Konut tasarımı ve sosyal etkileşim

Bu hafta, yeni nesil konut tasarımlarında sosyal etkileşimi teşvik eden değişimlere dair güncel bir gelişmeyi inceliyoruz. Birleşik Krallık hükümetinin Home of 2030 adlı mimari tasarım yarışması, bugünün ve gelecek nesillerin yaşam alanlarında, tasarımın; davranış, sosyal etkileşim ve ritüellerde yaratabileceği dönüşüme odaklanıyor. Yarışmada, gezegen için iyi olan ve yaşlı nesiller için sağlıklı ve bağımsız yaşamı teşvik eden konut tasarımlarına dair yeni fikirler var.

Ortak bahçeli, arabasız, kendi kendine inşa edilen siteler Fotoğraf: The Guardian
Ortak bahçeli, arabasız, kendi kendine inşa edilen siteler
Kaynak: The Guardian

Seçilen projelerden birinde, tasarlanan ortak alanlar evlerin ön kapılara kadar uzanıyor; insanlar ortak sebze bahçelerinde ve açık hava ortak yemek alanlarında buluşuyor. Bir diğerinde ise, sosyal entegrasyonu artırmak için çitle çevrili bahçeleri ortak bahçelerle değiştirmek isteyen mimarlar, bahçe çitlerinin olmadığı konutlar tasarlıyor. Ortak bir bahçenin etrafına inşa edilmiş dört evde yaşayan sakinler ortak bahçeyi özel olarak kullanmak için bir uygulama aracılığıyla rezervasyon yapıyor.

40.000 sterlinlik hibeyle ödüllendirilen planlarda evlerin kendi kendine inşa edildiği, yeşil çatılar içerdiği ve hatta araçsız bölgeler içerisinde tasarlandığı projeler de var. Yarışmada İmar Bakanı Chris Pincher'ın yanı sıra yaşlı bakımı ve enerjiden sorumlu bakanların da desteği var. Hükümetin, tasarımcılardan odaklanmalarını istediği temel sorular arasında, “Evler, insanlar yaşlandıkça değişen ihtiyaçlara göre uyarlanabilir şekilde nasıl tasarlanabilir?", "Evler, nasıl net sıfır karbon emisyonuna sahip olabilir ve sağlıklı yaşamı teşvik edebilir?" gibi sorular var. Yaşadığımız mekânlarda bu gibi planlanan değişimleri şu an nasıl bir seviyede hissediyoruz? Değişim hangi alanlarda gerekli? Hep birlikte düşünüyoruz.

Görsel kimlik tasarımlarına yolculuklar: No.1 Safar

Bu eylül ayında; bakış açılarını, amaçlarını, hislerini ve felsefelerini görsel dillerinde ve iletişim tasarımlarında hissettiğimiz, belki de gizemli bir şekilde yakınlık kurduğumuz, o çok sevdiğimiz yayınların ve markaların görsel kimlik tasarımlarına yolculuk yapacağız. İletişim dilinin; fontlarla, renklerle, grafiklerle bir kimlik taşımasına dair yaşamdan örnekleri paylaşacağız.

Arap Yarımadası'ndaki sanatçıları, yazarları, ve aydınları destekleyen önemli vakıflardan Arap Sanat ve Kültür Fonu (AFAC), görsel kimliğini ve tüm iletişim stratejisini yeniden değerlendirmeye karar verince yolları tasarım stüdyosu Safar ile kesişiyor. Safar'ın fon için tasarladığı kimlik, temel görevi ortaya çıkan yetenekleri desteklemek olan kuruluşun amacına odaklanıyor. İletişimin dilinde, dinamik, cesur ve gençlerin bakış açısını yansıtan oyunbaz bir hâl var.

Bağışçı plakalarında dönüşüm

Tasarım firması Pentagram, belki de tasarımlarını kanıksadığımız bağışçı plakalarını ve yer aldığı duvarları, New York'da bulunan Parsons School of Design içerisinde, bir asansörün etrafını kaplayacak şekilde konumlandırıyor. Tel bir ızgara sistemi üzerinde yer alan yerleştirme ilginç bir dönüşüm örneği.

Fotoğraf: Pentagram
Fotoğraf: Pentagram

Öneri: Tipografi sevgisiyle Paula Scher

Tasarımın önde gelen figürlerinin hayatlarını ve fikirlerini araştıran ve her bölümünde tek bir yaratıcıya odaklanan Netflix'in Abstract: The Art of Design belgeselinin dünyanın en etkili grafik tasarımcılarından Paula Scher’ı konu aldığı bölümünü bu hafta izledik. Scher’in tipografi sevgisinden ve projelerinin yanında yarattığı harita çizimlerinden oldukça ilham aldık.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

Senden önce senden sonra

Bon Iver'den önce Justin Vernon, pandemiden sonra Berghain, Tenet'ten önce Christopher Nolan, müzeden sonra Sarah Davachi

28 Ağu 2020

Senden önce senden sonra

İLGİLİ OKUMALAR