10 adımda 5. Mardin Bienali

Mardin, büyülü şehir… Ancak bahar alerjisi olanlar için pek de değil. Bazıları için şehrin merkezinden daha büyük olan Kızıltepe ilçesi, kimileri için de son beş yılda gittikçe Instagramcılar için fona dönüşen “eski Mardin”. Güncel sanat meraklıları içinse ilki 2010 yılında düzenenlenen ve bu yıl 5. edisyonu gerçekleştirilen Mardin Bienali. Bu yıl 20 Mayıs-20 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek bienalin teması ise Çimenin Vaadi. Bienal’i ziyaret etmek için 20-21 Mayıs tarihlerinde Mardin’deydik. Gezdik, gördük, konuştuk, tartıştık, telkari fetişizmini bir kenara bıraktık, yedik, içtik ve 10 adımda Mardin Bienali’ni karşınıza getirdik.
Seçil Epik - Kültigin Kağan Akbulut
1. Nerede?
Mardin Bienali “eski Mardin” diye de anılan şehrin merkezinde yer alıyor. Akşam vakti bir damın tepesine çıkıp da ovaya doğru baktığınızda bolca aydınlık bir yer göreceksiniz, o taraf şehrin merkezinden daha büyük olan Kızıltepe. Aynı damın tam karşısında ise pek ışık göremeyeceğiniz Suriye sınırı. Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık Fakültesi ile Turizm bölümünün Uygulama Oteli (eski PTT binası) de bu bölgede yer alıyor. Adım atar atmaz göreceğiniz üzere “eski Mardin” artık son derece turistik bir bölge konumunda.
Mardin Bienali de Alman Karargahı, Develi Han, Uluslararası Tasarım Vakfı Galerisi, Tasarım Vakfı Meydan Galeri başta olmak üzere Cumbalı Konak, Marangozlar Kahvesi, Topraktan Tabağa Kolektifi ve ArkeoArt gibi mekânlara yayılıyor. Hepsi birbirine yürüyerek en fazla 20 dakika uzaklıkta, ancak birilerine sorsanız çok uzak derler. Dizlerine güvenmeyenler için bitmeyen merdivenleriyle zorlu bir bölge, ancak eski Mardin’in ara sokaklarında dolaşmak, hatta bazen kaybolmak her şeye değer.

2. Kim düzenliyor?
Mardin Bienali en başından bu yana Mardin Sinema Derneği ev sahipliğinde, Döne Otyam ve Hakan Irmak tarafından düzenleniyor. İlk iki bienalde kamu desteği de yer alırken artık bağımsız ilerlemeyi tercih etmişler. İkilinin dışında da çoğunlukla dışarıdan ve kısa zamanlı destek olan kişiler ekipte yer alıyor.
3. Bienalin genç küratörü Adwait Singh kim?
Mardin sokaklarına flamboyan bir hava katan küratör Adwait Singh tarih yazımı, queer epistomoloji ve ekoloji gibi başlıklarla çalışıyor. Yeni Delhili küratör henüz 30 yaşında ve gördüğümüz, konuştuğumuz kadarıyla Mardin Bienali onun ilk büyük çaplı çalışması. Öncelikle böyle genç bir küratöre işi emanet ettikleri için bienal ekibini kutlamak gerek. Adwait Singh açılış telaşı ve basın gezisi stresine rağmen Mardin’i hiç de yadırgamamış gibiydi.
4. Alman Karargahı
Alman Karargahı üçüncü edisyonundan bu yana Mardin Bienali’nin ana mekânlarından. Su, insan olmayan hayvanlar, bitkiler, mantarlar, jeolojik hareketler ve ekolojik mücadelenin dünyanın dört bir yanındaki yansımalarını mekânda görebiliyorsunuz.
Alman Karargahı’nın terasında izleyicileri E. B. Itso’nun brandadaki dev bir fotoğrafı karşılıyor. 1980’lerde Kopenhag’daki konut hakkını öne çıkaran işgalciler Allotria isimli bir evi işgal ederler. Daha sonra işgalcileri boşaltmaya giren polisler kimseyi bulamaz, sadece onları bir pankart karşılar: “Ne zaman savaşmak istediğimize kendimiz karar veririz.”

Türkiye’nin ve Mardin’in çatışmalı tarihinin özeti niteliğindeki Alman Karargahı’nın ve dolayısıyla bienalin de bu işle açılması anlamlı. Küratör Singh ve sanatçılar sergi boyunca şehrin tarihiyle, ulusal ve uluslararası tarih ve mücadeleler arasında bağ kuruyor.
5. Develi Han
Bu yıl ilk kez bienal mekânları arasında yer alan, ulaşması yokuşa ve merdivenlere alışkın olmayanlar için güç olabilecek Develi Han’da bizi, Hintli sanatçı Bhagwati Prasad’ın Kedersiz Bir Yer (2022) isimli çizimlerden oluşan yerleştirmesi karşılıyor. 15. yüzyıl Hindistan’ındaki reformist Aziz Ravidas’ın işaret ettiği hiyerarşiden ve gözetimden azade bir yerleşim hayalini Bienal’in bu alanında hissedebiliyoruz. Kathyayini Dash’ın Yunus Emre ve Hintli Kabir Saheb arasındaki hayali köprüye değindiği Birliğin Topraklarını Gezinmek (2022) isimli yerleştirmesi mesela.

6. Çimenin ve Mardin’in vaadi
Eski Mardin’de pek de görme şansımızın olmadığı çimenler bienalin kavramsal çerçevesinin odağında. Çimenin Vaadi başlıklı küratoryal metninde Singh, güvenlikli sitelerden lüks kıyamet sığınaklarına, mültecilerin geçişini engellemek için yapılan yüzey deniz duvarlarından düşman mimarilerine ve şirketleşmiş ulus devletlerin ayrımcı politikalarıa kadar kapitalist bir kuşatma altında olduğumuzdan bahsediyor. Ve bu kuşatma altında Şili’den Hong Kong’a kadar milyonların paydaşı olduğu kırılganlıklar üzerinden birleştiğini ve kazara da olsa kolektif bir prekarya yarattığını vurguluyor.
Mardin Bienali de Tibet’ten Nepal’e, Kazakistan’dan Türkiye’ye, Hindistan’dan İsveç’e ve buraya tamamını yazmamızın zor olacağı geniş bir coğrafyadan sanatçıların bu kuşatmaya karşı vaatlerini sunuyor.
Küratör metninin son cümlesini de buraya not edelim: “Medeniyetler beşiği olarak bilinen Levant bölgesine odaklanan 5. Mardin Bienali, dünyanın çeşitli yerlerinde kültürel üretim yapan ve bu düşsel önermenin ön saflarında yer alan kişilerin buluşmasına tanıklık edecek.”

7. Davet edilen / Invited
Bienalin bu seneki yeniliklerinden biri de Davet Edilen/Invited sergisi. Artık her bienalde sanat dünyasından kurumlar ve aktörler küratoryal metin çerçevesinde bir sergi yapmaya davet edilecek. Bu ilk Invited sergisinde Alper Aydın, Ekin Saçlıoğlu, Erkan Özgen, İrem Tok, Itamar Gov ve Jennifer Steinkamp’ın işleri yer alıyor. Invited sergisini Dabbakoğlu Evi’nde görmek mümkün. Bu sergiyi görmeye gitmişken aynı avludaki 13 Metrekare Sanat Kolektifi’nin mekanına da uğrayabilirsiniz.
8. Bienal dışı sergiler
Şehrin her yerine yayılan gümüşçülerin, Şahmeran çizimi bulabileceğiniz küçük atölyelerin aralarında bienale paralel başka sergiler de görebilirsiniz.
Maalesef bienal programında paralel sergilere ait bir liste bulunmuyor. Ancak Mardinli sanatçılar Mehmet Ali Boran’ın “Dudakların benden başka hiç kimsenin toprakları değildir” ve Hüseyin Aksoy’un İki Nehrin Arasındaki Toprak sergilerini muhakkak görün. Boran’ın işlerini eski şehirde Sakıp Sabancı Müzesi’nin hemen karşısındaki binada bulabilirsiniz. Aksoy’un, Ferda Art Platform organizasyonuyla hazırlanan sergisi ise Mardin Arkeoloji ve Etnografya Müzesi Arka Binasında yer alan Tasarım Vakfı’nda.

9. Ne yenir, ne içilir?
Eski Mardin’e adım attığınız anda 1. Cadde’nin sağına ve soluna yayılmış kuruyemişçilerden uzatılan renkli badem şekerleri ve fırınlardan uzatılan Süryani çörekleri sizi şaşırtmasın. Hepsinin tadına bakmaktan çekinmeyin. Özellikle içi hurma ezmeli, lezzetli mi lezzetli Süryani çöreğini İstanbul pastanesi’nden henüz fırından çıkmış olarak yakalarsanız şanslısınız.
Doboo Restoran ve Leyli Restoran bölgeye gidenlerin direkt alınıp götürüldüğü iki restoran. Kadıköy’deki Çiya tadını bir de yerinde alayım diyenler için birebir. Özellikle Leyli, vejateryan seçenekleri ve rakı keyfi de yapılabilmesiyle daha geniş olanaklar sunuyor. Muhteşem yemeklerinin dışında iki restoranda da İstanbul’da pek bulunamayacak sumak ve reyhan şerbetleri var. Şeker düşmanları olarak tereddütle yaklaşsak da bütün şerbetlerin şeker dengesi oldukça iyiydi. Veganlar ve vejeteryenler için pek doğru bir şehir değil tabii ki Mardin. Ancak garsonlar alternatif sunmaya alışkın. Bizim keşif yapma şansımız pek olmadı, belki bir sonraki sefere. Yemeklerden sonra da hem bir şeyler içmek, hem de dans etmek için gitmeniz gereken yer açılışa giden basının da favorisi Sinek Cafe.

10. Nerede kalınır?
Eski Mardin’de turist akınının olduğu dönemler dışında onlarca butik otel bulabilirsiniz. Hepsi dışarıdan bütün egzotik hayalleri kaşıyacak eski taş binalar içinde. Ancak “yok ben otelimde lüsk ararım” derseniz Mardin merkezde zincir oteller de var. Gördüğümüze ve duyduğumuza göre belki pandemi sonrası hazırlıksızlık, belki de genel durum, butik otellerde küçük pürüzlerle karşılaşmak mümkün, bu yüzden seçiminizi yapmadan önce iyi bir araştırma yapmanız önemli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
PREMIUM'A ÖZEL
Argonotlar ekibi olarak gezdik, gördük, konuştuk, tartıştık, telkari fetişizmini bir kenara bıraktık, yedik, içtik ve 10 adımda Mardin Bienali’ni karşınıza getirdik.
01 Haz 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

