%100 döngüsel şehirler mümkün mü?

🚲 Amsterdam'ın 2050 stratejisi
%100 döngüsel şehirler mümkün mü?

Döngüsel ekonomiye geçiş süreci her yazımızda yer verdiğimiz gibi toplumsal ve ekonomik yapıları oluşturan tüm paydaşların kendi etki alanları dahilinde görev ve sorumluluklarını anlayarak sistemsel bir dönüşüme katkı sağlamaları ile mümkün olabilir. Özel sektör, devletler, STK’lar, akademi ve elbette tüketiciler bu dönüşüm sürecinde kendi kurulu düzenlerini değiştirmeye çok hevesli olmasa da içinde bulunduğumuz lineer ekonominin geldiğimiz noktada sürdürülebilir bir model olmadığı aşikâr. Bu da her paydaşın bir şekilde dönüşüme zorlandığı sistemsel değişimi zorunlu hâle getiriyor.

Bu sistemsel değişim için her yapı kendi değişim stratejisini kurgulamak durumunda kalsa da bir adım geri çekilip sisteme bir bütün olarak baktığımızda şehirler toplumsal ve ekonomik yapıların kesişim noktası olarak karşımıza çıkıyor. Makro seviyede değişim gerektiren şehirler, döngüsel ekonomiye geçiş sürecinin belki de en önemli paydaşı olarak ele alınabilir. Şehirleri oluşturan paydaşların dönüşüm süreci görece daha küçük çaplı, daha özelleştirilmiş bir yol haritasına sahip olsa da döngüsel ekonominin sistemleri bütünsel olarak ele alma amacı sayesinde şehirlerin dönüşümü tüm paydaşların direkt olarak dahil olmasını gerektiriyor.

Peki bir şehrin döngüsel ekonomiye geçişi gerçekten de mümkün mü? Bu sorunun cevabı tüm paydaşların doğru şekilde dahil olduğu bir senaryoda “evet.” “Bu senaryoyu hayata geçirmek mümkün mü?” sorusuna ise 2050’de %100 döngüsel bir şehir olma hedefiyle dikkat çeken Amsterdam şehrinin yol haritası cevap veriyor. Bu haftaki tartışmamız da Hollanda’nın başkenti Amsterdam’ın döngüsel ekonomiye geçiş stratejisi ekseninde şekilleniyor.

Bir şehrin dönüşümü

Amsterdam’ın 2050 yılında %100 döngüsel bir şehir olmak için belirlediği ve ilk fazı olan 2020-2025 yol haritasının girişinde aslında her belediyenin sahip olması gereken motivasyona yer verilmiş. Bu zorlu dönüşüm yoluna neden girdiklerini anlatan kısa metnin çevirisi şu şekilde:

“Amsterdam'da, Dünya’nın doğal sınırları içinde herkes için iyi bir yaşam sağlamak istiyoruz. Bu, kısıtlı ham maddelere daha akıllı bir yaklaşım benimsediğimiz, farklı üretip farklı tükettiğimiz ve herkes için daha fazla iş imkânının olduğu döngüsel bir şehirle mümkün olabilir. Hem şehir içinde hem de şehir dışında esenlik, sağlık, keyifli bir yaşam ortamı, daha temiz bir çevre ve daha fazla adalet için çalışıyoruz. Döngüsel şehre hoş geldiniz.”


🔎 Döngüsel Ekonomi 101 yorumu: Döngüsel ekonomi alanında yapılan birçok araştırmada döngüsel ekonominin sadece atık yönetim süreçlerini optimize ettiğine dair hatalı bilgi paylaşımı görmek mümkün. Amsterdam’ın döngüsel ekonomiye geçiş yol haritasına baktığımızda ise daha ilk cümlede döngüsel ekonominin gerçek potansiyelinin benimsendiği, şehrin dönüşümüne entegre edilmeye çalışıldığı ve bunun hem sosyal hem çevresel hem de ekonomik olarak refah sağlayacağını görmek mümkün. Bu da açıkçası döngüsel ekonominin doğru anlamlandırılması amacıyla iki yıldır canla başla çalışan Döngüsel Ekonomi 101 ekibimizi mutlu eden, doğru yolda olduğumuzu gösteren önemli bir adım diyebiliriz.


Amsterdam’ın döngüsel ekonomiye geçiş yol haritası döngüsel ekonomi içerisindeki en kapsamlı R-stratejilerini merkezine alıyor. 10-R stratejisi kapsamında dönüşümün mümkün olacağına inanan Amsterdam halkı ve yetkililer bu 10 adım sayesinde, diğer ülkelerde atılan adımların aksine geri dönüşüme değil, atık oluşumunu önlemeye, daha az tüketmeye ve sistemlerimizi en baştan ele alarak yeniden tasarım sürecine odaklanıyor.

Kaynak: https://www.amsterdam.nl/en/policy/sustainability/circular-economy/


Döngüsel bir şehir yaratma amacıyla hazırlanan yol haritası makro seviyede beş ana hedefi içeriyor. Bu hedefler aşağıdaki görselde görebileceğiniz 2020 yılında başlayan ve 2050 yılında %100 döngüsel bir şehre ulaşmak için belirlenen hedefleri kapsıyor. Bu hedefler sırasıyla;

  • 2022 yılında tüm şehrin tedarik zincirini %10 döngüsel ekonomiye uygun şekilde tasarlamak,
  • 2023 yılında şehrin ihtiyaçları kapsamında döngüsel ihale davetlerinin başlatılması,
  • 2025 yılında tüm şehrin tedarik zincirinin %50 döngüsel ekonomiye uygun şekilde yürütülmesi,
  • 2030 yılında en temel ham maddelerin en fazla %50’sinin sıfır ham madde (raw materials) olarak temin edilmesi,
  • 2050 yılında %100 döngüsel şehir olmak.

Bu hedefler hem yerel yönetimin kendisi için belirlediği spesifik hedefleri hem de şehrin tamamını ilgilendiren daha uzun vadeli temel hedefleri içeriyor.

Kaynak: https://www.amsterdam.nl/en/policy/sustainability/circular-economy/


Bu hedefler Amsterdam’ın döngüsel ekonomiye geçişi için belirlenen stratejik çerçeve ve temel odak alanları göz önünde bulundurularak oluşturulmuş elbette. Üç ana değer zinciri çerçevesinde ele alınan strateji en temelde “gıda ve atık süreçleri”, “tüketici ürünleri” ve “inşa edilmiş yaşam alanları” odağında şekilleniyor. Gelin hep birlikte bu üç ana odak noktasını derinlemesine inceleyelim.

Gıda ve atık süreçleri

Gıda ve atık süreçleri temelde gıda sistemlerinin ve dolayısıyla tüm atık yönetim süreçlerinin baştan tasarlanmasını amaçlıyor. Bu kapsamda öncelikle yerel gıda tedariki sayesinde gıda sistemlerindeki değer zincirini kısaltmayı ve lojistik süreçlerinin çevresel etkisini azaltmayı hedefliyor.

Gıda ve atık süreçlerinin sistemsel dönüşümü için bir diğer amaç ise Amsterdam halkının beslenme alışkanlığını bitkisel bazlı beslenme ile güncellemek ve hayvansal gıda tüketimini azaltmak. Ek olarak bu çalışmalar kapsamında restoranların ve tüketicilerin 2030 yılına kadar gıda israfını %50 azaltması hedefleniyor.


🔎 Döngüsel Ekonomi 101 yorumu: Burada bir not düşmek önemli. Önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi döngüsel ekonomiye geçiş sürecinde tüketicilerin rolü sanılandan çok daha fazla. Amsterdam’ın gıda ve atık süreçlerini değiştirme çalışmaları kapsamında bitkisel bazlı beslenmeye geçme sürecinde halkın bu amaç kapsamında bilinçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Fakat dikkat çeken bir diğer nokta ise halkın büyük bir bölümü zaten bu amaç uğruna değişime hazır olması. Yani döngüsel ekonomiye geçişte özel sektörün veya yasa yapıcıların değişim odaklı çalışmaları tek başına yeterli değil. Tüketicilerin de bu süreçleri öğrenmesi, benimsemesi ve en etkili biçimde dahil edilmesi gerekiyor.


Gıda ve atık süreçleri için belirlenen son hedef ise atık yönetim sistemlerinin 2023 yılına kadar özellikle organik atıklar başta olmak üzere optimize edilmesi. Bu kapsamda yerel halkın, şehri ziyaret edenlerin ve özellikle işletmelerin organik atık ayrıştırma ve toplama süreçlerine etkin bir şekilde dahil edilmesi amaçlanıyor.

Tüketici ürünleri

Amsterdam’ın 2050'de %100 döngüsel bir şehir olma hedefi kapsamında belirlediği diğer bir odak alanı ise tüketici ürünleri başta olmak üzere tüketimi azaltmak. Bu kapsamda ilk olarak şehrin 2030 yılına kadar toplam tüketim oranını %20 azaltma ve %100 döngüsel tedarik zinciri tasarlama hedefi karşımıza çıkıyor. Buna ek olarak yerel yönetimin satın almak veya bir diğer deyişle ürün ve hizmete sahip olmak yerine yeni bir politika izleyerek ürün ve hizmetlere ihtiyaç olduğu zamanlarda erişim politikası benimseyeceğini de belirtmekte fayda var.

Tüketici ürünlerinin çevresel ve sosyal etkilerini en aza indirmek için çalışmalar yürütülecek olan şehirde özellikle tekstil, elektronik ve mobilya tüketimi açısından ikinci el ürün satış platformlarının desteklenmesi ve tamir & bakım & onarım hizmetlerinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Bu süreçler en temelde elbette tüketici ürünlerinin yaşam süresini artırmayı amaçladığı için tüketicilerin de farkındalık kazanarak sürece dahil olmasını gerektiriyor.

Yerel yönetim, tüketici ürünlerinin etkilerini azaltmak ve döngüsel bir sistem kurgulamak amacıyla tüm sorumluluğu tüketicilere ve üreticilere bırakmıyor tabii. 2025 yılına kadar atık olarak görülen/kullanılmayan tekstil, elektronik, plastik ve mobilya ürünlerini toplamayı, ayrıştırmayı ve yeniden kullanım, yeniden üretim veya ikinci el satış gibi süreçlere entegre etmek için mekanizmalar tasarlamak yerel yönetimin temel hedefi olarak görülebilir.

İnşa edilmiş yaşam alanları

Şehrin tamamen döngüsel ekonomi kriterlerine göre tasarlanması için gereken en büyük çaplı değişim ise elbette yaşam alanlarında karşımıza çıkıyor. Yaşam alanlarını kapsayan binaların tasarım aşamaları, inşa süreçleri ve yenilenme adımları bu hedefin ana kapsamını oluşturuyor. Ek olarak kamusal alanı oluşturan yollar, köprüler ve parklar da bu kapsamda yer alıyor.

Yaşam alanlarının dönüşümü amacıyla ilk olarak 2022’den itibaren şehrin gelişiminin tamamen döngüsel ekonomi kriterlerine göre yapılması amaçlanıyor. Bu aynı zamanda sürdürülebilir yapı malzemelerinin kullanımı veya kamusal alanların baştan tasarlanması gibi kriterleri de yasal bir zorunluluk hâline getiriyor.

Yaşam alanlarının dönüşümü amacıyla belirlenen bir diğer hedef ise 2025 yılı itibarıyla şehir içerisindeki mevcut yapıların yenilenmesi veya bakım & onarım çalışmalarının %50’sinin döngüsel ekonomi kriterlerine göre yapılması. Bu kapsamda yalnızca çevresel etkiler değil, halkın ihtiyaçlarına göre farklı yapıların farklı amaçlarla kullanılması odağında sosyal kriterlerin de belirlenmesi dikkat çeken bir başka unsur.

Toparlamak gerekirse, döngüsel ekonomiye geçiş süreci için kritik öneme sahip olan şehirlerin dönüşümü farkında olmasak da başladı. Buna en güzel örnek elbette döngüsel ekonomi konsepti üzerine birçok farklı çalışmanın da yürütüldüğü Amsterdam şehri. Amsterdam’ın döngüsel ekonomiye geçiş yol haritasına baktığımızda bir şehir için en önemli odak alanları üzerinden tüm paydaşların dahil edildiğini görüyoruz. Bu da aslında döngüsel ekonominin yalnızca atık yönetimi yapılarak erişilemeyecek yapısını bir kez daha kanıtlar nitelikte. Bu nedenle her yazımızın sonunda yaptığımız hatırlatmayı tekrarlamakta fayda var. Döngüsel ekonomiye geçiş öncelikle konseptin doğru anlaşılması, paydaşların görev ve sorumluluklarının doğru şekilde belirlenmesi ve sistemin bir bütün olarak ele alınarak baştan aşağı tasarlanmasını gerektiriyor. Bunun için de sanılanın aksine, bir gecede yapılacak bir değişim değil, Amsterdam örneğinde gördüğümüz gibi uzun soluklu ama net, elle tutulur hedeflerle dönüşüm gerekiyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Döngüsel EkonomiDöngüsel Ekonomi

BÜLTEN SAYISI

%100 döngüsel bir şehir mümkün mü?

🚲 Amsterdam'ın 2050 stratejisi

24 Kas 2022

unsplash.com

YAZARLAR

Döngüsel Ekonomi

Döngüsel Ekonomi Hakkında Her Şey!

İLGİLİ OKUMALAR