon Menase bu sayıyı, misyonumuzu ve hedeflerimizi anlatabilmek adına beraberce, kendimizle röportaj yaparak hazırladık.

Keyifli okumalar.

Hande

Piksel. O'Art ve Brothers'ı sosyal medya hesaplarından da takip edebilirsiniz!

Sözlük

Kaynak: The Washington Post

Robotik Sanat

Robotik Sanat, her biri bir tür robotik veya otomatik teknoloji içeren çeşitli sanat alt türlerini kapsayan geniş bir terimdir. Bunlardan birisi olan “robotik performans sanatı”, "eylem"in tamamının olmasa da çoğunun insanlar yerine robotlar tarafından yürütüldüğü teatral performansların sunumuna atıfta bulunur.

Robotik sanat, kinetik sanatın bir formu olarak da değerlendirilir.

Profil

"Piksel. O’Art"ın kuruluş sürecinden bahseder misiniz? Neden böyle bir programı oluşturmak istediniz ve oluşum süreci nasıl gelişti?

Pandeminin ilk aylarında, hepimiz evlere kapanmışken tüm sanat endüstrisi ciddi bir kriz ile karşı karşıya kaldı. Müzeler kapandı, sergiler -bizimki de dahil olmak üzere- açılamadı. Özellikle kariyerinin başındaki sanatçılar hem ürettiklerini paylaşma hem de gelir elde etme konusunda çok zorlandılar. Biz bu süreçten çok etkilenmedik açıkçası; Hande’nin Londra’da olması gereken sergisini 3B bir şekilde online ortama taşıdık ve o zamanlar Metaverse pek konuşulmuyordu bile. Blockchain üzerinde işler ürettik. Yazılar yazdık. Dünyadaki ilk fiziksel NFT sergilerinden birisinin ve Türkiye’deki ilk AR sergisinin kürasyonunu yaptık hatta bir animasyon müzik videosu bile ürettik. Böyle olunca çok fazla genç sanatçı, özellikle de geleneksel bir arka plandan gelen Hande’den ilham alarak “Biz teknolojiyi, bilgisayarları daha etkili kullanmayı nasıl öğrenebiliriz?” diye iletişime geçmeye başladı. Önce bir Zoom grubu kurup haftada bir gün soru-cevap yapalım dedik ama sonra sanat eğitimi alan gençlerin teknoloji öğrenme konusundaki eksikliklerinin çok daha büyük bir uğraş istediğini gördük. Plastik sanatların her alanından genç sanatçılara ve sanatçı adaylarına dijital sanatların türlerini, üretim yöntemlerini, arkasındaki teknolojileri ve düşünce yöntemlerini anlatmak; nihai olarak dijital teknolojiyi anlamalarına ve iş akışlarına dahil etmelerine yardım etmek için tasarlanmış bir eğitim, destek ve komünite oluşturma programı olan "Piksel. O'Art"ı Türkiye Bilişim Vakfı altında faaliyet gösteren Başlangıç Noktası ile 2020 yılında başlattık. İlk iki sene -internet sitemizde isimleri yer alan- koleksiyonerlerin cömert destekleri ve ha:ar olarak programa bağışladığımız bazı telif gelirlerimizle ilerledik. Katılan her sanatçıya küçük de olsa bir üretim desteği ve her konuşmacıya/eğitimciye teliflerini ödemeyi başardık. Piksel. O’Art, bir maaşlı çalışanı dışında tamamen gönüllük esası ile idare edilen bir yapı. Biz de bu işi gönüllü olarak yapıyoruz.

Bu programın arkasındaki motivasyonu ise Piksel. O’Art kurulurken yazdığımız bir manifestodan alıntılayalım:

"Dijital devrimin insanlığa dayattığı değişimin sonuçlarının neler olabileceğini, toplumu nasıl etkileyeceğini, bireylere ve yaşadığımız dünyaya ne kadar zarar vereceğini, kimlerin en çok zarar göreceğini ve bu etkileri en aza nasıl indireceğimizi, sadece politikacıların ve çok uluslu şirketlerin değil; filozofların, tarihçilerin, sosyologların, mühendislerin, mimarların ve akla gelmeyen onlarca farklı pratikten gelen insanların yanı sıra sanatçıların da tartışması, alınan kararlarda onların geleceğe dair hayallerinin de etkisinin olması gerekiyor. Ancak sanatçıların bahsettiğimiz tartışmaya katılabilmesi, diğer disiplinlerle etkileşime girebilmeleri ve değişen dünyayı şekillendirecek fikirler üretmeleri için, bugünün dili olan teknolojiyi öğrenmeleri çok önemli. Blockchain, yapay zeka, arttırılmış gerçeklik, transhumanizm, veri görselleştirme, interaktif sanat ya da kodlama gibi kavramları bilmeden gelecek hakkında konuşmak artık mümkün değil.

Yeni medya sanatı özelinde bakarsak, Türkiyeden çıkan birçok başarılı sanatçının hem burada hem de dünyanın çeşitli yerlerinde çok başarılı işler yaptıklarını görüyoruz. Ancak bu sanatçıların çoğu, konvansiyonel plastik sanatlar eğitimi almış değiller ve elbette bu şart da değil. Fakat diğer taraftan, yani sanat okulları tarafından bakarsak ülkemizdeki güzel sanatlar fakültelerinin, teknolojik araçların kullanımını, 4. Endüstri Devrimi'ni, arkasındaki düşünce ve dinamikleri tartışmayı eğitim programlarına neredeyse hiç dahil etmediklerini söyleyebiliriz. Birçok okulda yeni medya sanatını ve teknolojiyi bilen, geleceği okuyabilen eğitimci sayısı az, teknik imkanlar yetersiz. Bu sebeple de öğrencilerin Ortodoks sanat kalıplarının dışına çıkmalarına müsaade edilmiyor. Oysa orta vadede, hem bireylerin hem de kurumların sanata bakışının evrileceğini, yeni medya sanatının daha da gelişeceğini, iletişim için teknolojik okur yazarlığın da ötesinde bir bilgi birikiminin gerekli olduğu aşikar. Bu nedenle dijital sanat eğitimi almamış, üretim pratiklerine dijital araçları dahil etmemiş sanatçıların orta vadede hayatta kalmakta zorlanacaklarını düşünüyoruz. Güzel sanatlar eğitimimizdeki bu açığı, genç sanatçı ve sanatçı adayı arkadaşlarımıza teknoloji kullanımı ve yeni dünyayı anlamaya yönelik eğitimler vererek kapatmamız gerekiyor. Hatta sadece bugünün bilgisini öğretmek değil, dünyanın evrileceği yönü de görmelerine yardımcı olmamız, yeni teknolojileri kullanmaya, alanlar arasında geçişken olmaya da hazırlamamız gerekiyor. Bunu yapmazsak senelerce sanat okullarında dirsek çürütmüş birçok gencimizin aldığı eğitimler ve onlara harcanan kaynaklar boşa gitmiş, gelecek planlarımızda sanatçıların hayal gücü yeterince temsil edilmemiş olacak."

Cem Leon Menase: "Piksel. O'Art"a farklı düşünceleri, farklı davranış biçimlerini, farklı iletişimleri deneyimlemek için ihtiyacımız var. Hande ve Arda’nın “profesyonel iş hayatındaki beyaz yaka tutumlarının olmaması” bence bizi pozitif olarak ayrıştırdı. Amatör ruhla ama evrensel nitelikte ve disiplinde yaptıkları işi demokratize etmeye çalışmak önemli ve nadir bir yaklaşım. "Piksel. O'Art"ın bundan sonra, olağanın dışına çıkmayı dalga dalga farklı ve daha büyük topluluklara yaymasını görmek keyifli olur."

Odeabank Genel Müdürü Mert Öncü: "Yıllar önce Odeabank’ın sanat faaliyetlerini yürütmek amacıyla doğan ve bugün geldiğimiz noktada, bir bankanın sanat markasından çok daha fazlası olarak, sanat dünyasının içinden, bağımsız ve köklü bir platform haline gelen O’Art, bu süre boyunca yeni sanat üretimini ve sanatçıları desteklemek üzere çok değerli projeler hayata geçirdi ve geçirmeye devam ediyor. Odeabank’ın yenilikçi ve dinamik vizyonuyla büyüyen O’Art, son dönemde dijital sanat ve yeni medya alanında genç sanatçılara destek vermeyi misyonunun en başına ekledi. Dijital alanda çalışmalar yapmak isteyen, hayalleri ve vizyonları olan genç sanatçılara sürdürülebilir destek vermeyi önceliklerimizden biri haline getirdik. Çünkü sanatın ve sanat yapma biçimlerinin de dünya gibi dönüştüğüne, teknoloji ile evrildiğine inanıyoruz. Bu yeni sanat üretimi için gençlerin eğitim ve teknolojik imkanlar açısından desteğe ihtiyaçları olduğunu görüyoruz. Bu nedenle alanında yarattığı çok değerli eğitim programları ile öncü olmayı başaran Piksel. ile bir araya gelerek yeni medya sanatı alanında çalışan genç sanatçılara altyapı ve imkân sağlamak, ihtiyaçları olan her türlü desteği vermek üzere kolları sıvadık."

Piksel. O’Art çatısında gerçekleştirilen organizasyonlardan ve sağlanan imkanlardan bahseder misiniz?

Ana programımız bir tür mentorluk programı diyebiliriz. Burada katılımcılar üç ay boyunca sanatçılar, küratörler, sanat yazarları, müze yöneticileri gibi mesleklerden alanında öncü profesyonellerle bir araya geliyorlar. Stüdyo, atölye ve müze ziyaretleri organize ediyoruz. Katılımcı sanatçıların bir ağa dahil olarak ihtiyaç duydukları her bilgi ve deneyimi normal hayat akışları içerisinde ulaşabileceklerinden çok daha hızlı ve doğru şekilde edinmelerine yardımcı oluyoruz. Bir araya geldikleri profesyonellerden ilham ve cesaret almaları için aracı oluyoruz; bu profesyoneller katılımcılara kendi vizyonlarının ve pratiklerinin yanında sergi tasarımı, sanat hukuku, mimari ve sanat, yeni medya sanatı konservasyonu, portfolyo hazırlama, yurt dışı sanatçı programlarına başvurma, küratörlerin, kurumların ve koleksiyonerlerin yeni medya sanatına bakışı gibi birçok alanda da bildiklerini aktarıyorlar. Bu programa katılan bir sanatçı 3 ay içinde Türkiye’nin en önemli yeni medya sanatı profesyonelleri ile tanışmış oluyor diyebiliriz.

Bu sene Odeabank ile iş birliğimiz "Piksel O’Art"ı bambaşka bir seviyeye taşıdı. Seçilen sanatçılar bir sene boyunca 100 bin TL’lik bir bursu da alacaklar. Bu bursun amacı sanatçılara bir sene boyunca nefes alacakları bir zaman yaratmak ve üretime odaklanmalarını teşvik etmek. Ayrıca eğitim sonunda seçilen iki kişi ise ABD’nin önemli misafir sanatçı programlarından birisi olan Residency Unlimited’a ikişer ay konuk olacaklar. Bunun masrafı da program tarafından karşılanacak.

İkinci önemli programımız ise Masterclass. Bu programın amacı sadece yazılımlar üzerine yoğun eğitimler vermek. Masterclass başvuruları herkese açık ama yine sınırlı sayıda katılımcı kabul edebiliyoruz. Bu sene toplam 90 ya da 135 kişi yaratıcı kodlama, Cinema 4D, Houdini, Touch Designer, Unreal Engine ve Motion Design konularında yirmi dörder saatlik yoğun bir yazılım eğitimi alacaklar.

Geçen iki senede bütçe yetersizliği ile sadece ana program katılımcılarına açık olarak yaptığımız konuşma programımız Piksel. O’Art Talks da bu sene hem herkese açık fiziksel etkinlikler şeklinde yapılacak hem de değerli bir arşiv oluşturma amacı ile çevrimiçi olarak arşivlenecek. Bu konuşmaların amacı yeni medya sanatının gelişme sürecini, diğer pratiklerle ilişkisini, sorunlarını, geleceğini ve mevcut durumunu tartışmak; yeni medya sanatı komünitesinin sanat profesyonelleri ile bir araya gelmesine vesile olmak şeklinde özetlenebilir.

Bunun dışında herhangi bir Piksel. O’Art eğitimine katılan herkesin üye olduğu bir Discord kanalımız var. Pandemi dönemindeki kadar aktif olmasa da tüm katılımcılarımız buradan birbirleriyle ya da eğitimci ve mentorlarla iletişim kurabiliyorlar. Bir de Tasarım Atölyesi Kadıköy ile iş birliği içindeyiz. Tüm katılımcılar TAK’ta bize ayrılan bölümdeki gelişmiş bilgisayarları diledikleri gibi kullanabiliyorlar. Bu bilgisayarlarda FGA Mimarlık desteği ile tüm temel yazılımlar mevcut.

Şu anda okuduğunuz ve Brothers desteği ile yayınladığımız, editörlüğünü Hande’nin üstlendiği Piksel.Bülten ise bizim yeni medya sanatını sanat profesyonelleri gözünden anlattığımız aylık yayınımız. Oldukça da ilgi çektiğini söylememiz lazım.

"Piksel. O’Art"ın gelecek planları neler?

Elbette gelecek hakkında sürekli hayal kuruyoruz ama Piksel. O’Art gönüllü olarak yürüttüğümüz bir oluşum. Bu nedenle zaman konusunda biraz dikkatli olmamız ve hedef daraltmamız gerekiyor. Önümüzdeki sene yapılanmamızı gözden geçirip profesyonel bir yönetim biçimi oluşturmayı planlıyoruz. Piksel. O’Art mezunlarının yönetime daha çok katıldığı, belki fiziksel bir atölyeye de sahip, bir sahnesi olan, uluslararası bağlantıları daha güçlü bir Piksel. O’Art hayal ediyoruz.

Kitap

Tiyatro ve Multimedya

Burcu Yasemin Şeyben'in Tiyatro ve Multimedya adlı kitabı, bir iletişim ortamı olarak tiyatroyu değerlendiren ve tiyatronun ortamsallaşmasını tarihsel, kuramsal ve dramaturjik bir düzlemde ele alan Türkiye'de yayımlanmış ilk kitaptır. Kitap, Batı'da kayıtlı sesin ilk kullanıldığı oyunlardan telematik performanslara, çoklu ortamlı sahnelemelerin tarihsel gelişimlerini, tanımlar ve örneklerle birlikte sunuyor. Türkiye'den Berkun Oya, Zişan Uğurlu, Yeşim Özsoy Gülan, Kerem Kurdoğlu gibi tiyatrocuların oyunlarını inceleyerek Türkiye'de çoklu ortam kullanılan oyunların sahnelemelerini ve bu ortamları dramaturjiye nasıl kattıklarını değerlendiriyor. Kitap, hem bir ortam olarak tiyatronun tartışılmasının hem de Türkiye'deki güncel oyun incelemelerinin artması bakımından önem taşıyor.

Bugünkü Destekçimiz

Piksel.Bülten, Brothers destekleriyle yayımlanmaktadır.

Jukebox

Apple Music - Uzamsal Ses

Arda Yalkın ve Hande Şekerciler tarafından çok kanallı bir görsel-işitsel yerleştirme olarak tasarlanan Mindflow, ilerleyen tarihlerde Apple Music'te uzamsal ses desteğiyle yayınlanacak. Sanatçı ikilisi, spatial audio olarak lanse edilen teknolojiyi tamamıyla anlamak için son günlerde bu playlist'i sıkça dinliyor.

Takvim

Art On İstanbul, Ozan Türkkan’ın 27 Ekim’de başlayacak olan "arura" sergisine hazırlanıyor

arura, "Piksel. O'Art" ana programında mentorlarımız arasında da yer alan Ozan Türkkan'ın 15 yılı aşkın süredir devam eden, sürekli araştırmalara dayanan yeni medya pratiklerinin odak noktası, doğanın fraktal geometrik yapısı ve kendini yaratmak için kullandığı jeneratif sistemlerdir. “arura”, transitional forms (geçiş formları), biodiversity (biyoçeşitlilik) ve bu biyolojik formların doğadaki fraktal geometrik yapısı ve bu geometrinin zaman içindeki değişkenliği konularına odaklanan araştırma projesi sonucunda üretilen bir kişisel sergidir. 

Piksel.Bülten Destekçimiz

ha:ar’ın Contemporary İstanbul’un 17. edisyonunda Pernod Ricard sponsorluğu ve Brothers iş birliği ile gerçekleştirdiği yapay zeka temelli robotik heykel performansı “Disruption”, sanatçıların atölyelerinde son müdahaleleri yapması ile tamamlandı. Performans sürecinin sonunda üretilen mermer heykel, 23 Ekim’e kadar Arkeoloji Müzesi’nin bahçesinde görülebilir. Yapıt daha sonra ikilinin İstanbul’daki ilk kişisel sergisi Benküre’de gösterilmek üzere Karaköy Zülfaris’e taşınacak ve 27 Ekim-4 Kasım tarihleri arasında burada sergilenecek. Disruption performansı ve performansın bir parçası olarak gerçekleştirilen yapay zeka-sanat ilişkisini işleyen konuşmaları izlemek için Brothers Youtube hesabını ziyaret edebilirsiniz.

Kapanış

Piksel.Bülten'i; WhatsappTelegram ve Twitter'dan tek tıkla paylaşabilirsiniz!

Piksel. O'Art Hakkında: 🌐 Web, 📸 Instagram, 🔗 Twitter

İlgili Başlıklar

The Washington Post

Piksel. O

Art

Londra

Metaverse

Türkiye

Piksel. O'Art

Türkiye Bilişim Vakfı

+30 more

Bülteni beğendiniz mi?

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Piksel.Bülten Yayınını Takip Et

Piksel. ekibinin hazırladığı; her sayıda yaratıcı sektörlerden bir kişiyi odağına alan ve sanata yeni medya odağından baktığımız sanat bülteni.

0%

;