Bu satırlar Berlin’de yazıldı.

“Düşüncelere dalmışım ışıklarda beklerken; bir an için nerede olduğumu unutmuş gibiyim. Kafamı kaldırıyorum; caddenin bir tarafı bana birbirinin aynı sıra sıra dizilmiş yapılarıyla kesinlikle bir Post-Sovyet ülkesinde olduğumu söylüyor. Bisikletle giderken kafamı diğer tarafa çeviriyorum, bir şehrin ortasında böylesine göz alabildiğine yeşil görmek ancak serap olabilir diye geçiriyorum içimden. Burnuma güzel kahve kokuları geliyor, bir kafenin önünde durup içeri bakıyorum; kulağıma farklı dillerden sözcükler çalınıyor. Rengârenk insanlar görüyorum. Kimin nereli olduğunun hiçbir önemi yok; burada hepimiz dünyalıyız. Nerede olduğumuzun bir önemi yok; yeryüzündeyiz. Ortak kaygılarımız var. Biliyorum.”

Bütün etiketleri bir kenara bırakıp “dünya vatandaşı” gibi hissedebildiğimiz Berlin’de. Görünen o ki özlediğimiz şehirlerde bu hafta Berlin var.

  • Vegan ve sıfır atık restoranlar, kocaman yemyeşil parklar, en sıra dışı elektronik müzik kulüpleri, çeşitli mimari akımlardan esinlenen yapılar, envai çeşit bağımsız dergi, upuzun bisiklet yolları… Evet, Berlin bunların her biri ile nam salmış durumda. Peki ya yüzme havuzları? Berlin’e Wes Anderson film setlerini andıran yüzme havuzlarını görmeye gider miydiniz mesela?
  • Berlin’de gece hayatının özellikle de tekno müziğin yükselişi elbette tesadüf değil. Tıpkı bugün tekno müziğin ve kulüp kültürünün yükselişe geçtiği Tiflis ve Beyrut gibi şehirlerde dansın politik bir eylem olması gibi. Berlin’de de dans, politik bir eylemdi. Hala öyle mi tartışmaya açık; fakat bir zamanlar öyle olduğu kesin. C/O Berlin’in “No Photos on the Dancefloor! Berlin 1989-Today” sergisi üzerinden Berlin’in tekno sahnesi üzerine yeniden düşünmek için buyurun.
  • Berlin, 2050 yılı itibarıyla karbon nötr bir şehir olmayı hedefliyor. Şehrin her tarafına yayılmış bisiklet yolları, 2.500’ün üzerinde yeşil alanı, teras bahçeleriyle Berlin, dünyanın en “yeşil” şehirlerinden biri. “Neden Berlin?” sorusunun cevabı ve Berlin’den alınması gereken dersler için buyurun.
  • Berlin’den “bilinçli” turistlere iyi haber var. Artık nehrin üzerinde yapılan gezintiler, güneş enerjisi desteğiyle çalışan teknelerle yapılacak.
  • Berlin’de sıfır atık ilkeleriyle alışveriş yapabilmeniz için tasarlanmış o kadar fazla seçenek var ki! Elbette bu durumun bir arz talep dengesine dayandığını hatırlamakta ve bundan bir ders çıkarmakta fayda var. Sıfır atık ilkeleriyle alışverişin zannedildiği kadar zahmetli olmadığını görmek için bu listeye bir göz gezdirmek yeterli.
  • Berlin’de; eski havalimanı Tempelhof, bugünkü uçsuz bucaksız yeşili, bahçeleri ve etkinlikleriyle Tempelhofer Feld’i, sıfır atık prensibiyle çalışan ve yaratıcılığın sınırlarını zorlayan Frea’nın yemeklerini, Silo’nun kahvaltılarını, do you read me?’de bağımsız dergilerin ve kitapların arasında kaybolmayı, speakeasy bar Buck and Breck’in kokteyllerini, Five Elephant’ın “temiz ve adil” kahvelerini, Hallesches Haus’ta farklı tatlar ve yaratıcı ürünlerle tanışmayı, “çevre dostu” alışverişin mümkün olduğu Daluma ve Original Unverpackt’ı ve elbette Tresor’da dans etmeyi özledik.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🌈 Ulaşım ağları, ormanda yemek, Berlin

Günaydın, bugün 20 Haziran Cumartesi. Kopenhag’da tamamlanan yeni metro ulaşım ağı Kuzey Avrupa’daki en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri oldu.

19 Haz 2020

🌈 Ulaşım ağları, ormanda yemek, Berlin

İLGİLİ OKUMALAR