Beyrut'tan geriye kalan

Seyahat ediyoruz; dolaylı olarak yaşamsal olan keşfetme ve anlama dürtüsüyle. Keşfettikçe ve anladıkça; bize yalnızca palmiyeli ve gülümseyen kareleriyle gösterilen o şehre başka gözlerle bakıyoruz. Adını duyduğumuzda artık egzotik bir yer canlanmıyor aklımızda; zihnimizde ve kalbimizde bambaşka duygu ve düşünceler uyanıyor. Haberlerde adı geçince kilometrelerce uzak da olsak o haber bizim için dünyanın bir köşesinde yaşanmış herhangi bir olayın ötesinde bir anlam taşıyor. Başka bir kulakla dinliyoruz o haberi; içselleştiriyoruz. Uzaklar yakın oluyor; uzak görünen diyarlarla ve insanlarla kurduğumuz bağ köklenip budaklanıyor.

İllüstrasyon: Mazen Kerbaj
İllüstrasyon: Mazen Kerbaj

Bundan bir yıl önce yürüdüğüm sokakların savaş alanına dönen fotoğraflarını gördüm, kaldığım otelden geriye yalnızca küller kalmış; bir hafta önce bu bültende anlattığım çiftçi pazarının kurucuları bugün acil durum mutfağı kurmuş, patlamadan geriye kalanları temizliyor ve gönüllülere yemek hazırlıyor. Fakat benim için Beyrut'tan geriye kalan bunlarla sınırlı değil. Beyrut’taki patlama, yalnızca yakın bir coğrafyada yaşanan üzücü bir olay değil; Beyrut’un benim için sadece seyahat ettiğim bir şehir olmaması gibi.

Keşfetme ve anlama dürtüsü ile yola çıktığımız her yolculukta, yolumuzun düştüğü her yerle ayrı bağlar kuruyoruz; kimini büyük bir farkındalıkla, kimini farkında olmadan. Beyrut, hiçbir zaman bir kartpostal şehri değildi benim için; dönüp dönüp okunacak insan hikâyeleriyle dolu bir kitaptı. Hikâyelerini dinlediğim her insanla ayrı bağlar kurdum. Bugün Beyrut’un büyük yangından kurtarılmış sayfaları da Beyrut’u Beyrut yapan insanlar ve yarattıkları değerler. Bunca zamandır olduğu gibi. Evler, restoranlar, müzeler, galeriler yerle bir olsa da onları hayata geçiren düşler, zihinler ve anlayışlar hâlâ ayakta.

Souk El Tayeb ve Tawlet; birlik ve beraberlik: Geçen hafta cumartesi bülteninde sözünü ettiğim çiftçi pazarı ve pazarın lokantası Tawlet, Lübnan’ın kültürel çeşitliliğinin kutlandığı ve birlik duygusunun vurgulandığı örnek bir proje. Pazar bir daha ne zaman kurulur, Tawlet ne zaman açılır bilinmez; ama bugün bu birlik duygusunun kültüre yerleşmiş olduğunu, girişimin kurucusu Kamal Mouzawak önderliğinde yürütülen acil durum mutfağı örneğinde bile görmek mümkün.

Sursock Müzesi; kültür sanat direnişi: 1960’larda Beyrut kültür sanat hayatının merkezi olan Sursock Müzesi de patlamada ağır hasar alanlardan; fakat bu Sursock’a ilk darbe değil. İç savaş yılları ve akabinde uzun süre kapalı kalan ve 2015’te tekrar açılan müzenin güzeller güzeli binası ve birçok eser hasar almış olsa da kültür sanat hayatının sembolik bir parçası olan Sursock’un, küllerinden yeniden doğana kadar birçok insanı manevi çatısı altında bir araya getireceği kesin.

Liza; toprağa saygılı mutfak kültürü: Liza, geleneksel Lübnan mutfağının en iyi örneklerini sunmasıyla tanınan; Mezopotamya ve Akdeniz mutfak kültürünü harmanlayan, Beyrut dışında Paris’te de şubesi olan bir restoran. O da patlamadan büyük ölçüde etkilenenlerden. Fakat artık Liza’nın her zamankinden daha mühim bir misyonu var: Bugün neredeyse yediğimiz birçok ürünün ilk kez yetiştiği Mezopotamya topraklarının sunduğu mahsullerin başrolde olduğu bu cesur ve zengin mutfağa sahip çıkmak ve onu yaşatmak.

Bu liste uzar gider; bir yerler yıkılır, yerine zamanla yenileri inşa edilir. Geriye her zaman hisler ve parlak fikirler kalır. Aklımda Beyrut; birlik duygusu, kültür sanat direnişi, toprağa ve emeğe saygı, fikirlerle dolu zihinler, düşlerle ve şefkatle dolu kalpleri olan insanlar...

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📚 İsim, şehir, kültür

Bir şehir yerle bir olursa geriye ne kalır? Trafik ışıkları bir devletin politikalarına dair neler söyler? Kahve nasıl bırakılır? Bon Iver'in son sürprizi nedir?

08 Ağu 2020

📚 İsim, şehir, kültür

İLGİLİ OKUMALAR