Politik çıkarlar

2018 ortalarından beri küresel ekonomik gündemden düşmeyen ABD ve Çin arasındaki "ticaret savaşı", geçtiğimiz yılın sonunda yapılan anlaşmayla kısmen çözüme kavuşturulmuş; söz konusu birinci faz ticaret anlaşması bu yıl ocak ayının ortasında imzalanarak yürürlüğe girmişti. İkili ilişkilerde yakalanan iyimser hava, ilk imzaların hemen ardından sonraki fazların bahsini de açmıştı. Taraflar; dönemin şartlarında kendileri için tatmin edici bir anlaşma yapmış olsa da aradan geçen dört ayda konjonktürün öngörülemeyen bir şekilde geçirdiği dramatik değişim, anlaşmanın işlerliğini ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geleceğini tekrar tartışmaya açtı.

  • Koronavirüs krizinin yönetimi sürecinde pek de iyi bir sınav verdiğini söyleyemeyeceğimiz mevcut ABD Başkanı Donald Trump, kasım ayında gerçekleştirilecek Başkanlık Seçimleri öncesinde kamuoyunda kaybettiği güveni toparlamak için bir süredir salgını biyolojik kimliğinden ayırarak Çin'e yüklemeye çalışıyor.
Kaynak: The Washington Post


19 Mart'taki konuşmasında çekilen bu fotoğrafta olduğu gibi birçok başka örnekte Trump'ın kasti biçimde "Çin virüsü" ifadesini kullandığını gördük. Trump, kamuoyundaki ırkçılık tartışmaları ve Asya kökenli ABD vatandaşlarına yönelik artan nefret suçları nedeniyle bu konudaki tavrını sonradan yumuşatma kararı almış olsa da krizin asıl suçlusunun Çin olduğu konusundaki görüşlerini değiştirmedi. Bu suçlamalar Çin'de karşılıksız kalmadı. Kriz yönetimi sürecinde güvenilirliği sorgulanan hükümete yöneltilen eleştirilerin ortasında Çin'in devlet kontrolündeki basın kuruluşları, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'yu hedef aldı ve ABD kaynaklı iddiaları yalanladı.

  • Ekonomik boyut: Anlaşmaya dair ikinci problem, koronavirüs krizinin yarattığı ekonomik durgunluk nedeniyle ocakta verilen bazı taahhütlerin yerine getirilme ihtimalinin zayıflaması. ABD merkezli düşünce kuruluşu Center for Strategic and International Studies'in (CSIS) yayımladığı yeni bir tahmine göre Çin, bu yılın tamamında anlaşmadaki taahhüdünü yerine getirebilmek için yapması gereken yaklaşık 187 milyar dolarlık ithalatın çok altında kalarak ABD'den 60 milyar dolarlık ithalat yapacak. CSIS, bunun en kötü senaryo tahmini olduğunu belirtse de genel resmin değişmeyeceğini söylüyor.
  • Gelecek: ABD'de Donald Trump hükümeti, Çin'e karşı "daha agresif" ekonomik önlemler almayı değerlendiriyor. Olası önlemler arasında tedarik zincirlerini ve yatırım akışlarını kısıtlamak bulunuyor; ancak hâlihazırda salgından darbe alan ekonomiye daha fazla zarar vermemek için uygulamaya geçip geçmeyecekleri belirsiz. İki tarafın müzakerecileri geçtiğimiz hafta görüşüp anlaşmayı sürdüreceklerini açıklamış olsalar da son olarak geçtiğimiz cuma Trump, anlaşmayı bitirip bitirmeme konusunda "çok arada kaldığını" söyledi. Diğer yandan; Çin'de müzakere sürecine yakın bazı danışmanlar, birinci faz anlaşmanın koşullarının yeniden değerlendirilmesi ve tekrar masaya oturulması gerektiği kanaatinde. Hükümete yakın Global Times gazetesine demeç veren bir danışman, anlaşmayı bitirmenin Çin'in yararına olacağını zira ABD'nin bu ekonomik koşullarda seçim yaklaşırken başa dönmeyi göze alamayacağını söyledi. Önümüzdeki altı aylık süreçte üzerinde daha çok konuşacağımıza emin olduğum bu hikâyenin geleceği şimdilik belirsizliklerle dolu olsa da kasım ayı geldiğinde bunun ABD seçimlerindeki sonucu belirleyen etkenlerden biri olması oldukça muhtemel.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🔁 Retweet, spor federasyonları, ticari çekişme

Twitter yeni bir retweet sekmesi üzerinde çalışıyor. Basketbol ve voleybol federasyonları liglerin bu sezonun iptal edildiğini açıkladı. Açıklamaya göre bu sezon şampiyon belirlenemeyecek, ligden düşme ve başka bir lige çıkma da olmayacak. ABD ve Çin arasındaki ticari ilişkilerin geleceğini tekrar tartışmaya açtı.

12 May 2020

🔁 Retweet, spor federasyonları, ticari çekişme

İLGİLİ OKUMALAR