Aposto

30 Eylül 2022, Cuma
30 Eylül 2022, Cuma
Haftanın Haberi
Kısa Kısa
Çevreci Geek'i Takip Edin
Derin Bakış
Doğal Muhabbet
Çevreci Geek'ten Öneriler

Tam Kapanmayı Fırsat Bilenler Doğaya Saldırıyor

Tam kapanmadan herkese merhabalar. Stadda 5 bin kişinin toplanabildiği ama bakkaldan çakmak alamadığımız bu kapanma döneminde, iş makinaları da protestolara rağmen maden şirketleri için çalışmaya devam ediyor. 

Bu Çevreci Geek bülteninde, İkizdere, İkizköy ve Kirazlıyayla'da vatandaşların tepki gösterdiği ve yasal süreci sıkıntılı projeleri beraber inceliyoruz.

Öne çıkan diğer haberlerin kısa kısa özetlerinden sonra ise, Derin Bakış'ta Endemik Alan terimini ele alıyoruz.

Haftanın Haberi

Tam Kapanmayı Fırsat Bilenler Doğaya Saldırıyor

Stadda 5 bin kişinin toplanabildiği ama bakkaldan çakmak alamadığımız bu kapanma döneminde, iş makinaları da protestolara rağmen maden şirketleri için çalışmaya devam ediyor.

Tam kapanma sürecinde Rize’de İkizdere, Muğla’da İkizköy ve Bursa’da Kirazlıyayla’da maden şirketlerinin genişleme planları köylüler ile iş makinalarını ve iş makinalarını savunan jandarmayı karşı karşıya getirdi.

Hala devam eden yargı süreçlerini, bölgedeki insanların protestolarını duymazdan gelen bu maden projelerine gelin bir göz atalım.

İkizdere:



Rize’nin İkizdere köyünde yaşayanlar, Cengiz İnşaat’ın İyidere Lojistik Limanı’nda sahil dolgusu için buraya açmak istediği taş ocağına karşı 21 Nisan’dan itibaren direnmekteler.

Bölgenin kendine özgü yani endemik bir yapısı bulunmakta ve nüfusun oldukça az olduğu bir yer. Bölgede organik çay ve kestane balı üretilmekte, su kaynakları ise içilecek kadar temiz.

Ama burada yaşayanlar, taş ocağının ve özellikle oradan gelecek tozun, patlatılacak dinamitlerin, arılara, organik çay üretimine ve bölgenin doğal yapısına zarar vereceğinden endişelenmekte.

Tam kapanma zamanında bile çalışan iş makinalarına direnen köylülere, asker ve polislerin sert ve biber gazlı müdahalesi oldu, hatta gözaltına alınmak istenen bazı kadınlar yerlerde sürüklendi.

Vatandaşlar, taş ocağına karşı yasal bir süreç de başlatmış durumda, Normalde bu sürecin beklenilmesi gerekirken, maalesef inşaat şirketi durumu oldu bittiye getirmeye çalışmakta.

İnşaat şirketine ise şimdiden taş ocağını genişletmesi için ekstra izin verilmiş durumda. Bölgeye uğrayan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, bu bölgedeki taşların mühendisler tarafından incelendiğini ve özel olduğunu belirtse de gerçekler maalesef öyle değil.



Düzenlenen raporlarda taş ocağı için bölgeden hiç örnek alınmadığını görmek mümkün. Liman yapımında genellikle tercih edilen bazalt taşı ise Türkiye’nin neredeyse her ilinde çıkan, dünyanın en sık görülen taş türü.

Varolan taş ocaklarının neden kullanılmadığı ise soru işaretleri yaratmakta. Kimileri taş ocağı bahanesi ile bölgede maden arandığını belirtse de, genel kanı daha uzaktan getirilecek taşların lojistik maliyetini düşürmek amacı ile taş ocağı açıldığı yönünde.

Bölgede protestolar, yasal süreç ve doğa katliamı hala devam etmekte. Bölgede yaşayanlar ise seslerinin dünyaya duyurulduğunu ama nedense hükümete ulaşmadığını belirtmekte.

Siz de İkizderelilerin sesini duyurmak için, Twitter ve Instagram’da İkizdere Dernekler Federasyonu’nu takip edebilir, Change.org/ikizdere adresindeki kampanyayı imzalayabilir ve paylaşabilirsiniz.

İkizköy:



Tam kapanma dönemini fırsat bilip, doğal alanlarına saldırılan bir diğer bölge ise Muğla’nin İkizköy mahallesi.

Akbelen mevkiindeki 600 dönümlük (150 futbol sahası) kızılçam ormanında Limak Enerji ve IC İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji uzun yıllardır işlettiği linyit kömürü madenini genişletmek için çalışmalar yapmakta.

ÇED raporu olmadan kapasite artırımı yapmaya çalışıldığını belirten köylüler, tam kapanmadan faydalanıp ağaçları kesmek isteyen iş makinalarına karşı nöbete başladı.

Aslında bölgede yaklaşık bir aydan fazla süredir protestolar devam etmekte. Köylülerin yaşam kaynakları da olan alan, iki kömür madeni arasında bölgede yaşayanların nefes alabildikleri tek yer.

Bölge aynı zamanda Türkiye’nin de imzaladığı Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Doğal Yaşama Ortamlarının Korunması (Bern) Sözleşmesi kapsamında kesin korunması gereken alanlardan biri.

Köylülerin dava açılması için Milas Orman Müdürlüğü’ne verdikleri dilekçelere ise cevap verilmiş değil. Bu durum vatandaşların bilgiye ve adalete erişim hakkını kısıtlamakta.

İkizköy’ün bu haklarına destek vermek ve paylaşarak seslerini duyurmak için kendilerini İkizköy Direniyor adlı Instagram ve Twitter hesaplarından takip edebilirsiniz.

Kirazlıyayla:



Tam kapanmayı fırsat bilerek harekete geçen bir başka maden şirketi ise Bursa’da Kirazlıyayla’da köyün ortasından yüksek gerilim hattı geçirmekte.

Bu yüksek gerilim hattı, maden şirketi Meyra'nın Kirazlıyayla’da bulunan Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme Tesisi ve Atık Barajı Projesi kapsamında yapılmakta.

Jandarma eşliğinde köye giren iş makinaları, köyün ortasından 300 metrelik bir kazı çukuru açıp, çalışmalarına devam etmekte. Bölgede patlayan su boruları yüzünden köylüler iftarlarını çamurlu su ile açtıklarını belirtiyor.

Bölgede kazıya direnenler olsa da kişi başına neredeyse iki jandarma düşen, kendi bahçelerine girmek isteyenlere bile tapu sorulan bölgede, sürecin devam edeceği belirtiliyor.

Maalesef, bu haberleri duymak kadar, kabullenmesi de zor. Karış karış cennet vatan diyerek politikaya alet edilen ve sonrasında asker eşliğinde iş makinalarına teslim edilen doğal alanlar ve burada yaşayanların hem yaşam hakkı hem de gelir kaynakları yok edilmekte.

Bu süreçte binlerce yılda oluşmuş doğal dengelere kazma vurulması, kendine özgü bu alanların bir daha eskiye dönememesi demek.

İstenildiği kadar peyzaj çalışması yapılsın, bir ekosistem bozulduğu zaman onu insan eli ile eski haline döndürmek maalesef mümkün değil.

Devleti yönetenlerin şirket gelirleri ile değil, doğa sevgisi ve bilim ile çalıştığı bir gelecek dileği ile...

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Kısa Kısa





Dereler ve göller haklarını kazandı, Florida’ya dava açtı.

  • Dereler, göller ve bataklıkların, ABD’nin Kaliforniya’da bulunan Orange idari bölgesi’nde (ilçesi) akma, kirlilikten korunma ve sağlıklı bir ekosisteme sahip olma hakları olduğuna karar verildi.
  • Bu kararı gerekçe göstererek, Florida eyaletinde üzerlerine bir inşaat şirketi tarafından yapılacak projede 46 hektarlık (~60 futbol sahası) alanın yok olacağını ve kirleneceklerini belirten doğal alanlar,eyalete dava açtı.
  • Davanın her iki yöne de gidebileceği belirtiliyor. Benzer bir şekilde, Ekvador’daki yasal süreçte, Vilcabamba Nehri üzerine yapılacak proje iptal edilmiş, Hindistan’da ise Ganj ve Yamuna nehirlerine yasal haklar tanınmıştı.




Adana'da çevreyi kirleten geri dönüşüm tesislerine rekor ceza

  • Adana'da 133 atık geri kazanımı tesisine yapılan denetimde, Geçici Faaliyet Belgesi veya Çevre İzin ve Lisans Belgesi olmadan çalıştığı tespit edilen 26 işletmeye, faaliyetten men kararı ile toplam 7 milyon 20 bin lira para cezası verildi.
  • Özellikle Twitter’da paylaşılan fotoğraflar sonrası yapılan uluslararası haberlerden sonra bölgeye dikkat çekilmiş, daha sonrasında ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu duruma izin vermeyeceğini belirtmişti.
  • Her ne kadar daha önce böyle bir durum olduğunu inkar etse de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 1 Ocak 2021'de atık geri kazanım tesislerinin, karışık toplanmış, nispeten evsel atık bulaşma riski olan karışık atık plastikleri ithal edemeyeceklerini açıklamıştı.
  • Maalesef denetimler hala istenen seviyelerde değil. Çukurova Üniversitesi’nde görevli ve Mikroplastik Araştırma Grubu üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu bölgeden fotoğraflar paylaşarak durumu izlemekte.
  • Geçtiğimiz Pazar günü ben de kendisini Doğal Muhabbet’e davet ederek bu konu hakkında bir söyleşi yaptım. Bu söyleşiyi Çevreci Geek Youtube kanalından izleyebilirsiniz.
Çevreci Geek'i Takip Edin

Bu ve benzeri sürdürülebilir kalkınma ve çevre dostu haberlere güncel bir şekilde ulaşmak için Çevreci Geek'i Instagram, TwitterLinkedIn, Telegram ve Youtube üzerinden takip etmeyi unutmayın.

Derin Bakış

Endemik Alan Nedir?

Bu Haftanın Haberi içerisinde kullandığım terimlerden birisi de kendine özgü yani endemik alan oldu. Gelin bu terime biraz daha derinlemesine bakalım.

İlk önce endemik ne demektir onu inceleyelim. Endemik dediğimiz zaman, yaşam alanı belirli bir bölgeyle sınırlı, yeryüzünün yalnızca belirli bölgelerinde yayılış gösteren canlı tür ya da cinslerden bahsediyoruz aslında.

Yani bu bir endemik bitki ise, sadece yetiştiği bölgeye özel ve sadece o bölgede yetişebilen bir bitki anlamına gelmekte. Bu durum her türlü canlı için geçerli olabiliyor.

Mesela örnek vermek gerekirsek, Türkiye’nin en önemli endemik türlerinden biri Kazdağı Göknarı’dır. 30 metreye kadar büyüyen bu göknarlar Dünya’da sadece Türkiye’de ve Türkiye’de yalnızca Kazdağları’nda yetişmekte.



Özellikle kozalak şekli ve iğneli yaprak dizilimi açısından diğer göknar türlerinden farklı olduğu için ve doğal olarak başka bölgede yetişemedeği için endemik kabul edilmiştir.

Türkiye’nin bitki örtüsünün üçte birinin bu şekilde, yani endemik olduğunu belirten çalışmalar bulunmakta. Yani Türkiye’nin ciddi bir anlamda sadece kendi toprağında yetişen zenginlikleri bulunmakta.

İşte bu zenginliklerin bir araya geldiği alanlara ise Endemik Alanlar ismini veriyoruz. Bir ada veya bir dağ olabileceği gibi birkaç metrekarelik alanlar da endemik alanlar sayılabilir, zira bu bölgelerde diğer bölgelerde olmayan bir denge ve ekosistem bulunur.

Haftanın Haberi’nde bahsettiğimiz İkizdere ve İkizköy bölgeleri ise işte tam böyle alanlar. Kendi içerisinde binlerce yıldır çok az müdahale görmüş bu bölgelere bir anda iş makinalarının girmesi ekosistemin şoka girmesi demek.

Burada kaybedeceğimiz değerler ise gelecekte yüz karamız diye bakacağımız kömür gibi bir fosil kaynaktan çok ama çok daha değerli.

Hikâyeyi beğendiniz mi? Paylaşın.
Doğal Muhabbet


Uzmanlar ile iklim krizi ve sürdürülebilir yaşam konularını ele aldığım Doğal Muhabbet Youtube serisinde bu hafta Türkiye’nin Plastik Krizi’ni ele aldık.

Çukurova Üniversitesi’nde görevli ve Mikroplastik Araştırma Grubu’nun kurucu üyelerinden Doç.Dr. Sedat Gündoğdu ile yaptığımız söyleşide neden Türkiye’nin günde 214 kamyon plastik çöp ithal ettiğini sorguluyoruz.

Güncel haberler ile konunun geleceğini de ele aldığımız bu eğlenceli Doğal Muhabbeti buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.


Çevreci Geek'ten Öneriler

İzlenesi:



Bu Son Şansımız mı? : SALT’ın, iklim değişikliğinin insana ve dünyaya etkilerine dikkati çekme amaçlı Bu son şansımız mı? gösterim programının 2021 seçkisi saltonline.org’da başladı.

  • 4 Temmuz’a kadar sürecek dönemde, iklime dair sorular soran, aciliyet gerektiren meselelere odaklanan, geleceğimiz için olası çözümleri araştıran ve toplumsal farkındalık oluşturan filmleri Türkiye’nin her yerinden ücretsiz erişime açıyor.
  • Her filmin bir hafta boyunca saltonline.org’da altyazılı olarak sunulacağı programın, iklim ve ekolojik kriz üzerine düşünmeyi ve tartışmayı teşvik eden bir konuşma serisiyle sürmesi planlanıyor.


Dinlenesi:


Tom Lehrer - Pollution: 1960’larda mizahı kullanarak bestelediği şarkıları ile dikkat çeken matematikçi müzik yazarı Tom Lehrer o dönemde kirliliğe dikkat çeken bir şarkı da bestelemiş.

  • 2002’de bu şarkıyı kendisine soranlara ise  “Artık komik değil; eskiden mizahını yaptığımız şeyleri şu anda geldiği seviyede korkutucu buluyorum.” diyerek yorumlamış.

Pollution, pollution!

You can use the latest toothpaste,

And then rinse your mouth

With industrial waste.

Bülteni beğendiniz mi?

Arşive Ekle

Okuma listesine ekle

Paylaş

Çevreci Geek Yayınını Takip Et

Haftalık iklim haberleri bülteni ve podcastı

0%

0%

;