Aposto

Pazartesi, 5 Aralık 2022
Pazartesi, Aralık 5, 2022
Premium'a Yüksel
VE GÜNLER
RÖPORTAJ
TANIŞIN
BU HAFTA BLOG'DA
AFTER PARTY

Son bir doz yaz ☀️🎶

Bizi yaza ışınlayan isimlerden biri Klor ile röportajımız, bir diğeri Lime Cordiale'in enerjik müziğine girizgâhımız.

Cover photography by Alex Prager, interior photography by David Black, art by Julian gross

Herkese selamlar,

Güneşli günler yerini gri bulutlu, yağmurlu günlere bırakırken ve Avaz Avaz sonbahar moduna girerken son kez bizi yaza ışınlayan müzisyenlere yer verdiğimiz bir bülten hazırladık. Bültende bu hafta:

  • Yeah Yeah Yeahs ve Björk'den yeni albümler, LCD Sounsystem ve M.I.A.'den tekliler
  • Yıllardır bizim için sonbahar sezonunun habercisi haline MIX Festival'de izleyeceğimiz Klor ile sohbetimiz
  • Bütün yaz yüksek enerjili indie listelerinde karşılaştığımız Lime Cordiale
  • Kıskançlık seansımda bana eşlik edin: Kings of Convenience setlisti

Daha fazla içerik için web sitemizi ziyaret edebilir, bizi instagram'dan takip edebilirsiniz. Yeni abone olanlar bir önceki bültenlerimize buradan ulaşabilir.


Önceki bültenlerimizde olduğu gibi bu hafta da okuyucularımızın görüşlerini bizlerle paylaşabileceği açık mesaj kutumuzu paylaşıyoruz, lütfen buradan yazmaya devam edin. 💌

VE GÜNLER

Björk

Fotoğraf: Viðar Logi

İki hafta önce heyecandan sürpriz bülten konusu haline getirdiğimiz yeni Yeah Yeah Yeahs albümü Cool It Down sonunda yayımlandı. Hemen şuradan dinleyin, bu albüm hakkında daha da konuşuyor olacağız.

Björk'ün mantar albümü olarak tanımladığı ve kendi aklında yarattığı dilde "(Bir yeri) kazan kadın" anlamına gelen Fossora ismini verdiği, klarnete ve ilginç beatlere doyacağınız albümü beş yıllık aradan sonra dün yayımlandı. Björk'ün hem kendi deneyimlediği şekliyle anneliği, hem de annesini kaybetmenin yasını ele alışıyla bu güne kadarki en duygusal albümlerinden biri, buradan dinleyin.

LCD Soundsystem son albümünden beş yıl sonra yeni bir şarkıyla geri döndü. Netflix yapımı yeni Noah Baumbach filmi White Noise için kaydedilen ve Ağustos'ta duyurulan parça new body rhumba sonundan streaming servislerine ulaştı.

M.I.A., 14 Ekim'de yayımlanacak yeni albümü MATA'nın albüm kapağını albüm çıkmadan önceki muhtemelen son single'ı Beep ile birlikte paylaştı. İlk şarkısının prömiyerini yaparken artık hristiyan olduğunu da açıklamıştı, bu albümle ilgili daha ne kadar rastgele bilgiler edineceğiz merakla bekliyoruz.

Phil Collins ve Genesis, Bob Dylan gibi örneklere katılarak albümlerinin yayın ve master haklarını 300 milyon doları bulduğu tahmin edilen bir sözleşme ile (Daft Punk, Linkin Park, M.I.A. gibi isimlerin de haklarına sahip olan) Concord Music Group'a sattı. Bunun sevdiğimiz müzikler için ne demek olduğunu henüz tam olarak anlayamasak da (önümüzdeki haftalarda açıklamaya çalışabiliriz) hafta boyunca Phil Collins'in havada hissettiği şey para kokusuymuş şakalarına gülmeden geçemedik.

RÖPORTAJ

Yaza veda ederken Klor, kum, güneş ☀️

Pandemi döneminde teklileri ile hayatımıza giren Klor ile MIX Festivali öncesinde konuştuk.

Eski takipçilerimiz bilirler. Pandemi döneminde bir yandan dönmesine bir müddet ara veren dünyanın yasını tutarken diğer yandan da o dönemde bize iyi gelen şeylere odaklandık. Bize iyi gelen şarkılar, Afrobeat'in yükselişi, sevdiğimiz müzisyenlerin evlerinde tek başlarına yaptıkları şeyler... Bu dönemin müzik sektörüne olan en güzel etkilerinden biri de müzisyenlerin hareketlenen yaratıcı süreçleri oldu. Öyle ki bu dönemde yeni gruplar da hayatımıza girdi.

Yerli sahnede bu dönemde teklileri ile hayatımıza giren gruplardan biri de Klor oldu. Hepimizin üzerinde kara bulutlar dolanırken onlar hepimize meydan okurcasına hayatımıza "güneşli bir synth-pop grubu" olarak girdi. Pandemiyi artık geride bırakırken Klor'u da daha sık görmeye başlıyoruz. Gelecek hafta MIX Festival'de sahne alacaklarını da öğrenince bu fırsatı kaçırmadık, hemen bir tanışma söyleşisi gerçekleştirdik. Buyurun:

Pandemiyi geride bırakırken ilk defa dinleyicileriniz ile fiziksel temas kurabileceğiniz bir döneme girdiniz. Bu süreç sizin için nasıl ilerliyor?  Pandemi döneminde ilk kayıtlarını ortaya koyan bir grup olmak sizin için nasıl bir deneyimdi?

Keyifle yaptığımız bir işin takdir görmesini izlemek çok keyifli. Somutlaşsa da ciddileşse de işin eğlencesini hiç kaybetmeyeceğimizi umuyoruz.  

Üçünüzün de farklı müzik türlerinden beslenen bir geçmişi olduğunu biliyoruz. Peki, Klor’un yaratıcı süreci nasıldır? Kayıtlarınızı oluştururken size en fazla ne ilham verir?

Genelde Ege evde kendi kendine otururken bir temel çıkartır, onun üstüne Deniz ve Onur doğaçlama yapar, beğenilmeyen yerler yeniden yeniden denenir. Üstüne kata kata, konuşa konuşa, içe içe gelişir. Öyle pek ilham alma durumu yok da, o gün nasıl hissettiğimize göre şekilleniyor diyebiliriz.

Kayıtlarınızı bizlerle paylaşmadan önce ne kadar süredir birlikte şarkılar yazıyordunuz? Yaratıcı süreciniz boyunca birlikte oluşturduğunuz kayıtları bizlerle paylaşma niyetiniz var mıydı? Yoksa tüm süreç spontane mi gelişti?

Önceden bir araya geldiğimizde doğaçlama çalıp kafa şişiriyorduk sadece. Kaydetme veya yayınlama gibi bir niyetimiz yoktu. Daha derli toplu hale gelsin diye kaydetmeye başladık sonra gerisi adım adım geldi. Menajerimiz olan BBI’ın da bizi yönlendirmeleriyle iş biraz ciddileşti. 

Sizi ilk defa duyan herkes gibi biz de hemen 80’ler esintilerini duyduk şarkılarınızda. 80’ler dönemi ve o dönemin synth pop esintileri sizin için ne ifade ediyor? Şarkılarınızın kayıt sürecinde size ilham olması için dinlediğiniz isimler oldu mu? 

Bizi en çok Daft Punk’a benzetiyorlar olsalar da bizim özendiğimiz şeyler daha çok Dabeull’un ritmi, Parcels’in gitarları, The Midnight’ın synthleri, Scarr’ın vokalleri olabilir. 

Sormasak olmazdı tabii ki. EP’nizin ardından tekliler gelmeye devam ettik. Ancak ufukta bir albüm var mıdır?

Tonumuzu biraz değiştirebilecek birkaç şarkı var bitmek üzere bekleyen. Onları yayınlamayıp albümü beklemek için fazla sabırsızız diyelim. Tek sebebi bu olmasa da…

Merak ettik, hadi bunu da soralım. Grup üyelerinin “ah keşke bu şarkıyı ben yazsaydım” dediği bir şarkı var mıdır? 

Deniz: Night Moves - Bob Seger

Onur: Push it to the limit - Paul Engemann

Ege: Jump - Van Halen

Hazır sizi yakalamışken bir de öneriler alalım sizlerden. Avaz Avaz Dergi okuyucuları ile paylaşmak istediğiniz öneri albümler var mıdır? Bu aralar neler dinliyorsunuz?

Deniz: Masayoshi Takanaka - An insatiable high

Onur: Parcels - Live vol. 1

Ege: Gaspard Auge – Escapades

MIX Festivali kapsamında sizi canlı dinleyecek olan müzikseverleri neler bekliyor? Konser öncesinde birkaç ipucu verebilir misiniz?

 3 kişi sanmayın kavgaya gider gibi geliyoruz. Davullarda Mahir Uzun, ikinci gitarda ve klavyede Gökhan Karkış, konuk vokallerimiz Canay Doğan ve İdil Ateş şeklinde sahneye çıkacağız. Bir de sahne arkasında yardımcı olan arkadaşlarımız var. Hepimiz Klor, Klor hepimiz için!

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
TANIŞIN

Enerjik listelerin vazgeçilmezi Lime Cordiale

Lime Cordiale bir Spotify listesinde mutlaka karşınıza çıkmıştır, peki kendileriyle gerçekten tanıştınız mı?

Lime Cordiale Avustralya merkezli pop-rock grubu. İki kardeş müzisyene (Oli Leimbach ve Louis Leimbach), pop sevgileri ortak noktasında buluştukları üç diğer arkadaşlarının (Brendan Champion, James Jennings ve Nick Polovineo) katılmasıyla 2009 yılında Sydney’de kurulan grup, ilk birkaç yılını konserler verip keşfedilmeye çalışarak geçiriyor. 2011 yılında bir müzik grubu yarışmasında 70’lerde kurulmuş Avustralyalı grup Icehouse tarafından keşfedilip 2011 turnelerinin ön grubu olma fırsatı yakalıyorlar. Yine aynı sene ilk üç single’larını yayımlıyorlar.

Hemen arkasından 2012’de ilk kısa çalarları Faceless Cat bağımsız olarak yayımlanıyor. Bu sırada Avustralya’da ve İngiltere’de kitlesini oluşturmaya devam eden grup 2013’te Avustralya’nın en bilinen kayıt şirketlerinden Chugg ile Falling Up the Stairs ve 2015’te Road to Paradise kısa çalarlarını da yayımlıyor. 2017 yılında artık çok beklenen albümleri geliyor: Permanent Vacation ilk single’ı Temper Temper’ın çıkışından itibaren, Arctic Monkeys, The Kooks, The Parcels gibi isimleri hatırlatan genre'lar arasında gezen sounduyla çok ses getiriyor.

2019’da yeni albümleri hakkında konuşmaya başlayan grup, pandeminin başlamasının ardından albümlerini ertelemeleri yönündeki tavsiyelere rağmen içlerinden geleni yapıp ikinci albümleri 14 Steps To A Better You'yu 2020’nin Temmuz ayında yayınlıyorlar. Çoğu bölgesel olarak tanınan sanatçı için tam tersi davranan Spotify algoritmaları Lime Cordiale’i kolluyor ve albümün Robbery, Money, Inappropriate Behaviour gibi şarkıları global listelere girmeyi başarıyor. Zaten buradan sonra da grubun kitlesi katlanarak artmaya devam ediyor. Bu başarıyı bir de aday oldukları 8 ARIA Ödülü’nden (Avustralya’nın Grammy'si gibi düşünebilirsiniz) En İyi Çıkış kategorisini kazanarak taçlandırıyorlar. İki kardeşin önderliğindeki grup müzikal bir kimliğin yanı sıra görsel bir kimlik yaratmaya da özel bir çaba harcıyor. Grubun kuruluşundan beri bütün görselleri Louis hazırlıyor, ilk olarak tasarruf yapmak için giriştikleri bu iş Louis'in de kendini geliştirmesiyle grubun müziğiyle birlikte gelişen görsel bir kimliğe dönüşüyor.

Lime Cordiale, çok da uzun sayılmayan kariyerlerinde bir sürü iş birliğinde bulunmuş olsa da bunlardan birisi ön plana çıkıyor: tabii ki Cordi Elba’dan bahsediyorum. Grup Avustralya’da bir film çekimi için bulunan Idris Elba’ya bir teklilerinde kendilerine eşlik etmesi teklifinde bulunuyor. Lime Cordiale’in müziğini dinler dinlemez ikna olan aktör/dj/kayıt şirketi sahibi/yürüyen cinsel çekim Idris Elba, sonunda bütün bir kısa çalar olabilecek sayıda şarkıya eşlik etmiş bulunuyor.

Şu anda grup Kuzey Amerika ve Kanada turnesinin ardından Avrupa turnesinde. Yakın zamanda Türkiye'de de görmeyi beklediğimiz grubun Spotify, Instagram ve Twitter hesaplarını takipte kalın. 

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
BU HAFTA BLOG'DA

  • Dün akşam bu topraklardan bir Kings of Convenience geçti. Biletleri tükenen ikinci akşam için bugün de Norveçli grup, Zorlu PSM sahnesinde olacak. Konseri kaçırdıysanız üzülmeyin, konser incelememize göz atın.
  • Eğer bu akşamki konsere hazırlanıyorsanız ve spoiler'dan kaçınıyorsanız da bu durumda Kings of Convenience'ın 12 sene aradan sonra geçen sene gelen albümü Peace or Love için İrem'in kaleme aldığı inceleme yazımıza ya da grubun 2009 tarihli Declaration of Dependence albümü için yazdığımız saygı duruşuna göz atın.
AFTER PARTY

Hande ve muhtemelen şu an bu sayımızı okuyan birçok okurumuz dün Kings of Convenience konserindeydi. Gitmeyenler ve kıskançlıktan çatlama seansıma katılmak isteyenleri şöyle grubun 2022 setlistine bekliyorum:

Bülteni beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Avaz Avaz Dergi Yayınını Takip Et

Haftalık müzik haberleri, keşifler, röportajlar ve özel içerikler. Her cumartesi.

0%

;